‘Fetih’, Devlet Başkanı adayını ele almadan önce Abbas’ı dinleyecek

Batı Şeria’daki Eriha’da bulunan Akabe Ceber Kampı’nın girişindeki bir anahtar heykeli (Reuters)
Batı Şeria’daki Eriha’da bulunan Akabe Ceber Kampı’nın girişindeki bir anahtar heykeli (Reuters)
TT

‘Fetih’, Devlet Başkanı adayını ele almadan önce Abbas’ı dinleyecek

Batı Şeria’daki Eriha’da bulunan Akabe Ceber Kampı’nın girişindeki bir anahtar heykeli (Reuters)
Batı Şeria’daki Eriha’da bulunan Akabe Ceber Kampı’nın girişindeki bir anahtar heykeli (Reuters)

El-Fetih Hareketi’nden bir yetkili hareketin devlet başkanlığı seçimlerine katılacak adayının kim olduğu konusunu ele almadıklarını ifade etti. Ayrıca yasama seçimlerindeki listenin de tartışılmadığını söyledi.
 Hareketin ‘seçimler konusunda büyük bir işin eşiğinde olduğuna’ işarette bulundu.
Yetkili Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Devlet Başkanlığı için Mahmud Abbas’ın yeniden aday gösterilmesinin henüz masaya konulmadığını söyledi. Ancak bunun, aday olmayacağı anlamına gelmediğini de ekledi. Merkez Komitesi’nin herhangi bir karar vermeden ve bunu açıklamadan önce Abbas ile görüşüp, durumla ilgili fikirlerini dinleyeceğini ifade eden yetkili, sorunu çözmek için yeterli zamana sahip olduklarını söyledi. Büyük olasılıkla da yasama seçimlerinden sonra çözüleceğine işarette bulundu.
Fetih Hareketi’ndeki önemli isimler, 85 yaşındaki Abbas’ın yeniden aday gösterilmesi için çağrıda bulundu. Bunun üzerine aktivistler bu adımı ‘yaş’ ve ‘değişim zorunluluğu’ nedeniyle eleştirdiler.
Önümüzdeki Temmuz ayında gerçekleştirilmesi beklenen seçimlerde Abbas’ı Fetih Hareketi’nin tek adayı olarak gösterenler arasında Başbakan Muahmmed Iştiyye de bulunuyor. Iştiyye bu konuda bir fikir birliği olduğunu söyledi.  Ancak geniş çaplı tartışmalardan sonra dönüp yeni bir açıklamada bulundu. Başbakan, “Fetih’in adayı Devlet Başkanı Ebu Mazen, benim kişisel adayım. Merkez Komitesindeki tüm kardeşlerimin aynı görüşte olduğuna inanıyorum ama sonuçta karar onundur” şeklinde konuştu.
Iştiyye’nin sözleri, sorunun ‘Fetih’ içinde veya Abbas'ın kendisi ile gerçekten çözülmediğini gösteriyor.
Abbas’ın tekrar aday olmaya niyetli olması halinde el-Fetih içinde bir muhalefet ve ya tehditle karşılaşacağı düşünülmüyor. Ancak Hareket’ten ihraç edilen ve aralarındaki anlaşmazlığı gidermek için girişimlerde bulunulan rakibi Muhammed Dahlan bunun dışında tutuluyor. Belki de İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan lider Mervan el-Bergusi, Abbas’a rakip olabilir. Bergusi, 2005 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Abbas’a rakip olarak katılmış daha sonra yapılan baskı ve el-Fetih’in birliğini koruma çağrıları üzerine çekilmişti. Bergusi, el-Fetih Hareketi içinde büyük bir popülariteye sahip ve birçoğu devlet başkanlığını hak ettiğine inanıyor. Bu da serbest bırakılmasına yardımcı olabilir. Ancak diğerleri İsrail hapishanelerinde tutulan bir başkan seçmenin pratik olmadığını savunuyor.
Fetih Hareketi’nin Hamas’ın büyük olasılıkla rekabet edemeyeceği devlet başkanlığı seçimlerinde neredeyse garantili bir zaferle tüm bu sorunları ortadan kaldırması gerekecek. Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar Şarku'l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Hamas, bölge ve dünyadaki siyasi iç karışıklıklar nedeniyle devlet başkanlığı görevi içi rekabet etme niyetinde değil” ifadelerini kullandılar. Hamas, İsrail ve ABD’nin terörist olarak nitelendirmesi nedeniyle hareketten hiçbir yetkilinin Filistin Devlet Başkanı görevine gelemeyeceğinin bilincinde. İsrail ve dünya 2006 genel seçimlerinden sonra, hareketin İsrail’i tanımaması ve barış için çaba sarf etmemesi gerekçesiyle ‘Hamas’ın kurduğu hükümeti kuşatma altına aldı.
Aynı durum, Başbakanlık için geçerli. Hamas, İsrail’in ayağını kaydırmak için defalarca el-Fetih ile anlaşma vaadinde bulundu. Devlet Başkanlığı seçimlerinde el-Fetih için yol açık gibi görünüyorken, Yasama Konseyi seçimleri büyük bir mücadele olacak. El-Fetih, tüm ulus için tek bir liste oluşturmaya hazırlanıyor, ‘Hamas’ da öyle, ancak daha sonra yasama, hükümet ve Filistin Kurtuluş Örgütü ile ortaklığa dayalı birleşik bir liste oluşturmayı da tartışacaklar. El-Fetih Merkez Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Saydam, Hareket’in Filistin genel seçimlerine hazırlanmak için iç düzenlemelerin başladığını söyledi. Saydam, , şu anda hareketin içindeki en büyük çabanın seçimlere hazırlanmak için gerekli düzenlemeleri yapmak olduğunu ifade etti.
Saydam, önümüzdeki Pazar günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas başkanlığındaki el-Fetih Hareketi’nin Merkez Komitesi toplantısında, yalnızca seçim dosyası ve harekete ilişkin düzenlemeleri ele alınacağını ve ardından hareketin Devrim Konseyi’nin toplantısının Salı günü yapılacağını söyledi. Toplantılarda, Harekete ilişkin iç düzenlemeler ve seçimlerden önce elde edilmesi gereken başarılar da dahil olmak üzere yasama ve devlet başkanlığı seçimleri için gereken hazırlıklar tartışılacağını vurguladı.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, geçtiğimiz Cuma günü 2006'dan beri Filistin topraklarında ilk genel Filistin seçimlerinin yapılmasına hazırlık olarak önümüzdeki Mayıs ayından itibaren uygulamaya konulacak üç aşamalı bir kararname çıkardı. Kararnameye göre yasama seçimleri 22 Mayıs’ta, devlet başkanlığı seçimlerinin ise 31 Temmuz’da yapılması bekleniyor. Yasama Konseyi seçim sonuçlarının Filistin Ulusal Konseyi'nin oluşumunda ilk aşama olarak kabul edilecek. Filistin Kurtuluş Örgütü Temel Kanunu ve ulusal anlayışlara uygun olarak Ulusal Konsey’in 31 Ağustos'ta tamamlanması gerekiyor. Böylece mümkün olan her yerde Ulusal Konsey seçimleri yapılır. Tüm bunların önünde hukuk, güvenlik ve özgürlüklerle ilgili karışıklıklar var: Bunlar, grupların önümüzdeki ayın ilk haftasında Kahire'de resmi olarak anlaşma ve Batı Şeria ve Gazze'deki seçimleri onaylama ve düzenleme için bir onur belgesi imzalamak için tartışacakları dosyalar.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.