New York Başsavcısı, protestoculara şiddet uygulayan polis hakkında şikâyetçi oldu

George Floyd'un öldürülmesinin ardından protestocularla ABD polis güçleri arasında çıkan çatışmalar (AP- Arşiv)
George Floyd'un öldürülmesinin ardından protestocularla ABD polis güçleri arasında çıkan çatışmalar (AP- Arşiv)
TT

New York Başsavcısı, protestoculara şiddet uygulayan polis hakkında şikâyetçi oldu

George Floyd'un öldürülmesinin ardından protestocularla ABD polis güçleri arasında çıkan çatışmalar (AP- Arşiv)
George Floyd'un öldürülmesinin ardından protestocularla ABD polis güçleri arasında çıkan çatışmalar (AP- Arşiv)

New York Eyaleti Başsavcısı, Afro-Amerikan George Floyd'un ölümünden sonra ırkçılığa karşı protestolar sırasında “aşırı güç” kullandığı gerekçesi ile New York polisinden şikayetçi oldu.
Başsavcı Letitia James yaptığı açıklamada ofisine ulaşan bin 300'den fazla şikâyeti araştırdıktan sonra, “New York Polis teşkilatının defalarca aşırı, acımasız ve yasadışı güç kullandığında şüphe yoktur” dedi.
Başsavcı James, 2020 yılı Mayıs-Aralık ayları arasında, New York polisinin bariz bir şekilde haksız tutuklamalar yaptığını ve büyük ölçüde barışçıl olan protestoculara karşı cop, biber gazı ve çembere alma teknikleri kullandığını söyledi. Polisin aşırı ve mantıksız güç kullandığı 155 vakayı ise delil olarak gösterdi.
Manhattan Federal Mahkemesi’ne gönderilen şikâyette, yaklaşık 35 bin personeli ile ABD’deki en büyük polis gücünü oluşturan New York polis teşkilatında görevli Dermot Shea ve Terence Monahan isimli iki yetkili polisin yanı sıra, New York’un Demokrat Partili Belediye Başkanı Bill De Blasio da hedefte yer alıyor.
Davacı, “sorumluların bu incitici eylemlere karışan polisleri eğitmediklerini, denetlemediklerini veya durdurmadıklarını” iddia ederek, gelecekte sokak gösterileri veya eylemlerin yönetilmesinde federal (bağımsız) bir gözlemcinin bulunması adına reformların yapılması gerektiği konusunda çağrıda bulundu. Belediye başkanı ve New York polis yetkilileri ise bu hususta henüz herhangi bir yorumda bulunmadılar.
Manhattan ve Brooklyn'de günlerce devam eden ve on binlerce insanın katıldığı gösterilerde polisin barışçıl protestoculara saldırdığını veya sert davrandığını gösteren birçok video yayınlanmıştı.
Öte yandan Manhattan’ın merkezinde meydana gelen yağma olayları nedeniyle belediye başkanı iki defa sokağa çıkma yasağı ilan etmek zorunda kalmıştı.
Göstericilere karşı takınmış olduğu tavır dolayısı ile polise karşı güvensizlik hissi arttı ve bazılarına göre de polisin bu tavrı New York'ta cinayet vakalarının 2019'a kıyasla 2020'de yüzde 40 gibi yüksek bir oranında artış göstermesine katkıda bulundu.
Diğer taraftan Başkan Donald Trump’ın başkanlık seçimlerinin yenilenmesi kampanyasına katkı sağlayan Polis Yardım Derneği isimli Polis Sendikası başkanı, bu eleştirileri yalanladı ve göstericilerin neden olduğu kaosu kınadı.
Birçok eyalet polisi, Minneapolis'te George Floyd'un beyaz bir polis memuru tarafından boğulması sonucu hayatını kaybetmesinden sonra eleştirilmiş ve ABD’deki pek çok gösterici, Trump ve destekçilerinin "hukuk ve düzenin yeniden tesis edilmesi” çağrısına karşılık olarak "Polisi finanse etmeyi bırak" sloganları atmıştı.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.