Uluslararası Koalisyon Komutanlığı’ndan Şarku’l Avsat’a özel açıklama: 240 binin üzerinde Iraklı güvenlik unsurunu eğittik, Suriye’de ortaklarımıza istihbarat ve hava desteğine devam edeceğiz

Uluslararası Koalisyon Komutanlığı’ndan Şarku’l Avsat’a özel açıklama: 240 binin üzerinde Iraklı güvenlik unsurunu eğittik, Suriye’de ortaklarımıza istihbarat ve hava desteğine devam edeceğiz
TT

Uluslararası Koalisyon Komutanlığı’ndan Şarku’l Avsat’a özel açıklama: 240 binin üzerinde Iraklı güvenlik unsurunu eğittik, Suriye’de ortaklarımıza istihbarat ve hava desteğine devam edeceğiz

Uluslararası Koalisyon Komutanlığı’ndan Şarku’l Avsat’a özel açıklama: 240 binin üzerinde Iraklı güvenlik unsurunu eğittik, Suriye’de ortaklarımıza istihbarat ve hava desteğine devam edeceğiz

ABD Merkez Komutanlığı'na bağlı DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Albay Wayne Marotto, Irak’taki ABD askeri sayısının azaltılması kararının Koalisyon Ortak Kuvvetleri’nin DEAŞ ile mücadele misyonu üzerinde çok az etkisi olduğunu söyledi. Marotto ayrıca, Uluslararası Koalisyon Kuvvetleri Komutanlığı’nın Irak ve Suriye’deki ortaklarına istihbarat desteği vermeye ve hava koruması sağlamaya devam edeceğini vurguladı.
Albay Wayne Marotto Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “DAEŞ ile mücadelede ABD’nin Uluslararası Koalisyon Kuvvetleri bünyesindeki Amerikan kuvvetleri sayısını 3 binden 2 bin 500 seviyelerine düşürmesi, Koalisyon Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye’de DEAŞ’ı mağlup etmek için yürüttüğü görev ve operasyonlar üzerinde önemli bir etkisi olmayacak” dedi. Albay Marotto, koalisyon liderliğinin operasyonları sırasında Ortak Güçlere hava desteği sağlamanın yanı sıra, istihbarat ve lojistik destek sağlayarak çalışmalarına devam edeceğini açıkladı.
 ABD Savunma Bakan Vekili Christopher Miller, 17 Kasım’da yaptığı açıklamada, ABD’nin 15 Ocak 2021 tarihine kadar Irak ve Afganistan’daki asker sayısını 2 bin 500 seviyelerine indireceğini duyurmuştu.
Marotto, “Uluslararası Koalisyon Güçleri Komutanlığı’nın Irak güçlerinin muharip kuvvetler olmadığını, aksine Irak kuvvetlerinin kendi operasyonlarını bağımsız olarak yürüttüğünü, Irak kuvvetlerinin operasyonlarını tamamlaması için Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin onlara destek verip tavsiyede bulunduğunu” belirtti. Sözcü, Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin Irak güvenlik güçlerinden 240 binin üzerinde üyesine eğitim vererek operasyonları başarılı bir şekilde yürütmelerini sağladığını belirterek, “Koalisyon Güçlerinin saha operasyonlarında onlara eşlik etmek yerine, Irak kuvvetlerine yol gösterici rolü oynayacağına, bunun ise eğitimden tavsiye verme aşamasına geçmek anlamına geldiğini” belirtti.
Marotto, “DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu, Irak’ın egemenliğini savunabilen ve dışarıdan herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadan onu aşırılık yanlılarından koruyabilen güvenlik güçleri aracılığıyla Irak’ı müreffeh ve istikrarlı hale getirmeye yardımcı olmaya çalışıyor” dedi.
Sözcü, Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin Irak’taki operasyonlarına Irak hükümeti aracılığıyla, Suriye’de ise uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı kapsamındaki açık bir yetkilendirmeyle çalışmalarına devam ettiğine dikkati çekti.
Iraklı yetkililer, analistler ve askeri uzmanlar, Irak’taki ABD güçlerinin sayısının azaltılmasının, DEAŞ’ın Irak’ta özellikle kurtarılmış bölgelerde daha spesifik saldırılar gerçekleştirmek için uyuyan hücrelerini yeniden harekete geçirme ihtimaline ek olarak, İran’ın meydana gelecek bu boşluğu doldurmak amacıyla kendisine bağlı güçler aracılığıyla Irak’taki nüfuz sahalarını genişletme olasılığından endişe duyuyorlar.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.