İsrail partileri Arap oylarına talip

2019’da Tel Aviv’de Netanyahu ile ortak bir hükümete katılmama çağrısı yapan bir seçim pankartı (EPA)
2019’da Tel Aviv’de Netanyahu ile ortak bir hükümete katılmama çağrısı yapan bir seçim pankartı (EPA)
TT

İsrail partileri Arap oylarına talip

2019’da Tel Aviv’de Netanyahu ile ortak bir hükümete katılmama çağrısı yapan bir seçim pankartı (EPA)
2019’da Tel Aviv’de Netanyahu ile ortak bir hükümete katılmama çağrısı yapan bir seçim pankartı (EPA)

İsrail’de partilerin sayısı artarken partiler, Arap oyları için yarışıyor. 23 Mart’ta gerçekleşecek İsrail seçim savaşındaki ilerlemeyle birlikte genel olarak parti sayılarındaki yoğunluk da artıyor. Dış İstihbarat Teşkilatı MOSSAD eski Başkanı Danny Yatom, 4 Ocak’ta ‘Yeni Emekliler Partisi’ adlı bir parti kurulduğunu ve bununla birlikte Arap seçmenlerinin oyları için rekabetin arttığını duyurdu.
Gideon Saar’ın Likud’dan ayrılması ve Başbakan Netanyahu’nun pozisyonuna karşı ciddi bir tehlike oluşturmak, iktidarını baltalamak için ‘Yeni Umut’ partisini kurması sonrasında, ayrıca Mavi Beyaz İttifak’ın bakanlarının ve milletvekillerinin çoğunun bölünmesinin ardından 3 yeni parti kuruldu. Maliye Bakanlığı’nın eski muhasebecisi Yaron Zulekha, İsrail’i iflastan kurtarmak için yeni bir parti ilan etti. Tel Aviv Yafa Belediye Başkanı, ‘İsrailliler’ adında yeni bir parti kurdu. Aynı şekilde Yatom, 1 milyon 93 bin kişiye ulaşan ve ciddi bir kısmı ‘ihmal, yoksulluk ve güvensizlikten mustarip’ olan emeklilerin (65 yaş üstü) oylarını kazanmak amacıyla arenaya girdi.
Yatom, sol güçlere mensup olmasına rağmen sağ partilerin lehine oy kullanan emeklilerin oylarını almayı umuyor. Bunu yaparken ABD asıllı Yahudi Jonathan Pollard’ı İsrail lehine casusluk yapması için görevlendirdiği bilinen eski MOSSAD lideri Rafi Eitan’ın tecrübesini tekrar etmeyi amaçlıyor. Eitan, 2006 yılında yaşlılar için bir parti kurmuş, 7 sandalye kazanmış, koalisyona katılmış ve yaşlı işleri bakanı olmuştu. Ancak partisi daha sonra hızla çöktü. Yatom’un partisine gelince parti, İsrail askerlerinin nasıl ateş açtığını anlatan bir belge hazırlayan Profesör Asa Kasher ve terörizmle mücadelede uzmanlaşmış Profesör Shlomo Maoz ve Rachel Adito gibi bir dizi eski güvenlik yetkilisini içerecek.
Danny Yatom, Yedek Ordu’da İşçi Partisi’nden milletvekili ve Yahudi-Arap Ortaklık Forumu üyesi olarak görev yapan bir general olarak biliniyor. Yatom, 1996 yılında MOSSAD’a başkanlık etti. Ancak Hamas’ın siyasi büro lideri Halid Meşal’e düzenlenen suikast girişimiyle ilgili skandalın ardından 1998 yılında istifa etmek zorunda kaldı. Başbakan ve eski Savunma Bakanı Ehud Barak’ın siyasi ve güvenlik kadrosunun başkanı olarak da görev yaptı.
Öte yandan İsrailli partiler, sayıları yaklaşık 1 milyon olan (tüm seçmenlerin yüzde 15’i) Arap seçmenlerle giderek daha fazla ilgilenmeye başladı. Kamuoyu anketlerinin Arap oylarının son olarak yaklaşık yüzde 86’sını kazanan Arap Partileri Ortak Listesi’nin, 15 oydan 10’a gerileyeceğini ortaya koyması sonrasında Yahudi parti liderleri, kaybedilen oyları kazanmaya çalışıyor. “Tehlike,  tehlike… Araplar yabancı partilerce finanse edilen binlerce otobüsle sandık başına akın ediyor’ sözleriyle Arap partilerinin meşruiyetini sorgulayan ve iki yıl önce onları uyaran Netanyahu bile Arap oylarıyla 2 sandalye elde etmeyi planlıyor. Geçen hafta sonu İsrail Başbakanı, ‘koronavirüse karşı geliştirilen aşıya ulaştıklarından emin olmak için’ iki Arap şehrine ziyarette bulunmuştu.
4 Ocak’ta sol eğilimli Meretz partisinin de ‘oyların Ortak Liste’den sağa kaymaması için’ Arapların oylarına ulaşmak amacıyla kendi planını hazırladığı ortaya çıktı. Partinin, seçim listesindeki her beş aday arasında iki Arap olmasına karar verdiği belirtildi. İlgili siyasi kaynaklara göre Ghaida Rinavi Zuabi dördüncü sırada, eski Milletvekili İsavi Freij ise beşinci sırada aday gösterilecek. Listede ilk sıralarda parti başkanı Netsan Horovitz, ardından eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Yair Golan ve parlamento bloğunun başkanı olan Milletvekili Tamar Zenberg yer alacak. Meretz, İsrail solundaki tek sağlam parti ve hala barışı, eşitliği, sosyal adaleti ve insan haklarını savunma tavrını sürdürüyor. Yeni adayı Ghaida Rinavi Zuabi partiye üye değil. Kendisi, kamusal eylem liderliğinde ve siyasi eylemde Yahudi- Arap ortaklığında aktif.
Anketlerin ortaya koyduğu büyük gerilemenin ardından endişeye kapılan Ortak Liste bileşenlerinin, partilerini bir araya getirmeye, birliklerini güçlendirmeye ve kaybettikleri destekçilerini geri kazanmaya çalıştığı belirtiliyor. Yeniden bölünme olasılığı hakkında söylentiler dolaşsa da liderleri, bunları yalanlıyor ve birliğe bağlı olduklarını savunuyor.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.