Süleymaniye'de sokağa çıkma yasağına rağmen protestolar sürüyor

Kürt göstericiler Süleymaniye kentinde toplandı (AFP)
Kürt göstericiler Süleymaniye kentinde toplandı (AFP)
TT

Süleymaniye'de sokağa çıkma yasağına rağmen protestolar sürüyor

Kürt göstericiler Süleymaniye kentinde toplandı (AFP)
Kürt göstericiler Süleymaniye kentinde toplandı (AFP)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) bağlı Süleymaniye’de düzenlenen protestolar, dün yerel yönetimin il ve ilçeler bazında sokağa çıkma yasağı ilanına rağmen, üst üste üç gündür devam ediyor. Protestolar kapsamında biri Peşmerge subayı olmak üzere 2 kişinin hayatını kaybettiği, 5 protestocunun ise yaralandığı bildirildi.
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, isim vermediği ‘dış tarafları’ protestocuların taleplerinden uzakta kişisel çıkarları üzerine bölgeye nüfuz etmek için protestoları suiistimal etmekle suçladı. Bölge milletvekili ise başta çalışanların maaşları gibi mali dosyalar olmak üzere bölge ile merkez arasında süregelen sorunları çözmek için Bağdat'a geldi.
Süleymaniye’den bir güvenlik kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Çemçemal şehrinde protestocuların hükümet binası ve parti genel merkezini ateşe vermeye yönelik saldırılarının ardından güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda 1 protestocu öldürüldü, diğer 3’ü ise yaralandı. Değişim Hareketi'nin (GORAN) Çemçemal’daki karargahını ateşe vermeyi başaran protestocular, hükümet dairelerine de saldırdı. Bunun üzerine güvenlik güçleri, protestocuları uzak tutmak için ateş etmeye başladı. Güvenlik güçlerinin asıl amacı, durumu kontrol altına almak ve kaosu önlemekti. Bu nedenle protestoların suiistimal edilmesi ve bölgede kimseye hizmet etmeyecek şekilde şiddet ve kaosa dönüşmesini önlemek için Süleymaniye dahilinde sokağa çıkma yasağı getirildi.”
Süleymaniye ve Halepçe’nin çoğu ilçesinde, aynı zamanda Germiyan’da dün protestoların başladığını dile getiren sivil aktivist Aziz Rauf ise “Çemçemal bölgesinde protestoculara ateş açılması sonucu 1 protestocu hayatını kaybetti, 7 kişi ise yaralandı. Aynı zamanda Dokan ilçesinde protestocularla çıkan çatışmalarda albay rütbesinde bulunan 1 Peşmerge subayı da taş isabet etmesi sonucunda hayatını kaybetti” şeklinde konuştu.
Süleymaniye Sağlık Dairesi'nden resmi bir kaynak, Süleymaniye'de güvenlik güçleri ile protestocular arasında patlak veren çatışmalarda biri subay 2 kişinin öldürüldüğünü, 5 kişinin ise yaralandığını doğruladı. Aynı zamanda, “geçtiğimiz Pazartesi günü başlayan protestolardaki can kaybının 8'e, yaralıların ise 60'a yükseldiğini” bildirdi.
Kürdistan Bölgesi Yüksek Güvenlik Komisyonu, bölgenin herhangi bir yerinde izinsiz düzenlenen gösterileri engelleyeceğini duyurdu. Komisyon tarafından yapılan açıklamada, “izinsiz gösterilerin devam etmesine izin vermeyecek olan güvenlik güçlerinin protesto katılımcılarını tutuklama, onlarla yasa mucibince ilgilenme yetkisine sahip olduğu” vurgulandı. Kamu mülküne saldıran veya saldırmaya teşvik eden herkesin tutuklanacağı sözü veren komisyon, siyasi parti ve medya kuruluşlarının olaylarla sorumlu bir şekilde ilgilenmesi talebinde bulundu.
IKBY Başbakanı Barzani ise isim vermediği bazı tarafları Süleymaniye'deki protestoları suiistimal etmek ve bu protestoların rotalarını şiddet ve vandalizme çevirmekle suçladı. Dün televizyonda konuşan Barzani, “Şiddete başvurulmaması ve başkalarının haklarının ihlal edilmemesi koşuluyla, Kürdistan vatandaşlarının fikirlerini beyan etme ve meşru haklarını talep etme haklarını kullanacakları barışçıl sivil gösterilerini destekliyoruz. Protestoları suiistimal eden bazı taraflar, bu protestoların rotasını Kürdistan halkı çıkarlarına hizmet etmeyecek bir yönde şiddet ve vandalizme çevirdi” ifadelerine başvurdu.

Protestolar şiddet eylemlerine kayıyor
Süleymaniye’de çalışanların maaşlarının geç ödenmesi ve bölgede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle üç gündür süregelen protestolar şiddet eylemlerine kaydı. Nitekim protestocuların siyasi partilerin ilçe ve nahiyelerdeki genel merkezini ve bazı hükümet binalarını ateşe vermesi, güvenlik güçleri ile çatışmalara, dolayısıyla can kaybı ve yaralanmalara neden oldu.
IKBY Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani, bölge ile merkez arasında başta çalışanların maaşları ve bölgenin 2021 bütçesindeki payı gibi mali dosyalar olmak üzere çözülmeyen meseleleri görüşmek üzere üst düzey bir hükümet heyeti başkanlığında Bağdat'a geldi. Söz konusu toplantının ayrıntılarını bilen bir kaynak, şu açıklamalara başvurdu:
“Kürdistan hükümetinin tüm Irak parlamentosunun onayladığı mali açığı kapatmak için yasa hükümlerine tam olarak uymaya hazır olduğunu ifade eden Talabani, federal hükümetten, bölge çalışanları maaşlarını finanse etmek için kararlaştırılan meblağı (320 milyar Irak dinarı) ödemesini talep etti. Maliye Bakanı, Petrol Bakanı, bu iki bakanlıktaki bazı genel müdürler gibi federal hükümet temsilcileri ile bölge heyeti arasındaki görüşmeler devam ediyor. Bunları, federal hükümetteki ilgili devlet kurumları ile yapılacak diğer toplantıların takip edeceği umuluyor.”
Bölgesel hükümete yakın bir kaynak ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bölgedeki siyasi partiler şu anda paralel iki heyetle müzakere yolunda ilerliyor. Bu heyetten ilki, Kürdistan bölgesinin federal hükümet ile maddi ilişkilerine dair teknik hususları ele alan bir hükümet heyeti; diğeri ise 2021 bütçe tasarısın Kürdistan bölgesi mali aidatlarını garanti edecek şekilde kabulünün sağlanacağı bir tür anlayış oluşturmak için siyasi taraflarla müzakere eden siyasi heyet” ifadelerini kullandı.
Kürdistan iktidarındaki üç parti, dün Erbil'de yaptıkları ortak istişare toplantısının ardından, Bağdat'a üst düzey bir siyasi ve hükümet heyetinin gönderilmesi üzerine anlaşıldığını duyurmuştu. Bu heyetlerin iki taraf arasındaki görüşlerin bariz yakınlaşması ışığında taraflar arasındaki anlaşmazlık ve sorunları çözmek amacıyla gönderileceği belirtilmişti.
Irak Petrol Bakanlığı ve yetkililer tarafından dün yapılan açıklamada, iki patlayıcı cihazla düzenlenen terör saldırısının ardından Kuzey Irak'taki Habaz petrol sahasında bulunan iki petrol kuyusunda yangın çıktığı, ancak üretimin bundan etkilenmediği belirtildi.
Bakanlık, Kerkük'ün 20 kilometre güneybatısındaki sahada yer alan kuyuları hedef alan saldırganlar hakkında ayrıntılı bilgi vermedi. Ancak resmi Telegram hesabında açıklama yapan DEAŞ ise saldırıyı üstlendi.
Devlet işletimindeki North Oil Company’den kimliklerinin açıklanmasını istemeyen iki kaynak, teknik ekiplerin iki kuyuyu da izole etmeyi başardığını, böylece üretimin etkilenmediğini bildirdi. Petrol yetkilileri, sahanın günde yaklaşık 25 bin varil petrol üretimi yaptığını duyurdu. Petrol Bakanlığı ise, söz konusu kuyuların gerçekleştirdiği üretimin günde iki bin varili geçmediğini belirtti. Reuters’ın haberine göre Bakanlık, dün sabah erken saatlerde iki patlayıcının yarım saat farkla patlatılmasının ardından iki kuyuda yangın çıktığını bildirdi.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.