Türkiye Suriye’nin kuzeyinde açtığı PTT şubesi ile bölgenin kendisine bağlılığını pekiştiriyor

PTT bölgede mobil şube olarak hizmet veriyordu (İHA)
PTT bölgede mobil şube olarak hizmet veriyordu (İHA)
TT

Türkiye Suriye’nin kuzeyinde açtığı PTT şubesi ile bölgenin kendisine bağlılığını pekiştiriyor

PTT bölgede mobil şube olarak hizmet veriyordu (İHA)
PTT bölgede mobil şube olarak hizmet veriyordu (İHA)

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde 2016-2019 arası düzenlediği ‘Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla kontrol ettiği bölgelerinde nüfuzunu Türk idari organları kurarak artırıyor.
Bu bağlamda, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yer alan Tel Abyad’da PTT şubesi açıldı.
PTT şube açılış törenine Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, PTT Genel Müdürü Hakan Gülten, Şanlıurfa PTT Başmüdürü Mustafa Kargın ve Tel Abyad Yerel Meclis Başkanı Vail Hamdo katıldı.
Açılış töreninde konuşan Vali Erin, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yer alan Tel Abayd ve Rasulayn ilçelerinde, Türkiye’nin desteği ve Suriye Destek ve Koordinasyon Merkezi’nin (SUDKOM) işbirliğiyle kamu kuruluş projeleri yapılmaya devam edildiğini söyledi.
Ekim 2019’da başlatılan Barış Pınarı Harekatı adını taşıyan bölge, Türk askeri ve idari kontrolüne tabi. Ayrıca Suriye’nin kuzeyinde Türk lirası kullanılan birkaç bölgeden biri ve Fırat Kalkanı ile Zeytin Dalı bölgelerinde olduğu gibi mal ve gıda ihtiyaçları Türkiye’den karşılıyor.
Vali Erin, PTT şubesinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Tel Abyad ilçesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahramanlığı, Suriye Milli Ordusu’nun iş birliği ve buraya hizmet getirmek için çaba sarf eden kamu kurum ve kuruluşları sayesinde Suriye’nin en emin, güvenilir ve huzurlu bölgelerinden bir tanesi halinde geldi” dedi.
Erin, Türkiye’nin mazlum Suriye halkını korumayı ve terörle mücadele etmeyi sürdüreceğini de vurguladı.
PTT şubesinin açılışını yapan Vali ve beraberindeki heyet, Tel Abyad’da kurulacak kadın hastalıkları ve doğum hastanesinin temel atma törenine de katıldı.
Şanlıurfa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Suriye Görev Gücü de, 13 Ocak’ta Tel Abyad ilçesine yoğun bakım ünitesi açmıştı.
Türkiye, YPG güçlerinden temizlenen Tel Abyad şehrine ulaşım, altyapı, eğitim, güvenlik ve sağlık gibi çeşitli alanlarda destek vermeye devam ediyor.
Diğer yandan, Fırat’ın batısındaki bölgelerde Zeytin Dalı Harekatı’nın üçüncü yıl dönümü münasebetiyle protesto gösterileri düzenlendi.
Milli Savunma Bakanlığı da (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu’nun Afrin’de terör örgütlerinin varlığını sona erdirmek amacıyla düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı’nın 3. yılına özel video hazırladı.
MSB tarafından Twitter üzerinden paylaşılan videoda, “Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkemizin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalamak için gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’nın 3. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize sağlıklı, mutlu ve uzun ömürler diliyoruz” ifadelerine yer verildi.



"Varil bombası generali" Suriye'de yakalandı

2014'te Halep'in varil bombalarıyla bombalanmasının yol açtığı yıkım (Reuters)
2014'te Halep'in varil bombalarıyla bombalanmasının yol açtığı yıkım (Reuters)
TT

"Varil bombası generali" Suriye'de yakalandı

2014'te Halep'in varil bombalarıyla bombalanmasının yol açtığı yıkım (Reuters)
2014'te Halep'in varil bombalarıyla bombalanmasının yol açtığı yıkım (Reuters)

Suriye İçişleri Bakanlığı, muhalif bölgelere varil bombaları ve uluslararası alanda yasaklanmış bombalar atmaktan sorumlu olan, önceki rejim döneminde Hava Kuvvetleri komutanı Tümgeneral Pilot  Jayiz Hammud el-Musa'nın "varil bombası generali" olarak yakalandığını duyurdu.

Operasyonun Detayları ve El-Musa'nın Geçmişi

1954 yılında Deyrizor’da doğan ve bir dönem Hama’nın doğu kırsalındaki Kuleyb el-Sevr köyünde ikamet eden el-Musa, Terörle Mücadele Birimi tarafından gerçekleştirilen "titiz" bir operasyonla yakalandı.

Suriye kaynaklı haberler, el-Musa’nın 2011 yılında başlayan protestolara karşı askeri güç kullanılması konusundaki en radikal subaylardan biri olduğunu belirtiyor. 2012 başında 20. Hava Tümeni Komutanı ve Şam kırsalındaki Dumeyr bölgesi ile çevresinin güvenlik sorumlusu olarak atanmıştı.

Katliamların Mimarı

Şam Ağı’nın (Sham Network) haberine göre el-Musa, Suriye şehirlerine karşı savaş uçaklarının kullanımının genişletilmesini öneren ilk subaylar arasındaydı. Mart 2012’de "Seb’a Biyar" sahasında, yüksek tahribatlı bombaların kullanımı da dahil olmak üzere hava saldırılarına hazırlık amacıyla gerçekleştirilen gerçek mühimmatlı eğitimleri bizzat denetledi.

Hava Kuvvetleri'nin rolü:

Halep Kuşatması: 2012-2016 yılları arasında Halep’in doğu mahallelerinin kuşatılması ve bombalanmasında merkezi bir rol oynadı.

Stratejik Hedefler: Şam kırsalı, İdlib ve Zebadani gibi bölgelere düzenlenen kapsamlı hava operasyonlarını yönetti.

Yasaklı Silahlar: Uluslararası raporlara göre, 20. Hava Tümeni uçakları aracılığıyla "kırmızı bombalar" ve kimyasal silahların kullanıldığı saldırılardan doğrudan sorumlu tutuldu.

Uluslararası Yaptırımlar

El-Musa, "Suriye'deki sivillere yönelik şiddetli baskılara karışması" ve kimyasal silah kullanımı üzerindeki rolü nedeniyle Temmuz 2017'de Avrupa Birliği tarafından yaptırım listesine alındı. Ayrıca İngiltere ve İsviçre’nin de yaptırım listelerinde yer aldı.

sdvfdev
Esad rejimi döneminden kalma bir arşiv fotoğrafında Tümgeneral Pilot Jaiz Hammud el Musa.

Diğer Üst Düzey Yakalamalar

İçişleri Bakanlığı, son günlerde eski rejimin kilit isimlerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı:

9 Mayıs: Firari Beşşar Esed’in 13 yıl boyunca Askeri İşler Ofis Müdürlüğü’nü yapan Tümgeneral Vecih Ali el-Abdullah yakalandı.

8 Mayıs: Halkın bastırılmasında kilit rol oynayan Tuğgeneral Süheyl Fecr Hasan ele geçirildi.


İsrail Lübnan’da işgalin kapsamını genişletirken ülkenin doğusunda da tahliye emirleri verilmeye başladı

Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
TT

İsrail Lübnan’da işgalin kapsamını genişletirken ülkenin doğusunda da tahliye emirleri verilmeye başladı

Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)
Dün sınırın Lübnan tarafında manevra yapan bir İsrail kuvveti (EPA)

Lübnan-İsrail ateşkesi, Lübnan’ın sınır köylerinden iç kesimlerine doğru kademeli olarak genişleyen açık uçlu bir günlük çatışmaya dönüştü. İsrail'in hava saldırıları ve tahliye uyarıları Litani Nehri’nin kuzeyindeki kasabaları da kapsayacak şekilde genişleyerek doğuda Bekaa Vadisi’nin batısındaki Meşğara ve Kualya beldelerine kadar ulaştı.

İsrail, tahliye uyarılarını sarı hattan uzak ve Beyrut'a görece yakın beldeleri kapsayacak şekilde genişletti. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Reyhan, Carcua, Kefrumman, Nemiriye, Arabsalim, Cumeycime, Meşğara, Kualya ve Haruf sakinlerine acil uyarıda bulunarak evlerini terk etmeleri ve en az bin metre uzaklaşmaları talimatı verdi.

Öte yandan Hizbullah, işgal altındaki köylerde ya da çevresinde konuşlanan İsrail kuvvetlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze operasyonlarını yoğunlaştırdı. Aynı süreçte diplomatik hareketlilik de arttı. ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, Washington'a gitmek üzere ülkeden ayrılmadan önce Lübnanlı yetkililerle bazı görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin odak noktasını önümüzdeki perşembe günü Washington'da yapılacak toplantının hazırlıkları oluşturdu. Ateşkesin öncelik taşıdığı konusunda Lübnan'da tam bir görüş birliği olduğu bildirildi.


Beyrut kuşatmasından Aksa Tufanı'na İran ve Filistin meselesini araçsallaştırması: Muğlak bir ilişkinin sonuçları

Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
TT

Beyrut kuşatmasından Aksa Tufanı'na İran ve Filistin meselesini araçsallaştırması: Muğlak bir ilişkinin sonuçları

Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)
Yaser Arafat, 17 Şubat 1979'da Tahran'ı ziyaret ederek, İran İslam Devrimi’nin ardından ülkeyi ziyaret eden ilk resmi isim oldu (Getty)

Yaser Arafat, tüm çekincelerine ve endişelerine karşın İranlılarla görece iyi ilişkiler kurdu. Ruhullah Humeyni’nin 1979 yılındaki İran İslam Devrimi’nin ardından Tahran'ı ziyaret eden ilk lider oldu. Filistin devriminin, İsrail büyükelçiliğini derhal kapatarak binayı Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) devreden yeni İran'a sıçradığına inanıyordu. Ancak kısa sürede, sunulan desteğin son derece karmaşık ve tam bir bağımlılığa koşullu olduğunu fark etti. Arafat bu koşulu kabul etmedi; bunun üzerine onu zayıflatmak ve FKÖ'yü parçalamak için yoğun çabalar başladı.

Filistinliler, İran'ın 1982 yılında Beyrut'ta kuşatma altındaki Arafat'a yardım etmek için parmağını kıpırdatmadığını bugün hâlâ net biçimde hatırlıyor. Daha sonra Humeyni'ye biat eden Lübnan’daki Emel Hareketi'ne bağlı Şii milis güçleri Filistin kamplarında katliamlar gerçekleştirdi. İran ise sonradan ‘Fetih el-İntifada’ örgütünü kuran ve Şam'a yerleşen Ebu Musa liderliğindeki en büyük Fetih Hareketi (El-Fetih) bölünmesini destekleyip finanse etti.

Tahran ayrıca FKÖ çatısı altındaki diğer örgütlerdeki bölünmeleri de körükledi. Bu süreç Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin kuruluşuna ve tüm bölgede bir eksenin oluşturulmasına kadar uzandı.

Bu ekseni yalnızca Hamas'ın Ekim 2023'teki "Aksa Tufanı" saldırısı sarstı; söz konusu saldırı bumerang gibi geri dönerek bizzat İran'a kadar tüm ekseni derinden sarstı.