Kovid-19 pek çok zenginin servetine servet kattı

Kovid-19 pek çok zenginin servetine servet kattı
TT

Kovid-19 pek çok zenginin servetine servet kattı

Kovid-19 pek çok zenginin servetine servet kattı

1,8 milyondan fazla kurban ile yılı kapatan yeni tip koronavirüs (Kovid-19), ekonomiyi büyük savaşlarda bile görülmemiş bir şekilde felce uğratıp milyonlarca ailenin geçim kapılarını kapatmış olsa da zaman zaman üst düzey zenginlerin servetlerini de rekor seviyede artırdı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayınladığı bir rapora göre dünyanın en büyük 20 milyarderi -üçü istisna olmak kaydıyla- bu yıl servetlerini geçen yıla oranla yüzde 24 artırdı. 7 bin 300 milyon dolarlık bir gerilemeyle servetindeki en büyük kaybı İspanyol giyim holdingi Inditex’in sahibi Amancio Ortega yaşarken en lüks markaları bir araya getiren Louis Vuitton Moët Hennessy (LVMH) grubunun sahibi Fransız asıllı Bernard Arnault, dünyanın en zengin 10 insanı listesinde ABD’li olmayan tek kişi olarak yer aldı.
ABD’li Jeff Bezos, pandemiyle mücadele kapsamında ülkelerin uyguladığı kapatma önlemlerinden en çok kazanç sağlayan büyük şirketi Amazon sayesinde dünyanın en zengin insanları listesinin başında yer aldı. Önlemlerle birlikte elektronik ticarete yoğun bir ilgi başlamasıyla şirketin hisse değerleri yüzde 75 artarak sermayesi bin 600 milyar dolara ulaştı. Söz konusu raporda Bezos’un servetinin geçen yılın sonunda 194 milyar dolara ulaştığı yani 2019’a göre 79 milyar dolar arttığı kaydedildi.
İkinci sıraya, yılın sona ermesiyle birlikte mali piyasadaki değeri 100 milyar doları aşan ve servetini 161 milyar dolara çıkaran Tesla adlı elektrikli otomobil şirketinin kurucusu Güney Afrika kökenli ABD’li Elon Musk yerleşti. Musk, servetinin salgının başlangıcından itibaren geçen ayın sonuna kadar 133 milyar dolar artması yani 2019’a göre yüzde 482 artmasıyla dünyanın en zengin ikinci insanı oldu. Bir önceki yıl ise dünyanın en zengin 20 insanı listesine girememişti.
Üçüncü sırayı pandemi yılında servetini 18 milyar dolar artırarak 131 milyar dolara çıkaran Bill Gates kaptı ve bu paranın bir kısmı gelişen dünyada kalkınma ve sağlık projelerine finans sağlayan ve kendisi tarafından kurulan hayır kurumuna tahsis edildi. Finans alanındaki isimler, Bill Gates'in Kovid-19’a karşı aşı üreten ilaç şirketlerinin hisselerini ve paylarını satın almak için büyük meblağlar yatırdıktan sonra bu yıl servetinde büyük bir sıçrama olacağını düşünüyor.
Ancak Kovid-19 yılında dünyanın en zenginleri listesinde en büyük sıçrayışı yapan kişi, geçen yıl adı çok bilinmeyen ve Çin’de en çok satan maden suyu şişeieme şirketi ile rekor satışlar yaparak servetini 12 aydan kısa bir sürede 11 kez ikiye katlamayı başaran Çinli Zhong Shanshan oldu. Eskiden gazetecilik ile meşgul olan Shanshan, servetini yüzde 997 oranında artırarak 68 milyar dolara yükseltti. Servetinin büyük bir kısmını aşı üretim şirketlerine ve yeni nesil ilaç geliştirme laboratuvarlarına yatırdığı için de bu yıl rekor seviyede karlar elde etmesi bekleniyor.
Dünyanın en zengin 20 kişisi listesinde bir önceki yıl 16 sırayı kaplayan erkeklerin sayısı 17’ye çıktı. L'Oréal kozmetik şirketinin sahibi Fransız asıllı Françoise Bettencourt Meyers, servetini geçen yıla göre yüzde 30 oranında artırarak 67 milyar dolara çıkarmasının ardından dünyanın en zengin kadınları arasında birinci sırada yerini aldı.
Walmart'ın sahibi ABD’li Alice Walton, geçen yıla göre servetini yüzde 18 oranında artırıp 62 milyar dolara çıkardıktan sonra dünyanın en zengin kadınları arasında ikinci sıraya ulaştı. Walton’un boşanma sözleşmesi uyarınca Amazon şirketinin hisselerinin yüzde 4’ünü alan ve bu sayede pandemi yılında servetini 23 milyar dolar artıran Jeff Bezos’un eski eşi ABD’li MacKenzie Scott izledi.
Dünyanın en zengin 20 insanı listesine girenlerin çoğu geride bıraktığımız yıl boyunca ilaç ve sağlık koruma malzemeleri üreten şirketlerde, e-ticaret platformlarında ve organik gıda üretim ve dağıtım şirketlerinde hisse ve pay satın almak için büyük meblağlar yatırmıştı.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.