Tunus Cumhurbaşkanı’na ‘ulusal diyalog’ koşulları eleştirisi

Tunus Cumhurbaşkanı Said, ulusal diyaloga siyasi tecrübesi olmayan gençlerin de katılmasını istiyor

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AFP)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı’na ‘ulusal diyalog’ koşulları eleştirisi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AFP)

Tunus’ta ülkenin içinde bulunduğu krizden bir çıkış yolu bulmak amacıyla yapılması planlanan siyasi, sosyal ve ekonomik diyalogu yönetecek bir ‘Akil Adamlar ve Arabulucular Konseyi’ kurulması beklenirken bir grup parti ve insan hakları kuruluşu, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu (UGTT) tarafından önerilen ‘ulusal diyalog’ girişiminin doğasını ve özünü değiştirerek ‘devrimin gidişatını düzeltmek için bir diyalog’ haline getirmek yaptığı temel değişiklikleri eleştirdiler. Öte yandan gözlemciler, siyasi tecrübesi olmayan ve Tunus Meclisi’nde yer alan hiçbir partiye üyeliği bulunmayan gençlerin de bu diyaloga katılmasını ‘uygulaması zor’ bir adım olarak nitelediler.
UGTT Genel Sekreteri Nureddin Tabbubi, diyaloğa katılacak tarafların, kendi deyimiyle, ‘ülkeyi tökezleten sorunlardan kurtaracak uzlaşıların önünü açacak ulusal bir diyalogu yönetecek’ bir ‘Akil Adamlar ve Arabulucular Konseyi’ oluşturmak için beş bağımsız isim üzerinde anlaşmaya çalıştıklarını açıkladı.
Söz konusu diyalogda, girişimi başlatan UGTT, diyalogu himayesi altına alan Tunus Cumhurbaşkanı ve siyasi partilerin bir araya gelmesi ve kendi çıkarları için siyasi sonuçlar üretmeye çalışmaları bekleniyor.
Şarku’l Avsat’a konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunuslu siyaset uzmanı Cemal el-Arfavi şunları söyledi:
“UGTT, bu diyaloga, siyasi ve sosyal krizin çözümüne alternatifler sunan bir önerinin gücü haline geldiğini teyit edecek bir konumda katılacaktır. Cumhurbaşkanı Said ise diğer katılımcılardan daha iyi bir konumda olacak. Çünkü gençlerin diyaloga katılmasını önererek, seçim kampanyası sırasında şehirlerde, köylerde, kırlarda, dağlarda ve ovalarda, sıcak güneşin, yağan yağmurun altında ve yaya olarak yorucu yollar kat ettiğini ve çabalar gösterdiğini söylediği girişimin önemli bir bölümünü oluşturan gençlere verdiği sözü yerine getirdi.”
Ancak diyalog oturumlarının başarısız olması durumunda, Cumhurbaşkanı Said’in sık sık eleştirdiği ve 2011 yılından bu yana hükümet sisteminin başarısızlığının ana nedeni olarak gördüğü siyasi partilerin suçlanması kaçınılmaz olacak.
Bazı siyasetçiler, ülkenin çeşitli bölgelerinden gençlerin ulusal diyaloga katılmaları ile ilgili olarak ise Cumhurbaşkanı tarafından önerilen bu koşulun, ‘uygulanamaz olduğunu ve diyalog oturumlarının sonuçlarının ulusal gündemden çok Kays Said’in gündemine hizmet etmesine neden olabileceğini’ düşünüyorlar.
Cumhurbaşkanı Said, ‘söz konusu diyalogun öncekilerle aynı olmaması’ gerektiğini belirterek, diyalog oturumlarının ‘on yıl önce halkın, istihdam, özgürlük ve onur olarak tanımladığı devrimin gidişatını düzeltmenin bir başlangıcı’ olmasını istedi. Said, ülkenin dört bir yanından gençlerin temsilcilerinin, hiçbir kriter belirlenmeden bu diyaloga dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
İşçiler, hükümet ile UGTT arasında imzalanan anlaşmanın kapsamına girmeyen 45 yaşın üzerindeki işçilerin durumunda düzenleme yapılması için Cumhurbaşkanı Said'e konuya müdahale etmesi çağırısında bulundular.
İşçiler, Cumhurbaşkanı’na gönderdikleri mektupta, ‘anlaşmanın bazı kesimlerce adil olmasına karşın devletin çıkarları için yaklaşık on yıl çalıştıktan sonra, düşük ücretlerle zorunlu olarak işten ayrılma adı altında işsizliğe itilenler için zulüm olduğu’ vurgulandı. Mektupta, kamu sektöründe istihdam için istisnai hükümler çıkarılması amacıyla bir yasal girişim başlatılması çağrısında bulunuldu. Mektupta ayrıca Cumhurbaşkanı Said’e, anayasal yetkilerini, zorunlu olarak işten ayrılma maddesini iptal etmek, bunu gönüllü olarak işten çıkışa dönüştürmek ve yaklaşık 16 bin ailenin yoksulluktan kurtarılması amacıyla 45 yaşın üzerindeki işçilerin kamu hizmetinde işe alınmasına kapı açmak için kullanması istendi.  



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.