Batı, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun sonuçlarını memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilci Vekili Stephanie Williams. (AP)
Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilci Vekili Stephanie Williams. (AP)
TT

Batı, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun sonuçlarını memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilci Vekili Stephanie Williams. (AP)
Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilci Vekili Stephanie Williams. (AP)

ABD, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun 24 Aralık’ta ülkede ulusal seçimlerin düzenlenmesinin önünü açan ‘yeni geçici yürütme otoritesi temsilcilerini seçme’ mekanizmasını kabul etmesini memnuniyetle karşıladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı dün Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere hükümetleri ile yaptığı ortak açıklamada, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun, yürütme otoritesi temsilcilerini seçme mekanizmasını kabul etmesini “Libya'nın birliği için önemli bir adım” diye niteleyerek, “statükonun değişmesinin zamanının geldiğini” vurguladı.
ABD ve söz konusu Avrupa ülkeleri yaptıkları ortak açıklamada, söz konusu istisnai adıma tam destek vereceklerini belirttiler. Berlin Konferansı sürecinin katılımcıları ve uluslararası ortakları olarak tüm Libyalı taraflara ortak ve kapsamlı bir hükümet kurma çalışmalarını tamamlamak için aciliyet ve iyi niyetle hareket etmesi çağrısında bulundular.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Aynı şekilde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin, Jan Kubis'i Libya Özel Temsilcisi, Raisedon Zenenga’yı BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Koordinatörü, Georgette Gagnon’u BM Libya İnsani Yardım Koordinatörü olarak atamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Kendilerine bu önemli rollerinde tam destek vereceğiz. Ayrıca sayın Kubis göreve başlayana kadar BM arabuluculuğunun sürdürülmesine öncülük etmesinden ötürü UNSMIL Temsilci Vekili Stephanie Williams’a da teşekkür ederiz.”
Söz konusu ülkeler ateşkesin sürdürülmesini, BM’nin uyguladığı silah ambargosunun tam şekilde uygulanmasını, yabancı silahların ortadan kaldırılmasını, tüm Libyalıların ulusal seçimler aracılığıyla barışçıl bir geleceği seçmelerini ve egemenliklerini geri almalarını engelleyen dış müdahalelerin durdurulmasını destekleyeceklerini vurguladılar. Açıklamaya şöyle devam edildi:
“Tüm Libyalı ve uluslararası etkili aktörlerin geçen yıl 23 Ekim'de imzalanan Libya ateşkes anlaşmasının, sahil yolunun derhal açılması ve tüm yabancı savaşçıların ve paralı askerlerin uzaklaştırılması da dahil olmak üzere tam olarak uygulanmasına yönelik adımları desteklemesi son derece önemlidir.”
Diğer yandan UNSMIL, Libya Devlet Yüksek Konseyi ve Tobruk Temsilciler Meclisi'nin üyelerinden oluşan Libya Anayasa Komitesi’nin son olarak Mısır’ın Hurgada kentinde düzenlediği toplantıda, 24 Aralık seçimlerinden önce anayasa taslağının referanduma sunulması hususunda anlaşmaya varmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. UNSMIL, iki tarafın heyetlerinin, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nda üzerinde mutabık kalınan yol haritası çerçevesinde görüşmeler yapma kararını ve Libya Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu ile istişarelerde bulunma hususunda verdikleri taahhüdü takdir etti. UNSMIL ayrıca iki heyetin, halkın kurumların demokratik meşruiyetinin sandıklar aracılığıyla yenilenmesi yönündeki taleplerine yanıt olarak seçimlerin düzenlenmesine bağlı kalmasını ve demokratik ve istikrarlı Libya’ya giden seçim sürecini desteklemek amacıyla ilgili tüm kurumlarla çalışmayı sürdürme taahhüdünde bulunmasını övgüyle karşıladı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da Libyalı tarafların Hurgada’da yaptığı anlaşmanın memnuniyetle karşılandığı bildirildi. Bakanlık, Libya seçimlerine hazırlık olarak anayasa taslağı referandumu yapılması konusunda anlaşmaya varılmasını sağlayan çabaları takdir ettiğini bildirdi. Açıklamada, Mısır’ın gelecek şubat ayında Libya Yüksek Ulusal Seçim Komisyon’un katılımıyla referandum ve seçimler konusunda tüm yol haritasının belirlenmesi için anayasa sürecinin üçüncü ve son turuna ev sahipliği yapmayı beklediği kaydedildi.
Libya Amazig Yüksek Konseyi de dünkü açıklamasında, Anayasa Komitesi’nin vardığı anlaşmayı reddettiğini duyurdu. Konsey, anlaşmayı “eşi görülmemiş düşmanca bir çalışma ve gerginliğin tırmandırılması” diye niteleyerek anayasa taslağı referandumunu boykot edeceklerini ve referandum üzerine inşa edilecek sonuçları tanımayacaklarını kaydetti. Konsey ayrıca kendi bünyesindeki belediyelere acil toplantı yapılması çağrısında bulundu.



UNIFIL: İsrail, Güney Lübnan’da barış gücü askerleri yakınında ateş açtı

Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
TT

UNIFIL: İsrail, Güney Lübnan’da barış gücü askerleri yakınında ateş açtı

Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)

Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), İsrail tarafından Güney Lübnan’daki Adaissa bölgesi yakınlarında görev yapan askerlerine ateş açıldığını açıkladı. Olayın, yerel halkın bir evde patlayıcı madde bulduğunu bildirmesinin ardından UNIFIL askerlerinin bölgede inceleme yaptığı sırada meydana geldiği belirtildi. UNIFIL, söz konusu eylemin BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararının ihlali olduğunu vurguladı.

UNIFIL’den bugün (cuma) yapılan açıklamada, “Dün, Adaissa bölgesi yakınlarında planlı bir devriye faaliyeti yürütülürken, yerel halk askerlerimizi bir evde olası bir tehlike konusunda uyardı. Yapılan kontrolde, bir patlayıcı düzenek ve buna bağlı bir infilak kablosu tespit edildi” denildi.

Barış gücü askerlerinin bölgeyi emniyete aldığı ve başka bir evi aramaya hazırlandığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kısa bir süre sonra, bölgede uçan bir insansız hava aracının, askerlerimizin bulunduğu noktadan yaklaşık 30 metre uzağa el bombası attığı görüldü. Bunun üzerine UNIFIL, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne derhal ateşkes talebi iletti. Neyse ki olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı.”

UNIFIL, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında yürüttüğü bu tür faaliyetlerin yerel sivilleri tehlikeye attığını ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca İsrail ordusuna, barış gücü askerlerinin güvenliğini sağlama sorumluluğunu yerine getirmesi ve onları riske atabilecek her türlü faaliyete son vermesi çağrısı yapıldı. UNIFIL, barış gücü askerlerini tehlikeye sokan her türlü eylemin 1701 sayılı kararın ciddi bir ihlali olduğunu ve bölgede sağlanmaya çalışılan istikrarı zedelediğini vurguladı.

Öte yandan, İsrail güçlerinin son dönemde Güney Lübnan’daki görev alanlarında UNIFIL birliklerinin yakınlarında defalarca ateş açtığı hatırlatıldı.


Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)

Lübnan yargısı, Lübnanlılar, Suriye kökenli bir İsveçli ve Lübnan kökenli Fransız vatandaşlarından oluşan yerel-Avrupa bir ağın, İsrail istihbarat teşkilatı (Mossad) tarafından yürütülen karmaşık bir operasyonu kolaylaştırdığı sonucuna vardı. Bu operasyonda, Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli bir subay geçen yılın sonlarında doğu Lübnan'dan kaçırılarak İsrail'e teslim edilmişti.

Askeri mahkemeye hükümet temsilcisi olarak atanan Yargıç Claude Ganem, davada bir tutukluyu ve halen firari olan üç kişiyi suçladı. Onları “Mossad ile iletişim kurmak ve para karşılığında Lübnan'da Mossad adına çalışmak, 17 Aralık 2025'te Ahmed Şükr'ün kaçırılmasını gerçekleştirmekle" suçladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir adli kaynak, "Özellikle Şükr'ün Lübnan dışına nasıl transfer edildiği de dahil olmak üzere, kaçırma operasyonunun tam olarak hangi güzergahı izlediğini belirlemek için soruşturmalar hâlâ devam ediyor" dedi.

Ön soruşturmalar, tuzağa düşürme ve kaçırma olayının nasıl gerçekleştiğine dair kesin kanıtlar ortaya çıkardı.