ABD, başta Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kayınpederi Fevaz Ahras’ın ailesi olmak üzere Suriye rejimiyle ilişkili 18 kişiye ve kuruluşa, ‘Suriye halkı pahasına yasadışı servetlerinin artması ve Suriye rejiminin acımasız savaşı sona erdirmek için siyasi bir çözüme ulaşma konusundaki uzlaşmazlığı’ nedeniyle yeni yaptırımlar uyguladı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“13894 sayılı Başkanlık Kararnamesi uyarınca yeni yaptırımlar, Avrupa, Körfez ülkeleri ve diğer ülkelerdeki bağlantıları sayesinde Suriye halkı pahasına yasadışı servetlerinin birikmesi sebebiyle Beşşar Esed’in eşi Esma Esed’in ailesinden Fevaz Ahras, Seher Atari Ahras, Firas Ahras, İyad Ahras ve Suriye Askeri İstihbarat Direktörü Tümgeneral Kifah Milhim’i hedef alıyor. Suriye halkı ekmek, yakıt ve ilaç almak için uzun kuyruklarda beklerken, Esed rejimi Suriyelilerin ihtiyaç duyduğu bu temel ürünlere verilen desteği kesmeyi tercih ediyor.”
Pompoe düzenlediği basın toplantısında, beş yıl önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Suriye’deki savaşa kalıcı bir çözüm bulmanın tek yolunu kesin bir şekilde ortaya koyan 2254 sayılı kararının oybirliğiyle kabul edildiğini belirterek, ABD'nin ve uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun Suriye halkının çektiği acıları ve sıkıntıları sona erdirmek için bu plana bağlı kaldığını söyledi.
Pomepo açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ancak Esed rejimi, destekçilerinin ve müttefiklerinin desteğiyle, Suriye halkına karşı yürütülen acımasız ve gereksiz savaşı son erdirmeyi reddediyor. Bu durum, siyasi bir çözüme ulaşma çabalarını geciktiriyor. Suriye rejimi ve ortakları, 13894 sayılı Başkanlık Kararnamesi uyarınca Suriye’deki savaşa siyasi bir çözüm geliştirme çabalarını engellemeye çalıştı. Beşşar Esed'in eşi Esma Esed, sözde hayır kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını kullanarak, rejim adına ekonomik ve siyasi otoritesini pekiştirme çabalarına öncülük etti.”
Pompeo, yeni yaptırımların 2019 tarihli Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası’nın (Caesar Yasası) onaylanmasının birinci yıldönümünde uygulandığına işaret ederken ABD’nin bu çabaların bir parçası olarak, Esed rejimine ve destekçilerine zulümlerini sürdürmeleri için kaynak sağlanmasını önlemek için baskı yapmaya devam edeceğinin altını çizdi. Pompeo ayrıca ABD yönetiminin, Suriye halkının acılarının başlıca mimarlarından biri olan Askeri İstihbarat Direktörü Tümgeneral Kifah Milhim’e de yaptırımlar uygulayarak Suriye Askeri İstihbarat Teşkilatı'na karşı bir takım tedbirler aldığını kaydetti.
Milhim'in Suriye'de ateşkesi önlemeye yönelik eylemlerinden dolayı 13894 sayılı Kararname kapsamında cezalandırıldığını belirten Pompeo, ayrıca ABD Hazine Bakanlığı’nın Suriye Merkez Bankası'na yaptırım uygulamaya çalıştığını kaydetti. Pompeo, aynı şekilde, Esed'in baş danışmanlarından biri olan Lina Kinaya ve kocası Suriyeli milletvekili Muhammed Mesuti ile rejime ait birkaç şirkete de yaptırım uygulandığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı açıklamasında şunları söyledi:
“ABD, bu çatışmayı ve Suriye’nin geleceğini belirleyecek olan Suriye halkının çektiği acıları uzatanlardan hesap sormaya devam edecek. ABD, Suriye halkını desteklemek için çatışmanın başlangıcından bu yana değeri 12,2 milyar doları aşan insani yardımda bulundu ve BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca siyasi bir sürece geçiş için geri dönüşü olmayan bir ilerleme sağlanana kadar Esed rejimine baskı yapmayı sürdürecek.”
ABD’nin 2254 sayılı kararına ve Suriye'de ülke çapında ateşkes yapılmasını şart koşan Cenevre Bildirisi’ne bağlı olduğunu ifade eden Pompeo, Suriye halkı için barışçıl bir geleceğin tek yolunun, savaş sırasında insanlık suçu işleyenlere hesap verdirilmesi, yeni bir anayasa çerçevesinde özgür ve adil seçimlerin düzenlenmesi ve keyfi olarak gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması olduğunu söyledi.
ABD’nin Suriye özel elçisi Joel Rayburn dün telefon aracılığıyla basına yaptığı açıklamada, “ABD yönetimi, Esed'i ve askeri komutanlar, rejime bağlı özel şirketler, milletvekilleri ve krizin uzamasında sorumluluğu bulunanlar, Suriye halkının sıkıntı çekmesine neden olan Suriye ekonomisinin yağmalayanlar, Suriye rejimi, ordusu ve Esed’in etrafındaki gruba milyonlarca dolar harcayanlar dahil olmak üzere tüm işbirlikçilerini engellemek için ABD Kongresi'nde oylanan Caesar Yasası’na dayanıyor” ifadelerini kullandı.
Esed’in, ailesinin ve rejime bağlı olanların yaptıkları yolsuzluğun Suriye halkına yönelik bir ihlal olduğunu düşünen Rayburn, “ABD, bu nedenle Suriye rejimine yaptırımlar uyguluyor. Suriye rejimine ve destekçilerine yönelik azami baskı kampanyası, uygulayan Avrupalı ortaklarla iş birliği içinde yürütülecek” dedi.
Rayburn açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“BMGK sisteminin uygulanmasında gerçek ilerleme sağlanana kadar, Suriye rejimiyle ilişkileri normalleştirmeyeceğiz. Yıkılan alt yapının yeniden inşasına yardımcı olmayacağız. BMGK’nın açık bir şekilde barışa giden gerçek yola ilişkin bir haritası var. Bu hafta, tam bir ateşkes uygulanması, yardımların Suriye'nin tüm bölgelerine ulaşmasına izin verilmesi, savaş nedeniyle Suriye güçleri tarafından keyfi olarak gözaltına alınanların hepsinin salıverilmesi ve Suriye halkının Cenevre Sözleşmelerine uygun olarak geleceklerine karar vermesini sağlayan siyasi sürecin hayata geçirilmesi çağrısında bulunan bu kararın beşinci yıldönümü.”
ABD’li yetkili, Suriye halkının ülkelerinin geleceğine karar vereceğini vurgulayarak, ABD’nin buradaki katliam faillerini cezalandıran kararnameler ve yasalar çıkararak bunu başarmaya çalıştığını kaydetti. Rayburn, “Bu çatışmayı sona erdirmenin ve Suriye halkının istedikleri kadar özgürce yaşamasına izin vermenin zamanı geldi. Suriye'de Esed'in ötesinde, 2254 sayılı BMGK kararının uygulanmasıyla alınacak açık bir yol olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.




