Rusya’nın Suriye Anayasa Komitesi’nin toplantısından beklentileri

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen pazar günü Birleşmiş Milletler’in Cenevre Ofisi’nde gazetecilerle bir araya geldi. (EPA)
Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen pazar günü Birleşmiş Milletler’in Cenevre Ofisi’nde gazetecilerle bir araya geldi. (EPA)
TT

Rusya’nın Suriye Anayasa Komitesi’nin toplantısından beklentileri

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen pazar günü Birleşmiş Milletler’in Cenevre Ofisi’nde gazetecilerle bir araya geldi. (EPA)
Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen pazar günü Birleşmiş Milletler’in Cenevre Ofisi’nde gazetecilerle bir araya geldi. (EPA)

Suriye’nin güneyinde durumun kötüleşmesi ve İdlib bölgesinde artan ateşkes ihlalleri karşısında Suriye’nin anayasa reformuna ilişkin Anayasa Komitesi’nin 4’üncü tur oturumunda yapılan görüşmelerde Moskova için olumsuz sonuçlar ortaya çıktı. Görüşmeler sonlanıncaya kadar sessiz kalınması taahhüdüne karşı Rus uzmanlar, “tarafların siyasi süreci etkileme ve engelleme çabaları” çerçevesinde bölgedeki durumu görüşmelere yansıtacağını öne sürdüler.
Moskova, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in Suriye görüşmelerini başarılı kılma çabalarına olan desteğini daha önce bildirmişti Pedersen, 4’üncü tur görüşmelerini, “Yıllardır devam eden Suriye krizine barışçıl bir siyasi çözüm bulma konusuna daha fazla odaklanmak için bir fırsat olabilir” sözleriyle değerlendirdi.
Turun bir hafta süreceğine işaret eden bakan, iki eşbaşkanın bulunduğu komitede, ulusal temellerin ve ilkelerin ele alınacağını belirtirken, önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan 5. tur görüşmelerinde ise anayasa konularına yer verileceğini bildirdi.
Müzakereleri kesintiye uğratma noktasında dış güçlere işaret eden Rus uzmanlar, İzvestiya gazetesinde yayımlanan değerlendirmelerinde “Suriye’nin güneyinde, özellikle son protestoların yaşandığı Dera’da mevcut durum alevleniyor. Bunun arkasında anayasayla ilgili müzakerelerin ilerlemesini engellemeye çalışan dış güçler bulunmakta” ifadelerini kullandılar. Gazete, Dera vilayetinin çok fazla protestoya tanıklık ettiğine dikkat çekti.
Suriyeliler, Şam rejimini 2018 yılındaki uzlaşma anlaşmasını yerine getirmemekle suçluyorlar.
Daha çarpıcı olan ise birkaç gün önce Suriye’de yapılan gösterilerin Rus devriyelerine yönelik saldırılara dönüşmesiydi. Gerçekleştirilen saldırılarda Rus Kuvvetleri ölümden döndüler.
Geçtiğimiz ay da silahlı saldırganlar Dera’da hükümet güçlerine saldırmıştı.
İzvestiya gazetesi haberinde Suriye Parlamentosu’na hitaben bölgede durumun kontrol altına alınamadığını ve gerçekleştirilen saldırıların arkasında teröristlerin bulunduğunu bildirdi. Kitlesel protestolardan bahsetmenin mümkün olmadığını aktardı.
Söz konusu saldırıların ardında dış güçlerin olduğunu aktaran RAS Doğu Araştırmaları Enstitüsü baş araştırmacısı Boris Dolgov, “Bu konuyla ilgili durumu istikrarsızlaştırmaya çalışan muhalefet liderlerine yöneltilen birçok soru var” dedi. Siyasi analist Vyacheslav Matuzov da Suriye muhalefeti ve yetkilileri arasındaki çelişkilerin halen devam ettiğine dikkat çektiği açıklamasında “Cenevre’deki görüşmelerden bir sonuç çıkmasını beklemeye değmez” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan son günlerde İdlib bölgesinde ateşkes ihlalleri artarken aynı durumun Rus askeri birimlerinde de kaydedildiği bildirildi. Suriye’deki Rusya Uzlaşma Merkezi Başkan Yardımcısı Vyacheslav Sitnik, el-Nusra Cephesi militanlarının İdlib’teki gerilimi azaltma bölgesini bir gün içerisinde otuz kez bombaladığını aktardı.
Sitnik, dün akşam yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“El-Nusra Cephesi tarafından İdlib’teki gerilimi azaltma bölgesine otuz kez ateş açıldı. Ayrıca İdlib’e 13, Lazkiye’ye 6, Hama’ya 8 ve Halep vilayetine 3 saldırı düzenlendi.”
Rus subay ayrıca söz konusu bölgede bulunan silahlı grupların herhangi bir bombardıman gerçekleştirmediğini kaydetti.
Diğer yandan 25’incisi düzenlenen Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) konferansına katılan Rus heyet, örgüte Suriye’de “masa başı” yürüttüğü tüm soruşturmaları durdurması çağrısında bulundu.
Yapılan bir açıklamada, Rusya’nın bilgi toplama misyonunun mekanizmalarında kapsamlı bir reforma olan ihtiyacı ve uzaktan yürütülen soruşturmalara son verilmesi talebinin devam ettiği bildirildi. Söz konusu soruşturmalar, olay yerine gidilmeden ve olay mahallinden örnek alınmadan yürütülüyor. Ayrıca Şam muhalifleri tarafından finanse edilen ön yargılı sivil toplum kuruluşlarının verilerini de esas alınıyor.
Rus heyet tarafından yapılan açıklamada “Suriye’nin Duma vilayetindeki olaylara ilişkin soruşturma sonuçlarının gelmesiyle ortaya çıkan dolandırıcılık vakası, sonsuza kadar örgüt tarihinde karar bir leke olarak kalacak” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca heyet, olayla ilgili örgütün sunduğu raporda Washington, Londra ve Paris’in, Suriye’ye yapılan füze saldırısını herhangi bir duruşma gerçekleştirilmeden, örgütün itibarına ciddi alamda zarar veren ve Birleşmiş Milletler Tüzüğü’ne aykırı olarak gerekçelendirmek amacıyla siyasi olarak ele alındığını vurguladı.
Örgütün Rusya Temsilcisi Alexander Shulgin, Rusya’nın 2021 bütçe taslağını desteklemeyeceğini bildirdi. Söz konusu kararla Moskova’nın uluslararası örgütü cezalandırmaya çalıştığı görülüyor. Shulgin açıklamasında şunları söyledi:
“2021 yılı programı ve bütçesi ile ilgili çok fazla gözlem yaptık. Maalesef yaptığımız gözlemler sonucunda kuruluşumuzun fikir birliğini sağlayamadığını gördük. Bu yılın ekim ayında Yürütme Kurulu’nun gerçekleştirdiği toplantıda karşılıklı bir uzlaşı sağlanamadı. Gözlemlerimiz dikkate alınmadı ve göz ardı edildi. Bütçe taslağını desteklemeyeceğiz.”
Rusya, örgütün 2020 bütçesine ilişkin 24’üncü oturumunda yapılan oylama sırasında da uluslararası örgütün bütçesinin desteklenmesine karşı çıkmıştı. Rusya’nın yanı sıra bütçeye itiraz eden devletler arasında Çin, Suriye, İran ve Küba da vardı. Örgüt üyelerinin çoğunluğu ise bütçeye destek verdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.