Mısır Fetva Kurumu: Domuz kökenli aşı helaldir

İçerisindeki maddenin doğası ve bileşenleri değiştirildiği taktirde

Mısır Fetva Kurumu: Domuz kökenli aşı helaldir
TT

Mısır Fetva Kurumu: Domuz kökenli aşı helaldir

Mısır Fetva Kurumu: Domuz kökenli aşı helaldir

Mısır Fetva Kurumu Daru’l İfta, içerisindeki maddenin doğası ve domuz kökenli bileşenleri değiştirildiği taktirde domuz türevlerine dayalı aşı kullanımına cevaz verdi. Kurum tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere başvuruldu:
“Aşıda kullanılan malzeme, üretim sürecinde domuz olarak isimlendirilmeyen başka bir maddeye dönüştürülür. Böyle olduğu taktirde, koronavirüs ve diğer salgın hastalıkların tedavisi için aşı içerisinde kullanılmasında sakıncası yoktur. Aynı şekilde, bu madde halen doğal açıdan bir domuz bileşeni olarak adlandırılıyorsa da geçerlidir. Ancak tedavi hızı ve etkinliğinde, üretilip kullanılmasının caiz olduğu temiz içeriklerin yerini alacak hiçbir şey yoktur. Haram veya necis madde istihale geçirmiyorsa (niteliği dönüştürülmüyorsa), temiz bileşenler onun yerini almadığı sürece veya tedavi hızı ya da etkinliğinde bir etkisi bulunmuyorsa bu tür ürünlerle tedavi görmek Hanefi ve Şafii mezhebinde olduğu gibi caiz değildir.”

Ezher: Tedbirleri ihlal haramdır
Diğer yandan, El-Ezher ise virüsle mücadele tedbirlerinin ihlal edilmesinin haram olduğuna dair bir fetva yayınladı. El-Ezher Uluslararası Elektronik Fetva Merkezi, vaka sayısının yeniden artmasının ardından, virüsün kontrol altına alınmasına yönelik önlemlere karşı ihmalkarlık etmeme uyarısını yeniledi. Cuma günü yaptığı açıklamada, vatandaşları kamu sağlığı yararına daha önce alınan önleyici tedbirlere ve Sağlık Bakanlığı talimatlarına uymaya çağırdı. Aynı zamanda krizin tamamen sona erdiği ilan edilinceye kadar yetkili makamlar tarafından verilen tıbbi ve önleyici talimatların ihlal edilmesinin haram olduğunu zirâ kişinin bu ihlallerle kendisi ve başkalarını zarara veya ölüme maruz bıraktığını vurguladı.
Mısır Vakıflar Bakanlığı ise “Virüse yönelik önleyici tedbirlere uyulmamasının insan hayatına saldırı teşkil ettiğini” vurguladı. Ülke genelindeki camilerin dezenfeksiyon ve sterilizasyon çalışmalarının sürdürülmesi gerektiği uyarısını yenileyen bakanlık, namaz kılanlar arasında boşluk bırakılması gerektiğini belirten işaretlerin konduğundan, tuvaletlerin ve türbelerin açık olmadığından emin olunması gerektiğini vurguladı.
Eğitim ve Teknik Eğitim Bakanı Dr. Tarık Şevki, “okullardaki derslerin durdurulması kararının Eğitim Bakanlığının değil, devletin kararı” olduğunu vurguladı. Ebeveynlerin çocuklarının koronavirüse yakalanacağı korkusuyla derslerin durdurulması çağrılarının artmasının ardından alındığını da ekledi.
Daha önce yaptığı açıklamada Mısır Devleti’nin okul yılını iptal etme planı olmadığını söyleyen Bakan, okulları kapatmanın öğrencileri strese iteceği için onların yararına olmadığına işaret etmişti.
Diğer yandan Sağlık ve Nüfus Bakanlığı ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yönergeleri dikkate alınarak yürütülen gerekli gözetim, soruşturma ve incelemeler kapsamında bin 133 yeni vaka ve 49 can kaybının kaydedildiğini duyurdu. Bu açıklama, bakanlığın bin 21 vaka ve 51 can kaybının kaydedildiğini duyurmasından bir gün sonra gerçekleştirildi. Nitekim bu rakamlar, ülkenin virüsün ilk dalgasının zirvesinde olduğu Temmuz ayından bu yana bin vaka sınırının ilk defa aşıldığına işaret ediyor. Cuma günü, iyileşen 511 hastanın daha hastanelerden taburcu edildiğini açıklayan Mısırlı sağlık yetkilileri, bu güne kadar toplamda 131 bin 315 vaka kaydedildiğini, 109 bin 462 kişinin iyileştiğini, 7 bin 352 kişinin ise koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiğini bildirdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.