Dünyanın konuştuğu bizon adamın portresi: Kongre baskınının sembolü "QAnon Şamanı" kimdir?
Sıradışı görüntüsüyle kameralara yansıyan genci bu halde gören okul arkadaşları tanıyamadı (AFP-Andy Johnstone/Daily Mail)
İstanbul/Şarku'l Avsat
TT
TT
Dünyanın konuştuğu bizon adamın portresi: Kongre baskınının sembolü "QAnon Şamanı" kimdir?
Sıradışı görüntüsüyle kameralara yansıyan genci bu halde gören okul arkadaşları tanıyamadı (AFP-Andy Johnstone/Daily Mail)
Tepesinde boynuzlar bulunan kürklü bir şapka takmış, dövmeli ve yüzü Amerikan bayrağı desenine boyalı halde kameralara yansıyan Jake Angeli Chansley, Donald Trump taraftarlarının 6 Ocak ABD Kongresi baskını denince akla ilk gelen simalardan biri oldu.
Çıkan olayların ardından gözaltına alınan "QAnon Şamanı" lakaplı Chansley'nin geçmişine dair kapsamlı bir profil çıkaran Daily Mail, 33 yaşındaki Trump destekçisinden "başarısız bir aktör, komplo teorileri yayan, sarmal işaretleri FBI pedofil kodu olarak yorumlayan ve annesiyle birlikte yaşayan biri" diye bahsetti.
Chansley'nin komşularıysa, gencin işsiz olduğunu, yaşadıkları semtte şaman tarzı boynuzlu kıyafetlerle dolandığını ve annesinin evinin çatısında tuhaf bir şekilde dans ettiğini anlattı.
Aşırı sağcı Trump taraftarı, Arizona eyaletinde düzenlenen birçok eylemde boy göstermiş, Temmuz 2020'de katıldığı bir protestoda koronavirüsün "küresel bir propaganda aldatmacası" olduğuna dair atıp tutmuştu.
Eylül 2020'deyse çocuk istismarcıları hakkında konuştuğu bir eyleme öncülük etmiş, banyoların yakınlarında görülen sarmal işaretlerin "esasında FBI pedofil kodu" olduğunu bile iddia etmişti.
Chansley başkanlık seçimlerinin hemen ardından 5 Kasım'da Maricopa bölgesinde oyların işlendiği merkezin önünde toplanıp "Hırsızlığa son" sloganları atan Trump yanlısı kalabalıkta da yer almıştı.
Lisede matematik kulübündeydi
2005 Moon Valley Lisesi mezunu Chansley'nin yıllık görüntülerini de paylaşan Daily Mail, gencin okulun münazara ekibinde olduğunu ve matematik kulübünde yer aldığını aktardı.
Arkadaşlarıysa Chansley'nin liseden sonra büyük ölçüde değiştiğini söylerken, Chris Trubl adlı genç, okul arkadaşının 6 Ocak'ta Kongre Binası'nda yaptıklarının "delilik" olduğunu belirtti.
Trubl, "Okuldan ayrılalı 15 sene oldu ve o çok değişti. Son birkaç yıldır görmemiştim, Kongre Binası'nda öyle gördüğümde tanıyamadım. Okuldan insanların sosyal medya paylaşımlarını görünce o olduğunu anladım" dedi. (Andy Johnstone/Daily Mail)
Chansley'nin okuldan ayrıldıktan sonra yaptığı ilk iş ismini değiştirmek olmuştu. Ağustos 2005'te annesinin kızlık soyadı Angeli'nin dışında üvey babası Glen'in soyadını almak için harekete geçti; başvuru formunda da "Soyadımın üvey babamın, yani babamın adının olmasını istiyorum. Küçükken üvey babam tarafından yasal olarak evlat edinmedim" diye yazmıştı. Şu an iki soyadını da kullanan Chansley, başarısız olduğu aktörlük deneyimlerinde Angeli'yi kullanmayı tercih ediyordu.
Oyunculuğa dair iddialı sözler
Chansley'nin adı, Backstage adlı film endüstrisi sitesinde yer alan bir profilde, 2018'de yerel yardım kuruluşu Free Arts of Arizona tarafından dezavantajlı çocuklar için düzenlenen bir tiyatro kampında gönüllü olmak şeklinde yalnızca bir projede geçiyor. (Backstage)
Eğitimle ilgili kısımdaysa Chansley kendisinden şöyle bahsediyor:
"Ben çok yetenekli bir aktör, seslendirme sanatçısı ve şarkıcıyım. 30'dan fazla farklı ses ve çok sayıda farklı aksan icra edebiliyorum… Ayrıca karakterlere hayat verme ve duyguları insanların büyülenmesini sağlayacak şekilde ifade etmede çok yetenekliyim… Her zaman yeteneklerimi artırıyorum ve tekniklerimi yaptığım işin en iyisi olacak şekilde geliştiriyorum."
Bununla birlikte Chansley'nin geçen yıl izlediği başlıca yolun, protestolara katılmak ve koronavirüs tedbirlerine karşı çıkmak için düzenlenen eylemlerde başı çekmek olduğu görülüyor.
Gencin Twitter paylaşımlarını komplo teorilerine dair videolar işgal ederken, Chansley'nin son iletilerinde 6 Ocak'taki Kongre Binası yürüyüşüne katılma planlarından bahsettiği anlaşılıyor.
O sıralar Washington DC polisi tarafından suçlanmak ve tutuklanmaktan korkmadığını da söyleyen Chansley'yi şimdilerdeyse tüm kanıtlarıyla dünyanın gördüğü suçları nedeniyle 10 yıla kadar hapis cezası ihtimali bekliyor. Independent Türkçe, Daily Mail
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
BM kürsüsünde Netanyahu gerilimi: Onlarca delege salonu terk etti
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün (perşembe) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, konuşmasını protesto ederek salonu terk eden delegelerin temsil ettiği birçok ülkeyi İsrail’in savunduğunu söyledi. Netanyahu, İsrail’i eleştirenlere sert tepki gösterirken İran, Gazze, Suriye ve Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve Fransa’yı da hedef aldı.
Netanyahu konuşmasına başladığında onlarca delege salonu terk etti. Salonda tezahürat ve yuhalama sesleri yükselirken toplu çıkışın ardından koltukların büyük bölümünün boş kaldığı görüldü.
Reuters’ın aktardığına göre Netanyahu, salonu terk edenleri “ahlaken korkak” olarak nitelendirdi ve kendileriyle aynı görüşte olan diğer kişilere de konuşmasına başlamadan önce salonu terk etmeleri çağrısında bulundu.
Genel Kurul Başkanı Halil Rahman ise salonda düzenin korunması çağrısını defalarca yineledi.
İran ve Gazze
Netanyahu, Ortadoğu’daki savaşa değinerek İran’a saldırı düzenleme kararının “almak zorunda kaldığım en kolay kararlardan biri” olduğunu söyledi.
Netanyahu, “İsrail kendini savunurken, az önce delegeleri bu salonu terk eden birçok ülkeyi de savunuyor. Aslında şunu bilmenizi istiyorum: Liderlerinin birçoğu İran’ın nükleer kapasitesini yok etmemiz nedeniyle bize gizlice teşekkür ediyor” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (Reuters)
Netanyahu, Gazze’de soykırım işlendiği yönündeki suçlamaları reddederek bunları “bu yüzyılın en büyük yalanı” olarak nitelendirdi.
İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan genç İsrailli yerleşimcileri de “yaklaşık 150 kişiden oluşan, taş atan ve zeytin ağaçlarını kesen bir avuç sapkın genç” olarak tanımladı.
Netanyahu, “Bundan nefret ediyorum. Bireysel adalet uygulama mantığını benimsemeyeceğim” diyerek bu tür eylemlerin hukuk dışında gerçekleştirilmesine karşı olduğunu söyledi.
Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’ya hitaben “Suriye Cumhurbaşkanı’na şunu söylüyorum: Yahudiler Musa döneminden beri Golan Tepeleri’nde bulunuyor” dedi. Netanyahu’nun açıklaması, Şara’nın BM’de yaptığı konuşmada İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden çekilmesi çağrısında bulunmasının ardından geldi.
Türkiye’yi hedef alan Netanyahu, “Antisemitik yalanların yayılması için merkez haline gelen son ülke Türkiye oldu... Hamas terör örgütünün liderlerini ağırlıyor” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
Netanyahu, İngiltere ve Fransa’yı sömürgecilik geçmişleri üzerinden de eleştirdi. “İsrail’i sömürgecilikle suçluyorlar. Ne sömürgeciliği? Bizi kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa’dan bazıları var” diyen Netanyahu, bu iki ülke gibi devletlerin “bu kavramı ortaya çıkaranlar” olduğunu söyledi.
Netanyahu, “Devletimizi savunmak zorundayız çünkü başka seçeneğimiz yok” ifadelerini kullandı.
Trump’a övgü, Mamdani’ye mesaj
Netanyahu, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’tan daha büyük bir ortağı olmadığını belirterek Trump’a teşekkür etti.
Netanyahu ayrıca New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye de seslenerek “Beni susturamayacaksın” dedi. Bu açıklama, Mamdani’nin Netanyahu’yu hedef alması ve İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçlamasının ardından geldi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmanın ardından ayrılırken (AP)
Netanyahu, Mamdani’ye yönelik açıklamasında “Zohran Mamdani’nin New York Belediye Başkanı seçilmesinden bu yana çok sayıda Yahudi artık New York’ta kendini güvende hissetmiyor” dedi.
Netanyahu, “İsrail defalarca ve haksız yere soykırım yapmakla suçlanıyor... Sizin ve diğer antisemitik kişilerin Yahudiler ve Yahudi devleti hakkında yaydığı yalanların gerçek sonuçları var” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5322297-beyaz-saray%E2%80%99da-trump-%C5%9Fi-bulu%C5%9Fmas%C4%B1-dostluk-mesajlar%C4%B1-%C3%B6ne-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktı
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le kurduğunu söylediği büyük dostluğa övgüde bulundu. Şi’nin ABD’ye düzenlendiği resmi ziyaret üç gün sürdü.
Trump, Çinli mevkidaşını olağanüstü bir törenle karşıladı. Karşılama, çarşamba akşamı Trump’ın Washington yakınlarındaki Andrews Hava Üssü’ne bizzat giderek Şi’yi karşılamasıyla başladı. Bu, 60 yılı aşkın süredir bir ABD başkanının yabancı bir devlet başkanını askeri üste karşılaması bakımından bir ilk oldu.
Perşembe günü ise Beyaz Saray’da resmi karşılama töreni düzenlendi. Törende şeref kıtası hazır bulunurken ABD ve Çin bayrakları göndere çekildi, iki ülkenin milli marşları çalındı ve ardından Gül Bahçesi’nde askeri gösteriler düzenlendi. Tören, bir “B-2 Spirit” bombardıman uçağı ile dört “F-22 Raptor” savaş uçağının uçuşuyla sona erdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Çinli mevkidaşı Şi Cinping’i 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’a gelişi sırasında karşılarken (AFP)
Görüşme masasında çok sayıda anlaşmazlık konusu bulunmasına rağmen Trump, açılış konuşmasında Çinli mevkidaşıyla ilişkilerinin güçlü olduğuna vurgu yaptı. Trump, “2016’daki ilk seçimimden bu yana Başkan Şi ile gerçekten büyük bir dostluk kurduk. Bu dostluk, karşılıklı saygıya ve halklarımızın hayati çıkarlarına dayanıyor” dedi.
Trump, geçen mayıs ayında Pekin’e yaptığı ziyareti de hatırlatarak bunu “büyük bir onur” olarak nitelendirdi ve Şi’nin gösterdiği “olağanüstü ve son derece güzel misafirperverliği” övdü. Trump, Çin Devlet Başkanı ve eşini Beyaz Saray”da ağırlamanın da kendisi ve First Lady Melania Trump için bir “onur” olduğunu söyledi.
ABD Başkanı ayrıca görüşmenin iki liderin ilk kez Beyaz Saray’da bir araya gelmesi açısından önem taşıdığını belirterek “Dünyanın farklı yerlerinde birlikte zaman geçirdik” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin gündeminde İran savaşı, Tayvan, ABD’nin Çin’e gelişmiş çip ihracatına yönelik kısıtlamaları, ticaret ve yapay zekâ başta olmak üzere birçok kritik dosya bulunuyor.
Sağlıklı rekabet
Şi, ABD’ye varışının ardından yaptığı konuşmada Çin ile ABD arasındaki rekabetin sağlıklı bir rekabet olması ve sınırları içinde kalması gerektiğini söyledi. Şi, “Bu, birbirimizi yakalamak için yapılan bir yarış olmalı; taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybetmek zorunda olduğu bir güreş değil” dedi. Şi, Trump’ı Tayvan meselesinde “temkinli ve ihtiyatlı” davranmaya çağırdı.
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AP)
Çin’in ayrıca ABD ile İran’ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak amacıyla haziran ayında vardığı mutabakat zaptının uygulanmasına dönülmesini desteklediğini belirtti.
Trump, yapay zekânın insanlık için tehdit oluşturabileceği yönündeki endişeleri defalarca küçümserken Şi bu konuda daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Çin Devlet Başkanı Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada “Yapay zekâyı kamu yararına hizmet edecek şekilde geliştirme ve yönetme kapasitesine ve sorumluluğuna birlikte sahibiz. Gelişiminin her zaman insan denetimi altında kalmasını sağlamalıyız” dedi.
Şi, “Çin ve ABD, büyük devletler olarak insanlığın gelişimini ve ilerlemesini destekleme konusunda tarihi bir sorumluluk taşıyor” diyerek iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İki ülkenin maliye bakanları da haftanın başında bir araya gelirken Washington, yapay zekâ alanındaki olaylarla ilgili iki ülke arasında yeni bir “bildirim mekanizması” kurulmasını önerdi.
Bunun yanı sıra iki taraf, daha önce 10 Kasım’da sona ermesi planlanan ticari ateşkesi iki ay uzatarak 10 Ocak’a kadar sürdürme konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar bu süreçte daha kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül 2026’da Washington’a gelişi sırasında Beyaz Saray yakınlarında Çin ve ABD bayrakları taşıyan kişiler (AFP)
Çin Devlet Başkanı ayrıca ülkesinin önümüzdeki beş yıl içinde 100 bin Amerikalı genci Çin’de eğitim görmeleri ve değişim programlarına katılmaları için davet edeceğini açıkladı. Şi, Atlanta Hayvanat Bahçesi’ne de iki panda gönderileceğini duyurarak onları dostluk elçileri olarak nitelendirdi.
Yapay zekâ da iki liderin açılış konuşmalarında önemli yer tuttu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teknolojinin istihdam ve toplumlar üzerindeki etkisine ilişkin küresel endişelerin arttığı bir dönemde yapay zekânın görüşmelerin başlıca gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.
Yumuşak diplomasi
Başkan Trump ve First Lady Melania Trump, perşembe akşamı Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda resmi akşam yemeği verecek. Yemek programı ve salonun düzenlemesi Amerikan ve Çin geleneklerini bir araya getirecek şekilde hazırlandı.
Melania Trump, çiçek ve masa dekorasyonlarında kırmızı rengi öne çıkarırken müzik programında Amerikan askeri bandoları ile opera sanatçısı Christopher Macchio yer alacak.
Melania Trump, zirveye eşlik eden yumuşak diplomasi faaliyetlerinde de önemli bir rol üstlendi. Trump ve Şi siyasi görüşmelere devam ederken First Lady, Çin Devlet Başkanı’nın eşi Peng Liyuan’a Smithsonian Enstitüsü’ne bağlı Ulusal Asya Sanatı Müzesi’ni gezdirdi. Ziyaret, Çin ile ABD arasındaki sanatsal miras ve kültürel alışverişe odaklandı.
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşini 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (Reuters)
Melania Trump ayrıca akşam yemeğinin hazırlıkları ve ayrıntılarıyla da bizzat ilgilendi. Program cuma günü de devam edecek. Trump ve Melania, Çin Devlet Başkanı ve eşini yeniden Beyaz Saray’da ağırlayarak Kırmızı Oda’da çay içecek. Ardından iki çift, ABD ile Çin ilişkilerine ilişkin tarihi belge ve kayıtları incelemek üzere Ulusal Arşiv’e gidecek.
Trump ve Melania, burada Şi ve Peng’i uğurlayarak devlet ziyaretini tamamlayacak. Bu buluşma, ABD’nin kuruluşunun 250. yılını kutladığı dönemde ayrıca sembolik önem taşıyor.
Zirve öncesinde gelen sonuçlar
Zirvenin ilk somut sonucu, iki liderin müzakere masasına oturmasından önce geldi. ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkes 10 Kasım’dan 10 Ocak 2027’ye kadar iki ay uzatıldı.
Bu adım, taraflara daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma üzerinde müzakere etmek için ek süre sağlarken iki ülke arasındaki yapısal anlaşmazlıkları henüz çözmüş değil.
Trump ve Şi, eşleriyle birlikte 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da düzenlenen tören sırasında (Reuters)
New York Times, kararı müzakerecilere ek süre tanıyan iki aylık bir uzatma olarak duyurdu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise görüşmelerin küçük çaplı anlaşmalar dizisiyle yetinmek yerine daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin ele alınmasına dönüştüğünü söyledi.
Bu durum, tarafların yeniden gerilimi tırmandırmama konusunda ortak bir karar aldığı anlamına geliyor.
Önceki ateşkes, ticaret savaşı sırasında karşılıklı tarifelerin son derece yüksek seviyelere çıkmasının ardından gümrük vergilerini düşürmüş ve bunun karşılığında Çin’in nadir toprak elementleri, ABD tarım ürünleri alımları ve yatırımlara ilişkin taahhütlerde bulunmasını öngörmüştü. Ancak uygulamada tarafların performansı farklılık gösterdi.
“Fox News” ise zirvenin, Pekin’in geçen mayıs ayında yapılan anlaşma sırasında verdiği taahhütleri gerçekten yerine getirip getirmediğinin test edilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle nadir toprak elementleri, tarım ve ticaret alımları ile yatırımlara ilişkin taahhütler öne çıkıyor.
Tarifeler, ileri teknoloji, fikri mülkiyet, yapay zekâ ve Tayvan gibi başlıklar ise hâlâ çözüme kavuşturulmuş değil.
Çin’in baskı kozu
Trump’ın önceki başkanlık dönemindeki ilk ticaret savaşıyla kıyaslandığında müzakere dengesindeki en önemli değişimlerden biri, Washington’ın Pekin’in sahip olduğu nadir toprak elementleri kozunun gücünü fark etmesi oldu.
Şi, 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da Trump’ın konuşması sırasında alkışlarken (Reuters)
ABD’de savunma, teknoloji ve otomotiv sektörleri dahil birçok sanayi kolu, Çin’in üretim ve işleme zincirlerinin önemli bölümünü kontrol ettiği minerallere ve mıknatıslara ihtiyaç duyuyor.
Dolayısıyla denklem artık yalnızca ABD tarifelerine karşı Çin ihracatı şeklinde işlemiyor.
Washington tarifeler, gelişmiş çipler ve finansal piyasalar üzerinden baskı kurabilirken Pekin de tedarik zincirleri ve kritik mineraller üzerinden karşılık verebiliyor.
İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5322292-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-geni%C5%9Fletme-tehdidinde-bulundu-yapt%C4%B1r%C4%B1mlar-havac%C4%B1l%C4%B1k-sekt%C3%B6r%C3%BCn%C3%BC-izole
İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor
İran, yeni ABD ve İsrail saldırılarına maruz kalması halinde çatışmanın coğrafi kapsamını genişletme tehdidinde bulunarak Hint Okyanusu’na ve hatta daha ötesine ulaşabileceği mesajını verdi. Bu açıklama, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğuyla savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi.
Askeri ve siyasi gerilimin tırmanmasına paralel olarak yeni ABD yaptırımları da İran’ın havacılık sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Uluslararası uçuşlar iptal edilirken İranlı havayolu şirketlerinin bölgedeki başlıca destinasyonlara erişimi engelleniyor.
İran’daki gerilimin tırmandığı bir ortamda, Dini Lider Mücteba Hamaney’in danışmanı Yahya Rahim Safavi dün yaptığı açıklamada, askeri çatışma alanının halihazırda Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kadar uzandığını belirtti. Safavi, “Olası bir savaşa karşılık bu alanın Hint Okyanusu’na, hatta belki daha ötesine genişlemesi mümkün” dedi.
Hint Okyanusu’na yapılan atıf, İran’ın önceki tehditlerinde dile getirdiği coğrafi kapsamdan daha geniş bir bölgeye ilk kez işaret ediyor. Bölge, İran kıyılarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıkta bulunan ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia nedeniyle stratejik önem taşıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة