İsrail endişeli: Mutasyon geçiren koronavirüs hızla yayılıyor

Kudüs’te koronavirüs test merkezlerin biri (AP)
Kudüs’te koronavirüs test merkezlerin biri (AP)
TT

İsrail endişeli: Mutasyon geçiren koronavirüs hızla yayılıyor

Kudüs’te koronavirüs test merkezlerin biri (AP)
Kudüs’te koronavirüs test merkezlerin biri (AP)

İsrail, Pfizer aşısının aşılama sürecini tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürmesinin yanı sıra aşı denemeleri için bir saha haline geldi.
İsrail ordusuna bağlı askeri istihbarat servisi AMAN’ın yayınladığı raporda, İngiltere’de ortaya çıkan koronavirüsün mutasyon geçirmiş yeni varyantının İsrail’de “korkutucu” bir şekilde yayıldığını belirtti. Ülkede Güney Afrika'da çıkan yeni tür ile enfekte olan vaka sayılarının artmasına yönelik bir tehlike olduğu belirtildi.
Koronavirüsün İngiltere’de ortaya çıkan yeni mutant varyantının İsrailliler arasında yüksek oranda yayılması ve bu durumun hastalığın yayılma boyunu etkileyerek virüse karşı mücadeleyi sabote etmesi konusunda uyarıda bulunan Aman raporu, dün Koronavirüs Salgını Ulusal Takip ve Güvenlik Merkezi’nde masaya yatırıldı.
Söz konusu rapor sosyal medyada endişe yarattı. İsrail Sağlık Bakanı Yardımcısı Yoav Kisch, İsrail'in birkaç gündür sıkı bir tecrit altında olduğunu aynı zamanda ülkede dünyanın en büyük aşılama kampanyasının devam ettiğini belirtirken, bu tehlikelerin en aza indirilmesi için çalışılacağını söyleyerek halkı sakinleştirmeye çalıştı.
İsrail'deki bilim insanları, virüse karşı aşıların kullanılabilirliği konusunda geniş çaplı bir tartışmaya girmişti. Tartışmalar sonucu bilim adamlarının çoğu, aşının hem normal koronavirüs hem de İngiltere’de ortaya çıkan mutasyona uğramış türü üzerinde etkili olduğu konusunda hemfikir oldu. Güney Afrika’da ortaya çıkan yeni tür için ise aşıların başarı seviyesinin öğrenilmesi için yoğun testler yapılıyor.
Güney Afrikalı virolog Prof. Dr. Barry David Schopp, Yediot Ahronot gazetesine bağlı bağlı Ynet’e sitesine verdiği röportajda, aşılara yönelik endişe duyulması ve aşıların yetersiz görülmelerine rağmen, şu ana kadar yapılan testlere göre koronavirüse karşı geliştirilen aşıların İngiltere ve Güney Afrika'daki yeni mutasyonlara karşı etkili olduğu görülüyor.
Schopp “Mutasyon kesin bir şekilde Güney Afrika’da bulundu ancak kaynağının neresi olduğundan emin değiliz. Koronavirüsün mutasyona uğramış birçok türü var ancak endişe uyandıracak asıl şey, virüsün insan hücreleriyle temasından sorumlu olan bölümlerinde mutasyonların oluşmasıdır. Güney Afrika’da mutasyona uğrayan koronavirüste 3 farklı varyant bulundu.” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Profesör Schopp “Mutasyon sayısının artması ile, aşıların işe yaramayacağı endişesi de artıyor ancak şu anda aşının mutasyona karşı etkili olmadığına dair hiçbir gösterge olmadığı açıklandı. Aşının mutasyon üzerindeki etkisiyle ilgili bir sorun olsa bile aşı düzenlenebilir ve uyarlanabilir” dedi.
İsrail dün, ulusal aşılama kampanyasının başlamasından üç hafta sonra, Pfizer şirketi tarafından Kovid-19’a karşı geliştirilen aşının ikinci dozlarının hastalara ve yaşlılara uygulanmaya başlandığını bildirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pfizer şirketi ile İsrail'in, aşının etkinliği ve etkilerinin ölçüleceği bir test alanı olması konusunda anlaşıldığını açıkladı. Netanyahu söz konusu anlaşmaya istinaden, şirketin aşı sayısını önemli ölçüde artırmayı ve Tel Aviv'e gönderilmesini hızlandırmayı kabul ettiğini söyledi. Anlaşma gereğince 10 milyon dozun Mart ayına kadar ulaşması bekleniyor. Bunun yanı sıra Moderna aşılarının 100 bin dozluk sevkiyatı geçen perşembe gününden bu yana ülkeye ulaşmaya başladı.
9,3 milyonluk nüfusa sahip olan İsrail, 1,9 milyon kişiye ilk doz aşıları sağladı ancak İsrail'deki günlük vaka oranı hala 5 bin vakayı aşıyor. Sağlık Bakanlığı'na göre, salgının başlangıcından bu yana İsrail'de doğrulanmış toplam vaka sayısı yaklaşık yarım milyona yükseldi. Hastanelerdeki sağlık durumu kritik olan vaka sayısı 975’e ulaştı ve bu sayı salgının başlangıcından bu yana kaydedilen yeni bir rekor oldu.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.