ABD, FBI ajanı Levinson’un ölümünden İran’ı sorumlu tutarak iki güvenlik görevlisini yaptırım listesine aldı

Robert Levinson
Robert Levinson
TT

ABD, FBI ajanı Levinson’un ölümünden İran’ı sorumlu tutarak iki güvenlik görevlisini yaptırım listesine aldı

Robert Levinson
Robert Levinson

ABD Hazine Bakanlığı, bundan 13 yıl önce Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanı Robert Levinson’u kaçırmak ve rejimin Levinson’un kaçırılmasına karıştığını inkâr etmek için dezenformasyon kampanyası başlatmakla suçladığı İran İstihbarat Bakanlığı’ndan iki üst düzey yetkiliyi dün sabah yaptırım listesine aldığını duyurdu. Hazine Bakanlığı Levinson’u kaçırma, gözaltına alma ve İran hapishanelerindeki muhtemel ölümünde rol oynadıkları suçlamasıyla İran İçişleri Bakanlığı subaylarından Muhammed Basiri ve Ahmed Hazai’yi yaptırım listesine ekledi.
Yaptırım kararı, ABD’de görev süresinin bitmesine sayılı günler kalan Başbakan Donald Trump’ın yönetimi tarafından alındı. Bu da Trump yönetiminin gitmeden önce İran rejimi üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmaya ve ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden’ın nükleer anlaşmaya dönmek istemesi durumunda İran ile olası müzakerelerin kapsamını daraltmaya çalıştığını gösteriyor. Nitekim Trump, ülkesini nükleer anlaşmadan çekmişti. Halen 3 ABD vatandaşı İran’da alıkonuluyor. ABD’li üst düzey bir yetkili gazetecilere yaptığı açıklamada, “Herkes, Biden yönetiminin önümüzdeki yıl İran rejimi ile müzakerelere gitmesini bekliyor. Ancak bu müzakereler İran hapishanelerinde haksızca tutulan tüm Amerikalıları kapsamalıdır” ifadelerini kullandı.

Yaptırım uygulanan iki görevli
İran İçişleri Bakanlığı’na bağlı İran İçinde ve Dışında Casuslukla Mücadele Birimi’nde görev yapan yüksek rütbeli subaylardan Muhammed Basiri, İran ulusal güvenlik davalarıyla ilgili hassas soruşturmalara katıldı. ABD Hazine Bakanlığı, Basiri’nin ABD çıkarlarına zarar vermek için başka ülkelerin istihbarat servisleriyle doğrudan çalıştığını belirtti. İçişleri Bakanlığı’nda aynı şekilde üst düzey yetkililer arasında yer alan Ahmed Hazai, başka ülkelerle istihbarat ve güvenlik işbirliğinde koordinasyon kurmakla görevli heyetlere başkanlık yaptı. Bu iki isim, İçişleri Bakanlığı’na bağlı subay unvanıyla Levinson’u kaçırarak, alıkoydu.
FBI ajanı Levinson, 9 Mart 2007’de Kiş Adası’nda Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) adına bir görevde bulunduğu sırada kaçırıldı. Levinson’un İran hükümeti tarafından alıkonulduğu düşünülüyor. Ancak İran hükümeti bunu reddediyor. Aynı şekilde Levinson’un istihbarat adına çalıştığını kabul etmeyen ABD hükümeti, 1998’de emekli olduğunu ve kaçakçılıkla ilgili bir dava üzerinde çalışmak üzere özel soruşturmacı sıfatıyla İran’a gittiğini belirtiyor. Ancak AP, Aralık 2013’te yayınladığı bir haberle Levinson’un istihbarat için çalıştığını kanıtlamıştı.
Levinson’un ailesi Mart 2020’de İran’da kaçırıldığı sırada öldürüldüğünü düşündüklerini açıkladı. ABD’li yetkililer, İran istihbaratının sorgulamak ve Washington ile müzakerelerde koz olarak kullanmak için Levinson’u tutukladığını ifade ediyorlar. Ailesi 2011’de kendilerine ulaşan bazı fotoğraflar ve videoyu yayımlamıştı. Görüntülerde turuncu renk bir elbise giyen Levinson’un elindeki pankartta İngilizce ile “Bana yardım edin” ibaresi yazılıydı.
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, "Levinson'ın İran'da kaçırılması, İran rejiminin haksız eylemlerde bulunma istekliliğinin çirkin bir örneğidir. ABD Levinson’un tutuklanmasında ve ölümünde rol üstlenen bu kişilerin peşinden gitmeye devam edecek” dedi.
İran hükümeti daha önce Levinson’un nerede olduğunu bildiğini inkâr etmiş ve onu arayarak ABD’ye iade sözü vermişti. Ancak bunu yapmadı. FBI Direktörü Chris Wray İranlı istihbarat subaylarının, İranlı üst düzey yetkililerin de onayıyla, Levinson’u kaçırma ve gözaltına alma sürecine karıştıklarını belirtti.



Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
TT

Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)

Michigan Eyaleti polisi, bugün (Perşembe) West Bloomfield bölgesinde bir sinagogda silahlı saldırı yaşandığını duyurdu.

FBI Direktörü Kash Patel, “Michigan’daki ortaklarımızla birlikte FBI ekipleri olay yerinde bulunuyor. West Bloomfield’daki sinagogda hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı olayıyla ilgileniyoruz” dedi.

Oklend County Şerifi, Detroit yakınlarındaki sinagogda en az bir kişiyle güvenlik görevlilerinin çatıştığını bildirdi. Associated Press’in aktardığına göre, WDIV-TV kanalı, bir kamyonetin “Temple Israel” (İsrail Tapınağı) sinagoguna girdiğini bildirdi.

Oklend County Şerifi Mike Bouchard, henüz kimsenin gözaltına alınmadığını açıkladı. Olay yerinden yükselen dumanlar gözlendi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırgan hayatını kaybetti.

FBI Direktörü Kash Patel, polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu ve olayın hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı içerdiğini doğruladı.

Oklend County polis departmanı, binanın tahliye edildiğini bildirdi. Polis izniyle yaklaşık 12 veli, içerideki küçük çocuk eğitim merkezinden çocuklarını çıkardı. West Bloomfield bölgesindeki okullar kapatıldı.

fbfr
Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesinde “Temple Israel” sinagogu yakınında insanlar toplandı. (Associated Press)

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek yaptığı açıklamada, “Bu üzücü bir olay. Michigan’daki Yahudi topluluğu, dini ibadetlerini güvenle gerçekleştirebilmelidir” dedi.

Temple Israel, ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak tanımlanıyor ve 12 bin  üyeye sahip. Sinagog, erken çocukluk eğitim merkezi ve aileler ile yetişkinler için eğitim programları sunuyor.

Sinagog web sitesine göre kuruluş amacı Yahudi topluluklarını dünya çapında desteklemek ve misyonu “Reformist Yahudilik perspektifiyle güçlü bir topluluk inşa etmek.

Detroit Yahudi Federasyonu, bölgedeki tüm Yahudi kuruluşlarını “tam kapanma protokolü uygulamaya – binalara giriş ve çıkışları durdurmaya” çağırdı.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
TT

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ülkesinin gelecekte yeniden bir savaşla karşı karşıya bırakılmamasını sağlayacak garantiler istediğini belirterek, Tahran’ın dışarıdan dayatılan bir çatışmanın tekrarını önlemeyi amaçladığını söyledi.

Taht Revançi, AFP’ye Tahran’da verdiği röportajda, “İran’a yeniden savaş dayatılmayacağından emin olmak istiyoruz” dedi.

Geçen yıl haziran ayında savaşın başladığını belirten Taht Revançi, “12 gün sonra ‘düşmanlıkların durdurulması’ olarak adlandırılan bir süreç oldu. Ancak sekiz ya da dokuz ay sonra karşı taraf yeniden toparlanarak saldırıyı tekrarladı” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili bu sözleriyle ABD ve İsrail’i işaret etti.

Taht Revançi, “Gelecekte bize bu şekilde davranılmasını istemiyoruz” dedi.

İran’ın çatışma başlamadan önce komşu ülkelere mesaj ilettiğini de belirten Taht Revançi, ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir saldırıya katılması halinde Amerikan varlıkları ve üslerinin meşru hedef sayılacağını bildirdiklerini söyledi.

Taht Revançi  “Savaş başlamadan önce farklı vesilelerle komşularımıza, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde tüm Amerikan varlıklarının ve üslerinin İran için meşru hedef olacağını bildirdik” diye konuştu.

İranlı yetkili, ülkesinin askeri adımlarını savunma amaçlı olarak gördüğünü belirterek, “Kendimizi savunmak için hareket ediyoruz ve gerekli olduğu sürece savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Taht Revançi ayrıca ABD ve İsrail’in saldırılarının, Washington ile Tahran arasında planlanan yeni bir müzakere turundan birkaç gün önce gerçekleştiğini söyledi. Taraflar arasında daha önce üç tur görüşme yapılmıştı.

Daha önce arabuluculuk yapan Umman ise bu görüşmelerde “önemli ilerleme” kaydedildiğini açıklamıştı.

İranlı yetkili, bazı “dost ülkelerin” çatışmayı sona erdirmek için Tahran ile temasa geçtiğini, ancak bu ülkelerin hangileri olduğunu belirtmedi.

“Bazı dost ülkeler savaşın sona erdirilmesi için bizimle iletişime geçti” diyen Taht Revançi, İran’ın bu ülkelere tutumunu açık şekilde ilettiğini belirtti.

Taht Revançi, ateşkesin kapsamlı bir çözümün parçası olması gerektiğini vurgulayarak, “Onlara aynı şeyi söylüyoruz: Ateşkes, savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir formülün parçası olmalı” ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca dünyanın en önemli petrol taşımacılığı hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değindi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun bölgede mayın döşemeye çalışan İran gemilerini hedef aldığını açıklamıştı. Ancak Taht Revançi bu suçlamaları reddetti.

Taht Revançi, “Bölgede, güneyde Körfez’e yakın kara sularımızda, sularımızı ve ülkemizi korumaya hazır olmak için ihtiyati tedbirler alıyoruz” dedi. Bu önlemlerin savunma amaçlı olduğunu belirten yetkili, ayrıntı vermedi.

İran’ın son dönemde birçok ülkenin gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini de ifade eden Taht Revançi, “Bazı ülkeler boğazdan geçiş konusunda bizimle temas kurdu ve biz de iş birliği yaptık” dedi.

Ancak Tahran’ın saldırılara katılan ülkeler ile katılmayanlar arasında ayrım yaptığını belirterek, “Saldırganlığa katılan ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişten faydalanmaması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Taht Revançi ayrıca İran’daki siyasi sistemin bu çatışma nedeniyle tehdit altında olduğuna yönelik değerlendirmelere de değindi.

İran liderliğinin mevcut durumun rejim için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu düşünmediğini belirten Taht Revançi, “Bu aşamayı geride bıraktık” dedi.

Taht Revançi  “Amerikalılar ve İsrailliler 24 ya da 48 saat içinde tüm sistemin çökeceğini düşündü, ancak bu gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.

İran yönetiminin baskılara karşı ayakta kalabileceğine inandığını belirten Taht Revançi,, “Düşman bu sistemin ayakta kalacak kadar güçlü olduğunu biliyor” dedi.

İranlı yetkili, krizin yalnızca askeri yollarla çözülemeyeceğini, çatışmayı tamamen sona erdirecek daha geniş düzenlemelere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Taht Revançi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirecek ve savaşın yeniden başlamasına yol açan koşulların tekrarlanmasını önleyecek bir anlaşma istediğini belirterek, “İstediğimiz şey savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir çerçevedir” dedi.

İran’ın bu hedef doğrultusunda diplomatik kanalları kullanmayı sürdüreceğini ifade eden Taht Revançi, “Gerekli olduğu sürece kendimizi savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


Trump İran’ın nükleer programını engelleme sözü verirken Mücteba Hamaney Hürmüz Boğazı’nı kapatma seçeneğinde ısrarcı

TT

Trump İran’ın nükleer programını engelleme sözü verirken Mücteba Hamaney Hürmüz Boğazı’nı kapatma seçeneğinde ısrarcı

Trump İran’ın nükleer programını engelleme sözü verirken Mücteba Hamaney Hürmüz Boğazı’nı kapatma seçeneğinde ısrarcı

Ortadoğu’da birden fazla cephede hızla tırmanan gerilim ortamında ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un İran’ın yeniden inşasını “neredeyse imkânsız” hâle getirebileceğini ve  Tahran’ın yenilgi noktasına yaklaştığını belirtti. İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, göreve gelmesinin ardından yayımladığı ilk mesajında Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması ve boğazı kapatma araçlarının bir baskı unsuru olarak korunması gerektiğini vurguladı.  İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın sona ermesi için şartlarını ortaya koyarak saldırıların kalıcı biçimde durmasını garanti altına alacak uluslararası güvenceler verilmesi ve tazminat ödenmesi çağrısında bulundu. Pezeşkiyan ayrıca İran’ın “meşru haklarının” tanınması gerektiğini vurguladı.

Irak’ta ise yetkililer, Perşembe günü erken saatlerde Irak kıyıları açıklarında hedef alınan iki petrol tankerinden birinin mürettebatından bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da Perşembe günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki savaşın petrol arzında tarihin en büyük kesintisine yol açtığını belirtti. Bu açıklama, ajansın bir gün önce stratejik petrol rezervlerinden rekor düzeyde petrolün piyasaya sürülmesini onaylamasının ardından geldi.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, son saatlerde İsrail’in Hizbullah’a ait noktalara düzenlediği bir dizi hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinde temkinli bir sakinlik hâkim. Başkentte Armun ve Ramlet el-Beyda bölgelerini de kapsayan saldırılarda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.

Buna paralel bir gelişmede, medya organları İran ve Hizbullah tarafından Tel Aviv’e doğru füzeler fırlatıldığını aktardı. İsrail ordusunun ise Tahran’da İran yönetimine ait hedeflere yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı dalgası başlattığı bildirildi.