Feshedilme hayaleti Knesset’i kovalarken Netanyahu’yu yöneten 4 zoraki yol var

Bütçenin onaylanması İsrail’in girdiği krizi sonlandırabilirken seçim senaryosu daha olası gözüküyor

Netanyahu Gantz’a birtakım rüşvetler vererek Knesset’in feshedilmesini destekleyen tutumundan vazgeçmesini sağlayabilir (AFP)
Netanyahu Gantz’a birtakım rüşvetler vererek Knesset’in feshedilmesini destekleyen tutumundan vazgeçmesini sağlayabilir (AFP)
TT

Feshedilme hayaleti Knesset’i kovalarken Netanyahu’yu yöneten 4 zoraki yol var

Netanyahu Gantz’a birtakım rüşvetler vererek Knesset’in feshedilmesini destekleyen tutumundan vazgeçmesini sağlayabilir (AFP)
Netanyahu Gantz’a birtakım rüşvetler vererek Knesset’in feshedilmesini destekleyen tutumundan vazgeçmesini sağlayabilir (AFP)

Emel Şehade
Top, Knesset’te hükümete güvenoyu vermeme önerisinin ön onayının ardından parlamentonun feshini önlemek ve öneriyle ilgili bir sonraki oylamadan önce çoğunluk oylarını kazanmak için yoğun çabalar gösteren Binyamin Netanyahu’nun sahasına geri döndü.
Mavi ve Beyaz Partisi ile Knesset’i feshetme önerisine olumlu oy veren Netanyahu’nun koalisyon ortağı Benny Gantz, bütçenin önümüzdeki ayın sonuna kadar “onaylanması” halinde geri adım atma olasılığını duyurmaya hazırlanmıştı. Böylece bu yol, dördüncü kez seçime gidilmesini engellemek ve başbakanlık koltuğunu korumak için Netanyahu’nun önündeki birkaç yoldan biri oluyor.

Bütçenin onaylanması
Gantz ile Netanyahu arasında, başbakanlık koltuğuna dönüşümlü olarak oturma konusunda yapılan anlaşmanın reddedilmesi de dahil olmak üzere koalisyon ortaklığı konusundaki yaşanan çatışmaların pek çok sebebi olmasına rağmen bütçeyi onaylama meselesi, Netanyahu’nun seçildiği günden beri izlediği politikanın ardından İsrail’in girdiği krizin çözümünde önemli bir nokta sayılıyor. Zira Netanyahu’nun izlediği politika, bu politikaya ve bunun yol açtığı duruma karşı bir haykırış olarak başlayan büyük protestolarda görülen toplumsal bir çatlağın yanı sıra ciddi bir ekonomik krize de yol açtı.
Halihazırda Gantz’ın karşısında iki ihtimal bulunuyor ya 2021 bütçesini en kısa zamanda onaylamak ya da seçimlere gitmek. Netanyahu ise 2021 bütçesini onaylamaya hazır değil çünkü bu, dönüşümlü başkanlık sisteminden kurtulma olasılığının önünü kapatıyor. Böylece İsrail seçim senaryosuna doğru ilerliyor.
Diğer taraftan İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit krizin nedenini çözmeye çalışarak Knesset’i feshetme önerisi için yapılan oylamadan iki gün önce Netanyahu, Gantz ve Maliye Bakanı Yisrael Katz’a giderek verilen süre geçtikten sonra bütçeyi, onaylamak üzere Knesset masasına yatırmaya çağırdı. Mandelblit, hükümetin bütçe tasarısını mali hesap dönemi başlamadan 60 gün önce sunması gerektiğini ifade eden yasayı ihlal etmemeleri konusunda da kendilerine uyarıda bulundu.

Gantz’a rüşvet verilmesi
Mavi ve Beyaz Partisi’ndeki yetkililer, liderleri Gantz’ı yasayı çiğnemeyi kabul ederek Netanyahu’ya dönüşümlü başbakanlık anlaşmasını uygulaması için baskı yapma konusunda net bir tavır göstermediği gerekçesiyle eleştiriyorlar. Nitekim Netanyahu başkanlık koltuğunda otururken bunu uygulamayı reddederek mevcut hükümetin görev süresine son verme konusunda ısrar ediyor.
Pratikte bu, Netanyahu’nun Gantz’a rüşvet vererek onu Knesset’in feshedilmesini destekleyen tutumundan vazgeçmeye zorlamak için önündeki ikinci bir yol. Ancak bu taraftaki olasılıklar çeşitli sebeplerden dolayı zayıf gözüküyor. Zira Netanyahu’nun Gantz lehine başbakanlık koltuğundan vazgeçmesi kendisine yöneltilen yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla yargılanma olasılığının kapısını açması ve siyasi hayatını bitirebilecek bir darbe olabileceği anlamına geliyor.

İslami Hareket ile ilişki
Netanyahu’nun böyle bir adımdan korkması önünde iki seçenek bırakıyor. İlki, İslami Hareket ile sıcak bir ilişki sürdürmek ve hareketin başkanı olan Knesset üyesi Mansur Abbas ile birbirlerini pohpohlamaya devam etmek. Bu, hareketin Knesset’teki üç milletvekili ile birlikte Netanyahu için bir can simidi olmuştu.
Böyle bir ilişki Netanyahu’nun lehine sayılıyor. Hareket üyelerinin Knesset’i feshetme önerisine olumlu ya da olumsuz oy vermekten çekinmesi 1948 Filistinlileri temsil eden dört partinin oluşturduğu 15 sandalyesi olan Ortak Arap Listesi Bloku’nun parçalanmasına ve zayıflamasına yol açabilir. Kamuoyu araştırmaları Ortak Arap Listesi Bloku’nun halkın nezdinde değerini ciddi bir şekilde kaybettiğini ve parlamento seçimlerinin yapılması durumunda İslami hareketin katılımıyla birlikte 10 veya 11 sandalyeyi geçemeyeceğini gösteriyor. Aynı şekilde hareketin geri çekilmesi durumunda seçim barajını aşma olasılığına ilişkin bir tehlike gözüküyor. Bu durumdan da kazançlı çıkan tek kişi Netanyahu oluyor.

İşçi Partisi liderine yakınlaşmak
Netanyahu’nun dördüncü yolu ise koalisyon hükümetine giren ve bakanlık görevini üstlenen İşçi Partisi lideri Amir Peretz’e, görev süresinin yakında bitmesi beklenen Reuven Rivlin yerine cumhurbaşkanlığına adaylığını koyması için destek vermek de dahil olmak üzere birtakım rüşvetler vererek yakınlaşmak.
Bu senaryolar karşısında Netanyahu’nun Gantz’a bütçeyi onaylamak gibi tatsız ya da cazip bir teklif sunmaya başvurması bekleniyor. Böylece Knesset’in feshedilmesi konusunda muhalif partilerinin fırtınası dindikten sonra Gantz’ı yeniden etkisiz hale getirmeye yönelik siyasi hedeflerini gerçekleştirmeyi planladığı politikasında başlangıç noktasına geri dönmüş olacak.
Bu siyasi krizin zirvesinde İranlı bilim adamı Muhsin Fahrizade’ye düzenlenen suikastın ardından sınırlarında içeride ve dışarıda maksimum alarma geçen İsrail’de yaşanan güvenlik durumunun göz ardı edilmesi mümkün değil. Netanyahu bu güvenlik durumundan faydalanıp Gantz’ı, İran'ın tehditleri ışığında İsrail’in geleceğini tehlikeye atmaması ve tekrar anlayış göstermesi bahanesiyle adım atmaya zorlayabilir.

Dördüncü seçimler
Aşırı sağcı Netanyahu hükümetinin politikasına ve özellikle de Kovid-19 salgını ile mücadelede başarısız olmasının ardından merkez ile sol kanadın onu devirmek için yaptığı dayanışmaya rağmen, İsrail’in iki yıl içinde dördüncü kez seçimlere gitmesi ülkeye çeşitli düzeylerde daha güçlü ve daha zarar verici bir darbe indirilmesi anlamına geliyor.
İsrail’de yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Knesset’in feshedilmesi için sunulan önerinin onaylanmasının ardından, dördüncü seçimlerin yapılması yine eşitlikle sonuçlanacak, kapsamlı bir hükümete ihtiyaç duyulacak ve bir koalisyon hükümeti olmayacak. Böylece İsrail, seçimlere bir son verme ve kapsamlı ve istikrarlı bir hükümet kurma krizine geri dönmüş olacak.

Olağanüstü ulusal bir hükümet
Tüm senaryoların arasında en yüksek ihtimalle dördüncü seçimlere gidilmesi ve bunun ardından İsrail’in çeşitli alanlarda durumunun kötüleşmesi karşısında bu krizlerden çıkmak için birkaç öneri sunuldu. Netanyahu bütçeyi onaylasa ve Gantz Knesset’i feshetme önerisine karşı çıksa bile, hükümetin siyasi görevlerini yerine getirmekte başarısız olmaya devam edeceği düşünülüyor. Geç olmadan Knesset’in Kovid-19 ile mücadeleye ve virüsün İsrail üzerindeki yıkıcı etkisine odaklanan bir “olağanüstü ulusal bir hükümet” tayin etme önerisi sunması gerekiyor.
Bu hükümet, yapılan önerilere göre baskılardan ve siyasi mülahazalardan uzak olacak. Belirli bir süre için Knesset dışındaki uzmanlardan kurulacak ve çoğu Knesset üyesinin güvenini alacak. Bu fikri destekleyen Knesset üyelerinin beklentilerine göre söz konusu hükümet belirsiz kararlar almayan şeffaf bir hükümet olacak ve 2021 ila 2022 bütçesinin onaylanmasını ve sistemin istikrarını garanti altına alacak.
İsrail kanunlarına göre bir uzmanlar hükümeti kurulması için yasalarda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek yok. Başbakanın Knesset üyesi olması yeterli oluyor. Aynı zamanda kurulacak hükümette bakanlar milletvekili olmayabilir ve hatta eski bakanları, hükümet bakanlıklarının eski genel müdürlerini ve sorumlu olacakları sistemleri bilen kamu kurumlarının başkanlarını da içerebilir.

Merkez Partisi
Şarku'l Avsat'ın Independet Arabia'dan aktardığına göre, İsrail’i krizden çıkarmak için gösterilen çabalar arasında stratejik istişarelerde yer alan bir grup politikacı, General Gadi Eizenkot ve halihazırda Telem Partisi’nin liderliğini üstlenen Moşe Yaalon başkanlığındaki bir “merkez” partisi kurulmasını önerdi. İki isim de daha önce Genelkurmay Başkanı olarak görev yapmıştı.
Bu öneri hükümete alternatif olabilecek seçenekleri değerlendirmek üzere yapılan kamuoyu araştırmalarının ardından geldi ve sonuç, sağ ve sol arasındaki siyasi dengeyi bozmak için en iyi seçeneklerin Eizenkot ve Yaalon başkanlığında bir parti kurmak olduğu oldu. İki isim de söz konusu öneriyi kabul etti.
“Yeni bir Merkez Partisi Kurmak, Stratejik ve Pratik Yönler” başlıklı bir muhtıra taslağı açıklandı. Taslakta “çeşitli isimlerin incelendiği, Yaalon ve Eizenkot çoğunluğu kazandığı ve ikisinin varlığı ile partinin sağ ve sol taraflardan isimleri içereceği için iki tarafa da en yakın parti olacağı” ifade edildi.
Öneriyi destekleyen taraflar, iki ismin koltukları bir bloktan diğerine aktarabileceklerine ve partinin Naftali Bennett liderliğindeki Yamina Partisi’ni zayıflatabileceğini düşünüyor. Bu parti ile ilgili öneri hakkında yorum yapan Yaalon “Amacım hükümetin değişmesini sağlamak. Bunu Netanyahu olmadan şu anki Knesset’te olağanüstü bir hükümet kurarak yapmak mümkün. Ancak bu yapılamazsa mevcut dengeyi bozmak için oyları çekebilecek merkezi bir siyasi alternatif oluşturulmalı” ifadelerini kullandı.
Top Netanyahu’nun elinde kalıyor ve önünde mevcut krizden çıkıp başkanlık döneminin sonuna kadar hükümeti yönetmeye ve ona en çok uyan “İsrail Kralı” unvanını korumaya yetecek zamanı olabilir.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.