Hamas’ta iç seçim tartışmaları devam ediyor: Heniyye, Meşal ve Sinvar en güçlü adaylar

Dün Deyr el-Belah'ta İsrail’in hedef aldığı Hamas’a ait bir binada araştırma yapan Filistinli bir polis (DPA)
Dün Deyr el-Belah'ta İsrail’in hedef aldığı Hamas’a ait bir binada araştırma yapan Filistinli bir polis (DPA)
TT

Hamas’ta iç seçim tartışmaları devam ediyor: Heniyye, Meşal ve Sinvar en güçlü adaylar

Dün Deyr el-Belah'ta İsrail’in hedef aldığı Hamas’a ait bir binada araştırma yapan Filistinli bir polis (DPA)
Dün Deyr el-Belah'ta İsrail’in hedef aldığı Hamas’a ait bir binada araştırma yapan Filistinli bir polis (DPA)

Hamas Hareketi’nden bir kaynak, yetkililerin ortaya attığı hareket içi seçimleri erteleme fikrinin Genel Şura Meclisi’nden destek alamadığını söyledi. Kaynağa göre Şura Meclisi, iç seçimlerin tarihini belirlenmeden önce Kahire'de Filistinli gruplar tarafından yapılan genel seçimler konulu toplantının sonuçlarının beklenmesine karar verdi.
 Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, hareket içinde iki ayrı tutum olduğunu, birinin çekişmeli geçmesi beklenen genel seçimlere odaklanılması, diğerinin ise hareket içi seçimlere odaklanılması yönünde olduğunu belirtti. Kaynak ayrıca genel seçimlere odaklanılmasını isteyen tarafın parti içi seçimlere odaklanılmasına karşı çıkarak genellikle Ocak ayında başlayıp Nisan ayında biten ve ertelenmemesi gereken bir son tarih olduğundan seçimlerin zamanında yapılmasını istediğini söyledi. Sonuç olarak söz konusu seçimlerin kısa bir süre zarfında gerçekleşeceğini belirten kaynak, “Hamas kendi bölgelerinde seçim yapar ve her 4 yılda bir genel bir siyasi büro seçer” dedi.
Hamas’ın şu anki yönetimi 2017 yılında seçildi. Bu yılki seçimlerde ise, eski Hamas lideri Halid Meşal'in yeniden sahneye dönme olasılığıyla rekabetin kızışması bekleniyor. Kaynaklar, Meşal isminin hareketin önde gelen isimleri tarafından önerildiğini, ancak sorunun henüz çözülmediğini belirttiler.  Kaynaklar ayrıca isimleri basında yer alan adayların seçimi konusunda bir fikir birliği oluşmadığını da eklediler. Şuan Hamas Siyasi Büro Başkanlığı görevinde olan İsmail Heniyye ise bu göreve aday en iyi isim olmaya devam ederken Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri başta olmak üzere bazı isimler başkanlık için Heniyye ile rekabet halinde. Hamas’ın Gazze'deki lideri Yahya Şinvar'ı destekleyen askeri kanat Meşal’i de destekliyor.
Gazze, 4 yılda bir, Batı Şeria, yurt dışı ve cezaevlerinde Hamas iç seçimlerinin yapıldığı 4 bölgeden biri. Son seçimlerde, Hamas’ın Gazze lideri Yahya Sinvar'ın siyasi büroya dahil olmasının ardından askeri kanat, Genel Siyasi Büro içindeki karar alma pozisyonuna yükselmeyi başardı. Sinvar, İsrail'in Batı Şeria’da Kassam Tugayları’nın faaliyete geçmesinin arkasındaki isim olmakla ve saldırılar düzenlemekle suçladığı Salih el-Aruri ve sert mizacıyla tanınan Hamas yöneticilerinden Fethi Hammad ile birlikte Kassam Tugayları’nın önde gelen liderlerinden biridir.
Askeri kanadın Genel Siyasi Büro’da kendine yer edinmesi o dönem, Sinvar’ın öncülüğünde, Kassam Tugayları’nın başkomutanı olarak nitelendirilen Mervan İsa’nın Hamas’ın önde gelen liderlerinden Ruhi Müştehi, Fethi Hammad ve Mahmud ez-Zehhar’ın dahil olduğu Gazze komutanlığındaki yükselişlerinin doğal bir sonucuydu.  Gazze Şeridi, Hamas'ın kalesi ve en önemli bölgesi olarak biliniyor.
Aynı durum, Muhammed Arman ve Abbas es-Seyyid gibi Hamas’ın silahlı kanadının liderlerinin Cezaevleri Komitesi liderliğine getirilmesiyle cezaevlerinde de yaşandı.
Hamas üyeleri, 4 bölgede (Gazze Şeridi, Batı Şeria, cezaevleri ve yurtdışı) bölge liderlerini seçerler. Bu liderler de hareketin siyasi bürosunu seçen Şura Meclisi’nin üyelerini seçerler. Hamas’ta, diğer Filistinli gruplardan farklı olarak seçim süreci adaylık ve seçim propagandası sistemine göre yürütülmez.
Öte yandan yukarıda bahsi geçen süreç Hamas içinde ilk kez eleştirilirken bu sistemde değişiklik çağrısı yapan sesler yükseldi. 
Hamas Hareketi liderinden Ahmed Yusuf, sistemi eleştirerek şunları yazdı:
“Başarısızlıklar ve hareketin seçim sisteminde değişiklik yapılamaması, ‘hareketin yaşlanmış ve gevşemiş liderlerin elinde kalmasına neden oldu. ‘Değişim nerede? Gençler nerede?’ soruları hem utanç kaynağı oldu. Seçimler sadece bazı eski isimlerin geri dönmesini sağlamasının kime ne faydası var?”
Hamas liderlerinden Gazi Hamad ise her seçim sürecinin ardından vizyonları ve politikaları yenilemek, planları benimsemek ve başarılara ulaşmak konusunda ne gibi değişiklikler olduğunu sorgulayarak, “Bu, örgütsel duruma ve ulusal duruma yansıyor mu?” diye sordu. Hamad, Hamas'ın yıllarca periyodik olarak, birbirini izleyen birçok siyasi organ ve yönetim üreten geleneksel seçimler yaptığını söyledi. Ancak, bu seçimlerin genel olarak hareketin onlarca yıldır içinde bulunduğu rutini bozmadığını, örgütsel yaklaşım düzeyinde köklü bir değişiklik yapmadığını ve ulusal durumu bir şekilde reform etme düzeyinde radikal bir değişikliğin önünü açmadığını söyleyen Hamad, hareketin genel olarak insani ve askeri gücünü artırmaya odaklanan rutin bir yaklaşımla ilerlemeye devam ettiğini vurguladı.
Hamad sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hamas, 33 yıllık örgütsel, siyasi ve sosyal çalışmadan sonra üyeler arasında görüşlerin ve fikirlerin sunulması konusunda yaratıcı rekabete kapı açmak açısından seçim ufkunu genişletme konusunda bir fikri veya görüşü netleştiremedi. Her zaman küçük, gerekli olmayan değişiklikleri kabul etti. Bu yüzden seçimler genellikle bir ‘karbon ize’ dönüşürler ve liderliğin yanı sıra örgütsel çalışmalar ve faaliyetler, gerçek ve somut değişim olmadan tekrarlanır.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.