ABD'nin 10 eski savunma bakanından yönetimin ‘barışçıl bir şekilde devredilmesi’ çağrısı

Donald Trump ve Joe Biden (AFP-AP)
Donald Trump ve Joe Biden (AFP-AP)
TT

ABD'nin 10 eski savunma bakanından yönetimin ‘barışçıl bir şekilde devredilmesi’ çağrısı

Donald Trump ve Joe Biden (AFP-AP)
Donald Trump ve Joe Biden (AFP-AP)

ABD'nin hayatta olan 10 eski savunma bakanı, Başkan Donald Trump ve Amerikalılara ortak bir mektup göndererek mevcut yönetim ile Başkan Joe Biden'ın seçilmiş yönetimi arasında iktidarın barışçıl bir bir şekilde devredilmesi çağırısında bulundular. Başkan Donald Trump, Joe Biden karşısında yaşadığı seçim yenilgisini reddetmeye devam ederken eski bakanlar, Washington Post gazetesinde yayımlanan kamuya açık, güçlü bir mektupla ABD başkanlık seçimlerinin sona erdiğini vurguladılar.
ABD'li eski savunma bakanları Ashton Carter, Dick Cheney, William Cohen, Mark Esper, Robert Gates, Chuck Hagel, James Mattis, Leon Panetta, William Perry ve Donald Rumsfeld tarafından imzalanan mektupta, Başkan Trump’ın çabalarının, oy sayımlarının ve değerlendirmelerin ardından halen devam etmesinin seçim sonuçlarını sorgulama aşamasının ötesine geçtiği belirtildi.
Washington Post gazetesinde yayımlanan ortak mektupta şu ifadeler yer aldı:
“Seçimler yapıldı, mahkemeler itirazları değerlendirdi, eyalet valileri sonuçları onayladı ve Seçici Kurul oylarını kullandı. Seçim sonuçlarını sorgulama zamanı geçti.”
Mektupta ayrıca “İç ve dış düşmanlara karşı Anayasa'yı korumak üzere yemin ettik. Yeminimiz bir kişi veya partiye değildir” denilerek yönetimin ‘barışçıl bir şekilde devredilmesinin önemli bir parçası olan’ başkanlık geçiş sürecine devam edilmesi çağrısı yapıldı.
Mektup, Trump’ın geçtiğimiz Kasım ayında (Mark) Esper'i görevden almasının ardından, Savunma Bakanlığı'nda sivil liderlik yapısının tepesinde, başkana sadık olarak algılanan kişilerin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere yapılan bir dizi kapsamlı değişikliğin ardından yayımlandı. Söz konusu değişiklikler, Pentagon'daki yetkilileri endişelendirirken askeri ve sivil yetkililer arasında büyüyen bir panik havasına neden oldu.
ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında ABD Kongresi'ne gelerek, ordunun herhangi bir seçim anlaşmazlığının çözümüne yardımcı olmayacağını söyledi. Bu ifade, eski savunma bakanlarının, böyle bir çabanın ‘ABD’yi tehlikeli, yasa dışı ve Anayasal sınırların dışında bir alana iteceği’ şeklindeki uyarısıyla bir kez daha vurgulandı. Mektupta, ‘bu tür önlemleri yöneten veya uygulayan sivil ve askeri yetkililerin, eylemlerinin ülke üzerindeki korkunç sonuçları nedeniyle cezai yaptırımlar da dahil olmak üzere sorumlu tutulacakları’ belirtildi. Başkan Bill Clinton döneminde Savunma Bakanı olarak görev yapan Cumhuriyetçi isim William Cohen, CNN’e verdiği röportajda, Trump'ın ülkede izlediği ‘anayasaya aykırı yol’ göz önüne alındığında bunun ‘çok sıra dışı’ bir adım olduğunu belirtmişti.
Yine Clinton döneminde Savunma Bakanı olarak görev yapan Demokrat isim William Perry, geçtiğimiz pazar akşamı Twitter hesabından paylaştığı bir tweetde, “Mektup fikri, (Baba Bush döneminde Savunma Bakanı George W. Bush (Jr.) döneminde Başkan Yardımcısı olan Cumhuriyetçi isim Dick) Cheney’den geldi. Hepimiz Anayasayı desteklemek ve savunmak için yemin ettik. Bu yemin bir partiye göre değişmez” yazdı.
Eski savunma bakanları mektubu, Savunma Bakanlığına yaptıkları, seçim sonuçlarını baltalayacak veya yeni yönetime geçiş sürecine zarar verecek ‘her türlü siyasi eylemden kaçınma’ çağrısıyla sonlandırdılar. Mektupta, “En güçlü ifadelerle onları, kendilerinden önceki birçok Amerikalı neslin yaptığı gibi bu son eylemi ABD Silahlı Kuvvetlerinin geleneklerine, profesyonelliğine ve büyük ülkemizdeki demokratikleşme tarihine uygun olarak yapmaya çağırıyoruz” ifadeleri yer aldı.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.