Lübnan’daki ilaç yokluğu, bebek maması krizine yol açtı

Lübnan’da 300 eczane kapılarını kapattı
Lübnan’da 300 eczane kapılarını kapattı
TT

Lübnan’daki ilaç yokluğu, bebek maması krizine yol açtı

Lübnan’da 300 eczane kapılarını kapattı
Lübnan’da 300 eczane kapılarını kapattı

Lübnan'daki çok sayıda eczanede görülen boş raflar, başta eczacılık sektörü olmak üzere sağlık sektörünü etkileyen krizin derecesini yansıtıyor. Nitekim eczacılık sektörü, hem döviz kurundan hem de Lübnanlıların desteklerin kaldırılması öncesinde ilaç depolamasından mustarip. Nitekim destekler kaldırıldığı taktirde fiyatlar altı kat artacak.
İlaç desteklerinin kaldırılmayacağını, bunun yerine kronik hastalıkların ilaç fiyatlarının aynı kalacağı gibi tutularak rasyonelleştirileceğini defalarca vurgulayan Parlamento Sağlık Komitesi üyeleri ve Sağlık Bakanı’nın açıklamaları dahi Lübnanlıların yaşadığı paniği azaltmaya yardımcı olmadı. Ancak reçetesiz satılan ve hastanın sağlık durumu dışında kullanmadığı (günde iki buçuk defa) ciddi hastalıklara dair ilaç fiyatlarının artacağı, yani Lübnan Bankası döviz kurunun (1 dolar, 3 bin 900 Lübnan lirası) baz alınacağı belirtildi.
Nitekim Lübnanlıların ihtiyaç duymadıkları ilaçları dahi stoklaması, ilaç kıtlığının başlıca nedenlerinden sayılıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Eczacılar Sendikası Başkanı Gassan el-Emin şöyle söylüyor:
“Evlerde; depo ve bayilerdekinden daha fazla ilaç var. İlaçlar, günümüzde Lübnanlılar için dolar niteliğinde; bu yüzden kendilerini ilaç sakladıkları kadar güvende hissediyorlar. Verilen desteklerin durdurulacağı açıklaması, halkın stok açlığının, dolayısıyla bugün yaşadığımız krizin çıkış noktasıydı. Çözüm ise Başbakan ve Lübnan Merkez Bankası Başkanı’nın vatandaşı tatmin etmek ve stoklama sürecini durdurmak için ilaçların etkileşimler ve baskılardan döneceğini açıkça duyurmaları olacaktır. Nitekim krizden sorumlu olmayan eczacılar, vatandaşlarla karşı karşıya kaldı. Aynı zamanda her gün taciz ve hakarete, hatta silahlı saldırılara maruz kalıyor. Tüm bunlar ve diğer sorunlar dolayısıyla bir yıl içerisinde yaklaşık 300 eczane kapandı. Bu rakamın artacağı bekleniyor.”
İlaç İthalatçıları Sendikası Başkanı Kerim Cibara, 15 gün içerisinde piyasaya 200 bin kutu Aspirin ve 250 bin kutu Aspicot’un sürüldüğünü, ancak iki ilacın da eczanelerde tükendiğini bildirdi. Aynı zamanda ekledi:
“Vatandaş ve devlet arasındaki güven eksikliği, Lübnanlıları stoklamaya iten korku ve paniğe yol açtı; ki bu da ilaç krizinin ana nedenlerinden biri. Böylece, Lübnan Merkez Bankası’nın desteklenen doları elde etmek için benimsenen mekanizma sonucunda ithal edilen miktarlar azalıyor. Yapılması gereken, yetkililerin çıkıp Lübnan Merkez Bankası’nın ilaçları desteklemek için belli bir miktarı elinde tuttuğunu, bunlar yeterli olacağı için 2021 yılı sonuna kadar ilaç fiyatlarının yükseltilmeyeceğini söylemesi olacaktır.”
Aynı ilaçtan birden çok paket almakta ısrar eden müşterilerle birçok sorun yaşadıklarını söyleyen eczane sahibi Dr. Richard el-Huveyri, “Buna karşı çıktığımızda, bu ilaçları daha sonra yüksek fiyatlarla satmak için saklamakla suçlanıyoruz. Ki bu kesinlikle doğru değil. Nitekim koronavirüs salgınının kaydedildiği bu dönemde her zamankinden daha savunmasızız. Pek çok Kovid-19 hastası bizden ilaç istiyor. Onları doktor ve hemşirelerin takip ettiğinden daha çok takip ediyoruz” diyor.
İlaç yokluğu, eczanelerdeki bebek mamalarına da etki ediyor. Nitekim Dr. Huveyri, “Çok sayıda Lübnanlının ilaçları stoklaması ve dağıtımında onaylanan kanunlaştırma sonucu şuanda bebek maması krizi de mevcut” diyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir çocuk doktoru ise “Özellikle de desteklenmiyor olması dolayısıyla bir yaş ve üstü bebek maması stokları tükenmiş durumda. Sağlık Bakanlığı planının onaylanması ardından depolanması muhtemel” ifadelerine başvuruyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan, ancak ismini vermek istemeyen bir baba ise, mevcut kriz beklentisiyle yeni doğmuş bebeğine 70 kutu bebek maması aldığını, ancak altı aylıkken kullanılan mamaların bulunmadığını söylüyor.
Eczanelere ilaç dağıtımının kanunlaştırılması nedenleri, ithal miktarların azlığı ile sınırlı kalmıyor; son dönemde artan kaçakçılığa bir son verilmesini de kapsıyor. Nitekim birçok ilaç kaçakçılığı operasyonu engellenmiş; bazı eczaneleri kapatan Sağlık Bakanlığı, kaçakçılık yapmak veya iki katına satmak için ilaç depolayanları takip etmişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.