Afganistan’da barış görüşmeleri artan şiddet eylemleri ortasında devam ediyor

Başkent Kabil’de geçen ayın sonunda düzenlenen intihar saldırısının ardından güvenlik uyarısı yapıldı. (AFP)
Başkent Kabil’de geçen ayın sonunda düzenlenen intihar saldırısının ardından güvenlik uyarısı yapıldı. (AFP)
TT

Afganistan’da barış görüşmeleri artan şiddet eylemleri ortasında devam ediyor

Başkent Kabil’de geçen ayın sonunda düzenlenen intihar saldırısının ardından güvenlik uyarısı yapıldı. (AFP)
Başkent Kabil’de geçen ayın sonunda düzenlenen intihar saldırısının ardından güvenlik uyarısı yapıldı. (AFP)

Son zamanlarda üst düzey isimlerin hedef alındığı bir suikast dalgasına tanık olunan Afganistan’da şiddet artmaya devam ederken Katar’da Taliban hareketi ve Afgan hükümeti arasındaki görüşmeler yarın yeniden başlıyor. 12 Eylül’de Doha’daki lüks bir otelde başlayan Afganistan barış görüşmeleri 5 Ocak’a ertelenmişti.
İki taraf arasında aylarca süren görüşmelerde şu ana kadar çok az bir sonuç elde edilmesine rağmen iki taraf, geçen yıl en azından bir sonraki turda hangi başlıkların ele alınacağına ilişkin bir uzlaşıya vardı. Afganistan hükümeti müzakerecileri, Taliban’ın 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD önderliğindeki işgal nedeniyle 2001 yılında iktidardan uzaklaştırıldığından bu yana kalıcı bir ateşkes ve iktidar rejiminin korunması için baskı uygulayacak. Hükümet müzakerecilerinden Gulam Faruk Mecruh, AFP’ye şu açıklamalarda bulundu:
 “Görüşmeler, oldukça karmaşık olacak ve zaman alacak. Ama bir an önce sonuç almayı umuyoruz. Çünkü insanlar bu kanlı savaştan bıktı.”
Taliban’dan konuya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi. Aralık ayının başlarında her iki taraftan müzakereciler, dini tartışmalar ve yorumların temel çerçevesine ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle tıkanan ve genellikle aylarca süren toplantıların ardından ara verme kararı aldılar. Görüşmeler, şubat ayında Taliban ve Washington arasında imzalanan ve tüm yabancı güçlerin gelecek mayıs ayına kadar şiddetten etkilenen ülkeyi terk edeceği tarihi bir geri çekilme anlaşmasının ardından yapıldı. Afgan hükümeti ile yürütülen barış müzakerelerine rağmen son haftalarda Taliban, hükümet güçlerine karşı neredeyse her gün saldırılar düzenlerken Afganistan da şiddetin artmasına tanık olmaya başladı. Aynı şekilde geçen aylarda gazetecileri, politikacıları, din adamlarını ve insan hakları savunucularını hedef alan saldırılar da hız kazandı. Kasım ayından bu yana Kabil Vali Yardımcısı ve beş muhabir, düzenlenen bir dizi saldırıda öldürüldü.
Yetkililer, söz konusu saldırılardan Taliban’ı sorumlu tuttu. Ancak bazılarının sorumluluğunu DEAŞ üstlendi. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Cavid Faysal, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu suikastlarla Taliban, halkı bölmeye ve hükümet güvenlik birimlerine karşı bir öfke atmosferi oluşturmaya çalışıyor. Ancak bu cinayetler insanları birleştiriyor” dedi.
Kabil merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşu Araştırma ve Değerlendirme Birimi’nin Müdür Yardımcısı Nishank Motwani, Taliban’ın siyasi suikastların sorumluluğunu üstlenmeyeceğini belirtti. Motwani hareketin liderlerinin ‘aynı kaldığını ve değişmediğini’ kanıtlamak istediğine dikkat çekti. Afganistan İstihbarat Şefi Ahmed Ziya Serrac, bu hafta milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada “Taliban, 2020 yılında 18 binden fazla saldırı gerçekleştirdi” dedi. Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu’na (UNAMA) göre yılın ilk dokuz ayında 2 bin 177 sivil öldürüldü, 3 bin 822’si de yaralandı. Müzakerelerin yeniden başlamasına rağmen ülkede çok az kişi durumun düzeleceği inancı taşıyor.
Başkent Kabil’de ikamet eden Cemşid Muhammed, “Kabil’de güvenlik yok. Sevdiklerimizi daha ne kadar toprağın altına gömeceğiz?” diye sordu.
Afganistan İstihbarat Birimi tarafından yapılan bir açıklamada, Afganistan’ın doğusundaki Host vilayetinde bir gazeteciye suikast girişiminde bulunulması nedeniyle Hakkani örgütünün aranan iki üyesinin gözaltına alındığı duyuruldu. Vilayetin başkentindeki yerel bir kanalda bir gazeteciyi hedef alan iki saldırganın, Hakkani örgütü ile yakın bağları olduğuna inanılıyor. Bazı uzmanlar, örgütü Taliban’ın askeri kolu olarak görüyorlar. Yetkililer de geçen cumartesi günü Afganistan’ın batısındaki Gor vilayetinde bir gazetecinin silahlı kişiler tarafından öldürüldüğü bilgisini paylaşmıştı.
Bölge Vali Yardımcısı Habibullah Radmaniş, DPA’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bismillah Adil, Firuzgah’ta vuruldu. Kasım ayının başından bu yana bir dizi silahlı saldırı ve bombardıman, TOLOnews kanalının eski spikeri Yama Siawash’ın, Radio Azadi’de dahil gazeteci İlyad Day’ın, Enikass TV’de spiker Malala Maiwand’ın, Ariana News’te sunucu Fardin Amini ve Associated Press’in yerel muhabiri Rahmetullah Nikzad’ın ve çok sayıda sivil toplum aktivistinin hayatına mal oldu.”
Bir yetkili tarafından 3 Ocak’ta yapılan açıklamalara göre Afganistan’ın kuzeydoğusundaki Kapisa bölgesindeki dini meclis başkanı, arabasına yerleştirilen manyetik bir bombanın patlamasından sağ kurtulmayı başardı.
Ancak bölgenin yönetim merkezi Sayyad kentinde meydana gelen olay, 5 kişinin ölümüne ve 9 kişinin yaralanmasına yol açtı. Mevlevi Mirwaid Kerimi bomba patladığında Kabil’den dönüyordu.



Rusya: Amerika, İran'a yönelik "ültimatom" dilinden vazgeçmeli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
TT

Rusya: Amerika, İran'a yönelik "ültimatom" dilinden vazgeçmeli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (sağda), 17 Aralık 2025'te Moskova'da düzenlenen basın toplantısının ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile tokalaşıyor (AP)

Rusya, dün İran ile gerilimi azaltma çabalarının meyve vereceği umudunu dile getirerek, ABD'nin "ültimatom dilini terk edip müzakere yoluna dönerek" buna katkıda bulunabileceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu açıklama, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında gerçekleşen görüşmenin ardından yayınlandı.

Açıklamada, her iki tarafın da “krizin çözümü için siyasi ve diplomatik çabaları ilerletme fırsatlarını baltalayacak herhangi bir eylemden, BM Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere, kaçınma çabalarına çağrıda bulunduğu” belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Rusya'nın “uzun vadede ve sürdürülebilir olarak Ortadoğu'da normalleşmeyi sağlamak için gerilimleri azaltma çabalarını desteklediği, bunun da ABD'nin ültimatom dilini terk edip müzakere masasına dönmesiyle kolaylaştırılacağı” ifade edildi.


Hayfa'daki bir konut binasına İran füzesini isabet etmesi sonucu yaralanmalar olduğu bildirildi

İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
TT

Hayfa'daki bir konut binasına İran füzesini isabet etmesi sonucu yaralanmalar olduğu bildirildi

İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)
İran füzesiyle vurulan Hayfa'daki binanın bir bölümünün çökmesi sonrası kurtarma ve ambulans ekipleri (İsrail Ambulans Servisi)

İsrail ordusu ve İsrail Ambulans Servisi dün yaptığı açıklamada, İran'dan gelen bir füzenin İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kentinde bir konut binasına isabet ettiğini ve birkaç kişinin yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusu AFP'ye yaptığı açıklamada, binanın doğrudan füze saldırısıyla vurulduğunu ve füzenin İran yapımı olduğunu vurguladı. İsrail Kanal 14, çöken binadan dokuz kişinin tahliye edildiğini, bunlardan birinin ağır yaralı olduğunu bildirdi.

Ayrı bir açıklamada ise İsrail ambulans servisi MDA, yedi katlı binanın doğrudan isabet alması sonucu dört kişinin yaralandığını belirtti.

İsrail Ambulans Servisi'nin bildirdiğine göre, Hayfa'da bir konut binasına İran füzesi isabet etti.İsrail Ambulans Servisi'nin bildirdiğine göre, Hayfa'da bir konut binasına İran füzesi isabet etti.

Ambulans servisi, ekiplerinin şarapnel parçalarıyla yaralanan ve durumu kritik olarak nitelendirilen 82 yaşındaki bir adama müdahale ettiğini ve hastaneye kaldırıldığını belirtti. Ambulans servisine göre diğer üç kişi hafif yaralandı: 77 ve 38 yaşlarında iki kadın ve başından yaralanan 10 yaşında bir çocuk.

Sağlık görevlileri, “Sakinler bize alt katlarda enkaz altında kalan yaralılar olduğunu söylediler. Büyük beton parçalarını çıplak ellerimizle kaldırmayı başardık ve 82 yaşında bir adamı kurtardık.” dedi.

 Maas Salamah'a “yedi katlı bir binanın doğrudan vurulduğunu ve büyük hasara yol açtığını” doğruladı. Daha sonra itfaiye, yaptığı açıklamada “kayıp üç kişi için arama çalışmalarının devam ettiğini” bildirdi.


İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın bir dizi sert açıklaması sonrasında Sör Keir Starmer, Trump'la ilişkisinin onarılamaz şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıldı.

Eski ulusal güvenlik danışmanı ve Britanya'nın eski ABD büyükelçisi Kim Darroch, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı'nın "Trump'ın İran'a yönelik 'tercih ettiği savaş'ına doğrudan katılmaya direnmekte haklı olduğunu" söyledi.

Darroch, Guardian'a, "Ancak bu, Trump'la kişisel ilişkisine şüphesiz önemli ölçüde zarar verdi" diye konuştu ve "zarar görmüş bir Trump'ın" daha fazla gümrük vergisiyle "saldırabileceğini" ekledi.

Bu yorum, Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu çatışmasına verdiği yanıt nedeniyle Sör Keir'ı taklit etmesinin ardından geldi. Trump, Sör Keir'ın Ortadoğu'ya "iki eski, harap uçak gemisi" gönderme meselesini ekibine danışmak zorunda olduğunu söylediğini aktarmıştı.

Çarşamba günü öğle yemeğinde konuşan Trump, "En iyi dostumuz olması gereken BK'ye sordum" dedi.

Aslında Kral iki hafta içinde buraya geliyor, Kral Charles iyi biri. Bizim en yakınımız olmaları gerekirdi ama öyle davranmadılar. Dedim ki, 'İki tane eski, harap olmuş uçak geminiz var, bunları oraya gönderebilir misiniz?'"

Sör Keir'i taklit ederek zayıf bir sesle konuşan Trump şunları ekledi:

Ah, ekibime sormam gerekecek. Dedim ki, 'Başbakansınız, sormak zorunda değilsiniz'. Hayır, hayır, hayır, ekibime sormam gerekiyor. Ekibim toplanmalı, gelecek hafta toplanıyoruz. Ama savaş zaten başladı. Gelecek hafta savaş bitmiş olacak… Üç gün içinde.

Özel bir öğle yemeğinde yapılan ancak Beyaz Saray tarafından sosyal medya kanalında yayımlanan açıklamalar, daha sonra silindi.

Görsel kaldırıldı.
Başbakan, "Britanya halkının en iyi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini" söyledi (AP)

Downing Sokağı kaynakları, Trump'ın BK'den gemi talebinde hiçbir zaman bulunmadığını ve Britanya'nın da bunları göndermeyi teklif etmediğini söyledi.

Trump'ın eleştirileri karşısında BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, "Bizim işimiz BK'nin ulusal çıkarları doğrultusunda kararlar almak" dedi.

Cooper perşembe günü televizyon kanallarına şunları söyledi:

Başından beri ABD'den farklı bir görüş benimsedik ve Ortadoğu'da saldırgan eylemlere kapılmadık çünkü gerilimin tırmanma riskleri, ekonomi üzerindeki de dahil etkiler ve ayrıca sağlam bir plana duyulan ihtiyaç konusunda somut endişeler olduğunu düşündük.

Cooper, Washington'ın hâlâ müttefik olup olmadığı sorusundan kaçınarak şunları söyledi:

Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede çözülmesini, sonuçlanmasını istiyoruz çünkü açıkçası bu, BK'deki yaşam maliyeti için en iyisi.

Bu hafta Başbakan, İran'la savaşa girmeme kararlarının arkasında duracağını yineleyerek şunları söyledi:

Benim ve diğerlerinin üzerindeki baskı ne olursa olsun, gürültü ne olursa olsun, aldığım tüm kararlarda Britanya'nın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. Dolayısıyla bunun bizim savaşımız olmadığını ve içine sürüklenmeyeceğimizi net bir şekilde belirttim.

Independent Türkçe