Trump, Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra ne yapacak?

Trump 2024 kampanyasının duyurusu kesin değil, ancak bazı Cumhuriyetçiler adaylık olasılığının yüzde 70 ile 80 arasında olduğunu söylüyor (AFP)
Trump 2024 kampanyasının duyurusu kesin değil, ancak bazı Cumhuriyetçiler adaylık olasılığının yüzde 70 ile 80 arasında olduğunu söylüyor (AFP)
TT

Trump, Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra ne yapacak?

Trump 2024 kampanyasının duyurusu kesin değil, ancak bazı Cumhuriyetçiler adaylık olasılığının yüzde 70 ile 80 arasında olduğunu söylüyor (AFP)
Trump 2024 kampanyasının duyurusu kesin değil, ancak bazı Cumhuriyetçiler adaylık olasılığının yüzde 70 ile 80 arasında olduğunu söylüyor (AFP)

Tarık eş-Şami
Başkanlık sonrası dönem, Oval Ofis'i işgal eden başkanlar için genellikle kolay bir görev haline gelir.  Çünkü bazıları on binlerce dolar değerinde konuşma yapıyor, başkanlık anılarını yazıyor, kütüphaneler inşa edebiliyor ya da insani amaçlar benimsiyor.  Ancak Beyaz Saray'dan bir ay sonra ayrılacak olan Başkan Donald Trump, hiçbir zaman geleneksel bir politikacı olmadı. Bu nedenle muhtemelen modern dönemde diğer başkanların yapmadığı bir şey yapacak. Peki, 20 Ocak'ta Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra Trump'ı hangi roller bekliyor? Karakterine en yakın roller nelerdir?

Çeşitli yollar
Trump'ın Beyaz Saray'dan ayrıldığı günden itibaren izleyebileceği birden fazla yolu var. Ancak yenilgiyi reddetmesi ve seçimde sahtekarlık yapıldığına ilişkin iddiaları teyit etme konusundaki ısrarı, onu, özellikle de görevden ayrıldıktan sonra başkan olarak sahip olduğu önemi korumaya itecek. Bu amaca ulaşmak için çeşitli yollara sahip: 2024'te tekrar başkanlık seçimlerine aday olmak, bu yarış için adaylara verdiği destekle Cumhuriyetçi başkan seçilmesine katkı sağlamak, televizyonda ve internette etkili bir medya varlığıyla yetinmek, çatışma ve sürprizleriyle başkanlık anılarını yazmak ya da Trump markasını ayakta tutmak için emlak projelerini yönetmeye geri dönmek.
Ancak Trump, New York'ta birden fazla adli tehditle karşılaştığı ve bunların nerede sona ereceğini bilmediği için onu bu rollerden uzaklaşmaya zorlayan birçok engelle de karşılaşabilir. Önümüzdeki birkaç ay veya yıllar içinde siyasi zorluklar veya sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalırsa emekli olabilir.

2024 seçimlerine adaylık
Eski Cumhuriyetçi Başkan George W. Bush 20 Ocak 2009'da iktidardan ayrıldığında, en sevdiği hobisi olan resim yapmaya yönelerek sakin bir hayatın tadını çıkarmayı tercih etti. Ancak şu anki Cumhuriyetçi Başkan Trump sakinliği ve en sevdiği hobi olan golf oynamayı tercih etmeyecek. Çünkü tartışmalara konu olmak için kalabalıkları toplayıp heyecanlandırmaya devam etmesi bekleniyor. ABD Başkanı olmadan önce de yaptığı şey tam olarak buydu.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Cumhuriyetçi strateji uzmanları, Trump'ın adaylığını koysa da koymasa da 2024'te başkanlık seçimlerine aday olma olasılığını canlı tutacağını söylüyor. Çünkü Trump'ın 2024 kampanyası, siyasi sermayesini korumanın ve sahaya inmesini sağlayacak fon temin etmenin en kolay yoludur. Geçtiğimiz Kasım seçimlerinden sonraki bir ayda 170 milyon dolar toplanmıştı.
Ayrıca Trump’ın başkanlık seçimlerine yeniden aday olması, ABD Başkanı’nın yardımcılarının ve arkadaşlarının çoğunun yararına olan bir durum. Trump, 2015 yılında başkanlık kampanyasını başlattığından beri, Cumhuriyetçi Parti'de siyaset dışında kalan birkaç kişiyi çevresine topladı. Bu nedenle bu isimlerin öneminin devam etmesi gelecekteki yeni bir başkanlık kampanyası ile bağlantılı.

İkinci Cleveland
Trump’ın, Joe Biden göreve geldiği gün, yeni başkandan rol çalmak ve henüz Başkan olarak tanımadığı ve muhtemelen yemin törenine katılmayacağı muzaffer rakibini rahatsız etmek amacıyla 2024 seçim kampanyasını açıklanması konusundaki tahminlerin gerçeğe dönüşmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Ayrıca Trump’ın, davranışının geleneksel başkanlık veya Amerikan görgü kurallarını ihlal edip etmediğini umursamayacağı düşünülüyor.
Bununla birlikte Cumhuriyetçiler adaylık olasılığının yüzde 70 ile 80 arasında olduğunu söylese de Trump’ın 2024 kampanyasının duyurusu kesin değil. Trump'ın gerçek hedefi, ülkedeki siyaset ve medyanın ilgisinin odağı olmaya devam etmek. Ancak Trump bunu yaparsa, ABD tarihinde Grover Cleveland'dan sonra Beyaz Saray'dan ayrılıp dört yıl sonra tekrar aday olan ikinci başkan olacak. 1885 yılında ABD Başkanlığı görevini devralan Cleveland, daha sonra 1893 yılında seçimleri tekrar kazandı.
ABD Anayasası’na göre hiç kimse iki defadan fazla başkan seçilemez. Ancak anayasada bunun için şartlar ve iki başkanlık döneminin birbirini takip etmesi gerekip gerekmediğine dair bir gösterge yok.

Cumhuriyetçilerin lideri
Trump, bir noktada veya herhangi bir nedenle, 2024 başkanlık seçimi adaylığından geri adım atsa bile, Önümüzdeki seçimlerde başka bir adayı destekleyerek Cumhuriyetçi Parti üzerindeki kontrolünü teyit eden benzer bir rol oynayabilir.
Bu algı, Trump'ın kendisine oy veren yaklaşık 72 milyon seçmeni dört yıl sonra onu destekleyen adayı desteklemeye ikna etme kabiliyetine dayanıyor. Bunun doğal sonucunun da Cumhuriyetçi partinin lideri olması. Kitlesel turlarına devam ederse, geçtiğimiz birkaç gün içinde etkisine karşıt işaretler görünmüş olsa da parti ve liderlerini yönlendirmek için Twitter silahını kullanmaya devam edebilir.
Ancak başka bir kesim ise Trump’ın bunu ancak kendisi yerine oğullarından birinin aday gösterilmesi halinde yapabileceğine inanıyor. Daha önce kızı Ivanka’nın ABD başkanlığına adaylığını koyması durumunda yenilmesinin zor olacağını söylerken bu yönde bir arzusu olduğunu gizlememişti. Böylece gelecek yüzyıllar boyunca her başkanlık seçiminde sosyal medya platformlarında ‘Trump’ isminin göründüğü propagandaların yayılmasını sürdürmüş olur.

Medya patronu
Başkan Trump, televizyona yabancı bir sima değil. Uzun yıllardır muhafazakâr destekçileri arasında geniş bir kitleye sahip oldu. Trump’ın uzun bir süre yüksek reytinge ulaştırdığı reality şov programı Çırak’ın (The Apprentice) sunuculuğunu yapmış olması başkanlıktan sonraki arzusunun ya kendi kanalını açarak ya da hâlihazırda yerleşik bir muhafazakâr televizyon ağıyla işbirliği yaparak medyaya dâhil olmak olduğuna dair beklentilere neden oldu.
Başkan Trump'ın destekçileri, hayran kitlesiyle sürekli iletişim kurma ihtiyacının farkında olduğunu düşünüyor. Bunu yapmanın en iyi yolu, güçlü bir medya platformunda bulunmaktır. Trump bu alanda olmaya karar verirse popülaritesi göz önüne alındığında Fox News doğru bir seçim olacak gibi görünüyor. Yine de, ‘NewsMax’ ve ‘One American News’ gibi Fox'a rakip olan muhafazakâr sağcı TV ağlarının propagandasını yapmaya çalıştı. Sorunlu borçlarla karşı karşıya olduğu göz önüne alındığında, seçiminin nihayetinde kâr faktörüne tabi olması muhtemeldir. New York Times, geçtiğimiz Ekim ayında şirket borcunun yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu ve bu borcun yaklaşık dörtte üçünün önümüzdeki dört yıl içinde ödenmesi gerektiğini açıkladı.
Ancak yanıtlanması gereken en zor sorulardan biri, Trump konusundaki siyasi anlaşmazlıkların, medya sermayesinin önemli bir parçası olan markasına ne ölçüde zarar verdiğidir. Uzmanlar, dâhil olduğu siyasi çatışmanın olumsuz bir etkisi olmasından endişe duyuyor.

Başkanlık anılarını yazmak
Trump'ın yenilgisine ve Amerikan ulusunda neden olduğu bölünmüşlüğe rağmen Cumhuriyetçi Parti'de derin bir iz bırakacağından kimsenin şüphesi yok. Yine de bir daha adaylığını koymasa bile ülkedeki en popüler Cumhuriyetçidir. Başkanlık anılarını yazmaya, siyasi savaşlarının ayrıntılarını açığa çıkarmaya, Kongre'de izole edilmeye çalışılması, Rusya ile suç ortaklığı suçlaması ve diğer tartışmalı konulardan bahsetmesi geniş bir yayılım sağlayacak, daha büyük tepkiler ve medya savaşlarına neden olacaktır. Hem onu siyasi arenada tutacak hem de bu siyasi anıların ABD ve dünya çapında dağıtılması, Trump’a ihtiyaç duyabileceği milyonlarda doları sağlayacaktır.
Bu anıların yayınlanması, ister 2024'te bir sonraki seçimlere aday olunması, ister Amerikan medya sahnesinde yer alması olsun, başkanlık sonrası için diğer planlarıyla çelişmiyor. Aksine, diğer faktörlere ek olarak yeni bir güç faktörü olabilir.

İş dünyasına dönüş
Bir fıstık çiftliğine sahip olan Jimmy Carter ve petrol çıkarları olan Bush ailesi gibi bazı eski ABD başkanlarının iktidara gelmeden önce dahil oldukları kendi işleri vardı. Ancak, Donald Trump'ın dört yıl önce Beyaz Saray'a getirdiği karmaşık ticari çıkarlar ağının bir emsali yoktu. Bazıları bu ağın onu birçok eleştiri okunun hedefine koyacağına inanıyor. Önümüzdeki ay ofisten ayrıldığında, muhtemelen aile işlerinin yüzü olmak için geri dönecektir. Bu, yerli ve yabancı emlak anlaşmalarına geri dönmesi anlamına geliyor.
The New York Times gazetesi tarafından açıklanan vergi dosyasına göre, yüz milyonlarca borca ​​sahip olduğu ve adı ABD’deki tartışmalı politikalarla bağlantılı olduğu için Amerikan gazetelerinin Trump'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Barbara Rees gibi çevresindekilere yakın kişilerden alıntı yaparak, Trump'ın görevinden ayrıldıktan sonra Hindistan, Çin, Türkiye ve diğer ülkelerde gayrimenkul projelerini tamamlamayı düşünmesi bekleniyor.
Bu, Trump'ın görev süresi boyunca aile şirketini yürütmekten sorumlu olan oğullarının söyledikleriyle örtüşüyor. Oğlu Donald Trump Jr. geçtiğimiz yıl bir Hint gazetesine ‘siyasetten sonra kesinlikle Hindistan ve diğer pazarlara bakacaklarını’ açıklamıştı.

Kanuni savaşlara girmek
Ancak Başkan Trump, görevden ayrılır ayrılmaz meşgul olmasına neden olabilecek bir dizi yasal sorunla karşı karşıya kalacağı için, işler önümüzdeki aylarda istediği gibi gitmeyebilir. Trump'ın grubunda bazı soruşturmalar çoktan başladı. Manhattan Bölge Savcısı, Trump'ın kendisiyle daha önce ilişkileri olduğunu söyleyen iki kadının susturulması için meblağlar ödediğine dair bir soruşturma başlattı. Başkan, defalarca reddettiği ve soruşturmaları siyasi amaçlı olarak nitelendirdi.
Ayrıca, iki kadının ayrı ayrı açtığı iki cinsel saldırı iddiasıyla ilgili diğer hakaret davalarıyla da karşı karşıya. Trump, bu suçlamaları reddetti. Başkanın yeğeni Mary Trump, kendisi ve iki aile üyesine yönelik dolandırıcılık ve komplo suçlamasıyla dava açtı.

Emeklilik
Trump'ın başkanlıktan ayrıldıktan sonra emekli olması, kişiliğinin doğası, kişisel mizacı ve 74 yaşın üzerinde olmasına rağmen şu ana kadar sağlıklı bir milyarder olması göz önüne alındığında en az gerçekçi olasılık olabilir. Ancak, diğer seçenekleri uygulayamazsa veya ileri yaşı nedeniyle ortaya çıkabilecek sağlık problemleri yüzünden emeklilik, masadaki son seçenek olmaya devam etmektedir.
Ne olursa olsun emekli olmaya karar verse de vermese de, her halükarda görevden ayrılır ayrılmaz emekli başkanlık maaşı ve birçok başka ayrıcalıklar alacak. 1958'de başkanlık makamının itibarını korumak için çıkarılan Eski Başkanlar Kanunu, son rakamlara göre 2017'de 207 bin dolardan fazla yıllık emekli maaşı da dahil olmak üzere olanaklar sağlıyor.
Eski başkanlar ayrıca başkanların Gizli Servis Güvenlik Hizmetinden ömür boyu korumanın yanı sıra sağlık yardımları ve diğer seyahat ve çalışan harcamalarından da yararlanır. Böylece Trump günlerini hayır faaliyetlerinde geçirebilir. Önceki tüm başkanlar gibi seminerlerde ve önemli forumlarda ücretli konuşmalar yaparak banka dengesini güçlendirebilir ve boş zamanlarını Florida'da golf oynayarak doldurabilir.

Trump’ın izi kalacak                                                                                             
Ancak Başkan Trump'a yakın birçok insan, sessiz bir yaşamı, hayatının çoğunu ilgi odağında geçirmiş bir adam için olası bir senaryo olarak görmüyor. Bu nedenle bir karakter olarak kaybolması pek olası değil. Ancak ticari ve politik markası ABD'de ve dünyada güçlü bir şekilde var olmaya devam edecek. Buna rağmen geçtiğimiz Ekim ayındaki seçim turu sırasında, başkanlık seçimini kaybederse, panik ve acı hissedip ülkeyi terk etmek zorunda kalabileceğini söylemişti.



İran’ın savaş stratejilerini belirleyen yeni isim Muhammed Bakır Kalibaf mı?

Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
TT

İran’ın savaş stratejilerini belirleyen yeni isim Muhammed Bakır Kalibaf mı?

Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)

Tahran yönetimindeki üst düzey yetkililerin öldürülmesinin ardından ABD ve İsrail saldırılarına karşı politikaların belirlenmesinde İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ön plana çıkıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ortak operasyonda öldürülen Ali Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney halk önüne çıkmazken, 16 Mart'ta İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin de öldürülmesiyle Kalibaf, karar alma çevrelerinde giderek daha fazla nüfuz kazanıyor.  

64 yaşındaki asker kökenli siyasetçi, Hamaney ve Laricani gibi önemli isimlerin öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada "İran uyuyordu, siz onu uyandırdınız. Bir fırtına kopacak" sözleriyle dikkat çekmişti.

İsrail ordusunun, İran'ın güneyindeki Pars doğalgaz sahasına bağlı rafinelere 18 Mart'ta saldırı düzenlemesi savaşta gerginliği daha da tırmandırmıştı.

Tahran yönetiminden saldırılara tepki gösteren isim yine Kalibaf olmuş, "Düşman enerji alanlarına saldırmaya başladı ve bu altyapı savaşı manasına geliyor" demişti.

AFP'nin irtibata geçtiği İsviçre'deki Cenevre Yüksek Lisans Enstitüsü'nden araştırmacı Farzan Sabet, Laricani'nin öldürülmesinin ardından savaş stratejilerinin Kalibaf tarafından yönetildiğini söylüyor:

Kalibaf, Meclis Başkanı ve eski bir Devrim Muhafızları komutanı. Ayrıca İran'daki farklı gruplar ve kurumlarla güçlü bağları var, bu da onu görev için uygun kılıyor.

"İran'ın şu anda en güçlü adamı muhtemelen Kalibaf" yorumunu yapan Yale Üniversitesi'nden Arash Azizi, siyasetçinin Mücteba Hamaney'in müttefiki olduğunu söyleyerek şöyle devam ediyor:

Kendisi rejimin askeri, güvenlik ve siyasi işlevleri arasında köprü kuran nadir bir figür.

Reuters'ın analizinde de Kalibaf'ın Hamaney'in himayesindeki bir isim olduğu ve onun yerine geçen Mücteba'nın yakın danışmanı olarak görüldüğü belirtiliyor.

1980-1988'deki İran-Irak savaşında cephede çatışan Kalibaf, askeri hiyerarşide hızla yükselerek Devrim Muhafızları'nın hava kuvvetleri birimini yönetti.

İran'daki reformist kanada karşıt tavrıyla tanınan Kalibaf, 1999'daki öğrenci ayaklanmaları sırasında Tahran emniyet teşkilatının başına geçerek eylemcilere sert önlemler uyguladı.

2005, 2013 ve 2024'teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olsa da yarışı kazanamadı. 2005'te dönemin Tahran Belediye Başkanı Mahmud Ahmedinejad karşısında yenildi.   

Kalibaf, Ahmedinejad'ın yerine 2005'te Tahran Belediye Başkanı seçilerek 12 yıl bu görevi yaptıktan sonra 2020'de Meclis Başkanlığı görevini üstlendi.

Independent Türkçe, AFP, Reuters


Analiz: Trump, şimdiye kadarki ‘en endişe verici destek oranlarıyla’ karşı karşıya

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Analiz: Trump, şimdiye kadarki ‘en endişe verici destek oranlarıyla’ karşı karşıya

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, ekonomik sorunların seçmen gündemini giderek daha fazla meşgul ettiği bir dönemde, özellikle uzun yıllardır siyasi desteğinin temelini oluşturan konularda benzeri görülmemiş bir popülarite düşüşüyle karşı karşıya. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti içindeki çevrelerde artan endişelere yol açarken, olası etkilerine dair uyarılar yükseliyor.

Önde gelen anket analistlerinden Harry Enten, Trump’ın ve Cumhuriyetçi Parti’nin karşı karşıya olduğu durumu ‘tehlikeli bir gösterge’ olarak nitelendirdi. Yahoo/YouGov anketlerine göre, Trump’ın ekonomi ve yaşam maliyetleri konusundaki popülaritesi, şimdiye kadarki en düşük seviyelerine geriledi; düşüşün şiddeti ise dikkat çekici boyutta.

Enten, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Trump ve Cumhuriyetçi Parti için gördüğüm en tehlikeli gösterge bu…” ifadesini kullandı. Enten, uyarılarını sürdürerek, “Temsilciler Meclisi’ne veda, belki de Senato’ya da… Çünkü bu rakamlarla kazanamayacaksınız” değerlendirmesinde bulundu.

Bu gerileme neden önemli?

Donald Trump’ın popülaritesindeki düşüş yalnızca rakamların azalmasıyla sınırlı değil; bu düşüşün niteliği, nedenleri ve süresi de önem taşıyor. Son anketler, Trump’ın ekonomi ve yaşam maliyetleri konusundaki onay oranlarının tarihinin en düşük seviyelerine gerilediğini ortaya koyuyor; bu iki alan, uzun süredir destek tabanını güçlendirmede kritik rol oynuyordu.

Yahoo/YouGov tarafından yapılan güncel bir ankete göre, Trump’ın ekonomi konusundaki net onay oranı -29’a düştü; bu, başkanlık döneminde Kovid-19 salgınının zirvesiyle karşılaştırıldığında bile en düşük seviyeyi temsil ediyor.

Veriler ayrıca, katılımcıların yalnızca yüzde 26’sının yaşam maliyetleri konusundaki performansından memnun olduğunu, yüzde 67’sinin ise memnuniyetsizliğini ifade ettiğini gösteriyor; bu oran, bu alanda kaydedilen en düşük seviye olarak dikkat çekiyor.

Genel değerlendirmede ise Trump’ın onay oranı yüzde 38, memnuniyetsizlik oranı ise yüzde 59 olarak ölçüldü. Bu veriler, ekonomik kaygıların halkın görüşünü şekillendirmeye devam ettiğini ve enflasyon ile yükselen yakıt fiyatlarının seçmenler için öncelikli endişeler arasında yer aldığını ortaya koyuyor.

Uzun vadede endişe verici göstergeler

Anket uzmanları, Donald Trump’ın düşüşünün sadece geçici olmadığını, olumsuz rakamların sürekliliğinin özellikle endişe verici olduğunu belirtiyor. Belirli olaylara bağlı geçici düşüşlerin aksine, Trump’ın performansı göç, dış politika ve enflasyon gibi birçok alanda sürekli bir gerileme eğilimi sergiliyor.

Enten’in derlediği veriler, Trump’ın aylardır net olumsuz değerlendirmeler aldığını ve bunun geçici dalgalanmalardan ziyade destek seviyesinde yapısal bir zayıflığı işaret ettiğini ortaya koyuyor.

Trump ise bu düşüşü küçümseyerek, anketlere fazla önem vermediğini ve bunun yerine kendi değerlendirdiği ‘doğru kararlara’ odaklandığını ifade etti.

Siyasi açıdan, düşük ve sürekli onay oranları, Cumhuriyetçi Parti’nin 2026 ara seçimlerindeki stratejisini zorlaştırabilir. Bu durum, partinin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’daki etkinliğini sürdürme şansını olumsuz etkileyebilir.


İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
TT

İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)

İsviçre bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik devam eden saldırılar nedeniyle tarafsızlığını gerekçe göstererek, şirketlere ABD'ye silah ihracatı için lisans vermeyeceğini duyurdu.

Hükümet, "İran ile uluslararası silahlı çatışma içinde olan ülkelere askeri teçhizat ihracatına, çatışma süresince izin verilemez" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "ABD'ye askeri teçhizat ihracatı şu anda yasak" diye belirtildi.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra, İsrail bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu durum, ABD-İsrail çatışmasının tırmanmasıyla birlikte yaşandı.