Fırat'ın doğusundaki Özerk Yönetim kısıtlamaları hafifletiyor

Fırat’ın doğusundaki bir Kovid-19 test laboratuarı. (Şarku’l Avsat)
Fırat’ın doğusundaki bir Kovid-19 test laboratuarı. (Şarku’l Avsat)
TT

Fırat'ın doğusundaki Özerk Yönetim kısıtlamaları hafifletiyor

Fırat’ın doğusundaki bir Kovid-19 test laboratuarı. (Şarku’l Avsat)
Fırat’ın doğusundaki bir Kovid-19 test laboratuarı. (Şarku’l Avsat)

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Özerk Yönetime bağlı Kriz Hücresi, Fırat bölgesinin yanı sıra Halep'in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arap (Kobani) ve Rakka kırsalının kuzeybatısında Ayn İsa şehirlerini de kapsayan, bugün yürürlüğe girecek olan bir karar yayınladı. Genelge, 10 günlük kapsamlı karantinanın uygulanmasının ardından bölge sakinlerinin hareketini kolaylaştırmak için yeni uygulamaların başlatılmasını içeriyor.
Kriz Hücresi tarafından yayınlanan kararlar arasında sebze, meyve, süt ve süt ürünleri satıcılarının sabah saat 7’de itibaren dışarı çıkmalarına izin verilmesi ve akşama kadar kargo teslimlerinin yapılması gibi bir grup öneri var.
 Genelgede ayrıca kasabalar, banliyöler ve köyler arasında harekete izin verilmesi, seyyar satıcıların satış yapmak için sokaklarda dolaşmalarına, ahır, zeytin ve yem fabrikaları sahiplerinin resmi bir belge alarak çalışmalarına ve çiftçilerin tarlalarına gitmelerine müsaade edilmesi de yer alıyor.
Özerk Yönetim, koronavirüs ile mücadele için alınan ihtiyati tedbirler kapsamında son birkaç ayda ilk kez kısmi bir karantina uyguladı. Kriz Hücresi’nin tavsiyeleri ve yürütme konseyinin kararı ile şehrin sokaklarında ve ana girişlerinde 10 gün sürecek sokağa çıkma yasağının uygulanması için güvenlik güçleri devriyeleri konuşlandı.
Özerk Yönetime bağlı Sağlık Kurulu dün en düşük koronavirüs verilerini kaydetti. Bölgede 2 kişi daha virüs sebebiyle yaşamını yitirirken 33 vakanın koronavirüs testi de negatif çıktı. Koronavirüs vaka sayısı 7 bin 46’ya yükselirken virüse bağlı can kaybı 197’ye, iyileşenlerin sayısı da bin 37’ye yükseldi. Sağlık Kurulu Başkanı Dr. Civan Mustafa, “kısmi karantina uygulamasının, kapsamlı karantina uygulamasının ardından yürürlüğe gireceğini” belirtti.
Sağlık Kurulu Başkanı, halkın hareketlerinin kısıtlanması ve salgın ile mücadelede sorumluluk duygusunun ön plana çıkması sebebiyle vaka sayısının geçtiğimiz günlerde azaldığına dikkat çekti. Başkan “İhmalin bölgeyi tehlikeye atabileceğini, bu yüzden herkesin dikkatli ve tedbirli olması ve önlemlere uymayı sürdürmesi gerektiğini çünkü kişisel korunmanın toplumu koruduğunu” vurguladı.
Fırat'ın doğusundaki bölgeler, bu yılın başında Rus-Çin vetosuyla Yarubiye bölgesindeki geçit üzerinden gelen yardımların durdurulmasının ardından büyük ölçüde sağlık ve tıbbi ekipman sıkıntısı çekiyordu. Ancak koronavirüs salgının ortaya çıkması ile çifte bir tehdit ortaya çıkmış oldu. Uluslararası ve yerel insani yardım örgütleri ve Kürt yetkililer salgının kontrol altına alınmasında yetersizlik olduğuna ilişkin uyarıda bulundular.
Suriye'de 9 yıldır devam eden çatışma, sağlık sisteminde büyük kayıplara neden oldu. Zira hastanelerin çoğu yıkıldı ve birçok tıbbi merkez ve klinik hizmet dışı kaldı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Bilgi ve İletişim Temsilcisi Natalie Bekdaş’ın belirttiğine göre 16 hastaneden sadece biri tam kapasitede çalışırken, 8’i kısmi kapasite ile çalışıyor, 7’si ise tamamen faaliyet dışı kalmış durumda. Ayrıca yanı sıra ilaç ve gıda eksikliği de yaşanıyor.
Bekdaş ayrıca, “ülkenin kuzeydoğusundaki hiçbir bölgede acil durum eşiği karşılanamadığı” uyarısında bulundu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.