Avrupa’da koronavirüse karşı aşılama kampanyaları başlatıldı

İspanya’da bir sağlık çalışanı dün aşı oldu (Reuters)
İspanya’da bir sağlık çalışanı dün aşı oldu (Reuters)
TT

Avrupa’da koronavirüse karşı aşılama kampanyaları başlatıldı

İspanya’da bir sağlık çalışanı dün aşı oldu (Reuters)
İspanya’da bir sağlık çalışanı dün aşı oldu (Reuters)

Avrupa Birliği'nin Pfizer-BioNTech aşısına yeşil ışık yakmasının üzerinden bir haftadan kısa bir süre geçmesinin ardından dün (Pazar) İtalya ve İspanya gibi birçok Avrupa ülkesi, diğer birçok ülkenin izinden gidilerek resmi olarak yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılama kampanyaları başladı.
İtalya’da Pfizer-BioNTech aşısının ilk iki dozu, hemşire Claudia Alivernini ve Roma'daki Lazzaro Spallanzi Ulusal Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü Müdürü Maria Rosaria Capobianchi’ye yapıldı. Hemşire Alivernini aşı sonrası düzenlenen basın toplantısında “Bu küçük ancak hepimiz için önemli bir adım. İçtenlikle söylüyorum: Aşı yaptıralım… Kendimiz, etrafımızdakiler ve toplum için” ifadelerini kullandı.
İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, "İtalya tarihi selamlayarak uyanıyor. (Sonsuza kadar hafızamıza kazınacak)” dedi.
Aşı kampanyası 71 bin can kaybı ile salgından en çok etkilenen ülkelerden biri olan ve Noel öncesi tekrar kapanma tedbirleri uygulayan İtalya'ya haftalık olarak 470 bin aşı dozunun gelişiyle aynı zamana denk gelecek şekilde 8 Ocak'ta başlayacak.
İspanya da İtalya’nın izinden gitti. Guadalajara'daki Los Olmos bakımevinde yaşayan 96 yaşındaki Araceli Rosario Hidalgo Sanchez ülkede ilk aşıyı yaptıran kişi oldu. Sanchez, aşının yapılmasının ardından gülümseyerek, aşılama sırasında hiçbir şey hissetmediğini ifade etti. Almanya'da yüz yaşını aşmış bir kadın, Macaristan'da bir doktor ve Slovakya'da bir enfeksiyon uzmanının ilk dozları almaları ile Avrupa Birliği’ndeki diğer ülkeler, aşılama kampanyasına diğerlerinden bir gün önce başladılar.
Almanya’da önümüzdeki günlerde televizyon kanallarında ve reklam platformlarında “Kolları sıvayın” sloganıyla bir aşı kampanya başlatılacak.
Fransa’da ilk aşı Paris yakınlarındaki René-Muret Hastanesi’nde 78 yaşındaki Mauricette isimli bir kadına yapıldı. Mauricette aşı olurken heyecanlandığını ifade etti. Yaklaşık 19 bin 500 doz aşı Paris hastaneleri merkez eczanesine nakledildi. Aşılar -70 derece sıcaklıkta özel soğutucularda muhafaza edildikleri için, soğuğa karşı koruma sağlayan eldivenler giyen görevliler tarafından taşındı
Romanya’da ilk aşı başkent Bükreş’e birkaç kilometre uzakta, Enfeksiyon Hastalıkları Matei Bals Hastanesi’nde çalışan ve Şubat ayında ülkedeki ilk koronavirüs vakasının tedavisinde görev alan Mihaela Anghel’e uygulandı. Hemşire, yaptırdığı “en acısız aşı” olduğunu ve kendini “gergin” hissettiğini söyledi.
Slovakya'da 84 yaşındaki piskopos Frank Kramberger aşının ilk dozunu yaptıran kişi oldu.
Çoğu ülkede aşı kampanyalarına başlamak için yaşlılar veya hemşireler seçilirken, Çek Cumhuriyeti’nde ilk aşıyı Başbakan Andrej Babis yaptırdı. Babis, “Dün televizyonda bir kadının ‘Babis’in aşı olmasını izlemeyi beklediğini’ söylediğini gördüm. Bu yüzden örnek olmaya karar verdim” dedi.
Fransız haber ajansı AFP’nin resmi kaynaklardan derlediği verilere göre, Avrupa Birliği'nden önce birçok ülke, en az bir milyon 756 bin 60 kişinin ölümüne neden olan ve tüm dünyada yaklaşık 81 milyon insanı enfekte eden Kovid-19’a karşı aşılama kampanyaları başlattı. Vaka sayısı 3 milyonu aşan Rusya ve İngiltere, ABD, Kanada, Meksika, Şili ve diğerleri, bu ay farklı zamanlarda ülke nüfusunu aşılamaya başlarken, Çin geçen yaz aşılama çalışmalarına başlayarak aşı kampanyasına başlayan ilk ülke oldu.
Geçen hafta Fransa, Almanya, Lübnan ve Danimarka’da mutasyona uğramış vakaların tespit edildiğini duyurmalarının ardından cumartesi günü Kanada, İtalya, İsveç, İspanya ve Japonya da dahil olmak üzere bazı ülkeler, mutasyona uğramış yeni koronavirüs türü ile enfekte olan vakaların kaydedildiğini duyurdular.
Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu tarafından yapılan araştırmaya göre, mutasyona uğrayan yeni tür, virüsün orijinal versiyonundan yüzde 56 ila 74 arasında değişen bir oranda daha fazla bulaşıcı. Bu durum 2021'de hastanelerde yoğun bakıma ihtiyaç duyan ağır vakaların ve virüse bağlı ölümlerin 2020'ye kıyasla artacağına dair endişelerin oluşmasına neden oluyor. Yeni türün tespit edilmesinin ardından, onlarca ülke İngiltere ile hava, deniz ve kara ulaşımını askıya aldı. Bu durum ülkenin güneydoğusunda binlerce tırın durduğu Dover’de kaosa neden oldu.
Japonya ise, pazartesi gününden itibaren Ocak ayı sonuna kadar, topraklarında ikamet etmeyen yabancılar dışında yeni gelen yabancıların ülkeye kabulünü durdurma kararı verdi.
Vaka sayılarının endişe yaratacak şekilde yükselmesi karşısında birçok ülke tekrar kısıtlamalar uygulamaya başladılar. Avusturya’da 24 Ocak Cumartesi gününe kadar karantina uygulanması kararı alındı.
İtalya ve İrlanda’da Noel’den önce tekrar kısıtlamalar uyguladılar. İngiltere’de uygulanan yerel kapanmalar ve yarı kısıtlamalar milyonlarca kişiyi etkiledi. Aynı şekilde İsrail de pazar günü kapsamlı bir karantina uygulanması kararı alındı.
Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran, epidemiyolojik durumun kötüleşmesi durumunda ülkede üçüncü kez kapanma önlemlerinin uygulanmasının uzak bir ihtimal olmadığı konusunda uyarıda bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus dün Uluslararası Salgın Hazırlık Günü münasebetiyle yayınlanan bir videoda, koronavirüs kaynaklı salgının son salgın olmadığı konusunda uyarıda bulundu. Ghebreyesus iklim değişikliği ve hayvanların bakımına ilişkin sorunlara müdahale edilmezse, insan sağlığını iyi hale getirmeye yönelik girişimlerin “başarısızlığa mahkum” olduğunu belirtti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.