Cezayir'de İslamcı MSP: Düşünce suçluları serbest bırakılmalı

Amazig Yeni Yılı’nı kutlayan Cezayirliler (Reuters)
Amazig Yeni Yılı’nı kutlayan Cezayirliler (Reuters)
TT

Cezayir'de İslamcı MSP: Düşünce suçluları serbest bırakılmalı

Amazig Yeni Yılı’nı kutlayan Cezayirliler (Reuters)
Amazig Yeni Yılı’nı kutlayan Cezayirliler (Reuters)

Cezayir'deki en büyük İslamcı parti olan Barış Toplumu Hareketi (MSP), ülkedeki tüm düşünce suçlularının serbest bırakılmasını talep etti. Hareket, Cezayir için umut verici bir gelecek sağlamak adına uzlaşmacı bir siyasi ortam yaratmaya yönelik cesur bir yaklaşım çağrısında bulundu.
Ulusal İcra Dairesi tarafından iki gün önce gerçekleştirilen toplantının ardından Barış Toplumu Hareketi bir açıklama yaptı. Hareketin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Hareketimiz, mahkemelerde eski yetkililerin beraatine yol açacak büyük değişikliklere gidildiğinin bilgisine ulaştı. Bu bağlamda, “ulusal trajedi” döneminden bugüne kadar tüm vicdan tutuklularının istisnasız olarak serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.”
DPA’nın aktardığına göre Barış Toplumu Hareketi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Medya özgürlüğü ve parti ve derneklerin akreditasyonu açısından uzlaşmacı, adil ve açık bir siyasi ortam yaratmaya yönelik cesur bir yaklaşım benimsenmeli. Cezayir için umut vaat eden bir gelecek sağlamak adına halk iradesinin hiçbir şekilde vesayet olmaksızın tecelli etmesi, Cezayir halkının seçimlere tam bir güven ile katılması ve yaşadığımız tüm krizlere yol açan deneyimlerin tekrar edilmemesi gerekir. Diğer yandan, Barış Toplumu Hareketi, aktif siyasi güçlerle seçim yasası ve seçim takvimi hakkındaki diyaloğun ciddiyeti ve seçimleri organize etmek için Ulusal Seçim Otoritesi’nin yapısının gözden geçirilmesi hususlarının önemini vurguluyor. Ayrıca, eski Başbakan Ahmed Uyayha ve bazı işadamları tarafından yapılan “tehlikeli açıklamalar” üzerine düşünülmeli. Bu açıklamalar devlet kurumlarının yaşadığı bozulmanın boyutunu ve yolsuzluğun tüm yararlanıcılarını ortaya çıkarmak için soruşturmaları genişletme ihtiyacının ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.”
Bazı Cezayirlilerin "Nair" (Amazig Yeni Yılı) kutlamaları sebebiyle gündeme gelen tartışmalarla ilgili Barış Toplum Hareketi’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Nair kutlamaları tüm Cezayirlilerin bildiği eski bir Cezayir geleneğidir ve bunun ayrımcılık, düşmanlık ve yeni tarihsel çarpıtmalarla hiçbir ilgisi yoktur.”
Bir sivil toplum kuruluşu ve bir avukat tarafından aktarılan bilgiye göre Barış Toplumu Hareketi'nin istisnasız tüm vicdan tutuklularının serbest bırakılması için yaptığı çağrı, rejim karşıtı protesto hareketi destekçilerinden blog yazarı Velid Keşide’nin hapis cezasına çarptırılmasının ardından geldi. Keşide, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve din ile alay etmek suçlarından 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı.
Bu karar, Keşide’nin serbest bırakılmasını bekleyen insan hakları savunucuları ve politikacılarını, buna ek olarak en azından daha hafif bir ceza bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı. Setif Cumhuriyet Savcısı, Keşide (25) hakkında “yasal bir kuruma hakaret, cumhurbaşkanına hakaret ve din ile alay etmek” suçlarından 5 yıla kadar hapis talep etmişti.
Bu bağlamda; Cezayir İnsan Haklarını Savunma Birliği Başkan Yardımcısı Said Salihi şunları yazdı: “Yönetim, parlamento seçimleri öncesinde otoriter bir yol haritası benimseyerek başka bir katı adım kararı daha alıyor. Bunun kanıtı cezaların dozunun artırılmasıdır.”
Cezayir'de şu anda hareketle veya bireysel özgürlüklerle bağlantılı 90'dan fazla kişi cezaevinde bulunuyor. Tutukluların Serbest Bırakılması Ulusal Komitesinin (CNLD) bildirdiğine göre, birçok kişi yetkilileri Facebook üzerinden eleştirmek sebebiyle kovuşturmaya tabi tutuluyor. Cezayir’in Kuzeydoğusunda yer alan Annaba'daki bir günlük gazetenin genel yayın yönetmeni Mustafa bin Cami şu anda Facebook paylaşımlarıyla ilgili 4 davadan yargılanıyor. Ona yöneltilen suçlamalar arasında "ulusal çıkarlara zarar vermek" de yer alıyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.