Kuveyt hükümeti gensoruya dayanamadı topluca istifa etti

Kuveyt Başbakanı, hükümetin istifasını bugün Kuveyt Emiri’ne sunacak

Başbakan dün Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile diğer bakanları ağırladı (KUNA)
Başbakan dün Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile diğer bakanları ağırladı (KUNA)
TT

Kuveyt hükümeti gensoruya dayanamadı topluca istifa etti

Başbakan dün Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile diğer bakanları ağırladı (KUNA)
Başbakan dün Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile diğer bakanları ağırladı (KUNA)

Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın Kuveyt Emirliği’nde yeni hükümet ilanının üzerinden bir ay geçmemişken, Bakanlar Kurulu Başbakan'a toplu istifasını sundu.
Şarku’l Avsat’ın Kuveyt Haber Ajansı KUNA’dan aktardığı habere göre Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Hamad Cabir el-Ali es-Sabah, Seyf Sarayı’nda Kuveyt Başbakanı Şeyh Sabah Halid el-Hamad es-Sabah’a tüm hükümet üyelerinin istifasını sundu.
Ajansın bildirdiğine göre Bakanlar, Kuveyt Ulusal Meclisi ile hükümet arasındaki ilişkideki son gelişmeler sonrası istifa kararını Meclis Başkanı'na iletti.
Kuveyt Başbakanı ise hükümetin istifasını bugün ülkenin Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’a sunacak. Nitekim istifa, Ulusal Meclis vekilleri Samir es-Suveyt, Halid el-Uteybi ve Bedre ed-Dahum’un Başbakan’a gensoru talebi ardından geldi. Gensoruyu söz 3 vekile ek olarak 35 milletvekilinin de soruşturmaya olan desteğinin kaydedildiği hızlı tepkiler izledi. Bazı milletvekilleri ise işbirliğinde bulunmama seçeneğini masaya yatırdı. Bu nedenle hükümet, 6 Ocak’taki Meclis oturumuna katılmadı. Bakanlar, parlamento komitesi toplantılarından gelen çağrıları da kabul etmedi.
Ulusal Meclis üyelerinin seçilmesi ardından geçen birkaç gün, Kuveyt Ulusal Meclisi üyelerinin Başbakan ile işbirliği yapmaya isteksiz olduğuna dair üstü kapalı sinyaller kaydedildi.
Reuters'ın haberine göre üç faktör hükümetin devrilmesine yol açtı: Bunlardan ilki, hükümet kurulduğu sırada anayasa hükümlerinin açık ihlali; Bakanlar Kurulu’nun sadece muhafazakar unsurlardan oluşturulması ve karşıt eğilimlerdeki milletvekillerinin çoğunlukta olduğu yeni parlamento dengelerinin gözetilmemesi.
İkinci faktör ise Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim’in parlamento üzerindeki hakimiyeti. Nitekim 28 milletvekili, hükümetin meclis komiteleri teşkiline bariz müdahalesine ek olarak başka bir adaya oy verdi.
Üçüncü faktör ise hükümetin bu yasama dönemine dair çalışma programı sunmakta gecikmesiydi. Ki bu, gensoru verenlere göre hükümet teşkil edilir edilmez programını da sunmasını gerekiyordu. Dolayısıyla bu gecikme de anayasal yükümlülüğün ihlaliydi.
Kuveyt hükümeti ile Ulusal Meclis arasındaki son çatışmadaki farklılık, gensoruyu veren üç milletvekiline Başbakanı sorgulama talebiyle 35 vekilin destek vermesi oldu. Böylece 50 seçilmiş üyenin 38’inin hükümete muhalefet etmesi ülke tarihinde rekor sayılıyor.
Yaşanan gelişmeler Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ı çözüm girişimlerine eklenen şu iki anayasal karar ile karşı karşıya bırakıyor: Başbakan’ın istifasını istemesi veya seçilmiş parlamentoyu feshetmek.
Kuveyt milletvekilleri geçen hafta Başbakan Sabah aleyhinde "anayasa ihlalleri, hükümetin çalışma programının sunulmasının geciktirilmesi ve yürütmenin yasamayı etkisi altına almaya çalışması" gibi konularda Meclise gensoru önergesi vermişti.
Başbakan Sabah'ın kabine üyelerinin istifasını onay için Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sunması bekleniyor.
Kuveyt'te geçen ay yapılan genel seçimlerin ardından yeni hükümet 14 Aralık 2020'de göreve başlamıştı.



Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.


Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
TT

Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)

Suudi Arabistan, uluslararası deniz yollarının korunmasının önemini vurguladı ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne yönelik herhangi bir tehdidin, küresel ekonomik istikrar ve enerji güvenliği üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’nde deniz yollarının güvenliği üzerine yapılan bir oturumda, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret için hayati bir güzergâh olduğunu, bu nedenle Körfez bölgesindeki gelişmelerin izlenmesi ve bölgenin korunmasına yönelik çabaların artırılması gerektiğini açıkladı.

El-Vasıl, deniz taşımacılığı özgürlüğüne yönelik tehditlerin, enerji piyasalarını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyerek uluslararası ekonomik güvenliği tehlikeye atabileceğini vurguladı. Bu tehditlerin, uluslararası hukuka saygı gösterilerek ve uluslararası iş birliği artırılarak ortak bir sorumlulukla ele alınması gerektiğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına uyulması ve deniz yollarının güvenliğini sağlamak için ortak çalışmanın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti, bu sayede küresel pazarların istikrarının korunacağına dikkat çekti.

Diğer yandan Suudi Arabistan, Pakistan’ın liderliğinde sürdürülen diplomatik arabuluculuk çabalarını destekleyerek, bölgesel gerginliklerin azaltılması ve savaşın durdurulması adına uluslararası ve bölgesel çabaları pekiştirdiğini yineledi.

Son olarak el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’ne, İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik başlattığı saldırıları açıkça kınama çağrısında bulundu. Bölgedeki güvenlik ve istikrarı korumak için uluslararası camianın net ve kararlı bir duruş sergilemesinin önemini vurguladı.