Cezayir ve Moritanya sınırlardaki terör sorunlarıyla mücadele koordinasyonu arttıracak

İki ülke arasındaki sorunların başında, Libya krizinin patlak vermesinden bu yana yapılan silah ticareti patlaması geliyor

Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha
Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha
TT

Cezayir ve Moritanya sınırlardaki terör sorunlarıyla mücadele koordinasyonu arttıracak

Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha
Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha

Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha, Moritanyalı mevkidaşı Muhammed Mugit’i ‘bölgedeki güvenlik sorunlarıyla birlikte mücadele etmeye, terör, kaçakçılık ve 2011 yılında Libya krizinin patlak vermesinden bu yana büyük bir artış gösteren silah ticaretine tanık olan Sahel ülkeleri arasındaki kara sınırlarında iş birliğini güçlendirmeye’ çağırdı.
Cezayir Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, General Şangariha’nın dün resmi ziyaret için Cezayir'e gelen Moritanya Genelkurmay Başkanı Muhammed Mugit ile görüştüğü bildirildi. Açıklamada General Şangariha’nın ‘Cezayir ve Moritanya Genelkurmay Başkanlıkları arasındaki askeri iş birliğini güçlendirmenin, bölgedeki güvenlik sorunlarıyla mücadele için bir zorunluluk haline geldiğini söylediği aktarıldı. Açıklamaya göre Şangariha ayrıca iki ülkenin ordularının her açıdan pek çok tehlike ve tehditle dolu mevcut durum karşısında görevlerini yerine getirmelerini sağlayacak yolların ve araçların incelenmesi gerektiğini de vurguladı.
General Şangariha görüşme sırsında yaptığı açıklamada, “Başta Ortak Askeri Harekat Komisyonu'nun (CEMOC) istihbarat paylaşımı ve ortak operasyon gibi alanlarda oynayacağı etkin rol olmak üzere mevcut güvenlik iş birliği mekanizmalarından daha fazla yararlanılması, bölgeye sınırı olan ülkelerin güvenliği açsından önem taşıyor” ifadelerini kullandı. General Şangariha, ‘Mağrip ve Afrika Sahel bölgelerini tehdit eden çeşitli güvenlik sorunlarıyla mücadele için ikili askeri ilişkileri güçlendirmeyi’ istediklerini vurguladı.
Mugit’e Cezayir’e yaptığı ziyaretin iki kardeş ülke için özel bir önem taşıdığını söyleyen Şangariha, “Kuşkusuz bu ziyaret, özellikle bölgedeki mevcut güvenlik durumunun çerçevesinde ilişkilerimizin gelişmesine imkan verecek ve ordularımız arasında sahada iş birliği düzeyini artırmak için bir fırsat sunacaktır” dedi.
 Moritanya Genelkurmay Başkanı Mugit ise Cezayir Savunma Bakanlığı’ndaki askeri ve güvenlik yetkilileri ile bir araya gelerek Fas güçleri ile Batı Sahra'daki Polisario Cephesi savaşçıları arasında yaşanan çatışma çerçevesinde ‘Guerguerat' olarak bilinen tampon bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.
Mugit, Cezayirli yetkililerle ayrıca radikallerle mücadelenin yanı sıra iki ülke arasındaki sınırlarda uyuşturucu ve silah ve insan kaçakçılığı konularında istihbarat koordinasyona değindi.
CEMOC, merkezi Cezayir’in güneyde çöl bölgesindeki Tamanrasset ili olmak üzere 2009 yılında Cezayir, Mali, Moritanya ve Nijerya tarafından kurulan bir askeri komisyondur. Komisyon,  Sahel bölgesinde başta İslami Mağrib El Kaidesi örgütünün (Tanzim el-Kaide fi Bilad el-Mağrib el-İslami) olmak üzere terör örgütlerine karşı askeri iş birliği ve karşılıklı istihbarat paylaşımı gibi birçok alanlarda ortak çalışmayı hedefliyor.
CEMOC’un bölge hükümetlerinin izleyemediği uçsuz bucaksız çöl bölgesinde terörist grupların peşinde sahada ne tür faaliyetlerde bulunduğu bilinmiyor.  Fransa'nın 2013 yılı başlarında, Cezayir'in güneyinden başlayarak Mali’nin kuzeyine dört ülkenin ordularının yerini alarak teröre karşı bir savaş başlatmasında başı çekmesinin ardından ilerleme kaydedilememesi, Fransa'nın bu konudaki zayıflığını açıkça ortaya koydu. Bununla birlikte güvenlik alanındaki çalışmaları gözlemleyenler, sahada olumlu bir etki olmadığı sürece bu askeri ve güvenlik mekanizmasının toplantılarına devam etmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorlar.
Güvenlik meseleleriyle ilgili olarak, dört ülkenin liderlerinin militan örgütlerin kendilerine dayattığı ciddi güvenlik sorunlarıyla yüzleşmeye pratik olarak hazır olmadıkları halde girişimi destekledikleri bahanesiyle, Genelkurmay Başkanlarının doğuştan ölü bir proje olduğu kabul edildi.
Güvenlik alanındaki uzmanlar, söz konusu dört ülkenin liderlerinin terör örgütlerinin neden olduğu ciddi güvenlik sorunlarıyla mücadeleye pratik olarak hazır olmadıkları halde girişimi desteklediklerini, ancak genelkurmay başkanlarının bunun doğuştan ölü bir proje olduğu konusunda hemfikir olduklarını düşünüyorlar. Proje hayata geçirildiğinde, radikal İslamcıların kalelerinde ani askeri operasyonlar düzenleneceği umulmuştu. Fakat bu gerçekleşmedi ya da gerçekleştiyse bile ilan edilmedi.
Gözlemciler ayrıca Mali'de yerel yönetimle aşırılık yanlıları arasında yıllardır devam eden savaşın bu projenin sonunu getirdiğini söylüyorlar. Cezayir Dışişleri Bakanlığı sözcüsü daha önce bu konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Birçok kişinin düşündüğünün aksine CEMOC, güvenlik alanında bilgi alışverişi ve koordinasyon sağlanması için oluşturuldu. Amaç hiçbir zaman askeri operasyonlar düzenlemek için ağır araçlar toplamak olmadı” ifadelerini kullanmıştı. Sözcü ayrıca projenin Fransız askeri müdahalesi nedeniyle sona erdiğinin doğru olmadığını, Fransa’nın halen sahada aktif bir şekilde varlığını koruduğunu da sözlerine ekledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.