Koronavirüs ve Çin: Dünyanın gidişatını değiştiren 25 gün

Kovid-19 virüsünün kaynağı olduğu düşünülen Çin'in Vuhan kentindeki deniz ürünleri pazarından bir kare (Getty Images)
Kovid-19 virüsünün kaynağı olduğu düşünülen Çin'in Vuhan kentindeki deniz ürünleri pazarından bir kare (Getty Images)
TT

Koronavirüs ve Çin: Dünyanın gidişatını değiştiren 25 gün

Kovid-19 virüsünün kaynağı olduğu düşünülen Çin'in Vuhan kentindeki deniz ürünleri pazarından bir kare (Getty Images)
Kovid-19 virüsünün kaynağı olduğu düşünülen Çin'in Vuhan kentindeki deniz ürünleri pazarından bir kare (Getty Images)

Çin Halk Cumhuriyeti rejimi, resmi açıklamalarında da belirttiği üzere Kovid-19 virüsüne karşı şaşırtıcı bir güçle direndi. Ancak, yerel düzeyde yayılan bir salgının küresel bir salgına (pandemiye) dönüşmesinde rol alarak siyasi bir çıkmaza neden oldu.
Çin'in en ünlü doktorunun acil olarak görevlendirilmesiyle süreç başladı. 17 yıl önce SARS salgınını keşfetmesine yardım ettiği için bir kahraman olarak anılan şuan 84 yaşında olan Dr. Zhong Nanshan’a yeni bir koronavirüs araştırması için Vuhan'a gitmesi emredildi.
Çin’in resmi kaynakları Dr. Zhong'un yolculuğunu, nihayetinde Kovid-19 virüsüne karşı kazanılan savaşta sinematik bir dönüm noktası olarak gösteriyor.
Dr. Zhong, virüsün ciddi şekilde yayıldığını tespit etti ve durumu hemen Çin hükümetine bildirdi. 4 gün sonra, 23 Ocak'ta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Vuhan'ı izole etme ve buradan giriş veya çıkışı engelleme kararı aldı. Bu, Çin'i kurtarmanın ilk kararlı adımıydı. Ancak 1,7 milyondan fazla insanı öldüren bir salgın göz önüne alındığında, artık çok geçti ve bu adım salgının dünyanın geri kalanına yayılmasını önlemek için yeterli değildi.
İlk gerçek uyarı 25 gün önce, 30 Aralık 2019’da yapılmıştı. Bu tarihten önce de Çinli doktorlar ve bilim insanları virüse yönelik cevaplar için baskı yapıyorlardı. Ancak Vuhan ve Pekin'deki yetkililer virüsün kapsamını gizlediler veya uyarılara kulak asmadılar. Siyaset, gerilimin hakim olduğu ve salgını çevreleyen siyasi ilişkiler bağlamında bilimin yolunu tıkadı.  Çin'deki virüse karşı ilk tepkideki gecikme, virüsün dünyanın geri kalanına bulaşmasına yol açtı ve bilim insanları ile siyasi liderler arasında şeffaflık, halk sağlığı ve dünya çapında ekonomi konusunda savaşların başlangıcı oldu. Bu analiz, Çin hükümeti belgelerine, iç kaynaklara, röportajlara, araştırma makalelerine ve kitapların yanı sıra görmezden gelinen veya sansürlenen romanlara dayanarak, dünyanın değişmesine neden olan Çin'deki 25 günü ele alıyor. 
Çinli bilim insanları ve özel laboratuvarlar, koronavirüsü tanımladılar ve Çin’in sorunun ciddiyetini ve kapsamını fark etmesinden haftalar önce virüsün genetik haritasını hazırladılar. Uzmanlar, uyarmak ve talimat vermek için meslektaşlarıyla fikir alışverişinde bulunurken, bazıları bunun bedelini ödediler. Şangay'ın önde gelen virologlarından Profesör Zhang Yongzhen, "Gerçeği söyledik, ama kimse bizi dinlemedi. Bu gerçekten trajikti" dedi. Çin ile ABD arasındaki siyasi gerilim nedeniyle her iki taraftaki akademisyenler, on yıllardır kurulmuş olan küresel ağlara güveniyorlar ve buralarda bilgilerini paylaşmaya çalışıyorlar.
Öte yandan, üst düzey sağlık görevlileri Vuhan'daki doktorlardan endişe verici raporlar aldı ve konuyu araştırmak üzere bölgeye iki uzman ekip gönderdi. Ancak Vuhan'daki yetkililere meydan okuyacak siyasi nüfuzları yoktu. Bu nedenle durum hakkında halka açık konuşmamaya dikkat ettiler. Dr. Zhong'un Vuhan ziyareti tıbbi bir amaçtan çok siyasi bir amaç içindi. Virüsün varlığını ve insanlar arasında yayıldığını zaten biliyordu. Ancak birincil amacı, gizemli ve şeffaflıktan yoksun olan Çin hükümet sistemindeki çıkmazı çözmekti. Dr. Zhong, Vuhan'a varmadan önce trende yazdığı bir raporda, “Virüs aslında insandan insana bulaşıyor. İnsanlar, zorunlu nedenler dışında Vuhan'a gitmemeli ve evlerde kalarak toplanmalardan kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Çin, sonunda virüsü ve etrafında dönen söylemleri kontrol altına almayı başardı. Çin ekonomisi bugün büyük bir gelişme yaşıyor ve bazı uzmanlar, salgının küresel güç dengesini Çin lehine çevirip çevirmediğini sorguluyor. Çin'in yükselişi, Çin hükümetini "Çin virüsü" olarak adlandırdığı durumun yayılmasından aylarca sorumlu tutan ABD Başkanı Trump'ı kızdırdı. Öte yandan ABD, virüsü henüz kontrol altına alamadı ve can ve maddi ekonomik kayıplarda ağır bir bedel ödemeye devam ediyor. Ancak Çin'de hayat neredeyse normale dönüyor.
Kısa bir süre önce Çin, virüsün yayılmasını kontrol etmesi için ABD ile işbirliği yaptı. Ancak Trump yönetimi, virüsün yayılmasından aylar önce Çin’den gelen bir dizi halk sağlığı uzmanını geri çekti. Bu da ABD hükümetini Çin'den gelen tehlikeler konusunda kör etti. Erken çalışmalardan biri, yetkililer söz konusu önlemleri aldıkları tarihten bir hafta önce almış olsaydı, Çin'in toplam enfekte vaka sayısını yüzde 66 azaltabileceğini öngörmüştü. Ayrıca, bu önlemler o günden 3 hafta önce alınmış olsaydı, vaka sayısı yüzde 95 azalacaktı.
Ayrıca, Çin'in ilk haftalarda şeffaflığa uyma konusundaki isteksizliği, dünyanın koronavirüs hakkındaki bilgilerinde boşluklara yol açtı. Çin’in bu virüsün yayılmasının hayvan kökenine ilişkin bağımsız bir araştırma yürütmedeki gecikmesinin bir sonucu olarak, bilim insanlarının virüsün nerede ve nasıl ortaya çıktığına dair hiçbir bilgisi olmadı. Çin sağlık politikasını inceleyen Dış İlişkiler Konseyi'nin kıdemli bir üyesi olan Yanzhong Huang, "Öğrenme ve bilgi edinme konusunda iyi bir fırsatı kaçırıyorlar. Yapılan hatalarla ilgili ciddi bir tartışma yok" dedi.
Hayvanlarda ve insanlarda koronavirüsün birçok formu var ve bu türlerin yalnızca birkaçının büyük bir sağlık riski oluşturduğu biliniyor. Bununla birlikte, hem SARS virüsü (şiddetli akut solunum sendromu) hem de MERS (Ortadoğu solunum sendromu) geçtiğimiz birkaç yıl içinde hayvanlardan bulaştı ve insanlar arasında yayılmaya başladı ve bazen ölüme yol açan ciddi hastalıklara neden oldu. Doktorlar verilerini Pekin'deki Çin Tıp Bilimleri Akademisine gönderdiler ve Vuhan Sağlık Komitesini uyarmak için üst düzey bir yönetici gönderdiler. Ekip üyelerinden Dr. Cao Bin, Çin gazetesine yaptığı açıklamada, 2019'un son gününde Vuhan'a gelen Pekin ekibine laboratuvar sonuçlarının kısa sürede bildirildiğini söyledi. Bu dönemde Vuhan hükümeti, şehrin hastanelerinin alışılmadık bir akciğer hastalığı ile uğraştığını kamuoyuna doğruladı. Ancak aynı zamanda bulaşıcı olma olasılığı fikrini reddetti. Ayrıca o sırada Ulusal Sağlık Komitesi, ticari laboratuvarlara resmi onay aldıktan sonra araştırma sonuçlarının yayınlanmasına izin vermemenin yanı sıra virüs içeren aldıkları numuneleri imha etmelerini emretti.
Öte yandan, Pekin ekibinin ziyaret ettiği Vuhan'daki birçok hastanede doktorlar ve hemşireler enfekte olmaya başladı. Ancak sağlık çalışanları arasındaki vakalar göz ardı edilerek ziyaret uzmanlarına verilen resmi istatistiklere kaydedilmedi. Bunun üzerine Vuhan'daki doktorlar, sorunla mücadele için hiçbir siyasi irade olmadığını fark etti. Ancak bir yetkili, Vuhan Hastaneleri Federasyonu’ndaki 15 sağlık çalışanının enfekte olduğunu nihayet kabul etti. Dr. Zhong'un ihtiyacı olan bilgi buydu. Bu nedenle ekibini hemen Pekin'e gönderdi. Dr. Zhong açıklamasında, "Bu değişikliği yapmaya hazırdılar. Sadece bu rolü üstlenecek birine ihtiyaçları vardı” dedi. Ertesi gün Çin, uzmanların tahminlerine göre sayı yüzbinleri bulmasına rağmen 571 koronavirüs vakası kaydedildiğini duyurdu.
Son olarak Dr. Zhong, Çin'in en büyük ve en prestijli ödülü olan Çin Devlet Başkanı tarafından "Cumhuriyet Madalyası" ile ödüllendirildi. Dr. Zhong, "Bilimde tek doğru şey, gerçekleri ve bilgileri toplayarak gerçeği keşfetmeye çalışmaktır. Kişisel çıkarlar için uyarılara dikkat edilmediği takdirde hastalar mağdur olur" diye konuştu.
 
*Şarku’l Avsat tarafından New York Times’tan tercüme edilmiştir.



BM kürsüsünde Netanyahu gerilimi: Onlarca delege salonu terk etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

BM kürsüsünde Netanyahu gerilimi: Onlarca delege salonu terk etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün (perşembe) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, konuşmasını protesto ederek salonu terk eden delegelerin temsil ettiği birçok ülkeyi İsrail’in savunduğunu söyledi. Netanyahu, İsrail’i eleştirenlere sert tepki gösterirken İran, Gazze, Suriye ve Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve Fransa’yı da hedef aldı.

Netanyahu konuşmasına başladığında onlarca delege salonu terk etti. Salonda tezahürat ve yuhalama sesleri yükselirken toplu çıkışın ardından koltukların büyük bölümünün boş kaldığı görüldü.

Reuters’ın aktardığına göre Netanyahu, salonu terk edenleri “ahlaken korkak” olarak nitelendirdi ve kendileriyle aynı görüşte olan diğer kişilere de konuşmasına başlamadan önce salonu terk etmeleri çağrısında bulundu.

Genel Kurul Başkanı Halil Rahman ise salonda düzenin korunması çağrısını defalarca yineledi.

İran ve Gazze

Netanyahu, Ortadoğu’daki savaşa değinerek İran’a saldırı düzenleme kararının “almak zorunda kaldığım en kolay kararlardan biri” olduğunu söyledi.

Netanyahu, “İsrail kendini savunurken, az önce delegeleri bu salonu terk eden birçok ülkeyi de savunuyor. Aslında şunu bilmenizi istiyorum: Liderlerinin birçoğu İran’ın nükleer kapasitesini yok etmemiz nedeniyle bize gizlice teşekkür ediyor” dedi.

6yj
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (Reuters)

Netanyahu, Gazze’de soykırım işlendiği yönündeki suçlamaları reddederek bunları “bu yüzyılın en büyük yalanı” olarak nitelendirdi.

İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan genç İsrailli yerleşimcileri de “yaklaşık 150 kişiden oluşan, taş atan ve zeytin ağaçlarını kesen bir avuç sapkın genç” olarak tanımladı.

Netanyahu, “Bundan nefret ediyorum. Bireysel adalet uygulama mantığını benimsemeyeceğim” diyerek bu tür eylemlerin hukuk dışında gerçekleştirilmesine karşı olduğunu söyledi.

Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’ya hitaben “Suriye Cumhurbaşkanı’na şunu söylüyorum: Yahudiler Musa döneminden beri Golan Tepeleri’nde bulunuyor” dedi. Netanyahu’nun açıklaması, Şara’nın BM’de yaptığı konuşmada İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden çekilmesi çağrısında bulunmasının ardından geldi.

Türkiye’yi hedef alan Netanyahu,  “Antisemitik yalanların yayılması için merkez haline gelen son ülke Türkiye oldu... Hamas terör örgütünün liderlerini ağırlıyor” dedi.

hyjuk
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)

Netanyahu, İngiltere ve Fransa’yı sömürgecilik geçmişleri üzerinden de eleştirdi. “İsrail’i sömürgecilikle suçluyorlar. Ne sömürgeciliği? Bizi kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa’dan bazıları var” diyen Netanyahu, bu iki ülke gibi devletlerin “bu kavramı ortaya çıkaranlar” olduğunu söyledi.

Netanyahu, “Devletimizi savunmak zorundayız çünkü başka seçeneğimiz yok” ifadelerini kullandı.

Trump’a övgü, Mamdani’ye mesaj

Netanyahu, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’tan daha büyük bir ortağı olmadığını belirterek Trump’a teşekkür etti.

Netanyahu ayrıca New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye de seslenerek “Beni susturamayacaksın” dedi. Bu açıklama, Mamdani’nin Netanyahu’yu hedef alması ve İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçlamasının ardından geldi.

cdfvgthyj
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmanın ardından ayrılırken (AP)

Netanyahu, Mamdani’ye yönelik açıklamasında “Zohran Mamdani’nin New York Belediye Başkanı seçilmesinden bu yana çok sayıda Yahudi artık New York’ta kendini güvende hissetmiyor” dedi.

Netanyahu, “İsrail defalarca ve haksız yere soykırım yapmakla suçlanıyor... Sizin ve diğer antisemitik kişilerin Yahudiler ve Yahudi devleti hakkında yaydığı yalanların gerçek sonuçları var” ifadelerini kullandı.


Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktı

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
TT

Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktı

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le kurduğunu söylediği büyük dostluğa övgüde bulundu. Şi’nin  ABD’ye düzenlendiği resmi ziyaret üç gün sürdü.

Trump, Çinli mevkidaşını olağanüstü bir törenle karşıladı. Karşılama, çarşamba akşamı Trump’ın Washington yakınlarındaki Andrews Hava Üssü’ne bizzat giderek Şi’yi karşılamasıyla başladı. Bu, 60 yılı aşkın süredir bir ABD başkanının yabancı bir devlet başkanını askeri üste karşılaması bakımından bir ilk oldu.

Perşembe günü ise Beyaz Saray’da resmi karşılama töreni düzenlendi. Törende şeref kıtası hazır bulunurken ABD ve Çin bayrakları göndere çekildi, iki ülkenin milli marşları çalındı ve ardından Gül Bahçesi’nde askeri gösteriler düzenlendi. Tören, bir “B-2 Spirit” bombardıman uçağı ile dört “F-22 Raptor” savaş uçağının uçuşuyla sona erdi.

rgthy
ABD Başkanı Donald Trump, Çinli mevkidaşı Şi Cinping’i 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’a gelişi sırasında karşılarken (AFP)

Görüşme masasında çok sayıda anlaşmazlık konusu bulunmasına rağmen Trump, açılış konuşmasında Çinli mevkidaşıyla ilişkilerinin güçlü olduğuna vurgu yaptı. Trump, “2016’daki ilk seçimimden bu yana Başkan Şi ile gerçekten büyük bir dostluk kurduk. Bu dostluk, karşılıklı saygıya ve halklarımızın hayati çıkarlarına dayanıyor” dedi.

Trump, geçen mayıs ayında Pekin’e yaptığı ziyareti de hatırlatarak bunu “büyük bir onur” olarak nitelendirdi ve Şi’nin gösterdiği “olağanüstü ve son derece güzel misafirperverliği” övdü. Trump, Çin Devlet Başkanı ve eşini Beyaz Saray”da ağırlamanın da kendisi ve First Lady Melania Trump için bir “onur” olduğunu söyledi.

ABD Başkanı ayrıca görüşmenin iki liderin ilk kez Beyaz Saray’da bir araya gelmesi açısından önem taşıdığını belirterek “Dünyanın farklı yerlerinde birlikte zaman geçirdik” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin gündeminde İran savaşı, Tayvan, ABD’nin Çin’e gelişmiş çip ihracatına yönelik kısıtlamaları, ticaret ve yapay zekâ başta olmak üzere birçok kritik dosya bulunuyor.

Sağlıklı rekabet

Şi, ABD’ye varışının ardından yaptığı konuşmada Çin ile ABD arasındaki rekabetin sağlıklı bir rekabet olması ve sınırları içinde kalması gerektiğini söyledi. Şi, “Bu, birbirimizi yakalamak için yapılan bir yarış olmalı; taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybetmek zorunda olduğu bir güreş değil” dedi. Şi, Trump’ı Tayvan meselesinde “temkinli ve ihtiyatlı” davranmaya çağırdı.

vgth
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AP)

Çin’in ayrıca ABD ile İran’ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak amacıyla haziran ayında vardığı mutabakat zaptının uygulanmasına dönülmesini desteklediğini belirtti.

Trump, yapay zekânın insanlık için tehdit oluşturabileceği yönündeki endişeleri defalarca küçümserken Şi bu konuda daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Çin Devlet Başkanı Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada “Yapay zekâyı kamu yararına hizmet edecek şekilde geliştirme ve yönetme kapasitesine ve sorumluluğuna birlikte sahibiz. Gelişiminin her zaman insan denetimi altında kalmasını sağlamalıyız” dedi.

Şi, “Çin ve ABD, büyük devletler olarak insanlığın gelişimini ve ilerlemesini destekleme konusunda tarihi bir sorumluluk taşıyor” diyerek iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki ülkenin maliye bakanları da haftanın başında bir araya gelirken Washington, yapay zekâ alanındaki olaylarla ilgili iki ülke arasında yeni bir “bildirim mekanizması” kurulmasını önerdi.

Bunun yanı sıra iki taraf, daha önce 10 Kasım’da sona ermesi planlanan ticari ateşkesi iki ay uzatarak 10 Ocak’a kadar sürdürme konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar bu süreçte daha kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.

cdfvgthy
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül 2026’da Washington’a gelişi sırasında Beyaz Saray yakınlarında Çin ve ABD bayrakları taşıyan kişiler (AFP)

Çin Devlet Başkanı ayrıca ülkesinin önümüzdeki beş yıl içinde 100 bin Amerikalı genci Çin’de eğitim görmeleri ve değişim programlarına katılmaları için davet edeceğini açıkladı. Şi, Atlanta Hayvanat Bahçesi’ne de iki panda gönderileceğini duyurarak onları dostluk elçileri olarak nitelendirdi.

Yapay zekâ da iki liderin açılış konuşmalarında önemli yer tuttu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teknolojinin istihdam ve toplumlar üzerindeki etkisine ilişkin küresel endişelerin arttığı bir dönemde yapay zekânın görüşmelerin başlıca gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.

Yumuşak diplomasi

Başkan Trump ve First Lady Melania Trump, perşembe akşamı Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda resmi akşam yemeği verecek. Yemek programı ve salonun düzenlemesi Amerikan ve Çin geleneklerini bir araya getirecek şekilde hazırlandı.

Melania Trump, çiçek ve masa dekorasyonlarında kırmızı rengi öne çıkarırken müzik programında Amerikan askeri bandoları ile opera sanatçısı Christopher Macchio yer alacak.

Melania Trump, zirveye eşlik eden yumuşak diplomasi faaliyetlerinde de önemli bir rol üstlendi. Trump ve Şi siyasi görüşmelere devam ederken First Lady, Çin Devlet Başkanı’nın eşi Peng Liyuan’a Smithsonian Enstitüsü’ne bağlı Ulusal Asya Sanatı Müzesi’ni gezdirdi. Ziyaret, Çin ile ABD arasındaki sanatsal miras ve kültürel alışverişe odaklandı.

fnjy6um
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşini 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (Reuters)

Melania Trump ayrıca akşam yemeğinin hazırlıkları ve ayrıntılarıyla da bizzat ilgilendi. Program cuma günü de devam edecek. Trump ve Melania, Çin Devlet Başkanı ve eşini yeniden Beyaz Saray’da ağırlayarak Kırmızı Oda’da çay içecek. Ardından iki çift, ABD ile Çin ilişkilerine ilişkin tarihi belge ve kayıtları incelemek üzere Ulusal Arşiv’e gidecek.

Trump ve Melania, burada Şi ve Peng’i uğurlayarak devlet ziyaretini tamamlayacak. Bu buluşma, ABD’nin kuruluşunun 250. yılını kutladığı dönemde ayrıca sembolik önem taşıyor.

Zirve öncesinde gelen sonuçlar

Zirvenin ilk somut sonucu, iki liderin müzakere masasına oturmasından önce geldi. ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkes 10 Kasım’dan 10 Ocak 2027’ye kadar iki ay uzatıldı.

Bu adım, taraflara daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma üzerinde müzakere etmek için ek süre sağlarken iki ülke arasındaki yapısal anlaşmazlıkları henüz çözmüş değil.

cdfvgth
Trump ve Şi, eşleriyle birlikte 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da düzenlenen tören sırasında (Reuters)

New York Times, kararı müzakerecilere ek süre tanıyan iki aylık bir uzatma olarak duyurdu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise görüşmelerin küçük çaplı anlaşmalar dizisiyle yetinmek yerine daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin ele alınmasına dönüştüğünü söyledi.

Bu durum, tarafların yeniden gerilimi tırmandırmama konusunda ortak bir karar aldığı anlamına geliyor.

Önceki ateşkes, ticaret savaşı sırasında karşılıklı tarifelerin son derece yüksek seviyelere çıkmasının ardından gümrük vergilerini düşürmüş ve bunun karşılığında Çin’in nadir toprak elementleri, ABD tarım ürünleri alımları ve yatırımlara ilişkin taahhütlerde bulunmasını öngörmüştü. Ancak uygulamada tarafların performansı farklılık gösterdi.

“Fox News” ise zirvenin, Pekin’in geçen mayıs ayında yapılan anlaşma sırasında verdiği taahhütleri gerçekten yerine getirip getirmediğinin test edilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle nadir toprak elementleri, tarım ve ticaret alımları ile yatırımlara ilişkin taahhütler öne çıkıyor.

Tarifeler, ileri teknoloji, fikri mülkiyet, yapay zekâ ve Tayvan gibi başlıklar ise hâlâ çözüme kavuşturulmuş değil.

Çin’in baskı kozu

Trump’ın önceki başkanlık dönemindeki ilk ticaret savaşıyla kıyaslandığında müzakere dengesindeki en önemli değişimlerden biri, Washington’ın Pekin’in sahip olduğu nadir toprak elementleri kozunun gücünü fark etmesi oldu.

sfrgth
Şi, 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da Trump’ın konuşması sırasında alkışlarken (Reuters)

ABD’de savunma, teknoloji ve otomotiv sektörleri dahil birçok sanayi kolu, Çin’in üretim ve işleme zincirlerinin önemli bölümünü kontrol ettiği minerallere ve mıknatıslara ihtiyaç duyuyor.

Dolayısıyla denklem artık yalnızca ABD tarifelerine karşı Çin ihracatı şeklinde işlemiyor.

Washington tarifeler, gelişmiş çipler ve finansal piyasalar üzerinden baskı kurabilirken Pekin de tedarik zincirleri ve kritik mineraller üzerinden karşılık verebiliyor.


İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor
TT

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran, yeni ABD ve İsrail saldırılarına maruz kalması halinde çatışmanın coğrafi kapsamını genişletme tehdidinde bulunarak Hint Okyanusu’na ve hatta daha ötesine ulaşabileceği mesajını verdi. Bu açıklama, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğuyla savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi.

Askeri ve siyasi gerilimin tırmanmasına paralel olarak yeni ABD yaptırımları da İran’ın havacılık sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Uluslararası uçuşlar iptal edilirken İranlı havayolu şirketlerinin bölgedeki başlıca destinasyonlara erişimi engelleniyor.

İran’daki gerilimin tırmandığı bir ortamda, Dini Lider Mücteba Hamaney’in danışmanı Yahya Rahim Safavi dün yaptığı açıklamada, askeri çatışma alanının halihazırda Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kadar uzandığını belirtti. Safavi, “Olası bir savaşa karşılık bu alanın Hint Okyanusu’na, hatta belki daha ötesine genişlemesi mümkün” dedi.

Hint Okyanusu’na yapılan atıf, İran’ın önceki tehditlerinde dile getirdiği coğrafi kapsamdan daha geniş bir bölgeye ilk kez işaret ediyor. Bölge, İran kıyılarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıkta bulunan ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia nedeniyle stratejik önem taşıyor.