BM, Libya’daki durumun kırılganlığına karşı uyarıda bulundu

Tanca diyalogu toplantısı geçen salı günü sonlandı. (Şarku’l Avsat)
Tanca diyalogu toplantısı geçen salı günü sonlandı. (Şarku’l Avsat)
TT

BM, Libya’daki durumun kırılganlığına karşı uyarıda bulundu

Tanca diyalogu toplantısı geçen salı günü sonlandı. (Şarku’l Avsat)
Tanca diyalogu toplantısı geçen salı günü sonlandı. (Şarku’l Avsat)

Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, ülkedeki Birleşmiş Milletler (BM) misyonu tarafından denetlenen siyasi görüşmelerin sonucunda oluşturulması beklenen yeni otoritenin başkanlığını kazanmak için doğu bölgesi belediyelerinin desteğini aldığını duyurdu. Diğer yandan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac’ın yardımcısı, İçişleri Bakanı ve Savunma Bakanı da dahil olmak üzere önde gelen yardımcıları, onun yerini almak için sessiz savaşlarını sürdürüyorlar.
BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams, pazartesi günü Libya’nın Gadames şehrinde başlayacak olan siyasi diyalogun üçüncü turunda katılımcılara zamanın kendi lehlerine olmadığını söylerken engellemede bulunanları da cezalarla tehdit etti.
Libya para birimindeki keskin değer kaybına ve likidite krizinin yenilenmesine atıfta bulunan Williams, ülkedeki mevcut duruma ilişkin kasvetli bir tablo sundu. BM Temsilcisi, altyapıya yatırım yapmak ve elektrik şebekesinin çökmesini önlemek için bir milyar dolara ihtiyacı olan ülke ekonomisindeki bozulma konusunda uyardı.
Stephanie Williams, ilerlemenin en iyi yolunun siyasi diyalogdan geçtiğini söylerken krizi bir an önce ele almak için Merkez Bankası idaresiyle toplantı yaparak kurumların ve döviz kurunun birleştirilmesi çağrısı yaptı.
Yeni yönetimde Başkanlık Konseyi ve Başbakanı seçmek için 12 öneriyle karşılaşan BM Temsilcisi, geçen salı günü ‘ortak askeri görüşmelerde kaydedilen ilerlemeye ve ülkeyi seçimlere götürecek bir yol haritasına ulaşmanın kolaylığına rağmen’ Libya’daki durumun kırılganlığına karşı da uyarıda bulundu.
BM misyonu, Mısır, ABD ve Avrupa Birliği büyükelçileri ve Libya Ekonomi Uzmanları Komitesi temsilcileri de dahil olmak üzere Libya Uluslararası İzleme Komitesi’ne bağlı ekonomik işler çalışma grubu eş başkanlığı tarafından bir toplantı düzenlendiğini duyurdu. Misyona göre toplantıda, kamu yararına olan hususlar da dahil petrol ve gaz gelirlerinin yönetiminde şeffaflığı takip etme hususunda Libya halkının güveninin kazanılması ve bu güveni zayıflatmak isteyen herhangi bir tarafın sorumlu tutulması gerektiğine dair uzlaşı sağlandı.
Diğer yandan ABD’nin Trablus Büyükelçisi Richard Norland, Libya’da devam eden siyasi sürecin, Libya siyasi ve ekonomik liderlerine, ‘reformları gerçekleştirmeleri ve Libya’yı özel sektör yatırımları için güçlü ve güvenilir bir ortak haline getirmeleri’ amacıyla eşsiz bir fırsat sunduğunu dile getirdi.
ABD Büyükelçiliği, 2 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Libya’daki ABD Ticaret Odası’nın, Norland ve ABD şirketleriyle video konferans aracılığıyla toplantı düzenlediğini belirtti. Toplantının Libya’daki siyasi süreç ve ABD yaptırımları için iş ortamını iyileştirme umutları hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere geliştiği belirtilen açıklamaya göre iş dünyası liderleri, Libya’da artan yatırımların, uzun vadeli siyasi istikrar ve şeffaf ekonomik kararlar alma gerektirdiğini vurguladılar.
Serrac’ın Sözcüsü Galib ez-Zaglai, aralarındaki gerginliği ve bunun, ülke ekonomisine yansımalarını hafifletme çerçevesinde, geçen salı akşamı hükümet troykası ile genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirildiğini aktardı. Zaglai, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, toplantının petrol gelirlerinin dondurulmasının sonuçlarını tartışmak için genel bir fikir birliği çerçevesi oluşturduğuna dikkat çekti.
Diğer yandan Akile Salih’in medya danışmanlarından biri, ülkenin tanık olduğu mevcut dönemde, sahip olduğu destek ve yardımlar nedeniyle Salih’in yeni Başkanlık Konseyi Başkanı olarak geçen salı günü görüştüğü doğu bölgesi belediye başkanlarının desteğini aldığını belirtti.
Aynı şekilde Temsilciler Meclisi üyelerinin, Fas’ın Tanca şehrinden Libya’nın Gadames şehrine gelişi, teknik düzenlemelerin hazırlanması amacıyla pazartesi gününe ertelendi. Gelişmeyle eş zamanlı olarak UMH’ye bağlı yerel bir medya organı, Gadames’e giden doğu bölgesinden bazı milletvekillerinin, bilinmeyen numaralarca tehdit mesajları aldığını ve Temsilciler Meclisi Başkanı Salih’in ‘vasi’ olduğunu kabul etmeye zorlandıklarını bildirdi. Medya organı, milletvekillerinin meclisin bölünmesinden dolayı suçlandıklarını da kaydetti.
Serrac’ın yardımcısı Ahmed Maitik, ‘Libyalıların seçmesi halinde’ bir sonraki birlik hükümetini yönetmeye hazır olduğunu yineledi. Maitik, Libya’ya yabancı güçlerin varlığına ihtiyaç duyulmadığını söyledi.
UMH’ye bağlı İçişleri Bakanı Fethi Başağa da başbakanlığı kazanma ve mevcut başkanın yerini alma şansını güçlendirmeye çalışıyor. Başağa, Berberi (Amazig) heyetiyle yaptığı bir görüşmede Libya’nın birleşik bir ülke olduğunu ve hiçbir unsurunun dışlanamayacağını vurguladı. İçişleri Bakanı, geçen salı günü, Libya havayolları genel merkezine yaptığı ziyarette ‘sorunlarını aşmak ve şirketi ileriye taşımak’ için çalışma taahhüdünde bulundu.
Diğer yandan UMH Savunma Bakanı Salah en-Nimruş, Hava Savunma Kuvvetleri personelinin karargahını ve harekat odasını ziyaret ettiğini bildirdi.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.