Neden herkes Biden'ın saatini konuşuyor

Biden göreve başladığı gün birçok kararnameye imza atmıştı (AP)
Biden göreve başladığı gün birçok kararnameye imza atmıştı (AP)
TT

Neden herkes Biden'ın saatini konuşuyor

Biden göreve başladığı gün birçok kararnameye imza atmıştı (AP)
Biden göreve başladığı gün birçok kararnameye imza atmıştı (AP)

Joe Biden'ın yeni ABD başkanı olarak katıldığı yemin töreninde 7 bin dolarlık (yaklaşık 52 bin TL) bir Rolex saat takmış olmasına dikkat çekilmesi tartışma yarattı.
Biden çarşamba günü Beyaz Saray'daki ilk gününde takmak üzere paslanmaz çelik ve mavi kadranlı bir Rolex Datejust tercih etmişti.
New York Times'a göre bu saat, daha ucuz saatler seçen Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama gibi bazı eski başkanlardan bir ayrılma noktası oldu.
Biden'ın saat seçimini savunmak için sıraya giren bazı Twitter kullanıcıları, haberindeki üslup nedeniyle New York Times'la dalga geçti.
Twitter'da @colesstreetpoth adlı kullanıcı, "Trump başında olduğu yönetime karşı can kaybıyla sonuçlanan şiddetli bir ayaklanmayı kışkırttı, Biden ise bir Rolex taktı. Her iki taraf da. (Paylaşım etiketi olarak da kullanılan 'both sides' ifadesiyle, bu meselenin farklı unsurlarına orantısızca önem atfedilmesine dikkat çekiliyor ve tartışmanın diğer boyutuna gönderme yapılıyor -ed.n.)" dedi.
@carolinepanthag adlı kullanıcıysa, "Joe Biden'ın Rolex takmaya gücünün yetmesinde şaşılacak bir şey yok. Biden, en az 50 yıldır iyi maaşlı hükümet işlerinde para karşılığında çalışıyor. Hayatının bu noktasında güzel bir saati almaya parası yetmemiş olsaydı bu durum gelirini yanlış yönettiğinin işareti olurdu" yorumunda bulundu.
@ tubunmuzuru adındaki başka bir kullanıcı da şöyle yazdı:
Biden'ı tanıyorsam, muhtemelen bu Rolex'in kökeninde O. Henry'lik, yürek burkan bir hikaye vardır; Biden bu hikayeyi anlatmaz çünkü o, kendini büyütmenin patavatsızlık olduğunu düşünen türden bir adam.
@Author_kreckert ise şu ifadeleri kullandı:
Joe Biden, senatör ve başkan yardımcısı olarak geçirdiği 44 yılda mütemadiyen siyasetteki en az varlıklı insanlardan biriydi.
Biden, 74 yaşında görevinden ayrıldığında para kazanma fırsatı bulmuştu. O fırsatı kullandı. Ömrünü devlet görevinde harcamış 78 yaşındaki bu adama, bir Rolex ve Peloton'u çok görmüyorum. Üzgünüm.
Ve @williamrharvey ekledi:
Obama: Açık kahve rengi takım elbise ve Dijon hardalı. Trump: Vatana ihanet ve terör. Biden: Rolex saat ve Peloton bisiklet. #İkiTarafDa
Bill Clinton başkanlığı boyunca plastik bir dijital Timex Ironman takarken, George W. Bush bir Timex Indiglo seçmişti.
Obama ise Shinola ve Jorg Gray gibi Amerikan firmalarının orta fiyatlı saatlerini tercih etmişti.
John F Kennedy en ünlü saatlerden birine sahipti ama onu aslında hiç takmamıştı.
Bu saat, anlatılanlara bakılırsa kendisine doğum gününde Marilyn Monroe tarafından verilen bir Rolex Day-Date'ti ve üzerine şu mesaj işlenmişti:
Jack, Marilyn'den her zamanki gibi sevgiyle. 29 Mayıs 1962.
Lyndon Johnson makamında altın bir Rolex Day-Date takıyordu ve saate "Başkan" lakabını veren de oydu.
Donald Trump ise Patek Philippe, Vacheron Constantin ve Rolex imzalı altın saatleri tercih etmişti.
Biden'ın saat koleksiyonunda bir Omega Speedmaster Moonwatch Professional ve bir Omega Seamaster Diver 300M de bulunuyor ve bunların her ikisinin fiyatı 5 bin (yaklaşık 37 bin TL) ile 6 bin dolar (yaklaşık 44 bin TL) arasında değişiyor.

Independent Türkçe



Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
TT

Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile "diyaloğa hazır" olduğunu, ancak Washington'dan "baskı olmadan" görüşme yapılması gerektiğini belirtti. ABD, komünist adaya yönelik tehditlerini artırmıştı.

Ulusal televizyonda dün yayınlanan basın toplantısında Díaz-Canel, "Küba, ABD ile diyaloga hazır; görüşmek istediğimiz her konuda diyaloga hazırız. Şartlar neler? Baskı olmadan, ön koşulsuz" dedi. Görüşmelerin "eşit şartlarda, egemenliğimize, bağımsızlığımıza ve kendi kaderimizi tayin etme hakkımıza saygı gösterilerek" ve "iç işlerimize müdahale edilmeden" yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, son aylarda komünist yönetim altındaki Küba'yı defalarca tehdit ederek petrol tedarikini kesme tehdidinde bulundu ve adanın "çöküşün eşiğinde" olduğu konusunda uyardı. Küba, ekonomik bir krizle boğuşuyor. ABD ordusu sosyalist başkanı Nicolas Maduro'yu geçen ay devirene kadar, yıllardır Venezuela'dan gelen petrol tedarikine bağımlıydı.

ABD başkanı, o zamandan beri ülkesinin Venezuela'nın petrolünü kontrol ettiğini iddia ederek Küba'ya petrol tedarikini kesmek ve yardım etmeye çalışan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti. Bu baskı taktikleri, Küba'yı karanlığa sürüklemekle tehdit ederken, elektrik santralleri yakıt kıtlığı nedeniyle üretim yapmakta zorlanıyor.

Ülkenin doğusunda yüz binlerce kişi, dün şebeke arızası nedeniyle saatlerce elektriksiz kaldı.

Diaz-Canel, ülkesinin "ciddi bir yakıt kıtlığı" durumuyla karşı karşıya kalırken, hâlâ isimsiz dostları olduğunu vurguladı. "Yaptığımız her şeyi kamuoyuna açıklayamayız, ancak Küba yalnız değil" ifadelerini kullandı.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bu hafta, ülkesinin Küba'ya ham petrol sevkiyatının yeniden başlamasını sağlamak için mevcut tüm diplomatik kanalları kullandığını, ancak ABD'nin cezalandırıcı gümrük vergilerine maruz kalma riskini göze almayacağını ifade etti.

Diaz-Canel, Küba'nın karşı karşıya kaldığı baskıların, daha çevre dostu enerji kaynaklarına yönelme ve başkalarına olan bağımlılığını azaltma çabalarının önemini vurguladığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı yakın zamanda yayınlanan resmi verilere dayanarak yaptığı analize göre, ada geçen yıl elektrik ihtiyacının sadece yarısını karşılayabiliyor. Havana bunu, gıda ve ilaç tedarikini de etkileyen katı ABD yaptırımlarına bağlıyor.

Ancak, ülke ekonomisinin kötü yönetimi ve COVID-19 pandemisinin ardından turizmin çökmesi, ada sakinlerinin çektiği acıları daha da artırdı. Trump, Küba yönetimiyle "bir anlaşma yapmak" istediğini defalarca dile getirdi, ancak bu anlaşmanın ne olacağını belirtmedi.


Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
TT

Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)

Bölgede artan askeri teyakkuz ve yaklaşan savaş tehdidi ortamında, İran ve Amerikan yetkilileri bugün Umman'ın başkenti Maskat'ta niyetleri değerlendirmek amacıyla görüşmeler yapıyor.

Washington, Tahran'ın füze programını ve bölgesel rolünü görüşmelere dahil etmeyi amaçlarken, Tahran ise görüşmeleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor. Tahran, zenginleştirme ve füze yeteneklerinin dokunulmaz kırmızı çizgiler olduğunu savunuyor.

ABD elçisi Steve Wittkoff, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den önce Maskat'a geldi; bu sırada birçok bölgesel ülke, gerginliğin artmasını ve savaşı önlemek için temas ve çabalarını yoğunlaştırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran liderliğinin mali hamlelerinin Tahran'da "sonun" yaklaştığını gösterdiğini söylerken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile müzakerelerin, ABD'nin Yüksek Lider Ali Hamaney ile doğrudan temasının olmaması nedeniyle karmaşıklaştığını ifade etti.

İran, Hürremşehr-4 füzelerinin konuşlandırıldığını duyururken, İran askeri sözcüsü ABD üslerine erişimin "kolay" olduğunu ve bunun da üslerin "zaafiyetini" artırdığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, üst düzey bir savunma komitesinin başına atandı.

İsrail'de Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Tahran'ın savaşa girmesi durumunda ordunun sürpriz saldırılara hazır olduğunu ifade etti.


Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Her yıl Davos zirvesini düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu, dün yaptığı açıklamada, genel başkanının hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini soruşturacağını duyurdu.

Eski Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende (60), 2017'den beri Dünya Ekonomik Forumu'nun başkanlığını yürütüyor. Forum, dünyanın en zengin ve etkili insanlarının İsviçre'nin Davos kentindeki yıllık buluşmasını düzenliyor.

Dünya Ekonomik Forumu, yaptığı açıklamada, "CEO'su Borge Brende'nin Jeffrey Epstein ile üç iş yemeğine katılması ve ardından e-posta ve kısa mesaj yoluyla yaptığı yazışmalarla ilgili son ortaya çıkan bilgileri açıklığa kavuşturmayı amaçladığını" belirtti.

Açıklamada ayrıca, bu durum ışığında, "yönetim kurulunun denetim ve risk komitesinden konuyu incelemesini istediği ve komitenin bağımsız bir inceleme başlatmaya karar verdiği" ifade edildi.

Forum, Brende'nin inceleme sürecine katılmadan görevine devam edeceğini belirtti.

Brende'nin adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen hafta yayınlanan Epstein ile ilgili milyonlarca yeni belgede 60'tan fazla kez geçti.

Dosyalarda adının geçmesi, mutlaka herhangi bir suç işlediği anlamına gelmez.

Epstein, 2019'da hapishane hücresinde intihar etmeden önce cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarına muhataptı.

Brende yaptığı açıklamada, 2018'de New York'a yaptığı bir ziyaret sırasında eski Norveç Başbakan Yardımcısı Terje Rod-Larsen'den, diğer bazı liderlerin yanı sıra "kendisine Amerikalı bir yatırımcı olarak tanıtılan Jeffrey Epstein" ile birlikte bir akşam yemeğine katılma daveti aldığını söyledi.

"Ertesi yıl, diğer diplomatlar ve iş insanlarıyla birlikte Epstein'le benzer iki akşam yemeğine katıldım. Bu akşam yemekleri ve birkaç e-posta ve kısa mesaj, onunla olan etkileşimlerimin tamamını oluşturdu" ifadelerini kullandı.

"Epstein'in geçmişinden ve suç faaliyetlerinden tam olarak haberdar değildim," diye devam ederek sözlerine şöyle sürdürdü: "Eğer bilseydim, ilk akşam yemeği davetini ve daha sonraki tüm davetleri veya temasları reddederdim."