Netanyahu, yerleşimcilere Gantz ile yaşanan anlaşmazlıkları onların lehine çözeceği sözü verdi

Filistinliler, geçtiğimiz yaz el-Halil şehri güneyindeki bir yerleşim yerinin inşasına itiraz etmişti (EPA)
Filistinliler, geçtiğimiz yaz el-Halil şehri güneyindeki bir yerleşim yerinin inşasına itiraz etmişti (EPA)
TT

Netanyahu, yerleşimcilere Gantz ile yaşanan anlaşmazlıkları onların lehine çözeceği sözü verdi

Filistinliler, geçtiğimiz yaz el-Halil şehri güneyindeki bir yerleşim yerinin inşasına itiraz etmişti (EPA)
Filistinliler, geçtiğimiz yaz el-Halil şehri güneyindeki bir yerleşim yerinin inşasına itiraz etmişti (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, önümüzdeki günlerde, mümkün olan en fazla sayıda yerleşim birimini onaylama ve yasal olarak tanınmalarını sağlama yolunda Savunma Bakanı Benny Gantz ile yaşanan anlaşmazlıkları çözeceğini belirtti.
Tüm yerleşim birimlerine meşruiyet sağlamak istediğini, ancak hükümetinin yeterince sağcı olmadığını ifade eden Netanyahu, konuyla ilgili her ay hükümet oturumları düzenlemesini engelleyen anlaşmazlıkların olduğunu vurguladı. Diğer yandan, bu yöndeki taleplerin ilk fırsatta yerine getirileceği sözü verdi.
Aralarında çocuk ve kadınlarında bulunduğu yüzlerce yerleşimci, yerleşim birimlerinin tanınmamasını protesto etmek için, dün Başbakan Netanyahu’nun karargahı önünde oturma çadırı kurdu. Temel hizmetlerden yoksun olduğunu iddia ettikleri 110 farklı yerleşim birimine meşruiyet verilmesini talep eden yerleşimciler, bu adımın ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray’dan ayrılmadan önce atılması çağrısında bulunuyor. Bazıları ise bu yolda açlık grevi yürütüyor. Dün bir grup yerleşimci ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ise meşruiyetleri olmayan yerleşim birimlerinde yaşayan yerleşimcilerin yükünü hafifletmek için Netanyahu ve Gantz’a müdahale edeceğine söz verdi. Aynı zamanda, yerleşimcilerden sağlıklarına zarar verecek radikal bir adım olan açlık grevini sona erdirme talebinde bulundu.
Yerleşimciler, Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde Filistinlilere inşaat izni veren Gantz’ı Arapları Yahudilere tercih etmekle suçluyor. Ancak Filistinliler lehine resmi bir karar henüz yayınlanmadı. Diğer yandan Sivil İdare Birimi Yüksek Planlama Kurulu ise yerleşimcileri tatmin etmek için Batı Şeria’da 780 yeni yasa dışı konut inşasını onayladı. Ancak bu karar da yerleşimcileri durdurmadı.
Diğer yandan İsrail Başbakanı’nın C Bölgesi’ndeki Filistin inşaatı iznini durdurma girişimi üzerine Gantz ise Netanyahu'nun ordu ve sivil idare işlerine müdahalesini engellediğini duyurdu. Netanyahu’nun ofisinden yetkililerin doğrudan Sivil İdare temsilcileriyle temasa geçerek Batı Şeria'daki Filistin inşasına ilişkin tartışmanın sona ermesini talep ettiğini açıklayan Gantz, bunu reddederek Batı Şeria'da yer alan C Bölgesi'ndeki Filistin inşaat projelerine onay verdiğini açıkladı.
Gantz'ın ofisi, söz konusu planların Batı Şeria’nın yüzde 60’ını teşkil eden ve sivil ve güvenlik açısından tamamen İsrail kontrolü altında olan yüzlerce Filistinli yerleşim biriminin hayatta kalmasına veya inşasına izin vereceğini söyledi.
Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre Gantz, Batı Şeria’daki el-Velece köyü ve Kudüs dışındaki Hizma köyünün genişletilmesi planları sunulmasını, Beytüllahim’de bir otel kurma planlarının onaylanmasını, Beyt Cala’da kurulması istenen bir otele dair planları dinlemeyi, aynı zamanda Kuzey Batı Şeria’daki el-Fara bölgesindeki tarım yapılarının geçmişe dönük onayına dair bir oturum düzenlenmesini kabul etti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.