Moskova, Esed için ortam hazırlıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad 17 Aralık'ta Moskova'da iken (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad 17 Aralık'ta Moskova'da iken (AFP)
TT

Moskova, Esed için ortam hazırlıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad 17 Aralık'ta Moskova'da iken (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad 17 Aralık'ta Moskova'da iken (AFP)

Rusya'nın Suriye'de yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki nihai pozisyonunun netleşmesi, Moskova'nın 2020 sonu ve yeni yılın başlangıcı ile Suriye politikasına ilişkin ulaştığı sonuçların en belirgin sonuçlarından biri olabilir.
Görünüşe göre geçtiğimiz yıl, Rusya'nın Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'e, yerel düzeyde kapsamlı bir reform süreci başlatması ve Moskova'nın Anayasa Komitesi dosyalarındaki hamlelerini ve mültecilerin geri dönüşünü başarılı kılmak için yeterli esnekliği göstermesi amacıyla baskı yapmaya yönelik aktif çabalarına tanık oldu. Söz konusu baskılar, önümüzdeki seçimlerde Esed'in Suriye'nin cumhurbaşkanı olarak kalması için atmosfer yaratma çalışmaları da dahil olmak üzere, bu ülkedeki Rus eylemine yeniden öncelik verilmesi ile sonuçlandı.
Moskova, yıllardır Suriye'de yapılacak herhangi bir seçimin Suriye hükümeti ile muhalefet arasındaki anlaşmalara dayanarak ve ülke için yeni bir anayasanın kabul edilmesinden sonra yapılması gerektiği konusunda net bir tavra sahip.
Bu ifadeler 2016 yılında Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova tarafından Şam’ın yeni parlamento seçimlerinin tarihini belirleme kararı hakkında yaptığı açıklamada yer alıyor. Rusya'nın, Suriye Destek Grubu'nun kararlarını ve 2254 sayılı uluslararası kararını dikkate alarak, Suriye krizi için siyasi çözüm sürecinin içeriği ve aşamalarına ilişkin anlaşmalara tam olarak bağlı olduğu vurgulanan aynı tutum birçok kez ifade edildi. Zaharova, “Bu, Suriye hükümeti ile muhalefetin ortak bir yönetim organı oluşturma, sonraki aşamada yeni bir anayasa hazırlanıp böylece bu anayasaya göre genel seçimler yapılması amacıyla Cenevre'de ve Birleşmiş Milletler himayesinde Suriyeliler arasında tam kapsamlı müzakerelerin bir an önce başlatılmasında ısrar etmeye devam edeceğimiz anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Ancak 2020 ‘de meydana gelen olaylar, Rusya'nın tutumunda seçimler ve anayasa dosyalarıyla ilgili açık ve net bir değişiklik yaşandığını ortaya koydu. Rus uzmanlara göre, bu değişiklik öncelikle saha durumu ve etki alanlarının istikrarı ile bağlantılı. Ayrıca sahada kazanılan ‘zaferler’ ve bölgedeki güç dengesine odaklanan ciddi bir siyasi sürecin başlatılmasının engellenmesi, özellik de Sezar Yasası kapsamında Suriye’ye uygulanan yaptırımlar dosyasının yeniden inşa sürecini başlatmak için uluslararası desteği seferber etmeye yönelik her türlü çabaya mani olma hattına girmesinin de değişikliğe yol açtığına işarette bulundu.
Bu koşullar altında, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov geçtiğimiz Eylül ayında Şam'a yaptığı ziyarette, cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Komitesi'nin çalışmalarındaki ilerlemeyle ilişkilendiren ‘yapay zaman dilimleri belirlememenin’ önemine vurgu yapmıştı. Bu, Moskova'nın rejime seçimlerin zamanında yapılması için düzenlemelerini tamamlaması için yeşil ışık yaktığının açık bir göstergesiydi.
Rus diplomasisi, yeni yıla Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin’in, Batı’nın ‘ülkede yapılacak seçimleri tanımamak için yapılan çağrılarla siyasi ilerlemenin elde edilmesini engelleme’ girişimleri olarak tanımladığı tutumunu reddettiğini ifade etmesiyle başladı. Verşinin, Suriye devletinin kurumlarını baltalamaya yönelik çabaların halen devam ettiğine dikkat çekti. Müzakerelerinin beşinci turunu bu yıl 25-29 Ocak tarihleri ​​arasında gerçekleştirmesi planlanan Anayasa Komitesi çalışmalarının Cenevre'de devam ettiğini ifade eden Verşinin, “Bazı uluslararası forumlarda, yeni bir anayasanın kabulünün hızlandırılması ve Suriye'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tanınmaması gerektiğine dair açıklamalar yer alıyor. Pratikte bu, Suriyelileri liderlerini seçme hakkından mahrum etmek anlamına geliyor” şeklinde konuştu. Rus yetkili, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı karar ve Anayasa Komitesi'nin çalışma kurallarının dış müdahale veya yapay zaman dilimleri empoze etme girişimleri olmaksızın, bizzat Suriyelilerin önderlik ettiği ve uyguladığı siyasi süreci ilerletme zorunluluğunu empoze ettiğine işarette bulundu.
Ancak Moskova'nın güçlü bir şekilde savunduğu bu tutum, Rus uzmanlar arasında farklı yorumlamalara yol açtı. Bunlar arasında, bu mesajın yeni ABD yönetiminin Suriye'deki politikasına ilişkin pozisyon netleşene kadar Batılı, özellikle Amerikan hareketleriyle yüzleşmeyi amaçladığını görenler de bulunuyor. Rus bir diplomatik kaynağa göre bazıları, "Rus diplomatlarının gazetecilerin sorularına bu tonda cevap vermesinin doğal olduğunu, çünkü cevabın ülkenin egemenliği ilkesine bağlılıktan sapamayacağını ifade ettiler. Hala mevcut sistemde temsil edilen meşru otoriteyle ilişki içinde olunduğuna ve mevcut anayasa metnine bağlı kalındığını belirttiler. Söz konusu kaynak, bu işaretlere paralel olarak, "Moskova, 2254 sayılı kararın uygulanmasının büyük önemini vurgulamaya devam etti. Yeni Amerikan yönetiminin bu konuda işbirliği yapmasını ve Anayasa Komitesi çerçevesinde gerçek ve hızlı ilerleme sağlamak için Arap çevre ve ABD'yi yeni atmosfere taşımasını umuyoruz” şeklinde konuştu.
Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı'na yakın bir diplomat olan Rami Şair, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Mevcut rejimin ülkedeki tek iyi silahlanmış ve şu anda örgütlenmiş gücü olan 700 bin asker de dahil olmak üzere 4.5 milyon çalışana sahip olduğu göz ardı edilemez. Bu gerçekle göz önünde bulundurmamak imkansızdır. Bunun anlamı bu gücün Suriye'nin geleceğinde bir role sahip olması gerektiği anlamına gelir. Bunu görmezden gelme girişimleri yeni, yıkıcı bir iç savaşa izin vermek anlamına gelecektir.”
Şair ayrıca, “Rus diplomasisi bu gerçeğe dayanmaktadır. Şimdiye kadar elde edilen en büyük başarı, yani ateşkesi kalıcı hale getirmek ve çoğu bölgede durumu istikrara kavuşturmak son derece önemlidir. Bu, Suriyeliler için sorunlar olgunlaşana ve anayasa değişikliği sürecinde ve siyasi sürecin başlatılmasında ciddi ilerleme kaydedilene kadar mevcut durumun rejimde kalması gerekliliği anlamına gelir, çünkü alternatifi felakettir” şeklinde konuştu.



İsrail ordusu, Dürzilere yönelik saldırılara karşılık olarak Suriye'nin güneyindeki hedefleri bombaladığını duyurdu

İsrail'e ait bir tank, Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye giriyor (AFP- Arşiv)
İsrail'e ait bir tank, Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye giriyor (AFP- Arşiv)
TT

İsrail ordusu, Dürzilere yönelik saldırılara karşılık olarak Suriye'nin güneyindeki hedefleri bombaladığını duyurdu

İsrail'e ait bir tank, Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye giriyor (AFP- Arşiv)
İsrail'e ait bir tank, Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye giriyor (AFP- Arşiv)

Associated Press'in (AP) haberine göre, İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, perşembe günü "Sevide bölgesinde Dürzi vatandaşlarına yönelik saldırılar"a karşılık olarak gece boyunca Suriye hükümetine ait mevzilere hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.

İsrail ordusu, Suriye'nin güneyindeki askeri yerleşkelerde bulunan bir komuta merkezini ve silahları hedef aldığını da sözlerine ekledi.

Açıklamada, İsrail ordusunun "Suriye'deki Dürzilere zarar gelmesine izin vermeyeceği ve onları korumak için çalışmaya devam edeceği" vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu saldırı, İsrail-ABD-İran çatışmasının başlamasından bu yana Suriye'ye yapılan ilk İsrail saldırısı olarak değerlendiriliyor.


İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırıları sonucu dört Filistinli hayatını kaybetti

Yaralıları taşıyan araçlar, Han Yunus’taki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) merkezinden ayrılıp Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. (EPA)
Yaralıları taşıyan araçlar, Han Yunus’taki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) merkezinden ayrılıp Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. (EPA)
TT

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırıları sonucu dört Filistinli hayatını kaybetti

Yaralıları taşıyan araçlar, Han Yunus’taki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) merkezinden ayrılıp Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. (EPA)
Yaralıları taşıyan araçlar, Han Yunus’taki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) merkezinden ayrılıp Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. (EPA)

Dört Filistinli dün Gazze’ye düzenlenen İsrail hava saldırılarında hayatını kaybetti. Filistinli yetkililer, saldırılarda sivillerin hedef alındığını belirtirken, İsrail ordusu vurulan kişilerin ‘tehdit oluşturan militanlar’ olduğunu açıkladı.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, sabah saatlerinden bu yana iki ayrı noktada düzenlenen saldırılarda dört kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Açıklamaya göre, saldırılar Gazze’nin doğusundaki et-Tuffah ve ez-Zeytun mahallelerinde sivil grupları hedef aldı.

El-Ehli Baptist Hastanesi, et-Tuffah mahallesindeki Şeva Meydanı’nda bir grup sivile yönelik saldırı sonucu iki kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Şifa Hastanesi ise ez-Zeytun mahallesinin doğusunda insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

İsrail ordusu AFP’ye yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından geri çekildiği ‘sarı hat’ bölgesinde dört silahlı kişiyi tespit ettiğini ve ‘tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla’ bu kişilerin hedef alındığını bildirdi.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise yaptığı açıklamada, İsrail’in saldırılarla Gazze Şeridi’ndeki gerilimi tehlikeli biçimde tırmandırdığını savundu. Kasım, sabah saatlerinde dört gencin öldürülmesinin ateşkes anlaşmasının açık ihlali olduğunu ifade etti.

Açıklamada ayrıca, İsrail’in arabulucuların çabalarını dikkate almadığı öne sürülerek, garantör ülkelerin saldırıların durdurulması ve Gazze Şeridi’ne yönelik ablukanın kaldırılması için harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

Öte yandan İsrail ordusu, çarşamba günü düzenlenen ayrı bir operasyonda, Hamas’ın Han Yunus Tugayı askeri istihbarat sorumlusu olduğu belirtilen Muhammed Ebu Şehla’nın öldürüldüğünü açıkladı.

İsrail ordusu, Muhammed Ebu Şehla’nın savaş sırasında tugayın üst düzey komutanlarına istihbarat subayı olarak görev yaptığını ve Ekim 2023’te Han Yunus bölgesinde düzenlenen saldırının planlanmasına katıldığını öne sürdü.

Gazze Şeridi’ndeki İçişleri Bakanlığı ise pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze’nin orta kesimindeki ez-Zevayide beldesinde bir araca düzenlenen İsrail hava saldırısında 9 Filistinli polis memurunun hayatını kaybettiğini duyurdu.

Söz konusu saldırılar, Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı sayıda hasta için yeniden açıldığının açıklanmasının ardından geldi. Bu, kapının geçen ay sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında kapatılmasından bu yana ilk açılışı oldu.

İsrail ile Hamas, birbirlerini, yaklaşık iki yıl süren savaşın ardından 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki köylere düzenlediği hava saldırıları

İsrail Hava Kuvvetlerine ait bir AH-64 Apache saldırı helikopteri, 18 Mart 2026'da kuzey İsrail ile güney Lübnan arasındaki sınır boyunca uçarken füze ateşliyor (AFP)
İsrail Hava Kuvvetlerine ait bir AH-64 Apache saldırı helikopteri, 18 Mart 2026'da kuzey İsrail ile güney Lübnan arasındaki sınır boyunca uçarken füze ateşliyor (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki köylere düzenlediği hava saldırıları

İsrail Hava Kuvvetlerine ait bir AH-64 Apache saldırı helikopteri, 18 Mart 2026'da kuzey İsrail ile güney Lübnan arasındaki sınır boyunca uçarken füze ateşliyor (AFP)
İsrail Hava Kuvvetlerine ait bir AH-64 Apache saldırı helikopteri, 18 Mart 2026'da kuzey İsrail ile güney Lübnan arasındaki sınır boyunca uçarken füze ateşliyor (AFP)

Lübnan resmi haber ajansının bugün bildirdiğine göre, İsrail Lübnan'ın güneyindeki köylere hava saldırıları gerçekleştirdi ve yaralanmalara neden oldu.

Ulusal Haber Ajansı, İsrail savaş uçaklarının Sur ve Bint Cubeyl ilçelerindeki Bafle ve Hanin kasabalarını hedef aldığını ve bununla eş zamanlı olarak batı ve orta bölgelerdeki köylere ağır topçu ateşi açıldığını, bunun sonucunda yaralananların sivil savunma araçlarıyla Sur'daki hastanelere nakledildiğini bildirdi.

19 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'daki el-Huş mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)19 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki sahil kenti Sur'daki el-Huş mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Ajans, İsrail hava kuvvetlerinin Lübnan'ın güneyindeki el-Sultaniye, Debel, Bint Cubeyl, Aynata ve Tabbin kasabalarına da saldırı düzenlediğini belirtti.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik misilleme saldırılarının ardından İsrail'in bu sabah erken saatlerde İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırılarının ardından geldi ve yakıt fiyatlarında önemli bir artışa yol açarak ABD-İsrail savaşında keskin bir tırmanışa işaret etti.