Cezayirliler, Cumhurbaşkanı’nın devam eden yokluğu nedeniyle bekleyiş içerisinde

Tebbun’un görevini yerine getirmeyi bırakması, devlet aygıtında çıkmaza yol açıyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Reuters)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Reuters)
TT

Cezayirliler, Cumhurbaşkanı’nın devam eden yokluğu nedeniyle bekleyiş içerisinde

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Reuters)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Reuters)

İsmini vermeyi reddeden bir Cezayir sendikasından bir yetkili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sendika üyelerini ilgilendiren ve bekletilmemesi gereken meseleleri ilgili bakan ile ilişkilerinin tıkanmasının ardından cumhurbaşkanlığına sunduğunu, ancak kendisine “Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ülkede bulunmadığı sürece çözüm arayışının mümkün olmadığının” söylendiğini belirtti.
Bu durum, Tebbun’un 14 Ekim'de Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian'ı ağırlamasının ardından görevlerini yerine getirmeyi bırakması nedeniyle devlet organları ve kurumlarında patlak veren durgunluğu özetliyor. Nitekim Cezayir anayasası, Cumhurbaşkanı’na geniş yetkiler veriyor; bu nedenle bütçe açığı kaydedildiğinde, birçok sektörün, finans sisteminde olduğu gibi işleri yürütmesi imkansız hale geliyor.
Bugünlerde meclis tarafından onaylanan 2021 Bütçe Yasası akıbetine dair bekleyiş mevcut. Zirâ Cezayir siyasi sahnesinde önem arz eden bu münasebet, Cumhurbaşkanı’nın yılın son günü hükümet üyelerinin de katıldığı bir törenle bu yasayı imzalaması gerekiyor. Tebbun bu resmi geleneği ihlal ettiği taktirde, fonların sektörlere ve iştiraklerine yasal olarak dağıtımı mümkün olmayacak. Bu münasebetin fiilen gerçekleştiğinin belirtilmesi için fotoğrafların servis edilmesi dolayısıyla, Tebbun’un bu imzayı tedavi gördüğü Almanya’da atma olasılığı yüksek değil. Nitekim bu durum, Cumhurbaşkanı’nın fiziksel düzeydeki en basit protokolleri dahi gerçekleştirme becerisine ilişkin geniş tartışmalara sebebiyet verecek. Aynı zamanda 2013 ve 2019 yılları arasında hastalığı nedeniyle 6 yıl boyunca kamuoyundan uzakta kalan eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın iktidarında gerçekleşen o kötü aşamayı hatırlatacak. Söz konusu dönemde iktidar, gayriresmi olarak, şu anda 15 yıl hapis cezasına çarptırılan kardeşi ve baş danışmanı Said Buteflika'ya devredilmişti.
Aynı zamanda yeni anayasanın cumhurbaşkanlığı emri, yani bir yasa şeklinde çıkarılması da Anayasa Konseyi tarafından geçen ay başlarında düzenlenen referandumda onaylanmasının ardından uzun zamandır bekleniyor. Ancak yeni anayasa, diğer tüm kanunlarda olduğu gibi resmi gazetede yayınlanıncaya kadar yürürlüğe giremez. Bir grup siyasetçi ve parti lideri, Anayasa oylamasına katılımın zayıf olması nedeniyle (yalnızca yüzde 23), tedaviden döndüğünde Tebbun tarafından iptal edilme olasılığına değindi.
13 Aralık’ta Twitter hesabından yayınladığı bir videoda konuşan Tebbun, planlandığı 2022 yılı öncesinde parlamento seçimlerine hazırlık olarak seçim yasasının gözden geçirilmesi talebinde bulundu. Tebbun’un ‘kurumları yenileme’ çabası veya kendi deyimiyle ‘yeni Cezayir’ bağlamında önümüzdeki Haziran ayı öncesinde erken oylamanın yapılacağı düşünülüyor.
Ancak seçim yasasının yeni anayasa yürürlüğe girmeden değiştirilememesi dolayısıyla, Buteflika dönemi anayasası referans olarak kalabilir. Bu, en azından bazılarının ifadelerinde görüldüğü gibi, iktidar ekibinin istemediği bir durum.
28 Ekim'de koronavirüs tedavisi için Almanya'ya nakledilmesinden bu yana ilk kez sahneye çıktığında, “Bir, iki veya üç hafta içerisinde iyileşmeyi bekliyorum, inşallah tüm gücümü geri kazanacağım” ifadelerinde bulunmuştu. Ancak bu ifadeleri, yurtdışındaki tıbbi tedavi süresinin uzun sürdüğü, en iyi ihtimalle Cezayir’de tamamlayacağı izlenimi bıraktı. Bir süre daha sahneden uzak kalacağı anlaşılıyor.
Baştan Başbakan Abdulaziz Cerrad olmak üzere, Tebbun’un bakanlık takımı Cumhurbaşkanı’nın hastalığı ve yokluğunun ne kadar süreceğini araştırmaktan kaçınıyor. Ulusal Meclisi Başkanı Süleyman Şinnin ise “Tebbun’un projesini tamamlamak için yakında geri döneceğini” vurgulamıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.