Cezayirli muhalif Nekkaz keyfi hapis cezasını kınadı

Raşid Nekkaz’ın Fransa’da başörtülü kadınlara verilen para cezalarını karşıladığı biliniyor

Raşid Nekkaz
Raşid Nekkaz
TT

Cezayirli muhalif Nekkaz keyfi hapis cezasını kınadı

Raşid Nekkaz
Raşid Nekkaz

Bir senedir hapiste bulunan Cezayirli meşhur muhalif Raşid Nekkaz, gözaltı süresinin yenilenmesinin yasal olarak belirlenen mühleti aşıldığı için hakkındaki ‘haksız hapis cezası’na son verilmesini talep etti. Kendi deyimiyle “kanun gereği serbest bırakılması gerekirken” hapis süresini uzatan yargıcın yaptığı ‘ciddi hatayı’ protesto etti.
Cezayir cumhurbaşkanlığı seçimleri eski adayı Nekkaz’ın avukatları, Adalet Bakanı Belkasım Zagmati’ye sosyal medya üzerinden Nekkaz adına mesaj göndererek tutukluluğunun Ceza Muhakemesi Kanunu mucibince dört gün olması gerekirken 5 Nisan'da yargı kararı ile yenilenmesi dolayısıyla keyfi hapis cezasını kınadı.
Bu tarihte, Nekkaz’ın soruşturma durumundaki hapis cezası, yasaların izin verdiği azami süre olan dört aya (dört kez yenilendi) çıktı. Nitekim bu süre bir saat aşıldığı taktirde mahkumun yasalar mucibince otomatik olarak serbest kalması gerekiyor.
Nekkaz, söz konusu mektubunda, “Bakan Zagmati’den bir af veya haksız menfaat talep etmiyorum. Bu sadece, bilhassa Cezayir Ceza Muhakemesi Kanunu 128. maddesinin uygulanması yönünde bir taleptir. Zirâ bu madde, geriye dönük gözaltı süresinin 24 saat süreyle uzatılmasını olası tüm koşullarda yasaklar” ifadelerine başvurdu.
Değişim arzusundaki binlerce gencin desteğini alan Nekkaz’ın savunma ekibi üyesi Abdullah Habul, İddianame Dairesi’ne Nekkaz’ın serbest bırakılması yönünde bu ayın başında talepte bulunduğunu, ancak talebi gözden geçiren hakimin, hapis cezası süresinin yasal süreyi aşmasıyla hukuka aykırı suç işlediğini ifade etti. Cezaevi Düzenlemesi Kanunu’nun hapis cezasının saat olarak hesaplanmasını öngördüğünü söyleyen Habul, Nekkaz'ın hapis cezasının izin verilen süreyi aştığını, Adalet Bakanı’nın bu zulme bir son vermesi gerektiğini belirtti.
12 Aralık 2019’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini organize etmede düşmanca faaliyetler göstermesi nedeniyle Cezayir güvenliği tarafından 4 Aralık 2019'da tutuklanan 58 yaşındaki Nekkaz, “silah taşımaya teşvik etmek” ve “vatandaşların seçim hakkını ayrıntılı bir planla engellemekle” suçlanmıştı.
Nekkaz, soruşturmalar sırasında yaptığı açıklamada rejim ve politikaları karşıtı siyasi faaliyete girme sürecinde olduğunu söylemişti. Avukatı Zubeyde Asul ise, yargısız gözaltı süresinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirmişti.
Fransa’da doğan, Cezayir başkentinin 200 km batısındaki Şelf bölgesinden gelen Nekkaz, 2007’de Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine koşmuş, ancak adaylık koşullarını (500 kişi tarafından desteklenmesi gerekirken yalnızca 13 destek alabilmişti) sağlayamamıştı.
2014 Cezayir cumhurbaşkanlığı seçimlerine de başvuran Nekkaz, 62 bin imza aldığını, ancak Anayasa Konseyi’ne adaylık dosyasını sunmaya gittiği sırada tüm bu imzaların çalındığını öne sürmüştü.
Aynı zamanda cumhurbaşkanı adayının yalnızca Cezayir vatandaşlığına sahip olması gibi Cezayir seçim yasası koşullarını sağlamak için Fransız vatandaşlığından vazgeçmek zorunda kalmıştı.
Halka açık alanlarda peçe takan kadınlara uygulanan para cezalarını ödemekle meşhur Nekkaz, Fransa’daki sağcı kesimin öfkesini çekmişti.
Yargısız gözaltı süresi bir yılı geçenler arasında Abdulaziz Buteflika’nın devrildiği 2019 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını koyan emekli General Ali Gediri de yer alıyor.
Gediri, ulusal ekonomiye zarar verebilecek verileri yabancı ülke ajanlarına vermek, asayiş sağlandığı sırada ordunun moralini bozacak bir projeye milli savunmaya zarar verme kastıyla katkıda bulunmakla suçlanıyor.
Kendisini savunan ünlü avukat Halid Burayu ise Gediri hakkındaki suçlamaları reddediyor. Burayu, hapis emrini geçen yılın sonunda hayatını kaybeden Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih’in verdiğini, zirâ ondan “siyasete karışmayı bırakmasını” talep ettiğini söylüyor.



Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
TT

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)

Suriye Ordusu dün akşam, birliklerinin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyelerini Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevinden ve çevresinden, Halep'in doğusundaki Ayn el Arab (Kobani) şehrine nakletmeye başladığını duyurdu.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı yaptığı açıklamada, "Bu adım, İçişleri Bakanlığı'nın cezaevinin yönetimini devralacağı 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasında atılan ilk adımdır" dedi. Açıklamada, ordu güçlerinin SDG mensuplarına Ayn el-Arab civarına kadar eşlik edeceği de belirtildi.

Suriye devlet televizyonu bugün erken saatlerde Dışişleri Bakanlığı'ndan alıntı yaparak, hükümetin, salı günü başlayan dört günlük sürenin dolmasının ardından SDG’nin 18 Ocak'ta varılan anlaşmayı uygulamayı reddetmesi halinde askeri seçeneğe başvuracağını bildirdi.

Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)

Şarku’l Avsat’ın Suriye televizyonundan aktardığına göre Savunma Bakanlığı, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Suriye televizyonu, adı açıklanmayan bir hükümet kaynağına atıfta bulunarak, Suriye ordusunun ilgili güvenlik yetkilileriyle birlikte, DEAŞ tutuklularının bulunduğu bölüm de dahil olmak üzere el-Aktan hapishanesinin tüm tesislerini devralacağını ve bu hamlenin "Rakka vilayeti üzerindeki kontrolü genişletme ve güvenliğini sağlama gibi en yüce ulusal amaca hizmet ettiğini" belirtti.


Trump "Barış Konseyi"ni kurdu... ve Gazze öncelikli konular arasında yer alıyor

 ABD Başkanı ve katılımcı ülkelerin liderleri ve temsilcileri, dün Davos'ta "Barış Konseyi"nin kurucu tüzüğünün imzalanması sırasında (AFP)
ABD Başkanı ve katılımcı ülkelerin liderleri ve temsilcileri, dün Davos'ta "Barış Konseyi"nin kurucu tüzüğünün imzalanması sırasında (AFP)
TT

Trump "Barış Konseyi"ni kurdu... ve Gazze öncelikli konular arasında yer alıyor

 ABD Başkanı ve katılımcı ülkelerin liderleri ve temsilcileri, dün Davos'ta "Barış Konseyi"nin kurucu tüzüğünün imzalanması sırasında (AFP)
ABD Başkanı ve katılımcı ülkelerin liderleri ve temsilcileri, dün Davos'ta "Barış Konseyi"nin kurucu tüzüğünün imzalanması sırasında (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Davos'ta uluslararası, Arap ve bölgesel temsilcilerin katılımıyla, Gazze Şeridi meselesine öncelik vererek "Barış Konseyi"ni kurdu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Trump ve konseyin kurulmasını memnuniyetle karşılayan ve katılan çeşitli ülkelerin liderleri ve temsilcilerinin huzurunda konseyin kuruluş tüzüğünün imzalanmasına katıldı.

Trump, İsrail ile Hamas arasındaki savaşın "sona çok yaklaştığını" söyleyerek, "Geriye sadece küçük çatışmalar kaldı ve bunları çok kolay bir şekilde söndürebiliriz" dedi. "Gazze'yi güzel bir şekilde yeniden inşa etme" taahhüdünden bahsettikten sonra, Hamas'a doğrudan bir uyarıda bulunarak, üyelerinin "ellerinde silahlarla doğmuş olmalarına" rağmen, silahsızlanmaları çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze meselesinin önceliğini vurgulayarak, "Konseyin en öncelikli görevi Gazze'deki barış anlaşmasının kalıcı hale gelmesini sağlamaktır" dedi ve diğer konuların daha sonra ele alınacağını ifade etti.

Dünya genelindeki müttefiklerini rahatlatmak amacıyla Trump, konseyin Birleşmiş Milletler ile iş birliği içinde çalışacağını vurguladı. "İstediğimiz hemen her şeyi yapabileceğiz ve bunu Birleşmiş Milletler ile iş birliği içinde yapacağız" dedi.


Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times