BAE: İsrail’le işbirliği çıkmazdan çıkmak için fırsat

Şeyh Muhammed bin Raşid, her yıl 30 Kasım’da ‘Şehitler Günü’ törenlerine katılıyor (WAM)
Şeyh Muhammed bin Raşid, her yıl 30 Kasım’da ‘Şehitler Günü’ törenlerine katılıyor (WAM)
TT

BAE: İsrail’le işbirliği çıkmazdan çıkmak için fırsat

Şeyh Muhammed bin Raşid, her yıl 30 Kasım’da ‘Şehitler Günü’ törenlerine katılıyor (WAM)
Şeyh Muhammed bin Raşid, her yıl 30 Kasım’da ‘Şehitler Günü’ törenlerine katılıyor (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bugün (2 Aralık) 49’uncu Ulusal Günü’nü kutluyor. Bu münasebetle Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan, başta koronavirüs salgını olmak üzere son gelişmelere ve geleceğe yönelik planlarına değindi. Bir televizyon kanalına açıklamada bulunan Devlet Başkanı, “Geleceğin inşası, net bir vizyonu, fırsat ve zorlukları erkenden ele alma ve ülkenin hazır olma durumunu artıracak kararlar alma cesareti gerektirir” dedi.
Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan, “Önümüzdeki 50 yılı tasarlama projesi, bakanlıkların adını değiştirmek ve yeni bakanlıklar oluşturmak, bakanlıkları bazılarıyla birleştirmek ve ayrıca gelecekteki en önemli meselelerle ilgilenen bir devletin bakanlarını tahsis etmek üzere alınan kararları içeriyor” ifadelerini kullandı.
Bu yıl yaşananlarla ilgili olarak Devlet Başkanı, “2020 yılı, pek çok zorluğun yaşandığı istisnai bir yıldı. Bu zorlukların başında sıkı ve önleyici tedbirler, etkili bir ulusal karantina programıyla kontrol edilebildiğimiz ve vatandaşlara ve ziyaretçilere koruma ve tıbbi bakım sağladığımız yeni tip koronavirüs (Kovid-19) geliyor” dedi.
Ülkesinin, hastalığı tespit etmek ve ortadan kaldırmak için bir aşı geliştirmek üzere küresel çabalara aktif olarak katıldığını söyleyen Al Nahyan, “Bu pandemi, büyük beşeri ve maddi maliyetlerine rağmen, sağlık sistemimizin etkinliğini ve ülkemizin acil durumlar ve krizler karşısında yüksek hazırlık durumunu ortaya koymuştur. Kurumlarımızın iş ve uzaktan eğitime rahatlıkla ilerlemesini sağlayan bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının gelişmişliğine işaret etmiştir” açıklamasında bulundu. Yetkili, ülkesinin yeni yılı iyimser bir atmosferde karşıladığını ve nihayetinde birliğin ilanının altın yıldönümünü kutladığını dile getirerek, “Aynı zamanda devletimizin 100’üncü yılını tamamlayacak olan önümüzdeki 50 yılı ve ülkemizi 2071 yılına kadar tüm sektörlerde niteliksel sıçramalara hazırlayacak gelecek vizyonları karşılamaya hazırlanıyorsunuz” dedi.

İbrahim Anlaşması
BAE Başbakanı Muhammed bin Raşid el-Mektum, Arap dünyasının 21’inci yüzyılın üçüncü on yılının dili ve verileri üzerine düşünmesi, son yıllarda dünyayı kasıp kavuran siyasi, ekonomik ve değer değişikliklerinin derinliğini fark etmesi gerektiğini vurguladı.
Muhammed bin Raşid el-Mektum, Arap dünyasının geleceği öngördüğünü ve kalkınma motorlarını belirlediğini söylerken, eski yöntemlerin, eski çalışma ve düşünme kalıplarının yeni sonuçlar sağlamayacağından tamamen emin olduklarını, aksine çoğunun kolay, sürdürülebilir kalkınma inşa etmeyen, barış, güvenlik veya istikrar yaratmayan eskiyi yeniden üreteceğini vurguladı.
Ulusal Gün vesilesiyle konuşma yapan el-Mektum, “Arap dünyasının içinde bulunduğu sorunlara, zorluklara ve Arap ülkelerindeki durumun kötüleşmesine rağmen, ilerleme ve reform fırsatları, farkındalığa ve iradeye sahip olanlar için her zaman mevcuttur. Belki de ülkelerin bizzat yaşadıkları muazzam ve maliyetli kargaşa sona yaklaşmıştır. Bedenlerde derin yaralar bırakan ağır can ve mal kayıpları, bu durumları kontrol altına almanın yaraların kapanma ve iyileşme sürelerini hızlandıracağına dair değerli dersler vermiştir” ifadelerini kullandı.
Başbakan, “Başarısızlığı başkalarına, yabancı komplolara ve dış müdahalelere yüklemek kabul edilemez. Yüzyıllar boyunca Ortadoğu bölgesi, büyük güçlerin ilgi odağı olmuştur. Bu ilgi, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra derinleşip etkisini artırarak uluslararası güvenlik ve istikrarın bir parçası olarak bölgede güvenlik ve istikrar sağlamıştır” dedi.
Muhammed bin Raşid el-Mektum, “Bu durum, bölge ülkelerine bir yük bindirdi ve onları şu iki seçenekten birinin önüne yerleştirdi: Ya gelişimini ve güvenliği artıracak şekilde bu uluslararası ilgiye yatırım yapma ya da etkilerinin ve rekabetlerinin, olayların bağlamlarını, gelişimlerini ve yönetme yollarını kontrol etmesine izin verme” değerlendirmesinde bulundu.
“BAE’de çalışıyoruz, girişim başlatıyoruz, çabalıyoruz, geleceği öngörüyoruz ve stratejik planlamayı benimsiyoruz. Yalnızca kapsamlı bir çalışma ve her yönden incelemeden sonra bir konu sunuyoruz ve tüm olasılıkları hesaplıyoruz” diyen BAE Başbakanı, “Bu durum, radikalizm ve terörizmle mücadele, Yemen’in kimliğini, Araplarla ilişkisini değiştirme planlarını engelleme, kültürlerarası diyalog için kanallar oluşturma, İslam ve Hristiyanlıktaki en büyük iki dini referansın katılımıyla İnsan Kardeşliği Belgesi’ni başlatma hususlarında etkili bir şekilde katkıda bulunmamızı sağlayan şeydi” dedi.
El-Mektum, “İbrahim Anlaşması’nın imzaladığımızda, bölgemize çıkmazdan kurtulmak, durgun suları canlandırmak, barışa, güvenliğe, bir arada yaşamaya ve tam zamanlı kalkınmaya giden yollar açmak için değerli bir fırsat sağladık. Anlaşma, Filistinli kardeşlerimizin topraklarının kemirilmesini durdurdu, olaylardan ve gelişmelerden yoksun kalmaları sonrasında dünyaya haklı davalarını hatırlattı. Başkenti Doğu Kudüs olmak üzere, bağımsız devletlerimdeki meşru haklarına doğru onlara bir ufuk açtı” değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut yılın, ülkeler için zorlu bir sınav yılı olduğunu ve ‘hükümetlerinin kabiliyetini, kurumlarının etkinliğini, uygulamalarının başarısını, salgınlar ve felaketlerle yüzleşme hazırlıklarının etkinliğini ve sonuçlarını ortaya koyan bir imtihan yılı olduğunu belirtti.
Ülkesinin, bu seçkin sınavdaki başarısına, hükümetin ve kurumlarının salgınlar ve afetlerle mücadele hazırlıklarının üstünlüğüne dikkati çeken el-Mektum, “Bu başarı, şans eseri olmadı. Geleceği öngörmeyi geliştiren, ülkeyi stratejilerinin ve planlarının kalbine yerleştiren, acil durumlar, tüm olasılıklar ve en kötü durumları hesaplayan BAE modelimizin meşru oğludur” dedi.

Barışa ve kalkınmaya geniş bir kapı açmak
Abu Dabi Veliaht Prensi ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Yardımcısı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, 2020 yılında BAE’nin, ABD himayesinde İsrail Devleti ile imzaladığı barış anlaşması aracılığıyla, gerginlik ve çatışmalarla dolu Ortadoğu’da barış, kalkınma, istikrar ve umut için geniş bir kapı açtığını söyledi.
Al Nahyan, “BAE, ilkeleri ve inandığı şeyler hususunda, din, ırk ve mezhep farklılıklarına bakılmaksızın, farklı uluslar ve halklar arasında barış, hoşgörü ve bir arada yaşama çağrısında bulunan katı yaklaşımıyla tutarlı olarak, büyük ve tarihi kararlar alma cesaretini gösterdi” dedi.
Arap bölgesi ve Ortadoğu’daki gençlerin kalkınma ve gelişmeyi sabırsızlıkla beklediklerine ve bunların ise ancak barış çerçevesinde sağlanabileceğine dikkati çeken Veliaht Prens, anlaşmanın, bölgedeki uzun çatışma sayfasını çevirerek, halkların çeşitli alanlardaki koşullarını daha iyiye doğru değiştirebilmeleri için geleceğin kapılarını açabileceğini belirtti.
Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, “BAE, herkese fayda sağlayan ve herkesin çıkarına hizmet eden kapsamlı bir bölgesel barış için çalışıyor ve çalışacak. Bölgede istikrar ve güvenlik sütunlarını güçlendirecek, kaynakları ve enerjileri halkımıza hizmet ve ilerlemeye yönlendirecek. Şeyh Zayed bin Sultan Al Nahyan döneminden bu yana yerleşik ve istikrarlı yönelimlerinden yola çıkarak gelecek nesiller için daha iyi yarınlara giden yolu açacak” dedi.
BAE’nin bölgesel ve uluslararası konulara yönelik tutumunun olumlu ve sorumluluk sahibi olduğunu ve öyle olmaya devam edeceğini belirten Veliaht Prens, “Daima barışa doğru ilerliyor, devletlerin iç işlerine karışmayı kabul etmiyor, uluslararası hukuka saygı gösteriyor, halkların çıkarlarını ve arzularını gerçekleştirecek her şeyi destekliyor” ifadelerini kullandı.
Al Nahyan, “Tüm bunlar, BAE’ye dünyanın saygısını ve takdirini kazandırdı. Onu, denge, bilgelik ve ılımlılık hususunda duyulan bir ses haline getirdi. Bölgesel ve uluslararası arenalarda gücünün ve varlığının etkisini artırdı” dedi.



Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla ABD Senatörü Lindsey Graham ile iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi.

Prens Muhammed bin Selman ile Graham ve beraberindeki heyet arasında dün Riyad'daki el-Yemame Sarayı'ndaki ofisinde bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler ve ortak ilgi alanlarına giren konular ele alındı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban katıldı.


Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.