Çin'in Ruhani hükümeti ile ‘stratejik ortaklığa’ ilgisi azaldı

İran milletvekili, Biden ile muhafazakarlar arasında müzakere olasılığına uzak bakmıyor

İran rejim lideri Ayetullah Ali Hamaney'in resmi internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta, Hamaney Ocak 2016'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i ağırlıyor
İran rejim lideri Ayetullah Ali Hamaney'in resmi internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta, Hamaney Ocak 2016'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i ağırlıyor
TT

Çin'in Ruhani hükümeti ile ‘stratejik ortaklığa’ ilgisi azaldı

İran rejim lideri Ayetullah Ali Hamaney'in resmi internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta, Hamaney Ocak 2016'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i ağırlıyor
İran rejim lideri Ayetullah Ali Hamaney'in resmi internet sitesinde yayınlanan fotoğrafta, Hamaney Ocak 2016'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i ağırlıyor

İranlı bir milletvekili, Hasan Ruhani hükümeti ile 25 yıllık bir stratejik anlaşma imzalamak ile pek ilgilenmeyen Çin'in önümüzdeki Ağustos ayı başlarında resmi görevlerine başlayacak olan yeni İran hükümetini beklediğini açıkladı.
Çin ve İran, ekonomi ve güvenlik ortaklığı anlaşması imzalamak için istişarelerde bulunarak, medyanın 400 milyar dolar değerinde olduğunu tahmin ettiği Çin yatırımlarının İran'a akışının yolunu açmıştı.
New York Times’ın geçtiğimiz Temmuz ayında yayınlanan ve anlaşma taslağına dayanan haberinde, İran’daki bankacılık, telekomünikasyon, limanlar ve demiryolları sektörlerinde Çin varlığının genişleyeceği, aynı zamanda başka onlarca projenin gerçekleştirileceği, karşılığında ise 20 yıl süreyle düzenli İran petrolünün sağlanacağı öngörülmüştü.
Ordu, araştırma, silah geliştirme ve istihbarat alanlarındaki iş birliğinin artırılmasına kapısını açan söz konusu anlaşma; Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in İran Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirdiği görüşmede Tahran'a ilk kez sunduğu bir Çin girişimi sayılıyor. Ardından İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, geçtiğimiz Temmuz ayında yaptığı açıklamada, Hasan Ruhani hükümetinin anlaşma kapsamında adım atma niyetini doğrulamıştı.
Milletvekili Feda Hüseyin Maleki, İran hükümeti çevrelerine yakın olan ‘Seçim’ web sitesine yaptığı açıklamada “25 yıllık ortaklık anlaşması kapsamında Çin de dahil olmak üzere bazı ülkeler, buna daha sonra da devam edebileceğini umuyor ve varsayıyor. Çinliler, anlaşmayı mevcut hükümet ile uygulamak istemiyorlar. Muhafazakar olacağını düşündükleri bir sonraki hükümeti bekliyorlar” ifadelerini kullandı.
Hamaney’in dış politika danışmanı Ali Ekber Velayeti’ye yakınlığı ile bilinen Farhikhtegan Daily gazetesinin 22 Ekim’deki haberinde, “Çinliler, iktidar yapısı ve rejimle iş birliğinin hükümetten daha iyi olduğu sonucuna vardı” ifadeleri kullanılmış; Pekin'in ortaklık anlaşmasını sonuçlandırmadan önce tüm rejimle bir anlaşmaya varmak istediğine işaret edilmişti.
Özellikle de nükleer anlaşmanın imzalanması ardından İran'ın Avrupalı ​​şirketlere açılımı ve Tahran'ın Pekin ile petrol projelerinden çekilmesinin ardından Pekin'in anlaşmanın ilerlemesindeki gecikmenin Ruhani hükümetinin stratejik ilişkileri ilerletme niyetine ilişkin şüphelerinden kaynaklandığına değinen gazete, Çin tarafının İran'ın geri adım atışından rahatsızlık duyduğunu öne sürmüştü.
Feda Maleki ise dün yaptığı açıklamada “Büyük sorunları ve ulusal çıkarları reformculardan daha ciddiye alan muhafazakarlar, daha az hata yapmaya ya da yapmamaya isteklidirler; bu bir gerçektir. Bugün ülkenin içerisinde bulunduğu durum pek iç açıcı değil, halkımız ise iyi bir ruh halinde değil. Geçinmek zor, genç işsizliği ise katlanılmaz derecelerde. Ilımlı ve reformist hükümetin yalnızca iyi bir takipçi olması ve çifte standartta bulunması talihsiz bir durum” ifadelerine başvurdu.
Muhafazakarların ABD ile bir müzakere masasına oturmaya açık olduğuna dair haberlerin aksini iddia etmeyen Feda Maleki, siyasi grup ve partilerin bu konu üzerine ‘tartıştığını’ söyleyerek “Zirâ bu mesele, ulusal çıkarlarla ilgilidir. Dolayısıyla muhafazakarlar ve reformistler bu alandaki kırmızı çizgileri aşmamalıdır” ifadelerine başvurdu.
Seçilmiş ABD Başkanı Joe Biden ile muhafazakarlar arasındaki müzakere arzusunun da masada olduğunu, bu konuda göstergeler olduğunu söyleyen milletvekili, şöyle devam etti:
“Bizim için önemli olan şu: ABD’liler neyi müzakere etmek istiyor? Kararları nükleer anlaşmayı müzakere etmekse bunu kabul etmeyeceğiz. Öncelikle nükleer anlaşmadaki gecikmiş vaatlerinin tazmini hakkında konuşmalılar, çünkü nükleer anlaşma dosyası temelde kapatıldı; yani müzakere etmenin bir anlamı yok. Şayet müzakere konusu başka alanlardaysa, İran'ın müzakereleri kabul edip etmeyeceği yönündeki tutumunu dile getirmesi için açık olmalılar.”



ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
TT

ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)

ABD, İran'a yönelik gizli operasyon ve askeri stratejiler üzerinde çalışıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Başkan Donald Trump'a çeşitli saldırı seçenekleri sunduğunu söylüyor.

Bunlar arasında ABD'nin haziranda vurduğu nükleer tesislere ek olarak balistik füze üretimi merkezlerinin hedef alınması da var.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

Yetkililer, böyle bir saldırı senaryosunda operasyonun "birkaç gün" sürebileceğini ve İran'ın "şiddetli misilleme yapabileceğini" belirtiyor.

İran, ABD'nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran'da Amerikan ordusunun Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ne saldırmıştı. Operasyonda Tahran'ın önceden Washington'a haber verdiği ve hiçbir can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştı.

Pentagon'un sunduğu diğer seçenekler arasında İran'ın güvenlik kurumlarına yönelik siber saldırı düzenlenmesi yer alıyor. Kaynaklara göre bu tarz saldırılarda "protestoculara karşı ölümcül güç kullanan iç güvenlik aygıtı" hedef alınacak.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla BBC'ye konuşan ABD'li yetkililer de İran'a yönelik olası operasyonda hava saldırılarının en muhtemel seçenekler arasında olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak İran'ın "komuta ve telekomünikasyon sistemlerinin" hedef alınabileceğine işaret ediliyor.

Trump, sosyal medyadan dün paylaştığı gönderide İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi getirme tehdidinde bulundu.

NYT'nin analizinde, İran petrolünün en büyük alıcısı Çin'in yanı sıra Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan'ın da böyle bir hamleden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.

Trump'ın protestocuların öldürülmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunduğu İran'ın ekonomisi, uzun süredir ABD ambargosunun da etkisiyle zor durumda.

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf 28 Aralık'ta greve gitmişti.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, Norveç merkezli insan hakları örgütü İran İnsan Hakları (IHRNGO) verilerine göre, protestolarda en az 648 eylemci öldürüldü, bunlardan 9'u 18 yaşın altındaydı. BBC'nin İran'daki kaynaklarıysa ölü sayısının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), öğrencilerin de katılımıyla büyüyen gösterilerin 16. gününe ilişkin raporunda, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u 18 yaşın altında toplam 646 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 721 kişinin de gözaltına alındığını bildirdi.

ABD'nin İran'a yönelik operasyon başlatma ihtimali İsrail'i de harekete geçirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden (IDF) dün yapılan paylaşımda, İran'daki durumla ilgili "sürpriz senaryolara karşı" hazırlık yapıldığı ifade edildi.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Times of Israel


Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
TT

Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)

Çin, Tayvanlı politikacıları kabul etmemeleri için Avrupa ülkelerine baskı yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Guardian'a konuşan diplomat ve yetkililer, Pekin'in Tayvanlı siyasetçilerin ülkelerine girişini yasaklaması için Avrupa Birliği (AB) hükümetlerine baskı yaptığını öne sürüyor. 

Kaynaklara göre Çin yönetimi, Avrupa'daki konsolosluklar üzerinden hükümet yetkililerine kasım ve aralıkta ulaşarak Tayvanlı politikacıların girişlerinin yasaklanması yönünde "hukuki tavsiye" verdi. 

Pekin yönetimi, Schengen Sınırları Kanunu diye bilinen ve AB vatandaşı olmayanların ülkelere girişi için "üye devletlerin uluslararası ilişkilerine tehdit oluşturmamasını" şart koşan kuralları öne sürerek uyarı yapıyor. 

Buna göre Çinli yetkililer, Tayvanlı siyasetçilerin Avrupa ülkelerine girişinin, mevzubahis ülkenin Çin'le uluslararası ilişkilerini tehdit edeceğini savunuyor. 

Diğer yandan Tayvan Ulusal Dong Hwa Üniversitesi'nden Zsuzsa Anna Ferenczy, "AB-Tayvan ilişkilerinin AB-Çin ilişkilerini tehdit ettiği yönündeki yorum Pekin'e ait. Bu, Avrupa'daki algı veya gerçeklikle hiç uyuşmuyor" diyor. 

Guardian'ın incelediği bazı notlarda "Tayvanlı personelin resmi temas için Avrupa'ya girmesinin yasaklanması" talep ediliyor. Bunun "Çin'in kırmızı çizgisinin ihlal edilmesi" anlamına geldiği ileri sürülüyor. 

Ayrıca bazı notlarda, AB hükümetlerinden Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, Devlet Başkanı Yardımcısı Hsiao Bi-khim ve Başbakan Cho Jung-tai'nin yanı sıra, bu pozisyonlarda önceden görev yapmış isimlerin de girişinin yasaklanması talep ediliyor. 

Çin yönetimine göre Tayvanlı yetkililerin Belçika, Çekya, Polonya, Hollanda, İtalya, Avusturya, Almanya, Litvanya, Danimarka, Estonya ve İrlanda'ya ziyaretleri, "Çin-AB ilişkilerini ciddi şekilde zedeleme" riski taşıyor. 

Guardian'ın aktardığına göre Norveç ve Finlandiya'ya da benzer uyarı notları gönderilmiş. 

Tayvan Dışişleri Bakanlığı gazeteye gönderdiği açıklamada, yetkililerin Avrupa ziyaretlerinin "Çin'le hiçbir ilgisi olmadığı, Çin'in bu konuda müdahale etme hakkının bulunmadığı" belirtildi. 

Çin'e odaklanan Alman düşünce kuruluşu Merics'ten Claus Soong, şu ifadeleri kullanıyor: 

Pekin, Tayvanlı yetkilileri ülkeye kabul etmeden önce iyice düşünmeniz gerektiğini söylemek için elinden geleni yapıyor. Bunun bir tehdit olduğunu söyleyemem, daha çok bir hatırlatma ancak pek de nazik bir hatırlatma değil.

AB, Çin ordusunun Tayvan etrafında geçen ay düzenlediği kapsamlı tatbikatı eleştirerek, "bölgedeki istikrarın tehlikeye girdiğini" bildirmişti.

Independent Türkçe, Guardian, European Newsroom


Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
TT

Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanı Pam Bondi'den memnun olmadığını bildirdi. 

Amerikan gazetesinin kaynakları, 60 yaşındaki siyasetçiyi etkisiz ve zayıf bulan Trump'ın, onu kapalı kapılar ardında sürekli yerdiğini iddia etti.

Danışmanlara yapılan şikayetlerinin dozu ve sıklığının özellikle son aylarda çok arttığı belirtiliyor. 

WSJ, eski FBI Direktörü James Comey ve New York Başsavcısı Letitia James gibi Trump'ın rakip gördüğü kişilere karşı atılan yasal adımların yeterli bulunmadığını öne sürüyor. 

Trump'ın bu kişilere ve kaybettiği 2020 seçimlerine dair hile iddialarına karşı yürütülen yasal süreçlerin hızlandırılması için Adalet Bakanlığı'na özel savcılar atamayı planladığı da haberde dile getirilen iddialar arasında. 

Trump'ın, MAGA hareketinden de tepki alan Pondi'nin Jeffrey Epstein dosyalarını eline yüzüne bulaştırdığı eleştirilerine hak verdiği ifade ediliyor. 

Trump'ın bizzat eleştirilerini ilettiği Bondi'nin endişelerinin özellikle son bir aylık süreçte arttığı bildiriliyor.

WSJ'nin haberinin ardından Beyaz Saray'dan peş peşe açıklamalar geldi.

Trump, "Pam harika bir iş çıkarıyor. Uzun yıllardır benim arkadaşım. Radikal solcu çılgınlara karşı muazzam bir ilerleme kaydedildi. Onlar tek bir işte iyi, seçimlerde hile yapmak ve suç işlemek" dedi. 

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles da Bondi'nin onlarca yıldır arkadaşı olduğunu söyleyip ekledi:

O inanılmaz derecede yetenekli, zeki ve çalışkan. Adalet Bakanlığı'nın başında olduğu için Trump Yönetimi şanslı.

Trump eylülde X'te yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Pam Bondi'ye seslenerek Comey ve James'in yanı sıra Demokrat Partili Senatör Adam Schiff'in de cezalandırılması gerektiğini savunmuştu.

Yanlışlıkla paylaşıldığı iddia edilen gönderide, "Aşırı suçlular ama hiçbir şey yapılmıyor. Daha fazla gecikemeyiz. Bu bizim itibarımızı ve inanırlığımızı öldürüyor" denmişti. 

Sonrasında Comey ve James hakkında iddianameler hazırlandı. Ancak yargı, Trump'ın eski avukatıyken Virginia Doğu Bölgesi Başsavcısı yapılan Lindsey Halligan'ın atanmasının kanunlara uymadığı neticesine varınca bu girişimler suya düştü. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, The Times, NBC