İran, İsrail bombardımanından sonra Irak-Suriye sınırı yakınında dikkat çeken hamlelerde bulundu

Suriye’nin doğusundaki Haseke kentinin Amude beldesinde düzenlenen Bisiklet yarışmasına katılan bir genç Kürt kız (AFP)
Suriye’nin doğusundaki Haseke kentinin Amude beldesinde düzenlenen Bisiklet yarışmasına katılan bir genç Kürt kız (AFP)
TT

İran, İsrail bombardımanından sonra Irak-Suriye sınırı yakınında dikkat çeken hamlelerde bulundu

Suriye’nin doğusundaki Haseke kentinin Amude beldesinde düzenlenen Bisiklet yarışmasına katılan bir genç Kürt kız (AFP)
Suriye’nin doğusundaki Haseke kentinin Amude beldesinde düzenlenen Bisiklet yarışmasına katılan bir genç Kürt kız (AFP)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ve yerel kaynakların aktardığına göre, İsrail’in yeni bir saldırı düzenlemesinden endişe eden İranlı milisler ve desteklediği gruplar, Suriye’nin doğusundaki birçok bölgede kullandığı askeri üs ve mevzilerdeki bayrak ve flamaları indirerek yerine Suriye rejim bayraklarını astı.
Deyrizor’un doğu kırsalında bulunan Elbu Kemal ve El Meyadin kentlerindeki kaynaklar, İsrail’in Suriye’nin doğusuna düzenlediği en şiddetli hava saldırılarının ardından İran Devrim Muhafızları’nın bölgeye yeniden konuşlanma çabaları kapsamında aralarında roketlerin de bulunduğu ağır silah ve mühimmat yüklü tırları bölgeye sevk ettiğini ve sevkiyat sürecinde kamufle olmak için silah taşıyan tırlarda Suriye plakası kullandığını bildirdi.
Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, İranlı güçler ve desteklediği milis grupların, Irak sınırı yakınındaki Suriye topraklarında bulunduğu mevzileri değiştirdiğini belirterek, İranlıların ve müttefiklerinin bu bölgede ‘şüpheli’ hamlelerde bulunduğunu kaydetti. Kaynaklar, İranlıların ve müttefiklerinin, Çarşamba günü Deyrizor kenti ve kırsalındaki mevzilerine yönelik şiddetli hava saldırılarının ardından askeri mühimmat sevkiyatı gerçekleştirdiğini ve bölgede daha fazla konuşlandığını aktardı. Bu kaynaklar, Deyrizor şehir merkezindeki El Huveyka Mahallesi’nden tırlarla taşınan silah kargosunun yoğun güvenlik önlemleri altında bölgede eskiden ‘Keramiş Parkı’ olarak da bilinen İranlılara ait ‘Dostlar’ isimli eğlence merkezine transfer edildiğini belirtti.
El Meyadin kentindeki Ebu’l Fadl el-Abbas milisleri de benzer tedbirler aldı. İran destekli milisler, cumayı cumartesiye bağlayan gece ağır silah ve mühimmat taşıyan ve üstlerini çadırla kapattıkları araçları bilinmeyen bir yere sevk etti. Milisler, araçların savaş uçaklarının görüş alanına girmesini engellemek amacıyla araçların etrafını toprak ve çamurla kapladı.
Yerel haber sayfaları ve internet siteleri, İranlı milisler ve rejim güçlerinin bazı aileleri getirerek Deyrizor’da bulunan ve Fırat Nehri’nin kıyısındaki Huveyce Sakr Parkı’nın yanındaki bölgeye yerleştirdiğini bildirdi. Haber sayfalarına göre, Deyrizor Valisi Fadıl Neccar, cuma günü toplu taşıma araçlarını, ailelerin şehrin içinden Huveyce Sakr Parkı’na taşınması için İranlı grupların hizmetine sunulması yönünde talimat yayınladı.
Cusur (Köprüler) Araştırmalar Merkezi’ne göre, İran Devrim Muhafızları Suriye genelindeki 10 ilde 125 mevziye konuşlanmış durumda. Bu illerin en başında İran’a ait 37 askeri noktanın bulunduğu ülkenin güneyinde Dera geliyor. İkinci sırada 22 İran mevzisinin yer aldığı başkent Şam ve kırsalı, üçüncü sırada 15 askeri üsle kuzeydeki Halep, dördüncü sırada 13 üssün bulunduğu Deyrizor geliyor. İran’ın en büyük üsleri ise El Meyadin ve Elbu Kemal kentlerinde yer alıyor.
2011’in ilkbaharında rejim karşıtı protestoların patlak vermesinin ardından İran, Rusya’dan sonra Suriye rejiminin en büyük askeri destekçilerinden biri kabul ediliyor. Yerel aktivistler, Gözlemevi ve Cusur Merkezi’nin aktardığı bilgilere göre, Suriye’deki İranlı savaşçıların çoğu İran Devrim Muhafızları’nda görev yapıyor ve Şam’ın güneyi, Halep’in güney kırsalı, Humus’un doğu kırsalı ve Deyrizor’un doğu kırsalında konuşlanıyor. Elbu Kemal yakınlarındaki İmam Ali Üssü, İran’ın Suriye’deki askeri üslerinin en büyüğü. Irak’a açılan El Kaim Sınır Kapısı’nın yakınlarında bulunan bu üs, bir yandan İran’ın askeri faaliyetlerini yönetirken diğer yandan İran’ın yanlısı milis gruplara destek veriyor.
Öte yandan, dün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) topraklarından gelen ve Simelka Sınır Kapısı üzerinden Suriye’ye giriş yapan ABD ordusu ve uluslararası koalisyon güçlerine ait bir askeri konvoy, Deyrizor’un doğu kırsalındaki El Ömer petrol sahasına ve sınırdaki Bağuz beldesinde uluslararası koalisyona ait üsse ulaştı. Konvoy, 50 askeri araç, askeri ve lojistik malzeme yüklü tırlardan oluşuyordu. Geçen hafta da büyük nakliye araçlarından oluşan benzer bir konvoy, Fırat Nehri’nin kuzeyinin kıyısında askeri varlığını artırmak isteyen uluslararası koalisyon güçlerinin Deyrizor’daki üslerine ulaşmıştı. Zira nehrin kuzey kıyısının karşısında İran Devrim Muhafızlarının yanı sıra Iraklı ve Lübnanlı müttefik gruplar konuşlanmış durumda.
Bu bölge, İsrail’in İranlı güçlere yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde, Tahran, Moskova ve Washington arasında hummalı bir rekabete ve bölgesel ve uluslararası gerilime sahne oluyor.



İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

fevfr
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.