ABD’ye mesajlar

ABD Başkanı Joe Biden, yemin sonrası ülkesinin dış işleri hakkında kısa bir konuşma yaparken (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden, yemin sonrası ülkesinin dış işleri hakkında kısa bir konuşma yaparken (AFP)
TT

ABD’ye mesajlar

ABD Başkanı Joe Biden, yemin sonrası ülkesinin dış işleri hakkında kısa bir konuşma yaparken (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden, yemin sonrası ülkesinin dış işleri hakkında kısa bir konuşma yaparken (AFP)

Nebil Fehmi / Mısır eski Dışişleri Bakanı
Joe Biden, zorlu seçimler ve garip olaylar, önceki Başkan’ın sonuçlar konusundaki ısrarı ve Georgia’daki yetkililerine oylama sonuçlarını yeniden değerlendirme talebinde bulunması, destekçilerini seçim sonucu ve kabulünü protesto etmek için toplanmaya çağırmasının ardından 20 Ocak’ta ABD Başkanlığı’nı devralabildi.
Göstericilerin 6 Ocak'ta Kongre'nin her iki binasının salonlarına girmesi, ABD kamuoyu büyük ölçüde etkilendi. Trump, sonucu etkilemeye çalıştığı ve destekçilerini ihlallerini gerçekleştirmeye teşvik ettiği için olası bir yasal sorgulama ile karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine eski Başkan, kısmen geri adım atarak anayasayı ihlal etmeme çağrısında bulundu. Belirtilen tarihte ABD Başkanlığı’nı devretme sözü verirken yetki devri törenine katılmayacağını duyurdu. ABD geleneklerine göre dört başkan dışında tüm ABD Başkanları katılmıştı. 1879 yılında Andrew Johnson’dan sonra son olarak Trump katılmayı reddetti.
Kongre şimdi Trump’ın azli konusundaki değerlendirmesini tamamlıyor. Bu önlemler, görev süresinin bitiminden sonra bile onaylanırsa, gelecekte siyasi arenaya geri dönmesini engelleyecektir.
Donald Trump, her zaman geleneksel politikacıların yaptığı gibi kamuya açık işler yapmadığı için övündü. Bu konuda da dürüsttü. Kabul ediyorum önceki yazıları, açıklamalarımın başta Filistin meselesi ve uluslararası çok taraflı sisteme karşı tutumu olmak üzere birçok politikasından memnuniyetsizliğimi yansıttığını kabul ediyorum.
Ondan en çok rahatsız olanların ve NATO ittifakına destek olmak üzere birçok geleneksel tutum benimseyen Joe Biden’ın zaferinden en çok mutlu olanların da ABD’nin NATO müttefikleri olması dikkat çekicidir. Başkan Biden, yemin töreninin ardından ülkesinin dış işlerini oldukça kısa bir şekilde ele aldı. Ülkesinin uluslararası toplum liderliği konumuna döneceği konusundan sapmadı. ‘Bunun da zorla değil, başkalarına sunduğu örneklikle’ olacağına dair olumlu bir mesaj verdi.
Yalnızca alışılmadık bir başkanı, geleneksel bir başkanla değiştirilmesi ile ABD’de veya uluslararası alanda meselelerin istikrara kavuşacağına inananlar yanlış düşünüyor. Yeni, eskiyi temsil eder. Çünkü zorluklar, sorunlar ve değişimler bundan daha büyük ve daha derindir. Bu nedenle ABD ve onunla ilgilenenlere doğrudan birkaç mesaj göndermek istiyorum.
Birincisi;  içeride, gerçekten halkının çeşitliliği ile birleşmiş bir ülke olmak istiyorsa, ülkede hakim olan kutuplaşma nedeniyle soldan ve sağdan vatandaşlarının siyasi ve ekonomik sistem liderlerine karşı yaygın ve yoğun öfkesini ele almalıdır. Biden’ın konuşmasının da bu konuya odaklanması dikkat çekicidir. Dışardan müdahale olmaksızın her halkın kendi yolunu seçebileceğini savunduğum için bu konuda önerilerde bulunmayacağım.
İkincisi; uluslararası olarak küresel konumunu korumak istiyorsa, ABD ve herkes uluslararası, bölgesel ve ulusal dengelerin değiştiğinden emin olmalıdır. Bu, herkesin konumlarını ve müttefikleri, arkadaşları, rakipleri ve düşmanları ile olan ilişkilerini gözden geçirmesini gerektirir. ABD’nin ayrıca bir süper gücün mevcut fırsatlardan yararlanma ve uluslararası barış ve güvenliği sürdürme ve uluslararası sistemin adalet ve istikrarını sağlama sorumluluğunu taşıyıp taşımadığını belirlemelidir. Yoksa sadece kısa vadede doğrudan çıkarları ile ilgilenen büyük, kapalı bir devlet mi?
Ayrıca yeni uluslararası düzene de uyum sağlamalı. İki kutuplu dünya çok kutupluluğa geçiş yaptı. Bölgesel çatışmalar, stratejik küresel çatışmalar pahasına katlandı. Ekonomik liderlik, Batı’nın en büyük kapitalist ülkesinden Çin Halk Cumhuriyeti’ne geçmek üzere. İlk olarak çok taraflı uluslararası demokrasiyi kabul etmeli. Bu çeşitli tarafları olan bir sistem. Üzerinde herhangi bir devlet egemenliğine reddetmesi ise onun ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Bu durum, ABD’nin çok taraflı kuruluşlar ve onların anlaşmaları konusunda daha olumlu pozisyonlar almasını gerektiriyor. Geri çekildiği ülkelere dönme ve ilkim anlaşmasına yeniden katılma niyetinde olduğuna dair göstergeler var. Ayrıca silahsızlanma müzakerelerinde, özellikle de nükleer silahlar konusunda olumlu pozisyonlar almalı ve uzayı yalnızca barışçıl bir şekilde kullanmalı.
Ayrıca inançlarından vazgeçmeli ve deneyimini ‘benzersiz ve özel’ hale getirmeli ve herkes onu örnek olarak takip etmelidir. Eski Dışişleri Bakanı Colin Powell, geçtiğimiz günlerde ülkesinin uyguladığı yöntemi eleştirerek başkalarına daha fazla saygı göstermeye çağırdı. Biden yönetimindeki CIA Başkanı William Burns, birkaç ay önce ülkesinin ‘demokrasiyi uluslararası alanda yaymak için gerekli sabır veya nezakete sahip olmadığını’ yazdı.
Üçüncüsü, faaliyetlerinin etkisi ve etkinliğini korumak istiyorsa, uluslararası araçlarının başında aktif diplomasiye öncelik vermelidir. Özellikle Irak'ın işgalinden sonra topluma hâkim olan ‘operasyonel yorgunluk’ ile küçük veya orta büyüklükteki ülkelere karşı aşırı güce başvurmanın uluslararası düzeyde kabul edilemez olmasının yanı sıra ABD ulusal güvenliğine yönelik doğrudan bir stratejik tehdit olmadığında, askeri harekat ve çatışmalar dahili destekten yararlanamamalı.
ABD, ideolojik veya güvenlik düzeyinde galip gelmeden önce Sovyetler Birliği'ni ekonomik olarak yendiğini akılda tutarak, meşru uluslararası rekabete girişmeli ve bunu ekonomik veya politik olarak diğerlerinden de kabul etmelidir. Rekabet arttıkça veya üstünlük ve liderlik konumunu kaybettikçe, kalıcı bir düşmanlık ve kutuplaşma sarmalına girmeden Rusya veya Çin ile şiddetle müzakere etme zamanı geldi.
Dördüncüsü, Ortadoğu ile ilgili olarak, barış ve istikrarın gerçek destekçisi olmak istiyorsa, bundan sonra İsrail’in sağından yana olmalıdır. Başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bir Filistin devletini tanıdığına dair bir açıklamada bulunmalı ve oradaki konsolosluğu yeniden açmalı. Ayrıca uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyet uyarınca bir kez daha Arap-İsrail barışını sağlama çabasına girmeye dönmeli. Yasadışı bir emri vakide bulunmamalı. Bu, bölgedeki durumu askıya alma çağrısıyla sağlanabilir. Ayrıca İsrail ile Filistinliler arasında, Birleşmiş Milletler'in himayesinde, ABD'nin katılımıyla ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş daimi üyesinden dileyenlerin, sınırların tam olarak çizilmesi ve diğer ayrıntılı sorunların çözülmesi ile ilgili müzakerelerin derhal yeniden başlatılmasıyla mümkün olabilir.
Ortadoğu’daki nükleer silahların yayılmasının tehlikelerini daha kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde ele almalı. Bu, İran'la nükleer anlaşmanın unsurlarından yararlanma, aynı zamanda eksikliklerini giderme, tüm bölgenin kalıcı olarak nükleer silahlar ve diğer kitle imha silahları ve bunların dağıtım araçlarından tamamen arınmış olduğunu ilan etmek için yoğun müzakereler yoluyla olmalı. Bu müzakerelerin bölgesel siyasi gerilimleri sona erdiren düzenlemeler ve garantiler konusunda aralarındaki müzakerelerin önünü açmak için İran ve Arap ülkeleri arasında emniyet ve siyasi güveni inşa etmek için önlemler önerileri ile birlikte İran, İsrail ve tüm Arap ülkelerini kapsaması gerek. Siyasi açıdan bakıldığında, Türkiye ile Arap dünyası arasında benzer adımların atılması faydalı olacaktır.
Son olarak daha olumlu ABD tutumlarını dört gözle bekliyorum. Uluslararası sistemi düzeltmek için tüm uluslararası toplumu aktif inisiyatif almaya çağırıyorum. Mesele sadece ABD'nin sorunu veya sorumluluğunda değil, olmamalı.
* Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan tercüme edilmiştir.



İngiliz Dışişleri Bakanı: Etiyopya ziyareti göç konusuna odaklanacak

İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Uluslararası Sınır Güvenliği Zirvesinde konuşma yapıyor (AFP)
İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Uluslararası Sınır Güvenliği Zirvesinde konuşma yapıyor (AFP)
TT

İngiliz Dışişleri Bakanı: Etiyopya ziyareti göç konusuna odaklanacak

İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Uluslararası Sınır Güvenliği Zirvesinde konuşma yapıyor (AFP)
İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Uluslararası Sınır Güvenliği Zirvesinde konuşma yapıyor (AFP)

İngiliz Dışişleri Bakanı, bugün Etiyopya'ya yapacağı ziyarette, Afrika Boynuzu'ndan İngiltere'ye ulaşmaya çalışan göçmen sayısındaki artışı durdurmayı amaçlayan önlemlere odaklanacağını söyledi.

Yvette Cooper, iş yaratacak ortaklıkların insanların Etiyopya'dan ayrılma girişimlerini caydıracağını, ayrıca kolluk kuvvetleri arasındaki iş birliğinin artırılmasının kaçakçılık çeteleriyle mücadele ve İngiltere'de kalma hakkı olmayan göçmenlerin geri dönüşünü hızlandırmak için şart olduğunu söyledi.

Cooper açıklamasında, “Yasadışı göçün ekonomik nedenlerini ve küresel çapta faaliyet gösteren ve insan kaçakçılığından kar elde eden suç çetelerinin varlığını ele almak için birlikte çalışıyoruz” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Bu, ticareti geliştirmek ve Etiyopya'da binlerce insana yakışır iş yaratmak için yeni ortaklıkları içeriyor; böylece insanlar tehlikeli yolculuklar yapmak yerine anavatanlarında daha iyi bir yaşam bulabilirler.”

Birleşik Krallık'ta ardı ardına gelen hükümetler, yasadışı göç krizini ele almaya çalıştı ve bu da Nigel Farage'ın Reform UK partisini kamuoyu anketlerinde ön sıralara taşıdı. İngiliz Dışişleri Bakanlığı, son iki yılda küçük teknelerle Manş Denizi'ni geçenlerin yaklaşık yüzde 30'unun Etiyopya, Eritre, Somali ve Sudan'dan olduğunu belirtti.

Cooper, Etiyopya'da istihdam yaratımını artırmak amacıyla İngiliz yatırım şirketi Gridorex liderliğindeki iki elektrik iletim projesine devam etmek için ülke ile bir anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. Ayrıca, kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele, yetersiz beslenen 68 bin çocuğa yardım ve iç göçmenlerle ilgili projeleri desteklemek için 17 milyon sterlinlik bir fon açıklaması da bekleniyor.


ABD ve İsrail genelkurmay başkanları cuma günü Pentagon'da bir araya geldi

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
TT

ABD ve İsrail genelkurmay başkanları cuma günü Pentagon'da bir araya geldi

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)

İki ABD'li yetkili, Reuters'e verdiği demeçte, İran'la artan gerilimler arasında ABD ve İsrail'in üst düzey generallerinin cuma günü Pentagon'da görüşmeler yaptığını söyledi.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane ile İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında yapılan kapalı kapılar ardındaki görüşmelerin ayrıntılarını vermedi. Görüşme daha önce duyurulmamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı müzakere masasına oturmaya zorlamak amacıyla defalarca tehdit etmesinin ardından, ABD Ortadoğu'daki deniz gücünü ve hava savunmasını güçlendirdi.

İran yönetimi dün, ABD'nin bir saldırı başlatması durumunda bölgesel bir çatışmanın yaşanabileceği konusunda uyardı.


İngiliz siyasetçi Peter Mandelson Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi'nden istifa etti

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
TT

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi'nden istifa etti

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson, Jeffrey Epstein ile olan arkadaşlığı hakkındaki yeni bilgilerin ortaya çıkmasının ardından, partiye "daha fazla zarar vermemek" için İşçi Partisi'nden istifa ettiğini söyledi.

Geçtiğimiz yıl Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle ABD Büyükelçiliği görevinden alınan Lord, İngiliz haber ajansı PA Media'ya göre ABD Adalet Bakanlığı tarafından cuma günü yayınlanan ve adı kötüye çıkmış finansçıyla ilgili belgelerde yer aldı.

Mandelson,dün akşamı İşçi Partisi Genel Sekreteri Holly Ridley'e partiden istifa ettiğini bildirmek için bir mektup yazdığını söyledi. Mektubunda şu ifadeler yer aldı: "Adım bu hafta sonu bir kez daha Jeffrey Epstein'ı çevreleyen haklı tartışmayla ilişkilendirildi ve bundan dolayı derin üzüntü ve pişmanlık duyuyorum."