WHO: Kovid-19 aşılarının yüzde 95’ini sadece 10 ülke satın aldı

ABD’nin Florida eyaletinde bir hemşire sağlık çalışanlarından birine BioNTech-Pfizer aşısı yapıyor (AFP)
ABD’nin Florida eyaletinde bir hemşire sağlık çalışanlarından birine BioNTech-Pfizer aşısı yapıyor (AFP)
TT

WHO: Kovid-19 aşılarının yüzde 95’ini sadece 10 ülke satın aldı

ABD’nin Florida eyaletinde bir hemşire sağlık çalışanlarından birine BioNTech-Pfizer aşısı yapıyor (AFP)
ABD’nin Florida eyaletinde bir hemşire sağlık çalışanlarından birine BioNTech-Pfizer aşısı yapıyor (AFP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisi yaptığı çağrıda, Avrupa ülkelerini aşılar konusunda daha fazla dayanışma göstermeye davet etti. AFP’nin haberine göre ise, aşıların yüzde 95’i 10 ülke tarafından satın alındı.
WHO Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, düzenlediği online basın toplantısında, WHO’nun ve ortaklarının her ülkenin aşılara erişimini sağlamak için gösterdiği büyük çabalara atıfta bulunarak, “aşıların adil dağıtılmasına katkı sağlayacak, hibe ve destek verecek ülkelere ihtiyaç duyulduğunu” söyledi. Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı üretilen aşıların yüzde 95’inin adını zikretmediği 10 ülke tarafından satın alındığını vurguladı.
Sorumlu Direktör Michael Ryan Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 36 günlük süre zarfında, dünyanın 46 ülkesinde yaklaşık olarak  28 milyon kişinin Kovid-19'a karşı ilk doz aşıyı olduğunu söyledi.
Ryan, aşılama kampanyalarının başlamasına rağmen, özellikle yeni ve daha bulaşıcı mutasyonlar nedeniyle virüsün bazı ülkelerde hızlı yayılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Kluge da "durumun endişe verici" olduğunu yineledi.
Rusya dahil Avrupa'daki 25 ülkede, mutasyona uğramış koronavirüsü tespit edilmişti.
Ryan açıklamasında devamla; "Mutasyona uğramış virüsün bulaşıcılığı edişeleri artırıyor. Bu yeni mutasyon karşısında virüsün ve hastalığın yayılmasını engellemek  için alınan tedbirlerin yetersiz kalması, halihazırda stres ve baskı altında olan hastanelerde daha fazla yoğunluk oluşturacaktır” dedi.
53 Avrupa ülkesinden 31’ inde aşılama kampanyasına başlandı. Kovacs mekanizmasından yararlanan ülkelerin Şubat ayı başlarında fakir ülkelere Kovid-19  aşılarını dağıtmaya başlaması bekleniyor.
İyimser olmak gerektiğine inanan Kluge, “2021 yılı için, koronavirüs açısından farklı bir yıl olacağını, bununla birlikte daha hazırlıklı olduğumuz, durumu kontrol etmenin de daha kolay olduğu bir yıl olacağını” vurguladı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.