Cezayir'deki teröristlerle mücadele, Cezayir İç Savaşı kabusunu hatırlatıyor

Aşırılık yanlısı örgütlerin elleri başkente kadar uzanıyor; ordu, 3 üyesi ve 6 militanın öldürülmesi ardından harekete geçiyor

Genelkurmay Başkanı, çatışmaya tanık olan bölgede konuşlu personeli ziyaret etti (APS)
Genelkurmay Başkanı, çatışmaya tanık olan bölgede konuşlu personeli ziyaret etti (APS)
TT

Cezayir'deki teröristlerle mücadele, Cezayir İç Savaşı kabusunu hatırlatıyor

Genelkurmay Başkanı, çatışmaya tanık olan bölgede konuşlu personeli ziyaret etti (APS)
Genelkurmay Başkanı, çatışmaya tanık olan bölgede konuşlu personeli ziyaret etti (APS)

Ali Yahya
Cezayir, 2021’i ordu ile terör örgütü arasında başkente 70 km uzaklıkta patlak veren, 3 askeri ve 6 militanın ölümüyle sonuçlanan silahlı çatışmalar ile karşıladı. Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha, olayın ardından bölgeye intikal etti.
Milli Savunma Bakanlığı, ülkenin kuzeyindeki Tipaza eyaletinde Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgede gerçekleşen askeri operasyonların ikinci gününde teröristlerin yanı sıra ordudan bir onbaşının öldürüldüğünü bildirdi. 2 Ocak’ta başlayan operasyonun birinci gününde 4 teröristin etkisiz hale getirildiğini, bir kalaşnikof, makineli tüfek ve iki pompalı tüfeğin ele geçirildiğini de ekledi. Ordu mensubu bir çavuş ve kıdemli onbaşının hayatını kaybettiğini açıklayan Bakanlık, arama ve tarama operasyonlarının sürdüğünü bildirdi.

Üst seviye uyanıklık
Bakanlığın bildirdiğine göre Genelkurmay Başkanı Korgeneral Şangariha, bir ordu timi tarafından gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonu başarısının ardından söz konusu bölgedeki askeri birimleri ziyaret etti. Askeri birimleri motive edecek cümleler kuran ve kahramanca mücadelelerine övgüde bulunan Şangariha, harekata katılan tüm askeri personele Milli Savunma Bakanı ve Silahlı Kuvvetler Genel Komutanı Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un bu kahramanca çalışma karşılığındaki selam ve takdirlerini iletti.
Ordu birliklerinin terör ve organize suçla mücadelede elde ettiği olumlu sonuçlara övgüde bulunan Şangariha, bunların ülkedeki güvenlik durumunun tam kontrol edilmesine katkı sağladığını ifade ederek şöyle ekledi:
“Size ancak, bir kez daha son derece uyanık ve dikkatli olma, terörist kalıntılarla kararlılıkla mücadeleyi sürdürme, ordu personelinin muazzam fedakarlıkları sayesinde elde edilen operasyonel kazanımların korunması için daha içten ve yoğun çaba sarf etme çağrısında bulunabilirim. Bu kazanımları korumanın tüm onur ve gururla yapmanız gereken kutsal bir görev olduğunun farkındasınız.”
Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Şangariha’nın ziyaretine dair fotoğrafların yanı sıra, tutuklanan terörist ve milislerin de fotoğraflarını gösterdi. Bu fotoğraflar, Cezayirlilere Cezayir İç Savaşı’nı hatırlattı.

Ordunun ciddiyeti
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Ali Lekhal, konu hakkında şu ifadeleri kullanıyor:
“Cezayir ordusunun önleyici saldırılar ve güvenlik politikası yoluyla ciddiyeti, dağlık bölgelerde konuşlu terörist kalıntıların deliklerinden çıkmalarına ve çoğu zaman ordu tarafından pusuya düşürülmelerine neden olacak şekilde sürekli olarak gırtlaklanmasından destek alıyor. Tüm bunlar terörist faaliyetlerin, aslında Cezayir ordusunun bu grupları tuzağa düşürmedeki başarılarının devamına sebebiyet veriyor.”
Libya, Mali, Nijer ve Tunus sınırlarındaki terör faaliyetleri ve tehdidinin artması ile birlikte ordu birliklerinin de operasyonları yoğunlaştırarak alarm seviyesini üst düzeye çıkardığına değinen Lekhal, terörist grupların kalıntılarının, başta El Kaide ve DEAŞ olmak üzere sınır ötesi örgütlerin başarısız deneyimleri ardından yeniden organize olmaya yöneldiklerini söylüyor.

Peki ya Fransa’nın Mali'de verdiği fidyenin yansımaları?
Genelkurmay Başkanı’nın çatışma alanına intikali, aslında terör örgütünün teşkil ettiği tehlikeyi ve ordunun gerçekleştirdiği operasyonun önemini yansıtıyor. Bazı taraflar, olup bitenleri Ebu Ubeyde Yusuf el-Annabi'nin Mağrip El Kaidesi liderliğine atanmasına bağlıyor. Bir diğer taraflar ise Sahel bölgesini merkez alan ve en az 200 teröristin serbest bırakılması karşılığında Batılı 3 rehineyi serbest bırakmak için Fransa’dan fidye alan Nusret el-İslam vel Müslimin Örgütü ve Müslümanları Destekleme Grubu ile ilgisinden bahsediyor.
Mali’de serbest bırakılan teröristlerden Mustafa Dirar’ın 28 Aralık’ta, Mayis lakaplı Hüseyin Velid Ammar Velid Mugniye’nin ise 18 Aralık’ta tutuklanması, aynı zamanda fidyenin ilk taksidi olan 80 bin euronun ele geçirilmesi, ikinci seçeneğe kanıt teşkil ediyor.

Çıkar etkileşimleri
Afrika Gazeteciler ve Hukukçular Koalisyonu üyesi Latifa Deyb, Cezayir'de terörizmin yükselişe geçişinin, yabancı güçlerin Afrika’daki çeşitli çatışmalara karşı ilkeli tutumlarını defalarca ifade eden Cezayir'in sükunetini bozma girişimlerinden kaynaklanabileceğini düşünüyor. Teröristlerin aktif devletler tarafından elde ettiği şüpheli fonların terörist faaliyetlerin arttığını gösterdiğini söyleyen Deyb, “Bugün Sahel ve komşu ülkeleri, çıkar temelli etkileşimler nedeniyle tüm bölgeyi dağıtma yolunda daha fazla taviz vermeye götürebilecek büyük bir ikilemle karşı karşıyayız” ifadelerini kullanıyor.

3 yıl saldırı gerçekleştirilmesi
2020 yılında Cezayir ordusunun 2017'den bu yana üst üste üçüncü kez terör saldırılarını önlemeyi başarması, çeşitli askeri ve güvenlik unsurlarının, önleyici operasyonlar veya silahlı çatışmalar yoluyla, terörizmle mücadelede edindikleri ciddi yeteneği ortaya koyuyor.
Savunma Bakanlığına bağlı askeri birimler, geçtiğimiz yıl 21 teröristi ortadan kaldırmış, terörist gruplara destek veren 108 kişiyi ve 9 teröristi tutuklamış, 7’sini teslim etmiş, aynı zamanda keşfettiği 251 terör sığınağını imha etmişti. Nitekim çeşitli markalarda 314 adet makineli ve otomatik tabanca ve tüfek ele geçirilmişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.