Sudan’da yüksek fiyatlar ve güvenlik krizine karşı protestolar

Gençler başkentin mahallelerinde yolları kapatarak lastikleri yakıyor

Güvenlik görevlileri dün Hartum'da protestocular tarafından kurulan engelleri kaldırdı (AFP)
Güvenlik görevlileri dün Hartum'da protestocular tarafından kurulan engelleri kaldırdı (AFP)
TT

Sudan’da yüksek fiyatlar ve güvenlik krizine karşı protestolar

Güvenlik görevlileri dün Hartum'da protestocular tarafından kurulan engelleri kaldırdı (AFP)
Güvenlik görevlileri dün Hartum'da protestocular tarafından kurulan engelleri kaldırdı (AFP)

Sudan başkentinin bazı mahallelerinde birkaç gündür çeşitli protestolara sahne oluyor. Yolları kapatan, lastik yakan protestocular, yüksek fiyatları, pahalılığı, ürün kıtlığını, zayıf güvenlik koşullarını, güvenlik servislerinin Hartum’da hayatın bir parçası haline gelen güvenlik kaosunun üstesinden gelememesini kınayan sloganlar atıyor.
Federal hükümet, malzeme kıtlığı nedeniyle ekmek, elektrik, yakıt ve mutfak gazı fiyatlarına yeni zamlar getirdi. Nitekim fırınlar ve benzin istasyonlarında uzun kuyruklar kaydediliyor.
Sudan hükümeti, Aralık ayında yaklaşık yüzde 254'e ulaşan enflasyon oranlarındaki ciddi artış ve Sudan sterlininin döviz kurundaki keskin düşüşü ışığında emtia sübvansiyonlarını kısmen veya tamamen ortadan kaldırarak ciddi önlemler aldı. Nitekim 1 ABD doları, 300 pounda düştü.
Protestocular ise izole rejim sembolleri tasfiyesinin ve geçiş hükümeti kurumlarının tamamlanmasının hızlandırılmasını talep ediyor. Nitekim hükümetin duyurulması, Yasama Konseyi’nin kurulması, devrim şehitleri katillerinin intikamının alınması da bu talepler arasında yer alıyor.
Hartum’daki el-Berari, es-Sittin, es-Sahafat, ed-Duyum mahalleleri, Omdurman’daki el-Arda, es-Severat ve Ombada semtleri, aynı zamanda Kuzey Hartum’daki el-Maune Caddesi’nde protestolar düzenleniyor. Bu mahallelerdeki sokaklara çıkan onlarca gencin lastikleri yakıp ana yolları kapatması, trafiğin durmasına neden oluyor. Devrim sloganlarının gerçekleşmesi çağrısında bulunan protestocular, geçiş hükümetinin ‘özgürlük, adalet ve barış’ hedeflerine ulaşmadaki başarısızlığını kınıyor.
Sudan Kongre Partisi lideri Ömer ed-Dakir ve iktidar koalisyonunun önemli ortağı olan partisi, geçiş hükümetine kıtlığa ve yüksek fiyatlara neden olan ekonomik krizlerle mücadelede ciddiyet çağrısında bulundu. Artan protestoların ‘görmezden gelinmesini’, ekonomik ve güvenlik alanındaki bozulmayı eleştiren Dakir, hükümete vatandaşlara kulak verme, ekonomik sıkıntılarla şeffaf bir şekilde ilgilenme nasihatinde bulundu. Protesto düzenlemenin meşru bir hak olduğunu vurgulayan parti, internet sitesinde yayınladığı açıklamada, “Vatandaşların her sabah yakıt, elektrik, ekmek ve ilaç gibi temel emtia fiyatlarında yeni bir artışla karşılaşması normalleşti” ifadelerini kullandı.
Hükümetin ekonomiye dair kararları doğrudan açıklamayıp medya üzerinden sızdırarak vatandaşları şaşırttığını dile getiren Dakir, hükümeti gerçekleri halka açıklamaya, katı ekonomik reform politikaları konusundaki danışma çemberini genişletmeye çağırdı. Aynı zamanda geçiş hükümetinin kapsamlı bir ulusal krizi miras aldığını, ekonomik kötüleşmenin de bunun sonuçlarından olduğunu söyledi.
Vatandaşlar arasında bir huzursuzluk durumu kaydedilirken, başarısızlıkla suçlanan geçiş hükümeti yıkıntıları üzerine devrimci bir hükümet kurulması talep ediliyor. Protestocuların çoğu, sürekli olarak sivil yönetime bağlı kalıyor. Aynı zamanda izole rejimi ve İslamcı iktidarı reddediyor.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.