İsrail vergi gelirlerini Filistin Otoritesi’ne veriyor

Fetih Hareketi Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh.
Fetih Hareketi Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh.
TT

İsrail vergi gelirlerini Filistin Otoritesi’ne veriyor

Fetih Hareketi Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh.
Fetih Hareketi Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh.

Filistin Otoritesi dün, tüm vergi gelirlerini daha önce kararlaştırıldığı gibi herhangi bir kesinti olmaksızın İsrail’den teslim aldı.
İsrail hükümetinin biriken tüm vergi gelirlerini Filistin Otoritesi hesabına aktardığı bilgisini veren Fetih Hareketi Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh, “Toplamda 3 milyar 768 milyon şekel değerinde vergi geliri geri alındı” dedi.
Tüm gelirlerin transferi, Filistin Otoritesi ile İsrail arasındaki ilişkilerde Otorite’nin vergi gelirlerini almaktan kaçındığı, bunaltıcı bir mali krizin yaşandığı altı aylık bir kopuşun ardından yeni bir sayfanın açıldığına işaret ediyor. Nitekim İsrail, birkaç gün önce ‘cinayet karşılığında ücret ödeme’ (Otorite’nin şehit ve tutuklular için ödediği ücretler) tazminatı dolayısıyla vergi gelirlerinin yaklaşık 600 milyon şekelini (180 milyon dolar) kesme kararı almıştı.
Bu sorun, İsrail'in Filistin Otoritesi’nin her bir tutukluya veya faillerin ailelerine yaptığı ödemelerin kesilmesini öngören bir yasayı çıkardığı Temmuz 2018'den bu yana sürekli bir kriz halini aldı. Otorite ise bu ödemelere karşı çıktı.
İsrail bakanlar kurulu birkaç gün önce, kesintiyi sürdürme kararı aldı. Ancak bu kararı protesto eden Filistin Otoritesi, vergi gelirlerinin tam ve kesintisiz bir şekilde aktarılması konusunda ısrarcı oldu. Ardından İsrail’in ilişkiler yeniden kurulur kurulmaz yeni bir krizden kaçınmak istediği anlaşıldı. Nitekim İsrail medyası, Tel Aviv’in söz konusu tutarı önümüzdeki yıl aylık küçük kesintilere dönüştüreceğini aktardı.
Filistin Otoritesi, geçen ay İsrail ile yaklaşık altı aydır kesintiye uğrayan ilişkilere yeniden başlanacağını, güvenlik ve sivil koordinasyonun yeniden sağlanacağını duyurdu. 19 Mayıs’ta, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria'nın bazı kısımlarını ilhak etme niyetini açıklamasının ardından güvenlik koordinasyonu da dahil olmak üzere İsrail ile anlaşmaların askıya alındığını duyuran Filistin Otoritesi, vergi gelirlerinden de kaçınacağını bildirmişti.
Bu gelirler, çalışanlarının maaşlarını ödemek için bankalardan borç almak zorunda kalan Filistin Otoritesi bütçesinin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Nitekim Filistin Maliye Bakanlığı dün, çalışanların Kasım ayı maaşlarının tam ödeneceğini, Mayıs-Ekim arası biriken maaşlarının yüzde 50’sinin ise yarın ödeneceğini duyurdu.
Kalan miktarı geri almak için İsrail ile hesaplaşacağını bildiren Bakanlık, vergilerin kalan kısmının en geç bu ay sonuna kadar ödeneceğini kaydetti. Aynı zamanda “Miktarın bir kısmı, Otorite’nin hizmet ve mal sağlayıcılarına, özellikle de koronavirüs salgınıyla mücadele eden hastaneler ve sağlık sektörü tedarikçilerine geri ödeme için tahsis edilecek” açıklamasında bulundu.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.