Yemen: Terör tehdidine karşı Aden’de güvenlik kordonu

Aden Valisi, Güvenlik Komitesi ve yeni Aden Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşme esnasında (SABA)
Aden Valisi, Güvenlik Komitesi ve yeni Aden Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşme esnasında (SABA)
TT

Yemen: Terör tehdidine karşı Aden’de güvenlik kordonu

Aden Valisi, Güvenlik Komitesi ve yeni Aden Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşme esnasında (SABA)
Aden Valisi, Güvenlik Komitesi ve yeni Aden Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşme esnasında (SABA)

Yemen geçici başkenti Aden Valisi Ahmed Lamlas, terörist grupların, güvenliği bozma, diplomatik misyonların geri dönüşünü engelleme, uluslararası kuruluşların çalışmalarını durdurma ve onları ülkenin geçici başkentinden çıkarma amacıyla, kentte yeniden faaliyete geçtiğini bildirdi.
Güvenlik Komitesi dün Aden Valisi başkanlığında gerçekleştirdiği toplantı kapsamında, ortak bir operasyon odası oluşturulması, kurallara uymayanların yakalanması için dükkanlara ve halka açık caddelere kameralar yerleştirilmesi, tüm güvenlik ve askeri birimlerin katılımıyla başkent Aden’e bir güvenlik kordonu uygulanması kararlaştırıldı.
Yaklaşık iki hafta önce Yemen’in Aden kentindeki Aden Uluslararası Havalimanı’na yeni hükümet üyelerini taşıyan uçak indikten sonra  havalimanı, terörist saldırılara maruz kalmış, çok sayıda insan ölmüş ve yaralanmıştı.
Vali, yeni Emniyet Müdürü Tümgeneral Mutahhar eş-Şuaybi’yi karşılayarak, görevinde başarılar diledi. Ayrıca yerel yönetimin kendisine ve güvenlik birimlerine olan tam desteğini vurguladı.
Lamlas, terör güçleri ve sabotaj eylemlerinde bulunan grupların Aden’de güvenliği ve huzuru bozmak için yeniden faaliyete geçtiğini belirtti. Ayrıca, “Bu eylemlerin arkasında, kartları yeniden dağıtmak, diplomatik misyonların geri dönüşünü engellemek için istikrarsız bir Aden görüntüsü oluşturmak ve uluslararası örgütlerin faaliyetlerini durdurarak kentten ayrılmaya zorlama gibi amaçlar bulunuyor” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan, “Bu eylemlerin önünde ciddiyetle durulması, faillerinin yakalanması ve cezalarını çekmesi gerekiyor” dedi.
Vali, özellikle güvenlik birimlerinin ve polis teşkilatlarının sorumluluklarını üstlenerek, soruşturma departmanları ve istihbarat servislerinde bulunanların harekete geçmeleri gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, hükümetin dönüşünü güvence altına alan güvenlik planının başarısına ve onu uygulamakla görevli güvenlik birimlerinin çabalarına övgüde bulundu. Ayrıca korkak terör eyleminin, hükümetin dönüşünü sağlamakla görevli güvenlik birimlerinin sorumluluğunda olmadığına işaret etti.
Güvenlik Komitesi başkent bölgelerinde güvenlik durumlarını iyileştirme noktasında bir takım önlemler aldı. Söz konusu önlemlerden en önemlileri arasında, askeri personel ve araçların resmi görevler dışında hareketlerini en aza indirmek, parklarda ve halka açık alanlarda bulunmasını engellemek, güvenlik ve askeri birimlerle ilgisi bulunmayan personeli tespit etmek bulunuyor.
Ayrıca Güvenlik Komitesi, başkentin tüm bölgelerinde kamera sistemi kurulması, düğün ve etkinliklerde ateş edilmesini önleme ve ihlal edenleri tespit edip cezalandırma noktasında kararların uygulanmaya devam edilmesini onayladı.
Yemen Cumhurbaşkanı Mansur Hadi, İran destekli Husi milisler ve aşırılık yanlısı terörist gruplar tarafından gerçekleştirilen terör eylemlerinin, geçici başkenti Aden olan meşru hükümeti görevlerini yerine getirmekten engelleyemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, güvenliği ve istikrarı koruma çabaları ile çeşitli vilayetlerdeki durumları iyileştirme ve darbeyi sona erdirme çabalarının devam edeceğini belirtti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.