Çad Cumhurbaşkanı Debi ile Sudan heyeti Encemine’de bir araya geldi

Hartum'da kitapçılar (AFP)
Hartum'da kitapçılar (AFP)
TT

Çad Cumhurbaşkanı Debi ile Sudan heyeti Encemine’de bir araya geldi

Hartum'da kitapçılar (AFP)
Hartum'da kitapçılar (AFP)

Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi, konuğu Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve orduya bağlı Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Orgeneral Muhammed Hamdan Dakalu ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede, Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kamer ed-Din ve Sudan Genel İstihbarat Başkanı Cemal Abdulmecid’in de dahil olduğu yüksek rütbeli bir heyet de yer aldı.
Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kamer ed-Din, görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Dakalu, Debi'ye Sudan geçiş hükümeti ile silahlı mücadele hareketleri arasında imzalanan barış anlaşmasının uygulanmasının ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Dakalu ayrıca hem Orta Afrika Cumhuriyeti hem de Libya'daki durumu, Sudanlı ve Çad kabileleri arasındaki sınır anlaşmazlıklarını ve bunlarla başa çıkma mekanizmalarını gündeme getirdi.”
Sudan Egemenlik Konseyi'nin web sitesinin aktardığına göre Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kamer ed-Din ile Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve HDK Komutanı Orgeneral Muhammed Hamdan Dakalu iki ülke arasındaki işbirliğini artırmanın yollarını ve iki ülke ve halklarının çıkarlarını destekleyen ve ilerleten siyasi ve güvenlik konularını tartıştılar.
Resmi raporda, üst düzey Sudanlı yetkililerin Encemine’ye yaptıkları arka arkaya ziyaretlerin hedeflerinden bahsedilmedi. Ancak basında çıkan haberlerde, Sudan ile Etiyopya arasındaki sınır dosyasının, ziyaretin hedeflerinin başında yer aldığı ve Hartum'un bölgesel destek arayışında olduğu bildirildi. Addis Ababa önümüzdeki ay Afrika Birliği (AfB) Zirvesi’ne tanıklık edecek. Bu zirvenin ardından zirve Güney Afrika'dan Kongo'ya taşınacak.
Dakalu’nun Encemine’ye ziyareti, Sudan Egemenlik Konseyi üyesi İbrahim Cabir ve Savunma Bakanı Tümgeneral Yasin İbrahim Yasin ve Dışişleri Bakanı Ömer Kamer ed-Din'den oluşan heyetin ziyaretinden beş gün sonra gerçekleşti.
Egemenlik Konseyi, ziyarette ikili ilişkilerin gidişatının ve iki ülke çıkarları doğrultusunda ortak işbirliği yolunun ilerletilmesinin tartışıldığını belirtti.
Son haftalarda Dakalu, benzer bir şekilde hem Güney Sudan'ı hem de Eritre'yi ziyaret etti. Bu ziyaretler her ne kadar açıklamalarda bulunmasa da Dakalu’nun bazı hususlarda birtakım istişarelerde bulunduğunu gösteriyor. Sudan Egemenlik Konseyi Sözcüsü Muhammed el Faki Süleyman, “Sudan, Etiyopya ile sınırındaki durumu bölge ülkelerine anlatmak hedefindedir. Sudan savaşı reddediyor ve tüm Sudan topraklarını kontrol altına alarak konumunu netleştirmek ve Sudan ordusunun yeniden konuşlandırıldığı bölgeleri terk etmemek için yoğun diplomatik çabalar yürütüyor.”
Sudan Egemenlik Konseyi üyesi Korgeneral Şemseddin Kebbaşi ve Sudan Kültür ve Enformasyon Bakanı Faysal Muhammed Salih geçtiğimiz günlerde bir günlük ziyaret için Mısır'a gitmiş ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile bir dizi görüşme gerçekleştirmişti.
Sudan Kültür ve Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Faysal Muhammed Salih ziyarete ilişkin şunları söyledi: “Heyetimiz, Sudan-Etiyopya sınırlarındaki durumun gelişmesi ve Juba Barış Anlaşması'nın uygulanmasında mesafe kat edilmesi hakkında Mısırlılara bilgi verdi. Bu ziyaret, bölgedeki durumda mesafe kat edilmesi ve Etiyopya ile Sudan arasında bir sınır anlaşmazlığının olmaması hususlarında bilgi vermek hedefiyle komşu ülkelere ve kardeş ve dost ülkelere yapılan entegre ziyaretler programının bir parçasıdır. Çünkü sınırlar Etiyopya'nın tanıdığı uluslararası anlaşmalarla belirleniyor.”
Sudan Egemenlik Konseyi Sözcüsü Muhammed el Faki Süleyman ise iki gün önce gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ziyaretler dizisi, önümüzdeki 5 Şubat'ta yapılacak zirvenin ardından Afrika Birliği'ne başkanlık etmesi beklenen Kongo'ya, Afrika Birliği'nin mevcut başkanlığını yürüten Güney Afrika'ya ve Suudi Arabistan'a yapılacak ziyaretleri kapsayacak.
Sudan ordusu, Etiyopya güçleri tarafından kontrol edilen bölgelerde kuvvetlerini yeniden konuşlandırdıktan sonra, Sudan, doğu sınırlarında olup bitenler konusunda sessiz kaldı. Ancak Etiyopya, Sudan'ı kendi topraklarına saldırmakla ve Tigray bölgesinde yürüttüğü savaşın koşullarını kullanmakla suçladı.
Hükümetin, Sudan ile Etiyopya arasında savaşa yol açacak bir tırmanma istemediği için medyadaki açıklamalarla gerginliği artırma yoluna gitmediğini söyleyen Sudan Egemenlik Konseyi Sözcüsü Muhammed el Faki Süleyman, “Sudan, Tigray'deki çatışmalar nedeniyle Sudan topraklarında konuşlanmış Etiyopya güçlerinin çekilmesinden sonra kendi topraklarında konuşlanmaktan memnun” açıklamasında bulundu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.