Kuveyt, DEAŞ’ın yılbaşında düzenlemeyi planladığı terör saldırısını engelledi

Kuveyt, DEAŞ’ın yılbaşında düzenlemeyi planladığı terör saldırısını engelledi
TT

Kuveyt, DEAŞ’ın yılbaşında düzenlemeyi planladığı terör saldırısını engelledi

Kuveyt, DEAŞ’ın yılbaşında düzenlemeyi planladığı terör saldırısını engelledi

Kuveyt güvenlik birimleri, DEAŞ’ın yılbaşı gecesi yerleşim yerleri ve ibadethaneleri hedef almayı planladığı bir terör saldırısını engelledi. Kuveyt hükümeti, perşembe günü itibariyle halka açık yerlerde dini bayramları kutlamak için bir araya gelinmesini önlemeye ve Hıristiyan ibadethanelerini kapatmaya karar verdi. Söz konusu kararın koronavirüs salgını ve sağlık önlemleri sebebiyle verildiği belirtilse de bir DEAŞ hücresinin tespit edilmesi ardından güvenlik seviyesinin artırıldığı kaydedildi.
Kaynaklar, Kuveyt Devlet Güvenlik Teşkilatı’nın DEAŞ ile temas halindeki 6 Kuveytli genci tutukladığını bildirdi. Nitekim terör örgütünün meşhur bilgisayar oyunlarından biri aracılığıyla bu çocukları terör fikrine yaklaştırmayı başardığı ortaya çıktı. Kuveyt’teki bir gazetenin bildirdiğine göre İçişleri Bakanlığı’nın söz konusu hücre ile ilgili yürüttüğü soruşturmada asıl tahrik edenin eski bir milletvekilinin oğlu olduğu anlaşıldı. Arkadaşlarını DEAŞ’a yaklaştıranın söz konusu genç olduğu gözlemlendi. Bu gençlerden yılbaşı gecesi yerleşim yerleri ile ibadethaneleri hedef almalarının istendiği ortaya çıkarken sanıklardan bazılarının elinde ateşli silahlar bulundu. Terör eylemleri gerçekleştirme yönünde yazışma ve koordinasyon bilgilerinin bulunduğu bilgisayarlara da el kondu.
DEAŞ ile temasta olmakla suçlanan hücrenin planlarının ayrıntılarını yayınlayan Kuveyt merkezli Alqabas gazetesinin haberinde, “Yapılan soruşturmalarda, örgüt üyelerinden ellerinde bulunan ateşli silahlarla yılbaşı gecesi ibadethaneleri ve ticari kompleksleri hedef almalarının istendiği anlaşıldı” ifadeleri kullanıldı.
Yılbaşı öncesinde güvenlik seviyesini artıran İçişleri Bakanlığı, yerleşim yerleri ve ibadethaneler üzerindeki denetimi sıkılaştırdı.
Kuveyt, DEAŞ tarafından gerçekleştirilen terör saldırılarına sahne olmuştu. Bunlardan en tehlikelisi ise 26 Haziran 2015'te, Ramazan Ayı'nın ikinci cuma günü Savabir’deki İmam Sadık Camisi'nde düzenlenen, 27 kişinin yaşamını yitirdiği, 227 kişinin de yaralandığı bombalı saldırıydı. Kuveytli yetkililer 19 Kasım 2015'te, DEAŞ örgütünün terör faaliyetlerine fon, füze ve mühimmat sağlamak da dahil savaş silahları satın alımını finanse etmek için çalışan aşırılık yanlısı bir ağı ele geçirmeyi başarmıştı. Soruşturmalar, söz konusu ağın Kuveyt'ten Avustralya, Ukrayna ve Türkiye'ye kadar uzandığını, silah ticareti yaparak bunları terör örgütüne kaçırmak için bir şirket kurduğunu gösterdi. Yetkililer 2016’da da aralarında bir imamın da olduğu 4 Mısırlıdan oluşan bir ağın ele geçirilmesinin ardından Kuveyt'tekibir DEAŞ hücresini ortaya çıkardı. Ağın, tutuklanan Mısırlıların aracı ile ABD’li askerleri taşıyan bir araca çarpan 1988 doğumlu Mısır asıllı Kuveyt vatandaşı İbrahim Süleyman ile bağlantıları olduğu anlaşıldı. Süleyman’ın aracında terör örgütü DEAŞ’a bağlılık sözü verdiği ve vasiyetinin yer aldığı bir el yazısı bulunmuştu.



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.