HRW, Irak ve Erbil yönetimlerini ihlallerde bulunmakla suçladı

Irak hükümetinin politikalarını protesto eden göstericiler ülkenin güneyindeki Nasıriye şehrinin merkezinde lastik yaktı. (AFP)
Irak hükümetinin politikalarını protesto eden göstericiler ülkenin güneyindeki Nasıriye şehrinin merkezinde lastik yaktı. (AFP)
TT

HRW, Irak ve Erbil yönetimlerini ihlallerde bulunmakla suçladı

Irak hükümetinin politikalarını protesto eden göstericiler ülkenin güneyindeki Nasıriye şehrinin merkezinde lastik yaktı. (AFP)
Irak hükümetinin politikalarını protesto eden göstericiler ülkenin güneyindeki Nasıriye şehrinin merkezinde lastik yaktı. (AFP)

Dünya İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) dün yayınladığı yıllık rapor, Irak’ta 2020 yılında yaşanan acı tabloyu gözler önüne serdi. Rapordaki tek olumlu nokta, Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkililerinin idam cezasını askıya alma kararına yönelik bulunulan övgüydü. Bunun dışında protesto gruplarına yönelik tutumdab yargılama adaletine, insan hakları konusundan Kovid-19 salgınının etkileri ve genel olarak yaşam koşullara kadar ülkeye ağır eleştiriler yöneltildi. Raporda yaşananların Irak'taki İran etkisi ve Türkiye'nin operasyonları da yer aldı.
Son rapor, Irak konusunda araştıralar yürütenler, insan hakları çalışanları hatta ülkenin hükümet ve kurumları için sürpriz olmadı. Raporda dikkat çekilen konuların hemen hemen hepsi Iraklılar tarafından da uzun zamandır gündeme getiriliyor. HRW daha önce de benzer nitelikte karamsar raporlar yayınlayarak ülkenin yıllardır içinde bulunduğu karmaşaya ve olumsuzluklara dikkat çekmişti.
Raporun girişinde, Irak güvenlik güçleri tarafından 2019 ve 2020'nin sonlarında göstericilere karşı uygulanan "keyfi tutuklamalar, zorla kaçırmalar ve yargısız infazlar" üzerinde duruldu. Ayrıca Bağdat'taki federal hükümetin ve Kürdistan'daki bölgesel yönetimin protestolar konusundaki tavırları eleştirildi.
Raporda, Adil Abdulmehdi hükümetinin yerine geçen Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi'nin yanlış tutumları da mercek altına alındı. Kazımi’nin faillere karşı hesap verebilirlik ve bilgi toplama komitelerinin kurulması konusunda verdiği sözlere rağmen "göstericilere yönelik ihlallere son vermediğine" dair değerlendirmeler yer aldı. Rapor, göstericilerin öldürülmesiyle ilgili soruşturma  komitelerinin herhangi bir kişiyi yargılaya sevk etmediği ve 2020 sonuna kadar sonuç açıklamadığını kaydetti. Ayrıca yaygın işkence kullanımı ve zorla itirafların alınmasıyla eleştirilerde öne çıkan Irak ceza ve adalet sistemini eleştirdi.
Raporda Kürdistan bölgesindeki yetkililere de eleştiriler yer aldı. Güvenlik güçlerinin, maaşların gecikmesi nedeniyle düzenlenen protestolara katılan onlarca kişiyi tutukladığı, göstericileri ve gazetecileri darp ettiği ve eylemler sırasında keyfi gözaltılara imza atıldığı belirtildi.
Irak Ulusal İletişim ve Medya Komisyonu, basın özgürlüğünü hükümet yanlısı olma zorunluluğu gerektirecek kadar kısıtlayan yasa ve yönetmelikler getirerek ifade özgürlüğünü bastırmakla suçlandı. Aynı şekilde Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin de ifade özgürlüğünü bastırmak için bölgede benzer yasalar kullandığına dikkat çekildi.
Raporda DEAŞ’ın Ezidi toplumuna yönelik tecavüz, cinsel kölelik ve zorla evlendirme de dahil olmak üzere işlediği suçlara da yer verildi. Ancak rapor, Bağdat ve Erbil'deki yetkililerin DEAŞ ile ilişkili olduğundan şüphelenilen binlerce aileye yönelik tutumlarına eleştiride bulunularak uygulamaları "toplu cezalandırma" olarak nitelendirdi. Bu çerçevede yetkililerin ailelere karşı güvenlik izinleri ve resmi belgeler konusundaki sıkı tutumu ve bu ailelerin Kürt güvenlik güçlerinin etkisi altındaki Ninova vilayetinin bazı bölgelerindeki evlerine dönmelerine izin vermediği belirtildi.
Raporda Kovid-19 salgını nedeniyle Irak'ta yüksek öğrenimde yaşanan gerilemeye de dikkat çekildi. Bu durumun ülke genelinde okulların kapanması nedeniyle aylarca sınıflarına gidemeyen öğrenciler için olumsuz etkileri olduğu belirtilen raporda, çocukların büyük çoğunluğunun uzaktan eğitim alma şansı olmadığı vurgulandı. Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin ifadeleri aktarılarak bu durumdan en fazla yoksulluk içinde yaşayan çocukların ve Irak güçleri ile DEAŞ arasında daha önce yaşanan çatışmalar nedeniyle göç eden ailelerin etkilendiği bildirildi. Ayrıca bu durumun, Kovid-19 salgınından önce çatışma dönemi nedeniyle 3 yıllık eğitim kaybı yaşayan birçok çocuk üzerinde daha büyük etkisi olduğu kaydedildi.
İnsan Hakları raporunda, Irak'ın bölgesinde, dış ilişkiler düzeyindeki konumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu. "İran, Irak'ta büyük ölçüde siyasi partiler ve ülke içindeki bazı silahlı gruplar aracılığıyla (Haşdi Şabi Güçleri) büyük bir siyasi etkiye sahip olmayı amaçlıyor” ifadeleri yer aldı.
Ayrıca raporda Irak topraklarında PKK ile mücadele eden Türkiye’nin 2020 yılındaki operasyonlara da dikkat çekildi.  Kuzey Irak'taki savaş kanunlarının olası ihlalleri veya mağdurlara tazminat verilmesi ile ilgili Türk makamları tarafından yürütülen soruşturmalara ilişkin incelemeler yer aldı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.