Abdulmelik: Yeni hükümet uygulanabilir bir ekonomik reform paketine sahip

Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, dün, Riyad’da Fransa’nın Yemen büyükelçisi Jean Marie ile bir araya geldi (SABA)
Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, dün, Riyad’da Fransa’nın Yemen büyükelçisi Jean Marie ile bir araya geldi (SABA)
TT

Abdulmelik: Yeni hükümet uygulanabilir bir ekonomik reform paketine sahip

Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, dün, Riyad’da Fransa’nın Yemen büyükelçisi Jean Marie ile bir araya geldi (SABA)
Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, dün, Riyad’da Fransa’nın Yemen büyükelçisi Jean Marie ile bir araya geldi (SABA)

Yemen’deki resmi hükümet kaynaklarının bildirdiğine göre Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, dün, Riyad’da Fransa’nın Yemen büyükelçisi Jean Marie ile bir görüşme gerçekleştirdi. Abdülmelik bu görüşmede yeni hükümetin, Yemen müttefikleriyle birlikte uygulayabileceği bir ekonomik reform paketine sahip olduğunu açıkladı. Yakın zamanda açıklanması beklenen reform paketinde sıkı hesap verebilirlik ve devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele maddeleri yer alıyor.
Yemen hükümetinin bu hafta, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu gözetiminde "Riyad Anlaşması’nın” askeri kısmını tamamıyla hayata geçirmesi bekleniyor. Hafta sonu ise yeni hükümetin ilan edilmesi bekleniyor.
Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik ve Fransız büyükelçi Jean Marie arasında gerçekleşen görüşmede bölgedeki son gelişmeler ve bir dizi konudaki farklı bakış açıları ele alın. İkilinin görüşmesinde Fransa’nın Yemen hükümetini ve halkını destekleyen sağlam pozisyonuna vurgu yapıldı. Önümüzdeki dönemde siyasi yetkinliklere sahip yeni hükümetin oluşturulması ile gündeme gelecek işbirliği öncelikleri ve alanları ve yeni hükümetin plan ve projelerinin hayata geçirilmesi için Yemen'in özellikle ekonomik yönden kalkınma ortakları tarafından desteklenmesi konuları ikilinin görüşmesinde gündeme getirildi.
Yemen'de BM eliyle barışın sağlanması ve Husi milislerin sebep olduğu kaos, uzlaşmazlık ve mevcut insani felaketi derinleştirmek için sürdürdüğü uygulamalara çözüm bulunması konuları Abdülmelik-Marie görüşmesinde masaya yatırıldı. İkilinin görüşmesinde “ekonomik dosyanın etkisiz hale getirilmesi için önerilen tüm çözümlerin reddedilmesi, Husilerin askeri açıdan tansiyonu yükseltmesi ve siyasi bir çözümü net ve açık bir şekilde reddederek sivilleri tekrar tekrar hedef alması” konuları da gündeme getirildi.
Yemen resmi haber ajansı SABA’nın aktardığına göre Yemen Başbakanı Muin Abdülmelik, Riyad Anlaşması'nın askeri, güvenlik ve siyasi yönden uygulanmasını hızlandıracak mekanizmanın işletilmesi açısından atılacak öncü adımlara değindi. Önümüzdeki günlerde siyasi yetkilere sahip bir hükümetin ilan edilmesi için askeri güçler ve siyasi bileşenler arasında bir fikir birliği sağlandığını belirten Abdülmelik konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Yeni hükümet, Yemen müttefiklerinin desteğiyle uygulamaya koyabileceği bir reform paketine sahip. Bu reform paketinde ekonomik ve mali denetim, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele alanında katı prosedürler yer alıyor. Suudi Arabistan Yemen’in ve Arapların İran destekli Husi milislere karşı yürüttüğü kader savaşını tamamlamak hedefi doğrultusunda Yemen saflarını birleştirmek ve bakış açılarını yakınlaştırmak için çaba sarf ediyor. Yeni hükümetin önünde büyük zorluklar olacak, ancak dost ve müttefik ülkelerin desteğiyle, özellikle ekonominin düzeltilmesi, Yemen parasının değer kaybına son verilmesi, devlet kurumlarının inşası ve Yemen vatandaşlarının acılarının hafifletilmesi konularında başarı sağlanması zor değil.
Yemen’in güneyinde yer alan Ebyen kentindeki Yemenli askeri güçler, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu gözetiminde gerçekleştirilen karşılıklı geri çekilme uygulamasına Cuma günü başladı. Bundan bir gün önce Koalisyon bir hafta içinde askeri gerilimi sona erdirme ve Ebyen’deki askeri güçlerin tekrar cephelere gönderilmesi planı üzerinde anlaşma sağlandığını duyurmuştu. Bu plan Yemen hükümeti ile BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) arasında imzalanan "Riyad Anlaşması’nın” hayata geçirilmesi ile taçlandırılabilir.
Yemen'deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Riyad Anlaşması'nın askeri ve güvenlik kısımlarını uygulama adımları askeri planlara göre işliyor. Koalisyon güçleri, Ebyen'deki askeri güçlerin cephelere gitmesi ve başkent Aden'deki güçlerin de kent dışına çıkarılmasını denetleme görevini yerine getiriyor. Yemen hükümeti ve GGK anlaşmanın askeri yönünü uygulamada kararlı ve ciddi.”
Yemen halkının yeni hükümetten beklentileri ise şunlar: “Abyan'daki saha geriliminin sonlandırılması, geri çekilen kuvvetlerin yeniden cephelere gönderilmesi, çökmekte olan ekonominin kurtarılması, hizmetlerin iyileştirilmesi ve Husi darbesiyle yüzleşme çabalarının harekete geçirilmesi.”
Siyasi güçler, 24 bakandan oluşan bir Yemen hükümeti kurulması konusunda anlaştı. Kabinede GGK'dan bakanlar da yer alacak. Bunun yanı sıra çeşitli meşruiyet yanlısı partiler de kabinede temsil edilecek.
Yemen hükümeti ile BAE destekli Güney Geçiş Konseyi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da 5 Kasım 2019'da "Yemen hükümetinin Aden'e geri dönmesi, siyasi bir hükümet kurulması, tüm askeri teşkilatların savunma ve içişleri bakanlıklarına bağlanması, esirlerin karşılıklı değişimi" gibi maddeleri içeren Riyad Anlaşması’nı imzalamıştı.



Şam’ın SDG karşısındaki başarısında hangi askeri ve politik faktörler etkili oldu?

Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
TT

Şam’ın SDG karşısındaki başarısında hangi askeri ve politik faktörler etkili oldu?

Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)

Suriye hükümetinin Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’ye karşı başlattığı operasyon, kuzey ve doğu Suriye’de kısa sürede kontrol haritasını değiştirdi. Operasyonlar sürpriz bir şekilde Fırat’ın batısından başladı; hükümet güçleri Deyr Hafir ve Maskane’yi ele geçirdi. Ardından doğuya yönelerek SDG’nin merkezi konumundaki Rakka üzerinde tam kontrol sağladı.

Bu ilerleme, özellikle Rakka, Deyrizor ve Haseke kırsalları olmak üzere SDG kontrolündeki bölgelerde geniş bir aşiret ayaklanması ile eş zamanlı gerçekleşti. Aşiretler, SDG güçlerini birçok alandan uzaklaştırdı ve ardından Suriye ordusu ile birleşti. Bu gelişmeler, SDG’nin kısa süre önce Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılmasının ardından geldi ve örgütün askeri nüfuzunun zayıfladığını gösterdi.

Askeri faktör

Suriye Cumhurbaşkanlığı Aşiret İşleri Danışmanı Cihad İsa El-Şeyh, Şarku'l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, SDG ile mücadelenin kazanılmasında birden çok faktörün etkili olduğunu ve bunların başında askeri faktörün geldiğini söyledi. El-Şeyh, savaşan birliklerin bu tür operasyonlar için yüksek eğitim ve profesyonelliğe sahip olduğunu, komuta ve operasyon yönetiminde deneyimli olduklarını ve askerlerin yıllar boyunca benzer çatışmalarda görev aldığını belirtti.

Halk ve aşiret desteği

El-Şeyh ayrıca, halk desteğinin de belirleyici olduğunu vurguladı. SDG kontrolündeki bölgelerde, örgütün ırkçı uygulamaları, kadın, çocuk ve gençler üzerinde zorunlu askerlik, toplumun geleneklerini ve aşiret liderlerini dikkate almaması nedeniyle yaygın bir hoşnutsuzluk oluştu. Örgüt, kontrol ettiği bölgelerdeki kaynakları kendi lehine kullanmış, ancak altyapı ve hizmet geliştirme konusunda yetersiz kalmıştı.

frgthy
Suriye’nin Haseke kentinde, SDG’nin çekilmesinin ardından hükümetin kontrolüne geçen Hol Kampı’ndaki bazı tutuklular (Reuters)

Aşiretlerin rolü kapsamında, El-Şeyh, Arap aşiretlerinin yeniden organize edildiğini ve toplumun bir parçası olarak iç güvenlik ve istikrarın sağlanmasında görev aldıklarını belirtti.

Siyasi ve diplomatik boyutlar

Araştırmacı Firas Fahham, hükümetin avantajının sadece askeri olmadığını, aynı zamanda siyasi ve diplomatik boyutların da etkili olduğunu söyledi. Fahham’a göre, Suriye diplomasisi ve bölgesel işbirlikleri hükümetin ülke genelinde kontrol sağlamasında doğrudan destek sağladı.

defrgtyh
1 Şubat 2026 – Suriye’nin Kamışlı kentinde anayasal haklarını talep eden Kürtlerin gösterisi (Reuters)

Fahham, ABD’nin Suriye politikasındaki değişimin de etkili olduğunu vurguladı. ABD yönetimi, Suriye hükümetini bölgesel istikrar için önemli bir aktör olarak görmeye başladı ve bu durum SDG’nin stratejik önemini azalttı. SDG’nin esas rolü, ABD’nin terörle mücadele ve Suriye’de üs edinme hedeflerini desteklemekti; bu hedefler artık büyük ölçüde hükümet üzerinden sağlanabiliyor.

Devletsiz yapılar ve merkezi yönetim

Uluslararası alanda, devletsiz silahlı grupların sona erdirilmesi ve merkezi hükümetlerin güçlendirilmesi yönünde bir eğilim bulunuyor. SDG, bu değişime uygun adım atamadı ve ABD’nin entegrasyon beklentilerine yeterince yanıt veremedi. Bu durum, hükümetin ülke çapında kontrolünü güçlendirdi.

Gelecekteki riskler

Fahham, olası bir Kürt direnişi riskine işaret etti. Bölgesel aktörler ve SDG içindeki PKK bağlantılı gruplar, direnişi nüfuzlarını koruma aracı olarak görebilir. Bu durum, hükümetle siyasi anlaşmalar sağlansa bile güvenlik açısından bir zorluk oluşturabilir.

Sonuç

Suriye hükümetinin SDG karşısındaki başarısı, askeri kapasite, halk desteği, diplomatik manevralar ve stratejik faktörlerin bir araya gelmesi ile gerçekleşti. Uluslararası değişimler, merkezi otoritenin güçlenmesini destekleyerek, devletsiz silahlı grupların etkisini azaltan bir ortam sağladı.


Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
TT

Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)

Kaddafi ailesine yakın bir kaynak, bugün(Salı) yaptığı açıklamada, Seyfülislam Kaddafi’nin ülkenin batısında, Zintan kenti yakınlarında 4 kişi tarafından öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynak ayrıca, “Suçlular, Seyfülislam  evinin bahçesinde yaralandıktan sonra hızla kaçtı” ifadelerini kullanarak, öldürülmesinin gün ortasında başlayan çatışmaların ardından gerçekleştiğini belirtti.

Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi danışmanı Abdullah Osman, Facebook sayfasında kısa bir paylaşım yaparak Kaddafi’nin öldüğünü doğruladı, ancak olayın detaylarını veya faili açıklamadı.

Öte yandan Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi ekibi, merhum Libyalı liderin oğlunu resmi olarak anarak, “Seyfülislam cenazesinin çıkarılması için düzenlemeler yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Dibeybe güçlerinden yalanlama

Ulusal Birlik Hükûmeti’ne bağlı 444. Tugay, Seyfülislam  Kaddafi suikastıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı ve Zintan’da meydana gelen çatışmalarla bağlantısı bulunmadığını belirtti.

Tugay açıklamasında, “Zintan şehir merkezinde veya çevresinde hiçbir askeri güç veya saha varlığı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Tugay, Zintan’daki olaylarla ilgilenmemektedir ve çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağlantısı yoktur” denildi.

Libya’daki bazı kaynaklar, Seyfülislam  Kaddafi’nin, Zintan’a bağlı El-Hamada bölgesinde iki silahlı grup arasındaki çatışmalar sırasında, bir grubun kendisini evinde yakalama girişimi neticesinde öldürüldüğünü duyurdu.

Seyfülislam Kaddafi kimdir?

Seyfülislam , Eski Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğludur. 5 Haziran 1972’de doğan Seyfülislam , 2011 öncesi Libya’da önemli rol oynadı. Resmî bir hükümet pozisyonu olmasa da sistem içinde etkili bir lider olarak dış ilişkiler ve iç meselelerde müzakereler yürüttü.

2015 yılında kendisine verilen idam cezası iptal edildi ve Libya Yüksek Mahkemesi, Seyfülislam’ın yeniden yargılanmasına karar verdi. Daha önce, 17 Şubat 2011 olaylarında isyana teşvik, soykırım, yetkiyi kötüye kullanma, göstericilerin öldürülmesi için emirler verme, kamu malına zarar verme ve protestoları bastırmak için paralı askerler getirme suçlamalarıyla yokluğunda idam cezasına çarptırılmıştı.

Seyfülislam  Kaddafi, 2011’den beri kendisini tutan bir milis grubu tarafından Zintan’da hapsedilmişti ve Haziran 2017’de serbest bırakılmıştı.


Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
TT

Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın bugün (Salı) Kürt Ulusal Konseyi heyeti ile bir araya geldiğini ve devletin, Suriye Anayasası çerçevesinde Kürt vatandaşların haklarını güvence altına alma taahhüdünü yinelediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Kürt heyetin 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini memnuniyetle karşıladığı ve bunun hakların güçlendirilmesi ile kültürel ve sosyal özgünlüklerin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu kararname, Suriye’de ikamet eden tüm Kürt kökenli vatandaşlara vatandaşlık verilmesini öngörüyor.