IMF, Sudan'ın borçları ile ilgili ABD ve İngiltere’den destek bekliyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva (Şarku’l Avsat)
Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva (Şarku’l Avsat)
TT

IMF, Sudan'ın borçları ile ilgili ABD ve İngiltere’den destek bekliyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva (Şarku’l Avsat)
Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva (Şarku’l Avsat)

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva, ABD, İngiltere ve IMF’nin diğer üyelerin, Ağır Borç Yükü Altındaki Yoksul Ülkeler Girişimi (HIPC) kapsamında Sudan'a borçların hafifletilmesi için güçlü destek sağlamasını beklediğini bildirdi. Bu talbin, Sudanlı yetkililerin gösterdiği kararlılığa ve Sudan Maliye Bakanı’nın bu hafta açıkladığı, IMF uzmanları tarafından da denetlenen Sudan’ın ekonomik reform programında kaydettiği ilerlemeye dayandığı belirtildi.
Georgieva dün yaptığı açıklamada, Uluslararası Finans Kurumu'nun Sudan ile borçların büyük bir kısmının hafifletilmesi için önkoşullar belirlemek üzere "büyük bir dikkatle” çalıştığını ve IMF uzmanları tarafından izlenen programın gelişimine dair mart ayında bir değerlendirme yapılacağını kaydetti.
Kristalina Georgieva, online basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD, İngiltere ve IMF'nin diğer üye devletlerinden, HIPC kapsamında Sudan'a borçların hafifletilmesi için beklediği güçlü desteğe yönelik ve Sudanlı yetkililerin gösterdiği kararlılık konusunda iyimser olduğunu vurguladı. "Üye devletlere, Sudan’ın uluslararası topluma entegre olmak için geri dönebilmesi amacıyla HIPC’den yararlanabilmesi için Sudan hakkında güçlü bir delil sunmayı umuyoruz” ifadesini kullandı.
Sudan Maliye Bakanı Hibe Muhammed Ali, geçen 31 Aralık'a kadar en önemli gerekliliklerinden biri tüm hükümet şirketlerini kapsamak olan ve IMF ekipleri tarafından denetlenen ekonomik reform programını ilk kez açıkladı. Ali açıklamasında, “Bu adım,  yumuşak krediler ve yardım almamızı sağlayacak ‘karar noktasına’ ulaşmak için önemlidir” dedi.
Bakan, Sudan’ın yerel Demokrasi adlı gazetesine verdiği röportajda, hükümetinin karın bölünmesi ve bu şirketlerin yönetim kurulunda yer alarak performansını denetlemesi konusundaki anlaşmayı şart koştu. Hükümet şirketlerini "başarısız olan ve tasfiye edilmek için cevapsız kalan, destek ve yeniden yapılanma sağlanmakta gecikilen ve iyi çalışanların destekleneceği” olmak üzere üç gruba ayırmayı planladığını söyledi. 
Bakan Ali, Maliye Bakanlığı’nın yasalar çıkararak ve yatırım ortamının hazırlanmasına katkıda bulunan kararlar alarak bir takım düzenlemeler gerçekleştirdiğini ve geçtiğimiz hafta imzalanan yeni yatırım yasasının Bakanlar Kurulu'nun onayını beklediğini kaydetti.
Bakan ayrıca altyapı, limanlar, ulaşım, iletişim, yollar, enerji ve madencilik ve tarım ve hayvancılık da dahil olmak üzere ekonomiyi ilerletmek için gereken en önemli sektörleri hedefleyen bir plan geliştirildiğini bildirdi.
Sudan’ın IMF ve Paris Kulübü de dahil olmak üzere uluslararası finans kuruluşlarına olan borçları yaklaşık 60 milyar dolara ulaştı. Sudan bu süreçte, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın El Kaide lideri Usame bin Ladin’i barındırması nedeniyle 1993’ten bu yana terörizme destek veren devletler listesinde yer aldığı için HIPC olarak bilinen borçların hafifletilmesine yönelik girişimden yararlanamadı.
Ancak ABD yönetimi geçtiğimiz aralık ayında Sudan'ı terör mağdurlarına, özellikle de Aden Körfezi'ndeki USS Cole ve Kenya ve Tanzanya'daki ABD büyükelçiliklerinin bombalanması olaylarının kurbanlarına tazminat ödemesi dolayısıyla bu listeden resmi olarak çıkardı. Sudan’ın tazminat borcunun 355 milyon ABD doları olduğu biliniyor.
Sudan anlaşma kapsamında İsrail ile ilişkilerini normalleştirme konusunda anlaştığını duyurdu. Bu çerçevede İsrail ile 6 Ocak'ta İbrahim Barış Anlaşması'nı imzaladı. Buna göre Sudan, teröre sponsor olan ülkeler listesinden çıkarıldı.
Sudan, İbrahim Anlaşması’nın imzalanmasının ardından ABD ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu anlaşma, Sudan’ın Dünya Bankası ile olan borçlarını kapatmanın yolunu açtı ve uluslararası finans kuruluşlarından yardım, kredi ve finansman almasına olanak sağladı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.