İsrail, İran’ın saldırı ihtimaline karşı denizaltılarını harekete geçirdi

Tel Aviv sahillerinin karşısında görülen bir İsrail denizaltısı (Nisan 2018 - AP)
Tel Aviv sahillerinin karşısında görülen bir İsrail denizaltısı (Nisan 2018 - AP)
TT

İsrail, İran’ın saldırı ihtimaline karşı denizaltılarını harekete geçirdi

Tel Aviv sahillerinin karşısında görülen bir İsrail denizaltısı (Nisan 2018 - AP)
Tel Aviv sahillerinin karşısında görülen bir İsrail denizaltısı (Nisan 2018 - AP)

Tel Aviv’deki üst düzey askeri kaynaklar, Tahran’ın, İran Devrim Muhafızları dış operasyonlar birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve İran Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve inovasyon birimi sorumlusu Muhsin Fahrizade’nin suikastlarına karşı misilleme yaparak intikam saldırıları düzenleme ihtimaline karşı İsrail ordusunun alarm seviyesini maksimum düzeye çıkararak Kızıldeniz’in açıklarına Deniz Komandolarını (Şayetet 13) savaş gemilerini ve birkaç denizaltı sevk ettiğini bildirdi.
İsrail merkezli Walla haber sitesinin söz konusu kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun denizaltı filosundaki güçler de dahil bazı birliklerde alarm seviyesini maksimum düzeye çıkardığı bildirildi. Üst düzey bir güvenlik yetkilisi, “İsrail Deniz Kuvvetleri’ne bağlı bir denizaltı, Akdeniz’den Süveyş Kanalı’nı kullanarak Kızıldeniz’e doğru açıldı. Birkaç hafta suyun altında gizlendi. Onu başka bir denizaltı izledi. Belki de daha fazla. Bunun dışında Kızıldeniz’den ayrılmayan savaş gemileri var” ifadesini kullandı. Yetkili bu hamlelerin “Bölgede artan güvenlik sorunlarının üstesinden gelme çerçevesinde ve İsrail her türlü senaryoya hazırlıklı mesajını vermek için yapıldığını” kaydetti.
İsrail medyasında geçen ayın sonlarında çıkan haberlerde, bir İsrail denizaltısının Süveyş Kanalı üzerinden Kızıldeniz’e açıldığı belirtilmişti.
Walla’nın haberinde, İsrail’deki askeri liderlerin, 3 Ocak’ta Irak’ın başkenti Bağdat’ta İran Devrim Muhafızları dış operasyonlar birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin, Kasım sonlarında da İran’ın başkenti Tahran’da Muhsin Fahrizade’nin ölümünün ardından İran’dan intikam saldırısı beklediklerine işaret edildi. Nitekim İranlılar, Süleymani suikastında İsrail’i ABD’ye istihbarat bilgisi vermekle suçluyor.
İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen, iki hafta önce Walla sitesine yaptığı açıklamada, “Kızıldeniz bölgesindeki tehditlere” karşı uyarmıştı. Cohen, “Bölgesel ve uluslararası nüfuz çatışmaları bağlamında Kızıldeniz’in stratejik ağırlığı artıyor. Bu, İsrail’in, seyrüsefer özgürlüğü ve İran ile bölgedeki temsilcileri Husileri caydırmak için bir sistem bulma noktasında güvenlik çıkarları temelinde bölge ülkeleriyle ilişki kurmak ve ilişkileri iyileştirmek için stratejik bir siyasi fırsattır” dedi.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.