Trump destekçileri, Biden’ın zaferinin onaylanmasını engellemek için ABD Kongresi'ni işgal etti: Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor

Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
TT

Trump destekçileri, Biden’ın zaferinin onaylanmasını engellemek için ABD Kongresi'ni işgal etti: Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor

Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)

ABD Kongresi dün, Joe Biden'ın ABD’nin yeni başkanı olarak seçilmesinin onaylanmasını durdurmak için Kongre binasına baskın düzenleyen Başkan Donald Trump'ın destekçileri tarafından engellenmeye çalışılan, sıra dışı tarihi bir oturuma tanık oldu.
CNN televizyonu, dün akşam ABD Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin kapısında silahlı bir çatışma yaşandığını bildirdi. ABD'nin başkenti Washington D.C'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, başkentte sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.
ABD Kongresi’nin üst kanadı Senato ve alt kanadı Temsilciler Meclisi, Joe Biden'ın 306 oyuna karşın ABD Başkanı Donald Trump'a 232 oy aldığı Seçiciler Kurulu başkanlık seçimi oylamasının sonucunu onaylamak için ortak oturum düzenledi. Tüm gözler, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in anayasal görevi olan protokol oturumunu denetleme görevini yerine getirmek için hazır bulunduğu salondaydı. Ancak bu yıl yapılan seçimlerdeki farklı ve katı bölünme, Kongre binası koridorlarına taşındığından, bazı Cumhuriyetçilerin seçim sonuçlarına resmen itiraz etme niyetinde olduklarını açıklamalarıyla Pence'in görevi hiçte kolay olmayacaktı. Bu durum, Pence'i vazgeçilmez bir konuma getirdi. Oturum öncesinde ABD Başkanı Başkanı Trump, Twitter hesabından ardı ardına yazdığı tweetlerle protokol prosedürlerini engellemesi için Pence’in üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdı. Trump bir tweetinde, “Eyaletler oylarını düzeltmek istiyor. Yap şunu Mike, şimdi olağanüstü cesaret zamanı!” ifadelerini kullandı.

Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor
Anayasa uzmanlarının ve hatta Kongre'deki Cumhuriyetçilerin Pence’in rolünün sadece görüntüden ibaret olduğunu teyit etmelerine rağmen Trump, seçim sonuçlarını raydan çıkarmak için Başkan Yardımcısını sahip olduğu son fırsat olarak görüyor. Bu da Pence'i özellikle Trump'ın isteğinin ABD Anayasası karşısında imkansız bir talep olmasından ötürü son derece utanç verici bir duruma sokuyor. Zira ABD anayasası ve 1887 tarihli seçim yasası uyarınca Başkan Yardımcısının görevi, ‘salonda düzeni sağlamak’ amacıyla ortak oturuma başkanlık etmektir.
Aynı şekilde 12’inci Anayasa Değişikliği, Pence'in Senato başkanı olarak, eyaletlerin resmi onayını içeren tüm zarfları açması ve zarfın içindeki sayıya göre oyları sayması olduğunu öngörüyor. Bu sayım sonucunda başkanlık için en çok oyu alan kişi ABD başkanı olur. Bazıları, Pence'in görevini, Oscar Ödülleri sunucusunun sadece okumak için sonuç zarfını açmasına benzetti.
Ancak bu yasalar ve anayasal prosedürler, ortak oturumun açılmasından sonra, eyalet oylarının sonuçlarının eyalet isimlerinin alfabetik sıralamasına göre tek tek okunması sırasında Cumhuriyetçilerin, hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde Arizona'dan başlayarak bazı eyaletlerin sonuçlarına yazılı itirazda bulunmalarını engelleyemedi.
ABD Anayasası’na göre yazılı itirazın bir senatör ve bir eyalet temsilcisi tarafından yapılması, ABD Başkan Yardımcısını, Temsilciler Meclisi kâtibinden itirazı alenen okumasını istemeye ve ardından ortak oturumun sona erdiğini ve hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde her eyalet için ayrı ayrı tartışma oturumları yapılacağını duyurmaya itiyor. Kongre yasalarına göre her senatör ve temsilci, her eyalet için ayrılan iki saatlik oturumda beş dakikalık bir süre zarfında konuşma hakkına sahipler. Nihai onay süresi, Cumhuriyetçilerin itiraz etmek istedikleri en yüksek eyalet sayısına bağlıdır. Cumhuriyetçiler, Arizona, Georgia, Michigan, Pennsylvania ve Wisconsin eyaletlerine itiraz etmeye çalıştıklarını söylediler. Eğer bu itiraz yapılırsa ve karşı kanat da buna uyarsa, itiraz oturumun başlangıcından yaklaşık 10 saat veya daha uzun bir süre sonra onaylanabilir. Tüm bu prosedürler, resmi sonuçları onaylama sürecini geciktirebilir, ancak aksatmaz. Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney, Kongredeki oturum öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, Amerikalı seçmenleri küçümsedi, seçim sistemine hakaret etti ve başkanlık makamına leke sürdü. Duymak isteseler de istemeseler de, anayasayı uygulayacağımızdan ve destekçilerimize gerçeği söyleyeceğimizden eminim” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, tüm engelleme çabalarının başarısızlıkla sonuçlanacağını vurgulayarak, “Her cumhuriyetçi, oturumda Biden’a verilen her oyu geçersiz kılmak için oy verse dahi, Kongre sürecin sonunda Biden'ı kazanan ilan edecektir. Bu bir matematik meselesidir. Demokratlar çoğunlukta ve Biden'a oy verecekler” dedi.

Seçim sonuçlarının engellemeye yönelik girişimin ortadan kalkması için meclis oylaması yeterli
Massie, seçim sonuçlarına itiraz edenlerin karşı bir itirazda bulunulacağını ve seçim sonuçlarını engellemeye yönelik girişimin ortadan kalkması için yalnızca bir meclis oylamasının yeterli olduğuna işaret etti. Massie’ye göre her bir eyalette oylama işlemlerinin tamamlanmasının ardından hem Senato hem de Temsilciler Meclisi, eyaletlerin resmi oylarını saymak ve Biden'ı ABD'nin 46’ıncı başkanı ilan etmek üzere tekrar toplanacak.
Trump destekçilerinin Kongre'deki sonuçlara itiraz etme konusundaki ısrarı, Cumhuriyetçilerin de öfkesini çekti. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Liz Cheney konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bizler Anayasayı savunmak için yemin ettik. Bu yemine sadece siyasi açıdan uygun olduğunda değil, her zaman uymalıyız” şeklinde konuştu. Kogre’nin rolü ile ilgili olarak ise Cheney, “Kongre, Seçici Kurul’a itiraz ederek seçim sonuçlarını tersine çevirme yetkisine sahip değildir. Bu, devlet yetkililerinin çalınması ve anayasanın ihlalidir” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin davayla ilgili kararına rağmen protesto kararı veren Cumhuriyetçileri eleştiren ifadelerin yer aldığı açıklamalar ardı ardına gelirken Georgia Eyaleti’ndeki seçimlerin ön sonuçları, bu tür politikaların Cumhuriyetçi Parti'nin geleceği üzerindeki olumsuz etkisi konusunda uyarıda bulunan ılımlı Cumhuriyetçilerin endişelerini açıklar nitelikteydi.
ABD Kongresi tarihinde Seçici Kurul'un oylama sonuçlarına ilk kez itiraz edilmiyor. Daha önce de 2005 yılında Demokrat John Kerry ve Cumhuriyetçi George W. Bush arasındaki yarışta böyle bir durum yaşanmış, Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Stephanie Jones ve Demokrat Senatör Barbara Boxer, Ohio Eyaleti sonuçlarına itiraz etmişti.
O dönem eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Senato ve Temsilciler Meclisi’nde itirazın tartışılmasına ve ardından oylanmasına izin vermek yapılması planlanan ortak oturumu, oylama sonucu açık olduğundan askıya aldı. Çünkü seçim sonuçlarına itiraz eden 31 temsilciye karşın 267 temsilci itiraza karşıydı. Senato'da ise Boxer'ı destekleyen 1 oya karşı 74 karşı oy çıktı.
Ancak 2005’teki olayla şuan yaşanan olay arasında büyük bir fark var. O dönem Kerry, Demokratların itirazına ne katıldı ne de destekledi. Bush’a karşı yenilgisini kabul etti ve zaferinden dolayı onu tebrik etti. Trump ise sonuçlara itiraz etmeyi sürdürmekte kararlı görünüyor.



Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
TT

Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).

Gates Vakfı sözcüsü dün Reuters'e yaptığı yazılı açıklamada, Bill Gates'in vakıf çalışanlarıyla yaptığı genel bir toplantıda, finansçı ve cinsel suçtan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile olan ilişkisiyle ilgili "eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeye" karar verdiğini söyledi.

Sözcünün açıklamaları, Wall Street Journal'ın (WSJ) Gates'in Epstein ile olan ilişkisi nedeniyle genel toplantıda çalışanlardan özür dilediği yönündeki haberine yanıt olarak geldi.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgeler, Gates ve Epstein'ın, Epstein'ın hapisten çıkmasının ardından Microsoft kurucusunun hayırseverlik çalışmalarını genişletmek için defalarca görüştüklerini gösteriyor. Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre Gates, çalışanlarına Epstein ile vakit geçirmenin ve vakıf yetkililerini onunla yaptığı toplantılara getirmenin büyük bir hata olduğunu itiraf etti. Haber, Gates'in kamuya açık toplantıdaki konuşmasının kaydına dayanıyor. Gazeteye göre Gates, "Yaptığım hata nedeniyle bu işe karışan diğer insanlardan özür diliyorum" ifadelerini kullandı.

WSJ’nin haberine göre Gates, Epstein'ın daha sonra tanıdığı ancak kurbanları arasında yer almayan iki Rus kadınla da romantik ilişkiler yaşadığını da itiraf etti. Adalet Bakanlığı belgelerinde ayrıca Microsoft kurucusunun yüzleri gizlenmiş kadınlarla birlikte çekilmiş fotoğrafları da yer alıyordu. Gates daha önce Epstein ile ilişkisinin hayırseverlik hakkındaki görüşmelerle sınırlı olduğunu ve onunla görüşmenin bir hata olduğunu belirtmişti.

Gazete, Gates'in vakıf çalışanlarına Epstein'ın kendisinden, kadın arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerden sonra fotoğraf çekmesini istediğini söylediğini bildirdi. Habere göre Gates, "Açıkça söylemek gerekirse, kurbanlarla, onu çevreleyen kadınlarla hiç vakit geçirmedim" dedi.

Bill Gates'in başkanlığını yaptığı ve eski eşiyle birlikte 2000 yılında kurduğu Gates Vakfı, küresel sağlık girişimlerinin dünyada en büyük fon sağlayıcılarından biridir.


Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
TT

Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) dün, ABD güçlerinin Karayipler’de yaptırım uygulanan gemilere yönelik Başkan Donald Trump'ın yasağını ihlal eden üçüncü bir petrol tankerini Hint Okyanusu'nda ele geçirdiğini duyurdu.

Pentagon, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ordusunun Karayipler'de takibe aldığı ‘Bertha’ isimli petrol tankerini Hint Okyanusu açıklarında durdurduğunu aktardı.

Paylaşımda gece operasyonuyla ilgili olarak, “Gemi, Başkan Trump'ın Karayipler'deki yaptırım uygulanan gemilere yönelik yasağını ihlal ederek faaliyet gösteriyordu ve tespit edilmekten kaçınmaya çalışıyordu” denildi.

Pentagon, ‘denizcilik alanında yasadışı aktörlerin ve onların temsilcilerinin hareket özgürlüğünün engelleneceğini’ vurguladı.

Bertha, ABD ordusu tarafından bu ayın başlarından bu yana Hint Okyanusu'nda durdurulan üçüncü ve Trump'ın geçtiğimiz aralık ayında Venezuela'ya gidip gelen yaptırımlara tabi gemilere ‘abluka uygulanması’ emri vermesinden bu yana toplamda onuncu petrol tankeri oldu.

Son aylarda alıkonulan tankerlerin sayısı, yaptırımları atlatmak için dünya genelinde faaliyet gösteren ve ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın üst düzey bir yetkilisinin tahminine göre yaklaşık 800 gemiden oluşan ‘gölge filoya’ kıyasla önemsiz kalıyor.


Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
TT

Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)

Moskova, savaşın beşinci yılına girdiği bugün açık bir çatışmaya dönüşebileceği endişeleri artarken, Kiev'e nükleer silah tedarik etme yönündeki Avrupa çabaları konusunda uyarıda bulundu. Bu durum devam eden barış görüşmelerini daha da karmaşık hale getirdi.

Kremlin, Paris ve Londra'nın Kiev için nükleer silahlanma konusunda baskı yaptığına dair bilgilere sahip olduğunu ve bu konunun müzakere masasında olacağını belirtti. Bu arada, Rusya Ulusal Güvenlik Konseyi, Rusya'nın tehdit altında hissetmesi durumunda Ukrayna ve Batı hedeflerine karşı taktik nükleer silah kullanma tehdidinde bulundu.

Kiev dün Rusya'nın suçlamalarını "saçma" olarak nitelendirerek reddetti ve toprak tavizleri vermeyi reddetme yönündeki önceki tutumunu yineledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, çatışmanın çözümü kapsamında Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Donbas'tan çekilmesi çağrısını "tamamen saçmalık" olarak nitelendirdi. Zelenskiy, güvenlik garantileri talebini yineledi ve ABD Başkanı Donald Trump'a "Ukrayna'yı terk etmemesi" çağrısında bulundu.

Ukrayna'yı destekleyen "İstekliler Koalisyonu"nun bir parçası olan 30'dan fazla devlet başkanı dün Moskova'ya "koşulsuz ateşkesi" kabul etmesi çağrısında bulundu. Bu ülkeler, Koalisyon toplantısının ardından Moskova'yı "anlamlı" barış görüşmelerine girmeye ve "tam ve koşulsuz bir ateşkesi" kabul etmeye çağırdı.