Londra’nın Yeni Suriye Özel Elçisi: Suriye krizinde askeri çözüm yok

Londra BM elçisinin siyasi bir çözüm bulma rolüne desteğini yineledi.

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında yerinden edilmiş insanlar (AFP)
Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında yerinden edilmiş insanlar (AFP)
TT

Londra’nın Yeni Suriye Özel Elçisi: Suriye krizinde askeri çözüm yok

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında yerinden edilmiş insanlar (AFP)
Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında yerinden edilmiş insanlar (AFP)

Birleşik Krallık'ın yeni Suriye Özel Temsilcisi Jonathan Hargreaves, Suriye krizinin askeri bir çözümü olmadığını belirtti. Çözümün bölgede barışın, istikrarın ve Suriye yararına sürdürülebilir güvenliğinin sağlanması için siyasi çözümde olduğunu vurgulayan Hargreaves, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’nin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Hargreaves Twitter hesabı üzerinden paylaştığı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Mevcut Suriye krizinin çözümü için 3,3 milyar sterlin değerindeki Birleşik Krallık Özel Programı’nda Kalkınma Direktörü ve Denetçi olarak 3 yıl çalışmamın ardından bugün Birleşik Krallık’ın Suriye Özel Temsilcisi olarak görevime başlıyorum. Bu çatışmanın her şeyden önce bir insanlık trajedisi olduğunu ve birçok Suriyeli için yıkıcı etkilerinin olduğuna bizzat şahit oldum.”
Hargreaves barışcıl protestolarının başlamasının 10’uncu yıl dönümünün yaklaşması sebebiyle şu ifadeleri kullandı: “İnsanların acıları durmadan artmaya devam ediyor. Sert kış mevsimi gelirken maliyetlerin yükselmesi ile Suriye içindeki gıda ve yakıt sıkıntısı da artıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) acil insani yardıma ihtiyaç duyan Suriyeli sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyon kişi artarak 13 milyona ulaştığını söylüyor. Londra’nın, nerede oldukları fark etmeksizin ihtiyacı olan insanlara odaklanarak, bu büyük krizde karşı yapılan müdahalede ön saflarda yer almasından gurur duyuyorum. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmeleri henüz güvenli olmadığından, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve mültecilere ev sahipliği yapan diğer ülkelerdeki Suriyelilere yardıma devam etmekte kararlı olduğumuzu duyuruyoruz.”
Elçi sözlerini şu ifadeler ile sürdürdü:
“Suriye krizi tam anlamı ile insan ürünü bir felakettir, askeri güç olmadan ancak siyasi araçlar ile sonuçlandırılabilir. Suriye ve Suriye halkının yararına barış, istikrar ve sürdürülebilir güvenliğin sağlanmasına yönelik Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen siyasi süreç ile Birleşmiş Milletler Suriye Özel Elçisi Geir Pedersen’i desteklemeye devam edeceğim. Suriye'deki insancıl hukuk, uluslararası hukuk ve insan hakları hukukunun korkunç ihlalleri tamamen durdurulmalı, Birleşik Krallık, Suriye halkına karşı işledikleri zulümler hakkında Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinden hesap sorulması için elinden gelen tüm düzenlemeleri yapmalıdır.”
Birleşik Krallık’ın eski Suriye Özel Temsilcisi Martin Longden görevinin sonunda Suriye’nin “uçurumun kenarında” olduğunu yazmış ve büyük bir siyasi bir zorluğun oluşmasına karşı uyarıda bulunmuştu. Longden Suriye halkının başına gelenleri “Esed rejiminin veya yandaşlarının bu sorunların nasıl çözüleceğine dair güvenilir cevaplarının olmadığı bir yüz karası” olarak nitelendirmişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.